bugün
- rujlu erkekle öpüşmek3
- from gold from dust13
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- rujlu kadınla öpüşmek6
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- araba kullanırken uyumak2
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- çin'e demokrasi gelsin10
- fiziği güzel sözlük kızları48
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- truesuz sözlük8
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- hastalık havası8
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- recep tayyip erdoğan27
- vajinanın iç sıcaklığı10
- halka filmini izlerken telefonun çalması3
- nervio23
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- silikon memenin patlaması10
- gurbet3
- burna tuzlu su çekmek6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- adalet ve kalkınma partisi4
- kopya çekmenin etiği5
- gocu19
- ekrem imamoğlu6
- seni terkedeceğim4
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız2
- iyi dostlar biriktirdim7
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- fatma betül sayan kaya59
- dünyanın en berbat psikolojik hastalığı3
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- yazarların akşama dair planları9
- radiohead seven kız3
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- seni çok özledim3
- bastırılmış üzüntü4
entry'ler (95)
Adana sıcağı hepsini sollar, geçer, fenadır. Herşeyi geçtim, orda birsürü ölen insan var sıcaktan. ötesi yok sanırım.
Editör.
izlendiğini farkettiği andır.
Sayısal zeka, sözel zeka durumu...
Arabayı iyi kullanmak özellikle düzgün park etmek sayısal zekanın yüksekliğine bağlı bir durum. Kadınlar da çoğunlukla sözel zeka baskın olduğu için bu konuda biraz zorluk yaşıyorlar. Yapı olarak da erkeklere göre daha telaşlı ve duygusallar. Ama bu durum ne kadınların aptal ve yeteneksiz olduğununun ne de erkeklerin çok zeki olduğunun göstergesidir. kimse boş yere övünmesin ve kimse boş yere yerinmesin. Herkesin yapısı ve dolayısıyla yeteneğinin yönü değişiklik gösterir ve herkesin yapmakta iyi olduğu şeyler farklıdır.
Arabayı iyi kullanmak özellikle düzgün park etmek sayısal zekanın yüksekliğine bağlı bir durum. Kadınlar da çoğunlukla sözel zeka baskın olduğu için bu konuda biraz zorluk yaşıyorlar. Yapı olarak da erkeklere göre daha telaşlı ve duygusallar. Ama bu durum ne kadınların aptal ve yeteneksiz olduğununun ne de erkeklerin çok zeki olduğunun göstergesidir. kimse boş yere övünmesin ve kimse boş yere yerinmesin. Herkesin yapısı ve dolayısıyla yeteneğinin yönü değişiklik gösterir ve herkesin yapmakta iyi olduğu şeyler farklıdır.
sekmeler ve f5 tuşu arasında anlamsız bir yolculuğa sebebiyet verebilir.
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün,
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün...
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün,
facebook f5, twitter f5, uludağ sözlük bugün...
Taratılmış ve akabinde facebook'a eklenmiş bebeklik/çocukluk fotoğrafı.
sokakta oyun oynamayı bırakamayıp eve gidememenin akabinde altına işemek!
Un, nişasta ve pudra şekerine dokunamıyorum, dokunana bakamıyorum.
Yanımda çekirdek çitlenmesine, ağız şapırdatılmasına, sakız çiğnenmesine tahammül edemiyorum.
Eve girdiğimde mütemadiyen herşeyden önce bilgisayarımı açıyorum, ayakkabımı bile daha sonra çıkarıyorum.
Eski sevgilimin bana dönmesini istersem küçük bir kağıda defalarca adını yazıp, cüzdanımda taşıyorum. ve bunun işe yaradığına inanıyorum! gülmeyin ya. düşünce gücü diye birşey var.
Tavla oynarken mütemadiyen koyu renk pulları seçiyorum, yoksa kesinlikle kaybedeceğimi düşünüyorum.
Cidden çok tuhaflarmış, yazınca farkettim.
Yanımda çekirdek çitlenmesine, ağız şapırdatılmasına, sakız çiğnenmesine tahammül edemiyorum.
Eve girdiğimde mütemadiyen herşeyden önce bilgisayarımı açıyorum, ayakkabımı bile daha sonra çıkarıyorum.
Eski sevgilimin bana dönmesini istersem küçük bir kağıda defalarca adını yazıp, cüzdanımda taşıyorum. ve bunun işe yaradığına inanıyorum! gülmeyin ya. düşünce gücü diye birşey var.
Tavla oynarken mütemadiyen koyu renk pulları seçiyorum, yoksa kesinlikle kaybedeceğimi düşünüyorum.
