bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi32
- ispanya'nin terör bitirme formülü13
- izmir'in akp'ye geçmesi8
- birini unutmak4
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- 1 90 esmer kaslı erkek3
- vişneli sarma3
- sarma8
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması5
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak7
- napolyon vs atatürk7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- sabahın köründe işe giden ezik7
- nervionun neo osmanlıcı çıkması2
- osmanlı pilavı2
- hoşlanılan sözlük kızının annene çıkması3
- cin tarafından özel numaradan aranmak4
- birbirine iyi gelmek5
- trump'ın iran açıklaması10
- kahvenin keyif vermediği anlar2
- teknede yaşamak3
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- göz kanlanması11
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları3
- kuran da namazın olmaması2
- true'nın iran açıklaması5
- suntat3
- hayırlı cum a lar2
- sıvı sabunla ayakları yıkamak3
- günaydın sözlük sakinleri4
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- baktat3
- maun suresi4
- halkın teveccühü3
- bu sabah yağmur var istanbul da3
- uludede'nin cenaze eventi11
- utangaç apocu aktrollerin uğramadığı başlıklar4
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- salat yağ2
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- uyku bruksizmi2
- nazi2
- apo'ya selam göndermeye devlet aklı diyen troll2
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın4
- 1 ekim 2026 danimarka portekiz maçı2
- artık benzin alırken fiyat tabelalarına bakmamak3
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
entry'ler (1609)
bir the black eyed peas şarkısının türkçede vuku bulmuş halidir.
muhtemelen ben. asla ziyan etmem.
tabi bir de mayonez..
tabi bir de mayonez..
muhtemelen çocuk yapmaktan kolay bir şey yok ama telefon almak o kadar kolay değil düşüncesiyle yardırmış bir aile. hani gerçekten düşününce, hiç şaşırmamama şaşırdım.
kanımın ısınamadığı yer.
neden bilmiyorum, olmuyor orada. 2009'dan beri buradayım, senelerdir yazmıyordum da siteyi açar açmaz yazasım geldi. ekşi öyle değil işte..
neden bilmiyorum, olmuyor orada. 2009'dan beri buradayım, senelerdir yazmıyordum da siteyi açar açmaz yazasım geldi. ekşi öyle değil işte..
konuyu tamamen yanlış anlamış olan at gözlüklülerin yaptığı iş.
dünyada senelerdir var olan, hiçbir cinsel eylem içermeyen ve haliyle swingerla alakası olmayan sosyal bir etkinliği daha yanlış anlayamazdı insanlar. ama twitter'da porno favlayıp, insanların evde giydiklerine bile karışan işsiz aptallardan farklısını beklememek lazım.
dünyada senelerdir var olan, hiçbir cinsel eylem içermeyen ve haliyle swingerla alakası olmayan sosyal bir etkinliği daha yanlış anlayamazdı insanlar. ama twitter'da porno favlayıp, insanların evde giydiklerine bile karışan işsiz aptallardan farklısını beklememek lazım.
subjektif olan dönem.
2009-2012 arası fena değildi, onca aptallığa rağmen.
2009-2012 arası fena değildi, onca aptallığa rağmen.
bilsinler ki; 1-2 evin kira parasıyla geçinmeye çalışmak dünyanın en anlamsız şeyi. emlak zengini değilseniz kira sizin ana gelir kaynağınız değil ek gelirinizdir.
sonra yüzde 25'ti 75'ti ağlıyorsunuz.
sonra yüzde 25'ti 75'ti ağlıyorsunuz.
belli bir aralıkta yapılması pek lazım olan kişisel bakım.
ancak kesinlen araçtan ziyade, son 2 senedir sabahın köründe işe giden insanların kafasına kafasına, pencereden sarkıp tırnak kesen insanlar beni hayrete sürüklüyor. hani pencereden halıydı örtüydü, bunları silkeleyen insanlara olan öfkem hala cayır cayırken bir de bunlar çıktı.
not: kestikten sonra törpülenince daha da iyi oluyor.
ancak kesinlen araçtan ziyade, son 2 senedir sabahın köründe işe giden insanların kafasına kafasına, pencereden sarkıp tırnak kesen insanlar beni hayrete sürüklüyor. hani pencereden halıydı örtüydü, bunları silkeleyen insanlara olan öfkem hala cayır cayırken bir de bunlar çıktı.
not: kestikten sonra törpülenince daha da iyi oluyor.
genç yaşında, ömrünün çoğunu gitar çalışmalarına ayırmış ve bu konuda da üstün bir yeteneği olan gitarist, müzisyen, prodüktör ve artık youtuber. 2019'da çıkardığı socially awkward isimli albümle inanılmaz bir iş ortaya koymuş. dinlemek isteyenler şöyle buyursun: https://open.spotify.com/...si=FsiZYFiXSkaOhSofnUR-ZQ
youtube kanalındaki içerikler de, elektro gitar konusunda kendisini geliştirmek isteyenler ve müzisyenlik, stüdyoculuk nedir öğrenmek isteyen, bunun bir parçası olmak isteyenler için gerçek anlamda bulunmaz bir nimet.
