bugün
- seks yapmayı zevkli sanmak5
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı8
- gerdek gecesi sıçmak2
- ctrlx6
- ekşi sözlük14
- porno arşivini silmeden intihar etmek3
- ctrlx benimle evlenir misin5
- salma hayek seksiliği8
- teletabilerin serüvenlerinden etkilenmek2
- öpüşmeyi bilmeyen erkekle sinemaya gitmek3
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır2
- tai lung24
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- kırmızı noktalı film2
- gerdek namazı2
- denizde sevişen gençleri izlemek3
- flörtün strapon hediye etmesi4
- sahilde yürüyen kaslı adamlar3
- ortada hicbir sebep yokken gulen korkunc insan3
- kazak erkekleri5
- sevgiliyi bağırtmak3
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- depozito yönetim ve iade sistemi2
- yaş ilerledikçe hayatın beli bükmesi2
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- fusya semsiyeli yabanci10
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi3
- herkes uyudu mu2
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- gay ilişki sırasında şiir okumak3
- sevgiliyle ilk sevişme2
- çeçen erkekleri4
- kanalın içindeki kaplumbağalar2
- spor yapmayan erkek13
- çare eskort3
- 2026 dünya kupası40
- 1 temmuz 2026 belçika senegal maçı4
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- gürsel tekin7
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- sözlüğe erkek yağması3
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- ilk otuzbir4
- pandela28
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
entry'ler (95)
Adana sıcağı hepsini sollar, geçer, fenadır. Herşeyi geçtim, orda birsürü ölen insan var sıcaktan. ötesi yok sanırım.
Editör.
izlendiğini farkettiği andır.
Sayısal zeka, sözel zeka durumu...
Arabayı iyi kullanmak özellikle düzgün park etmek sayısal zekanın yüksekliğine bağlı bir durum. Kadınlar da çoğunlukla sözel zeka baskın olduğu için bu konuda biraz zorluk yaşıyorlar. Yapı olarak da erkeklere göre daha telaşlı ve duygusallar. Ama bu durum ne kadınların aptal ve yeteneksiz olduğununun ne de erkeklerin çok zeki olduğunun göstergesidir. kimse boş yere övünmesin ve kimse boş yere yerinmesin. Herkesin yapısı ve dolayısıyla yeteneğinin yönü değişiklik gösterir ve herkesin yapmakta iyi olduğu şeyler farklıdır.
Arabayı iyi kullanmak özellikle düzgün park etmek sayısal zekanın yüksekliğine bağlı bir durum. Kadınlar da çoğunlukla sözel zeka baskın olduğu için bu konuda biraz zorluk yaşıyorlar. Yapı olarak da erkeklere göre daha telaşlı ve duygusallar. Ama bu durum ne kadınların aptal ve yeteneksiz olduğununun ne de erkeklerin çok zeki olduğunun göstergesidir. kimse boş yere övünmesin ve kimse boş yere yerinmesin. Herkesin yapısı ve dolayısıyla yeteneğinin yönü değişiklik gösterir ve herkesin yapmakta iyi olduğu şeyler farklıdır.
sekmeler ve f5 tuşu arasında anlamsız bir yolculuğa sebebiyet verebilir.
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün,
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün...
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün,
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün...
Taratılmış ve akabinde facebook'a eklenmiş bebeklik/çocukluk fotoğrafı.
sokakta oyun oynamayı bırakamayıp eve gidememenin akabinde altına işemek!
Un, nişasta ve pudra şekerine dokunamıyorum, dokunana bakamıyorum.
Yanımda çekirdek çitlenmesine, ağız şapırdatılmasına, sakız çiğnenmesine tahammül edemiyorum.
Eve girdiğimde mütemadiyen herşeyden önce bilgisayarımı açıyorum, ayakkabımı bile daha sonra çıkarıyorum.
Eski sevgilimin bana dönmesini istersem küçük bir kağıda defalarca adını yazıp, cüzdanımda taşıyorum. ve bunun işe yaradığına inanıyorum! gülmeyin ya. düşünce gücü diye birşey var.
Tavla oynarken mütemadiyen koyu renk pulları seçiyorum, yoksa kesinlikle kaybedeceğimi düşünüyorum.
Cidden çok tuhaflarmış, yazınca farkettim.
Yanımda çekirdek çitlenmesine, ağız şapırdatılmasına, sakız çiğnenmesine tahammül edemiyorum.
Eve girdiğimde mütemadiyen herşeyden önce bilgisayarımı açıyorum, ayakkabımı bile daha sonra çıkarıyorum.
Eski sevgilimin bana dönmesini istersem küçük bir kağıda defalarca adını yazıp, cüzdanımda taşıyorum. ve bunun işe yaradığına inanıyorum! gülmeyin ya. düşünce gücü diye birşey var.