Cidden çok tuhaflarmış, yazınca farkettim.
''ben'' adlı fotoğraf albümü.
fotoğraf altına yazılan iltifata ''o senin güzelliğin/tatlılığın'' cümlesiyle cevap vermek.
bir taraftan john mayer dinleyince az biraz hafifleyen sendrom.
aşk çözer geliştirir, aşk çarpar değiştirir, aşk sorar sorgular, aşk üretir dönüştürür, aşk yıkar, aşk yapar, aşk yorar, aşk yeniler, aşk yaşanır, aşk biter. *
asıl özlem bitmeyen ama vazgeçilmeyen özlemdir; yani 'imkansız'a duyulan. diğerleri süslenmiş laf kalabalığı.
ve artık ölü ruhlar ormanı
hiç kimseye inanmıyorum ve güvenemiyorum sözlük.
bir de bunların toplu taşıma araçarını sallayanları vardır ki düşman başına.
bu yazın sıcağında az insaf o daracık havasız dolmuşlardaki insanlara!
bu yazın sıcağında az insaf o daracık havasız dolmuşlardaki insanlara!
ilk kitabı Leyleklerin Uçuşu (Le Vol des Cicognes)'ndan bu yana çizgisinden ve tarzından hiçbir şey kaybetmeyen Jean-Christophe Grangé bu defa yine Doğan Kitap'tan çıkan Ölü Ruhlar Ormanı (La Foret des Manes) adlı son kitabıyla raflarda yerini aldı.
Taş Meclisi'nden sonra ikinci defa bir kadın kahraman görüyoruz bu kitapta. Paris'te sorgu yargıçlığı yapan Jeanne Korowa bir dizi tesadüfler sonrası kendini bir seri cinayetler davasında geri dönülemeyecek bir noktada buluyor ve tek başına katilin ve hikayesinin peşine düşüyor. Her zaman olduğu gibi Grangé'ın bu romanında da sürükleyicilik üst düzeyde. Yazarın daha önceki mesleği olan gazetecilik ve gezi yazarlığı tecrübelerinin avantajlarına her satırda rastlayabiliyoruz. Akıcı bir anlatım tekniği ve inanılmaz bir betimleme becerisi. Öyle ki Arjantin, Guatemala, Nikaragua ülkelerinin şehirlerinin sokaklarını, bir otel odasını veya balçıkların içindeki hareket eden bir cangılı kare kare gözümüzün önünde canlandırabiliyoruz Grangé sayesinde. Bu da maceraya iyice kapılmamıza neden oluyor. Tüm sürükleyiciliğin yanı sıra yazar bu kitapta otizm, genetik, tarih öncesi, coğrafya, tarih, heykeltıraşlık, psikoloji, kriminoloji gibi farklı alanları kapsayan müthiş bir bilgi birikimini okuyucularına aktarıyor.
Not: ilk defa bir Grangé kitabının sonunu çok bariz bir şekilde tahmin edebildim...
Taş Meclisi'nden sonra ikinci defa bir kadın kahraman görüyoruz bu kitapta. Paris'te sorgu yargıçlığı yapan Jeanne Korowa bir dizi tesadüfler sonrası kendini bir seri cinayetler davasında geri dönülemeyecek bir noktada buluyor ve tek başına katilin ve hikayesinin peşine düşüyor. Her zaman olduğu gibi Grangé'ın bu romanında da sürükleyicilik üst düzeyde. Yazarın daha önceki mesleği olan gazetecilik ve gezi yazarlığı tecrübelerinin avantajlarına her satırda rastlayabiliyoruz. Akıcı bir anlatım tekniği ve inanılmaz bir betimleme becerisi. Öyle ki Arjantin, Guatemala, Nikaragua ülkelerinin şehirlerinin sokaklarını, bir otel odasını veya balçıkların içindeki hareket eden bir cangılı kare kare gözümüzün önünde canlandırabiliyoruz Grangé sayesinde. Bu da maceraya iyice kapılmamıza neden oluyor. Tüm sürükleyiciliğin yanı sıra yazar bu kitapta otizm, genetik, tarih öncesi, coğrafya, tarih, heykeltıraşlık, psikoloji, kriminoloji gibi farklı alanları kapsayan müthiş bir bilgi birikimini okuyucularına aktarıyor.
Not: ilk defa bir Grangé kitabının sonunu çok bariz bir şekilde tahmin edebildim...
''Hayyam, yalnızdın sevgilinin yanında!
Şimdi gitti, artık ona sığınabilrsin.'' *
Şimdi gitti, artık ona sığınabilrsin.'' *