içten, esprili ve oldukça eğitici videoları var. merak edenler böyle buyursun: https://www.youtube.com/c.../UCOAm5kf6gleANuU2vJhTd9w
youtube kanalındaki içerikler de, elektro gitar konusunda kendisini geliştirmek isteyenler ve müzisyenlik, stüdyoculuk nedir öğrenmek isteyen, bunun bir parçası olmak isteyenler için gerçek anlamda bulunmaz bir nimet.
içten, esprili ve oldukça eğitici videoları var. merak edenler böyle buyursun: https://www.youtube.com/c.../UCOAm5kf6gleANuU2vJhTd9w
akıllara durgunluk veren olay.
konuyu lütfen ekşi'de de böyle uzun uzun anlatsın.
konuyu lütfen ekşi'de de böyle uzun uzun anlatsın.
"Bedenini bugün bulacaklar.
Nasıl bulacaklarını biliyorum. Bedenini keşfetmelerine yol açacak olaylar dizisini gözümde bütün ayrıntılarıyla canlandırabiliyorum. Kendall ve Lord Seyahat Acentesindeki o burnu büyük hanımlar masalarında oturmuş, manikürlü zarif elleriyle bilgisayar klavyelerinin tuşlarına basıyorlar. Bayan Smith için bir Akdeniz gemi seyahati, Bay Jones için Klosters’da bir kayak tatili ve Bay ve Bayan Brown için bu yıl farklı, egzotik bir şeyler. Mesela Chiang Mai ya da Madagaskar’da öyle fazla yorucu olmayan bir şey; yo hayır, macera dediğin her şeyden önce konforlu olmalı, zaten Kendall ve Lord’un sloganı da “Konforlu maceralar” değil mi? Acentenin işleri yoğun, telefon sık sık çalıyor.
Hanımların Diana’nın masasında olmadığını fark etmeleri çok uzun sürmeyecektir."
tess gerritsen - cerrah
Nasıl bulacaklarını biliyorum. Bedenini keşfetmelerine yol açacak olaylar dizisini gözümde bütün ayrıntılarıyla canlandırabiliyorum. Kendall ve Lord Seyahat Acentesindeki o burnu büyük hanımlar masalarında oturmuş, manikürlü zarif elleriyle bilgisayar klavyelerinin tuşlarına basıyorlar. Bayan Smith için bir Akdeniz gemi seyahati, Bay Jones için Klosters’da bir kayak tatili ve Bay ve Bayan Brown için bu yıl farklı, egzotik bir şeyler. Mesela Chiang Mai ya da Madagaskar’da öyle fazla yorucu olmayan bir şey; yo hayır, macera dediğin her şeyden önce konforlu olmalı, zaten Kendall ve Lord’un sloganı da “Konforlu maceralar” değil mi? Acentenin işleri yoğun, telefon sık sık çalıyor.
Hanımların Diana’nın masasında olmadığını fark etmeleri çok uzun sürmeyecektir."
tess gerritsen - cerrah
dinozorlar olarak toplanacağımız lokaldir.
yaşlandıkça değişen dönem.
belki de farkındalığımız artıyordur bilemiyorum ama kesinlikle 3 sene önceki regl dönemiyle şu anki regl dönemim arasında dağlar kadar fark var.
belki de farkındalığımız artıyordur bilemiyorum ama kesinlikle 3 sene önceki regl dönemiyle şu anki regl dönemim arasında dağlar kadar fark var.
gerçekten iyi yapılmışsa favadır. ama buz gibi bir kavuna da hayır demeyeceğimdir.
yemek yaparken elim yağlandığında, elimi banyoya gidip güzelce yıkıyorum. ama her seferinde. aslında ben elimi hep yıkıyorum.
ellerimin ıslak kalmasına tahammül edemiyorum. mutlaka banyodaysa havlu, mutfaktaysa havlu kağıt. üstüme kurulamak zorunda kaldığımda da stres oluyorum.
herhangi bir şey yedikten sonra ellerini en azından ıslak mendile silmemiş olan çevremden biriyle kesinlikle temasa geçemiyorum. sarılmaktır, omza el atmaktır. mümkünse köşe bucak kaçıyorum kendilerinden.
ellerimin ıslak kalmasına tahammül edemiyorum. mutlaka banyodaysa havlu, mutfaktaysa havlu kağıt. üstüme kurulamak zorunda kaldığımda da stres oluyorum.
herhangi bir şey yedikten sonra ellerini en azından ıslak mendile silmemiş olan çevremden biriyle kesinlikle temasa geçemiyorum. sarılmaktır, omza el atmaktır. mümkünse köşe bucak kaçıyorum kendilerinden.
bir tarantino filmi.
