bugün
- sözlük kürdü42
- beyaz ekmek4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak3
- sözlükteki çiftçi yazarlar5
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- ıslak rüya görmek3
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- file simidi3
- denizalti alirken dikkat edilecek hususlar2
- millette manyak para var4
- boğaziçi üniversitesi2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler20
- denizaltıda uyumak2
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- geri dönüşüm2
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak2
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- ileri dönüşüm2
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- aç uyumak6
- salçalı makarna4
- osman pamukoğlu6
- etnik köken20
- cop312
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir7
- ırkçılık yapmayın12
- nasıl zengin oldum2
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- doğu da bir evet git açım de9
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği3
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn6
- geçmişe götüren şarkılar2
- sabahları nefret edilen şeyler2
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- ctrlx6
- nervio24
- yarın sabah işe gidecek olmak2
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik5
- yazılımcıların flört algoritması3
- giresun'un trabzon'a komşu olması2
- kadın çenesi2
- en iyi çizgi filmler9
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
- kürt kızına baban terörist mi demek6
- sigara6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar10
- hangi yazara aşıksınız8
kısa sürelidir. zamanın izafe olduğunu anlarsınız.
amına koyim en olmadık zamanda bir şarkı çalar. hareketli bir şarkı. herkes mırıldanırken sen bilirsin ki o haftasonları temizlik yaparken en bol pijamasını giyip bu şarkıyla dans ederdi. aklına gelir. 2-3 saniye. göz açıp kapayıncaya kadar geçer ama canın öyle bir yanar ki.
sonbaharda cirit atarken, kot gömlek en az 10 sene önce moda olmasına rağmen, kızın teki kot gömlek giyip gelmiştir. bu dönemde, bu coğrafyada, bir de senin yaşadığın yerde bir kot gömlek nicelik olarak az nitelik olarak çok koyar adama.
kısa sürelidir. refleks gibi. sobaya elini değdiren çocuk gibi. canını yakar. çocuk elini çeker, sen özlemeye mecbursundur.
amına koyim en olmadık zamanda bir şarkı çalar. hareketli bir şarkı. herkes mırıldanırken sen bilirsin ki o haftasonları temizlik yaparken en bol pijamasını giyip bu şarkıyla dans ederdi. aklına gelir. 2-3 saniye. göz açıp kapayıncaya kadar geçer ama canın öyle bir yanar ki.
sonbaharda cirit atarken, kot gömlek en az 10 sene önce moda olmasına rağmen, kızın teki kot gömlek giyip gelmiştir. bu dönemde, bu coğrafyada, bir de senin yaşadığın yerde bir kot gömlek nicelik olarak az nitelik olarak çok koyar adama.
kısa sürelidir. refleks gibi. sobaya elini değdiren çocuk gibi. canını yakar. çocuk elini çeker, sen özlemeye mecbursundur.
açlıktan bile daha samimi.
insan tek başınayken, kendisine fısıldamaya en müsait kelime özlemdir.
Gidenler, gidenler..
Şehir dolusu anlamsızlığın yakana yapıştığı sayısız gece, gidenin değerini sonradan sonradan işliyor hayatın gergefine.
ilk başlarda saçma sapan bir gururla zamanı yandaş alman uzun sürmüyor kendine.
Gidenler, gidenler..
Şehir dolusu anlamsızlığın yakana yapıştığı sayısız gece, gidenin değerini sonradan sonradan işliyor hayatın gergefine.
ilk başlarda saçma sapan bir gururla zamanı yandaş alman uzun sürmüyor kendine.
kız ismi olarak tavsiye edilmeyen addır. Zira isimden mi bilinmez amma %90 özlemlerde bi eksiklik vıcık vıcık bi uyuzluk vardır. Dikkat ediniz!
sevgiliye olanı çok fenadır. zira 1 saat görmemek bir ömre bedeldir.
fetiş bir ruh hali. Belli organlara tapınma durumu.
Gözlerini, dokunuşunu, dudaklarını, sarıldığın ince belini, kokusunu, gülüşünü özlüyor insan.
Yatağa yattığında alkol almışsan nasıl başın döner, onu hatırladıkça aynı sarhoşluk efekti bedeni sarar özlem kana karışmışken.
Gözlerini, dokunuşunu, dudaklarını, sarıldığın ince belini, kokusunu, gülüşünü özlüyor insan.