Tavla oynarken mütemadiyen koyu renk pulları seçiyorum, yoksa kesinlikle kaybedeceğimi düşünüyorum.
Cidden çok tuhaflarmış, yazınca farkettim.
''ben'' adlı fotoğraf albümü.
fotoğraf altına yazılan iltifata ''o senin güzelliğin/tatlılığın'' cümlesiyle cevap vermek.
bir taraftan john mayer dinleyince az biraz hafifleyen sendrom.
aşk çözer geliştirir, aşk çarpar değiştirir, aşk sorar sorgular, aşk üretir dönüştürür, aşk yıkar, aşk yapar, aşk yorar, aşk yeniler, aşk yaşanır, aşk biter. *
asıl özlem bitmeyen ama vazgeçilmeyen özlemdir; yani 'imkansız'a duyulan. diğerleri süslenmiş laf kalabalığı.
ve artık ölü ruhlar ormanı
hiç kimseye inanmıyorum ve güvenemiyorum sözlük.
bir de bunların toplu taşıma araçarını sallayanları vardır ki düşman başına.
bu yazın sıcağında az insaf o daracık havasız dolmuşlardaki insanlara!
bu yazın sıcağında az insaf o daracık havasız dolmuşlardaki insanlara!
ilk kitabı Leyleklerin Uçuşu (Le Vol des Cicognes)'ndan bu yana çizgisinden ve tarzından hiçbir şey kaybetmeyen Jean-Christophe Grangé bu defa yine Doğan Kitap'tan çıkan Ölü Ruhlar Ormanı (La Foret des Manes) adlı son kitabıyla raflarda yerini aldı.
Taş Meclisi'nden sonra ikinci defa bir kadın kahraman görüyoruz bu kitapta. Paris'te sorgu yargıçlığı yapan Jeanne Korowa bir dizi tesadüfler sonrası kendini bir seri cinayetler davasında geri dönülemeyecek bir noktada buluyor ve tek başına katilin ve hikayesinin peşine düşüyor. Her zaman olduğu gibi Grangé'ın bu romanında da sürükleyicilik üst düzeyde. Yazarın daha önceki mesleği olan gazetecilik ve gezi yazarlığı tecrübelerinin avantajlarına her satırda rastlayabiliyoruz. Akıcı bir anlatım tekniği ve inanılmaz bir betimleme becerisi. Öyle ki Arjantin, Guatemala, Nikaragua ülkelerinin şehirlerinin sokaklarını, bir otel odasını veya balçıkların içindeki hareket eden bir cangılı kare kare gözümüzün önünde canlandırabiliyoruz Grangé sayesinde. Bu da maceraya iyice kapılmamıza neden oluyor. Tüm sürükleyiciliğin yanı sıra yazar bu kitapta otizm, genetik, tarih öncesi, coğrafya, tarih, heykeltıraşlık, psikoloji, kriminoloji gibi farklı alanları kapsayan müthiş bir bilgi birikimini okuyucularına aktarıyor.
Not: ilk defa bir Grangé kitabının sonunu çok bariz bir şekilde tahmin edebildim...
Taş Meclisi'nden sonra ikinci defa bir kadın kahraman görüyoruz bu kitapta. Paris'te sorgu yargıçlığı yapan Jeanne Korowa bir dizi tesadüfler sonrası kendini bir seri cinayetler davasında geri dönülemeyecek bir noktada buluyor ve tek başına katilin ve hikayesinin peşine düşüyor. Her zaman olduğu gibi Grangé'ın bu romanında da sürükleyicilik üst düzeyde. Yazarın daha önceki mesleği olan gazetecilik ve gezi yazarlığı tecrübelerinin avantajlarına her satırda rastlayabiliyoruz. Akıcı bir anlatım tekniği ve inanılmaz bir betimleme becerisi. Öyle ki Arjantin, Guatemala, Nikaragua ülkelerinin şehirlerinin sokaklarını, bir otel odasını veya balçıkların içindeki hareket eden bir cangılı kare kare gözümüzün önünde canlandırabiliyoruz Grangé sayesinde. Bu da maceraya iyice kapılmamıza neden oluyor. Tüm sürükleyiciliğin yanı sıra yazar bu kitapta otizm, genetik, tarih öncesi, coğrafya, tarih, heykeltıraşlık, psikoloji, kriminoloji gibi farklı alanları kapsayan müthiş bir bilgi birikimini okuyucularına aktarıyor.
Not: ilk defa bir Grangé kitabının sonunu çok bariz bir şekilde tahmin edebildim...
''Hayyam, yalnızdın sevgilinin yanında!
Şimdi gitti, artık ona sığınabilrsin.'' *
Şimdi gitti, artık ona sığınabilrsin.'' *