film insanlar tarafından "quentin tarantino'nun çektiği film" olmaktan ziyade "brad pitt ve leonardo di caprio'nun oynadığı film" şeklinde algılandığı için, son sahneyi görene kadar aydınlanamıyorsunuz.
oyunculuklar, olay örgüsü, çekim açıları, sahne tasarımı ile her şey çok güzeldi. filmi beğenmeyenleri de anlayabiliyorum fakat, kendi içinde bile klişeye düşebileceği birçok noktada şaşırtan bir filmdi.
bu kısım spoiler içeriyor
--spoiler--
film, o eski tarantino vahşetini içermediği için bazı olumsuz yorumlar almış. aynı zamanda film vizyona girmeden önce de tarantino'nun filmlerindeki vahşetten çok rahatsız olduğunu söyleyenler olmuştu. bence film bağlandığı yer açısından arka planda yeterince kan, ölüm ve vahşet içerdiği için görsel olarak daha büyük bir şeye ihtiyaç yoktu. charles manson'ın müritlerinden sharon tate'i öldürmeye gelen 4 kişi, yolda rick dalton ile karşılaşınca sharon'dan vazgeçip, rick'in evine girmeye ve onu öldürmeye karar verdikleri noktada tex'in kurduğu cümle "o meşhur rick dalton değil miydi? hani şu bounty law'da oynayan....hadi bize öldürmeyi öğretenleri öldürelim!" tarantino'nun kendini nasıl eleştirdiğini (elbette anlayana) gösterdi.
--spoiler--
filmin ilk kısmı inanılmaz derecede yavaş aksa da, ikinci kısmında yeterince ağzı açık bıraktıran olay vardı.
izlememiş olan tüm tarantino severlere öneririm.
film insanlar tarafından "quentin tarantino'nun çektiği film" olmaktan ziyade "brad pitt ve leonardo di caprio'nun oynadığı film" şeklinde algılandığı için, son sahneyi görene kadar aydınlanamıyorsunuz.
oyunculuklar, olay örgüsü, çekim açıları, sahne tasarımı ile her şey çok güzeldi. filmi beğenmeyenleri de anlayabiliyorum fakat, kendi içinde bile klişeye düşebileceği birçok noktada şaşırtan bir filmdi.
bu kısım spoiler içeriyor
--spoiler--
film, o eski tarantino vahşetini içermediği için bazı olumsuz yorumlar almış. aynı zamanda film vizyona girmeden önce de tarantino'nun filmlerindeki vahşetten çok rahatsız olduğunu söyleyenler olmuştu. bence film bağlandığı yer açısından arka planda yeterince kan, ölüm ve vahşet içerdiği için görsel olarak daha büyük bir şeye ihtiyaç yoktu. charles manson'ın müritlerinden sharon tate'i öldürmeye gelen 4 kişi, yolda rick dalton ile karşılaşınca sharon'dan vazgeçip, rick'in evine girmeye ve onu öldürmeye karar verdikleri noktada tex'in kurduğu cümle "o meşhur rick dalton değil miydi? hani şu bounty law'da oynayan....hadi bize öldürmeyi öğretenleri öldürelim!" tarantino'nun kendini nasıl eleştirdiğini (elbette anlayana) gösterdi.
--spoiler--
filmin ilk kısmı inanılmaz derecede yavaş aksa da, ikinci kısmında yeterince ağzı açık bıraktıran olay vardı.
izlememiş olan tüm tarantino severlere öneririm.
anathema - untouchable part 2.
daw üzerinden değil, mixer üzerinden değiştirmek lazım
bir lowcut yapsana bakalım 80'e kadar nasıl duyuluyor
punch gir üstüne alalım hemen
gibi.
bir lowcut yapsana bakalım 80'e kadar nasıl duyuluyor
punch gir üstüne alalım hemen
gibi.
zorlu'daki anathema konserine gittim bu gece sözlük.
itirafım şudur ki, konsere neden gittiğimi bilmiyorum. öyle bedava bilet falan da gelmedi baya kendi rızamla gidip bilet aldım. ben ki hayatında "bugün anathema dinleyeyim" demiş biri değilim. tek bir şarkısını biliyordum ki o şarkının anathema parçası olduğunu setlistteki şarkılara bakarken hatırladım.
gelin görün ki aşırı sevdim. ellerinde telefon konserin tadını çıkarmak yerine video çeken tipler dışında inanılmaz zevkli bir konserdi. sanırım artık bir anathema fanıyım.
itirafım şudur ki, konsere neden gittiğimi bilmiyorum. öyle bedava bilet falan da gelmedi baya kendi rızamla gidip bilet aldım. ben ki hayatında "bugün anathema dinleyeyim" demiş biri değilim. tek bir şarkısını biliyordum ki o şarkının anathema parçası olduğunu setlistteki şarkılara bakarken hatırladım.
gelin görün ki aşırı sevdim. ellerinde telefon konserin tadını çıkarmak yerine video çeken tipler dışında inanılmaz zevkli bir konserdi. sanırım artık bir anathema fanıyım.