Yatağa yattığında alkol almışsan nasıl başın döner, onu hatırladıkça aynı sarhoşluk efekti bedeni sarar özlem kana karışmışken.
bitmek bilmeyendir.
geceleri resmine baktım, olanları anlattım
seni bir görsem diye diye, uyudum yağmurun sesiyle
o kadar sevdim ki resmini
yeni türkü az buçuk açıklamış böyle.
duyguların en baskını, en dibe vurduranı...
seni bir görsem diye diye, uyudum yağmurun sesiyle
o kadar sevdim ki resmini
yeni türkü az buçuk açıklamış böyle.
duyguların en baskını, en dibe vurduranı...
acı vericidir eğer soyutsa tabiki. bir de isim olarak kullanılan özlem vardır.
Özlem, tutunmak için bir sebebin olduğunun kanıtıdır. Hayallerinle beslenir. Ancak hayaller yaşayış sisteminde ezici çoğunluğu oluşturmaya başlayıp gerçeklik alanını daralttıkça ızdıraptan başka his uyandıramaz içinde.
beni iten kız ismi, sebebi ise boynuzlarımın takılma sebebi oluşundandır.
eger sevgiliye duyuluyorsa ruh halinizi alt ust eder. öyle ki, tek bir dakikaya cenneti ve cehennemi sigdirabilirsiniz. özlem, midede bir yumruktur, kısmi felctir, gözlerde dona kalan yastir...
şöylede örnekleri vardır. herşeyin vardır ama o şey yoktur. ve sen kahrolursun.
--spoiler--
Rahmetli Vehbi Koç ile yapılan bir televizyon röportajıydı.
Yıllar önce...
"Param var, malım var, şanım var, mevkim var; ama gel gör ki, iki kaşık bulgur, bulgur pilavı yiyemiyorum" demişti üzüntüyle. Domatesli bulgur pilavının yanında turşu ve soğan çok uzun zaman önce yasak edilmişti ünlü işadamına. "Çok şükür bugünleri de gördüm ama..." diye konuşmasını sürdüren ünlü sanayici "dünyanın en kudretli adamı da olsan fark etmiyor..." diye eklemişti. Bir soğan, bir bulgur bazen nelere bedel oluyor...
Emel Sayının hayatının anlatıldığı bir programdı. Çok genç yaşta başlayan yolculuğunda gücü, başarısı ve ışıltısından sonra bugün geldiği nokta konuşuluyordu. Pek çok kadının yerinde olmak istediği güzel, başarılı ve ünlü sanatçı "Bir tek şeye sızlıyor içim... Keşke bir çocuğum olsaydı" derken gözleri dolu doluydu. "Bana hep daha çok gençsin, önce işin, önce sanatın, daha şöhretin başındasın dediler. Ama keşke kimseyi dinlemeseydim. Keşke kimseyi dinlemeseydim..."
Gani Müjde ile söyleşi yaptığım bir programdaydık. "Çok küçüktüm ve babam kendi koşulları içinde beni şımartmaya uğraşıyordu" diye başladı anlatmaya:
"Bir bayram arifesiydi. Galiba kendi takım elbisesini verip bana bir elbise yaptırmış. Çok mutluydu o bayram; bana bir şey giydirebildiği için. Ama ben elbiseden hiç hoşlanmamıştım. Ağlamaya başladım, ben bu çirkin şeyi giymem diye. Babamın bana bakışını hiç unutamam. Galiba en fazla altı yedi yaşındaydım. Birden hiç beklemediğim bir şey oldu ve babam bana hayatımdaki ilk ve son kez çok şiddetli tokadını attı. Çok gücenmişti bana. Aradan yıllar geçti. Şimdi istanbulun güzel manzaralı evlerinden birinde oturabiliyor ve istediğimi alabiliyorum. Babam öldükten sonra bir gün, babamın o bakışı geldi aklıma. Keşke geri dönüp o sayfayı silebilsem, öyle isterdim ki... Babamı mutlu edebilseydim."
Hayat bu kadar basit bir şeydi işte. Yaptıklarımız, yapmak istediklerimiz, özlediklerimiz, pişman olduklarımız, onardıklarımız, onaramadıklarımız... Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça, çözemedikçe, yenemedikçe bize kocaman geliyordu.
Kitlelerin sevgisi, para, ün, güç... Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu, özlemini çektiğimiz o şey her ne idiyse... Bir çocuk, Sevildiğini bilmek, Bir vicdan rahatlığı, Bir tabak pilav, Bir sağlıklı nefes...
--spoiler--
--spoiler--
Rahmetli Vehbi Koç ile yapılan bir televizyon röportajıydı.
Yıllar önce...
"Param var, malım var, şanım var, mevkim var; ama gel gör ki, iki kaşık bulgur, bulgur pilavı yiyemiyorum" demişti üzüntüyle. Domatesli bulgur pilavının yanında turşu ve soğan çok uzun zaman önce yasak edilmişti ünlü işadamına. "Çok şükür bugünleri de gördüm ama..." diye konuşmasını sürdüren ünlü sanayici "dünyanın en kudretli adamı da olsan fark etmiyor..." diye eklemişti. Bir soğan, bir bulgur bazen nelere bedel oluyor...
Emel Sayının hayatının anlatıldığı bir programdı. Çok genç yaşta başlayan yolculuğunda gücü, başarısı ve ışıltısından sonra bugün geldiği nokta konuşuluyordu. Pek çok kadının yerinde olmak istediği güzel, başarılı ve ünlü sanatçı "Bir tek şeye sızlıyor içim... Keşke bir çocuğum olsaydı" derken gözleri dolu doluydu. "Bana hep daha çok gençsin, önce işin, önce sanatın, daha şöhretin başındasın dediler. Ama keşke kimseyi dinlemeseydim. Keşke kimseyi dinlemeseydim..."
Gani Müjde ile söyleşi yaptığım bir programdaydık. "Çok küçüktüm ve babam kendi koşulları içinde beni şımartmaya uğraşıyordu" diye başladı anlatmaya:
"Bir bayram arifesiydi. Galiba kendi takım elbisesini verip bana bir elbise yaptırmış. Çok mutluydu o bayram; bana bir şey giydirebildiği için. Ama ben elbiseden hiç hoşlanmamıştım. Ağlamaya başladım, ben bu çirkin şeyi giymem diye. Babamın bana bakışını hiç unutamam. Galiba en fazla altı yedi yaşındaydım. Birden hiç beklemediğim bir şey oldu ve babam bana hayatımdaki ilk ve son kez çok şiddetli tokadını attı. Çok gücenmişti bana. Aradan yıllar geçti. Şimdi istanbulun güzel manzaralı evlerinden birinde oturabiliyor ve istediğimi alabiliyorum. Babam öldükten sonra bir gün, babamın o bakışı geldi aklıma. Keşke geri dönüp o sayfayı silebilsem, öyle isterdim ki... Babamı mutlu edebilseydim."
Hayat bu kadar basit bir şeydi işte. Yaptıklarımız, yapmak istediklerimiz, özlediklerimiz, pişman olduklarımız, onardıklarımız, onaramadıklarımız... Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça, çözemedikçe, yenemedikçe bize kocaman geliyordu.
Kitlelerin sevgisi, para, ün, güç... Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu, özlemini çektiğimiz o şey her ne idiyse... Bir çocuk, Sevildiğini bilmek, Bir vicdan rahatlığı, Bir tabak pilav, Bir sağlıklı nefes...
--spoiler--
(bkz: tekin)
pek çok hisle yoğruluyor insan. hepsi bir şekilde zamanla gelip geçiyor. ama içinde özlem varsa, işte o hep iz bırakıyor.
iz bırakan tek his.
iz bırakan tek his.
Askere gidince bolca duyulabilicek duygudur.
bazen beklediğinizin yaşattığıdır, bazen beklediğinizin adıdır...
bazen ise sizin kelimelerle anlatabileceğinizden çok daha fazlasıdır. bazen "özlem" aşktır...
bazen ise sizin kelimelerle anlatabileceğinizden çok daha fazlasıdır. bazen "özlem" aşktır...
güzel isim.. hep güzeldi..
gözünü her kapadığında önüne geliyorsa hayali ve elini uzatıp parmaklarının ucunda onu hissetmeyi delice istiyorsan, özlemdir o.
özlediğin, gidip göremediğindir
ama gidip görmek istediğin.
özlem, gidip görememendir
ama gidip görmek istemen.
özlediğin, gidip görmek istediğin
ama gidip göremediğin.
özlem, gidip görmek istemen
ama gidememen, görememen,
yine de istemen.
ama gidip görmek istediğin.
özlem, gidip görememendir
ama gidip görmek istemen.
özlediğin, gidip görmek istediğin
ama gidip göremediğin.
özlem, gidip görmek istemen
ama gidememen, görememen,
yine de istemen.
bir kadın ismi olsaydı sadece, hayat daha yaşanılır olurdu diye sık sık düşündüren duygu.
sana olmayan özlem bir şeye benzemiyor...
bir erkek için söylemesi zor hissi derin duygu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar