bugün
- koklayarak öpmek17
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- akp kazandı11
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- fatma betül sayan kaya12
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- usualsuspect'i tedavi ettirmek4
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor5
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- otobüste hava atmak için açılacak kitaplar3
- çingene mahallesinde mokar diye bağırıp kaçmak4
- siyahi peygamber olmaması7
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası6
- şuan dinlediğin şarkı7
- dünya52
- atatürk'ün çanakkale kumandanı olması4
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- anın görüntüsü29
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- bir ilişkinin olmazsa olmazı3
- şampuanı ve sıvı sabunu sulandıran ebeveyn2
- koklayarak öperken burna kaçan minyon kız2
- morkstar yazdı bunu12
- s'i l v'e r m'i s t11
- ali tarakcı'nın tutuklanması2
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti5
- ter kokan kızların daha samimi olması3
- gocu32
- üründül plaza4
- morkstar11
- akşam akşam canın kahveli yaş pasta çekmesi6
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak4
- ahlak neden var2
- günün özeti3
- aleyna tilki nin memeleri3
- 26 eylül 2026 çekya hırvatistan maçı2
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- gocunun elleri9
- ismet gurbuz vs ellerim bos gonlum hos5
- sırrı süreyya önder türkmen dir7
- sürekli aynı odada aynı arkadaşla çalışmak2
- diamond bey birader ne yapıyor sorusu3
- yağız kaan erdoğmuş dünya ilk 20'ye girdi5
- avrupa11
- recep tayyip erdoğan8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- sözlüğün en güzel kadını26
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
gününü gün eden, kendilerine has müzikleri olan, iyi oynayan, eskiden çadırda yaşayan, göçebe insanlar topluluğu. erkekleri genellikle kalaycılık, demircilik, nalbantlık, müziksiyenlik(ben de biliyom müzisyen olduğunu), tombalacılık yapan, kadınları genellikle bohçacılık, çiçekçilik yapan insanlar topluluğu. genellikle balkanlarda yaşarlar.
bi önceki enkarnemin mensup olduğunu düşündüğüm ırk.
hindistandan batıya doğru olan göçlerinde, istanbul civarında bizanslılarla karşılaşmışlardır.falcılıkta ve dansçılıktaki marifetleri onları kısa zamanında sarayın gözde uşakları haline getirmiştir.bir süre sonra saraydaki hırsızlık olayları artırınca kralın gazabına uğramış ve saraydan kovulmuşlardır.kelime olarak çingene, dinsiz anlamına gelir.bizans kralı, çingeneleri saraydan kovduktan sonra onlara bu ismi takmış ve günümüzde bu kelime bir çok avrupa diline benzer şekilde girmiştir.
ülkemizde uygulanan dinazorlaşmış bazı yasalara göre hakaret biçimi. Yine dinazorlaşmış bazı yasalara göre mülteci olarak ülkemize giremeyecek veya göç edemeyecek grup. Dünyada bir çok yasayla ve kuralla dışlanan insanlar. Maalesef ki ülkemizde binlerce çingene yaşamakta iken bu yasaların bizim ülkemizde de var olması gerçekten üzücü. Egeden Trakya ya her yerde bulunur çingeneler. Şehirlerde yaşayan çoğunluk gettolaşmıştır. istanbul'da Hacı Hüsrev Edirne'de Gazimihal ve Kemikçiler bu düşünceye örnek teşkil edebilir....
gırnatasıyla kendisini ve etrafındakileri eğlendiren, bu eğlence karşılığı aldığı parayı gidip şaraba yatıran ve eğlenmeye sürdirek devam eden kişi.
türkıye ' de 2 milyon kadar nüfusa sahip topluluk. 1934 tarihli bir anayasaya göre çingeneleri vatandaslığa kabul etmeme hakkı verilmiştir.
vaktiyle orta okula giderken köyde yaşadığımızdan ötürü uzunca yol katetmemiz gerekiyordu. her ne kadar veliler tarafından servis arabası da tutulmuşsa da öyle günümüzdeki gibi okuldan çıkan çocuğun bokuna kadar ilgilenen servis şoförüne sahip değildik biz köyümüzde. okul ile ev arasında yaklaşık olarak 12-13 km kadar falan fark var.* büyük şehirler için bu farkın hiç bi önemi yoktur çünkü her an her saniye heryerden kalkan bir dolmuş bulabilirsiniz. yine de o dönemde kimi arkadaşlarımız
da bizden çok daha yol fazla yürümek zorunda kalmaktaydılar.
yani 12-13 km uzakta şehir merkezinde bir orta okul olsa ne ise ancak gittiğimiz okulun bulunduğu mevkinin de bir köyden farkı olmadığını da belirtmek isterim hani. maksimum şu anda 2000 nüfuslu bir kazadır.
servise ulaşmak ve servisin bizi indirdiği yerden okula ulaşmak için bile yine 1 km yürürdük. servisi kaçırdın kaçırdın siki tutmuşsun demektir. 60 haneli köyden o kasabaya çalışacak arabanın ihtimaline kalmışsın anlamına gelir. giderken sorun olmuyordu pek, o gün okula gidemezdin olur biter.
ancak eğer okuldan eve dönüşte servisi kaçırdıysan gerilimli saatlere hazılanmalıydın.
zira yürüyeceğin bu 12-13 km'lik yolun uzunca bir kısmının kenarında çingene çadırları yer tutardı. zaten okuldan çıkmışsın saat 6 olmuş, soğuk bir sonbahar akşamındasın. akşamın yanaşmasıyla yerden en fazla 6-7 metre yükseklikte uçan yarasa sürüleri, güneş batmamış da katledilmişçesine gökyüzüne bölük pörçük yayılmış kan rengi kızıllık bunların hiçbiri normal bir insanı etkileyecek şeyler değiller ama çingeneler.!?
tırsıntının asıl sebebi küçüklüğümüzden beridir bize öğretilen "çingene kaçırır", "kolunu keser dilenci yapar", "paranı çalar" gibi yemeğini yemediğinde korkutmak üzere "öcü" alternatifi cümlelerden mütevelliddi.
şimdi hatılarım da; ben o yoldan yürürken allah için hiçbir çingene rahat durmazdı özellikle genç kızları, kadınları.
"şşş yakışıklı nereye gidersin gel bi çayımızı iç", "lan domuz ne başını öne eğersin adam mı yeriz biz ?" erkekleri ise "bilader ateşin var mı be ?" şeklinde tacizlerde bulunurlar taşaklarını geçerler, arkamdan gülerlerdi. benim onlardan korktuğumu, benim onlardan korkmam gerektiğinin çevremce bana öğretildiğinin de bilincinde oldukları hallerinden belli olurdu zaten. ne arasın o yaştaki velette ateş.
ancak seneler geçti, devran döndü, iş sahibi olup para kazanmam gerektiği bana yine toplum tarafından empoze edildi bende "bu yol doğru yol olmasa herkes böyle yapmaz" diyerek o minvalde ilerledim.
şimdi düşünüyorum, salak bi patronum var ve zengin kibirli insanların küstahca bakışlarına maruz kalmak zorundayım.
çingeneler mi ? onlar hala aynı, dünya siklerinde değil müzik yapıp dans ediyorlar ve tüm tabulardan uzaklar.
keşke diyorum şimdi, bana çingenelerden korkmamı öğütleyen, para kazanmak zorunda olduğumu söyleyen toplumun dediklerine uymasaydım da bir çingene beni kaçırıp dilendirseydi.
param olmazdı haa, ama dans edip şarkı söyleyen, bazen kavga eden, hayatla ve hayatı çok ciddiye alanlarla taşak geçen mutlu biri olurdum.
da bizden çok daha yol fazla yürümek zorunda kalmaktaydılar.
yani 12-13 km uzakta şehir merkezinde bir orta okul olsa ne ise ancak gittiğimiz okulun bulunduğu mevkinin de bir köyden farkı olmadığını da belirtmek isterim hani. maksimum şu anda 2000 nüfuslu bir kazadır.
servise ulaşmak ve servisin bizi indirdiği yerden okula ulaşmak için bile yine 1 km yürürdük. servisi kaçırdın kaçırdın siki tutmuşsun demektir. 60 haneli köyden o kasabaya çalışacak arabanın ihtimaline kalmışsın anlamına gelir. giderken sorun olmuyordu pek, o gün okula gidemezdin olur biter.
ancak eğer okuldan eve dönüşte servisi kaçırdıysan gerilimli saatlere hazılanmalıydın.
zira yürüyeceğin bu 12-13 km'lik yolun uzunca bir kısmının kenarında çingene çadırları yer tutardı. zaten okuldan çıkmışsın saat 6 olmuş, soğuk bir sonbahar akşamındasın. akşamın yanaşmasıyla yerden en fazla 6-7 metre yükseklikte uçan yarasa sürüleri, güneş batmamış da katledilmişçesine gökyüzüne bölük pörçük yayılmış kan rengi kızıllık bunların hiçbiri normal bir insanı etkileyecek şeyler değiller ama çingeneler.!?
tırsıntının asıl sebebi küçüklüğümüzden beridir bize öğretilen "çingene kaçırır", "kolunu keser dilenci yapar", "paranı çalar" gibi yemeğini yemediğinde korkutmak üzere "öcü" alternatifi cümlelerden mütevelliddi.
şimdi hatılarım da; ben o yoldan yürürken allah için hiçbir çingene rahat durmazdı özellikle genç kızları, kadınları.
"şşş yakışıklı nereye gidersin gel bi çayımızı iç", "lan domuz ne başını öne eğersin adam mı yeriz biz ?" erkekleri ise "bilader ateşin var mı be ?" şeklinde tacizlerde bulunurlar taşaklarını geçerler, arkamdan gülerlerdi. benim onlardan korktuğumu, benim onlardan korkmam gerektiğinin çevremce bana öğretildiğinin de bilincinde oldukları hallerinden belli olurdu zaten. ne arasın o yaştaki velette ateş.
ancak seneler geçti, devran döndü, iş sahibi olup para kazanmam gerektiği bana yine toplum tarafından empoze edildi bende "bu yol doğru yol olmasa herkes böyle yapmaz" diyerek o minvalde ilerledim.
şimdi düşünüyorum, salak bi patronum var ve zengin kibirli insanların küstahca bakışlarına maruz kalmak zorundayım.
çingeneler mi ? onlar hala aynı, dünya siklerinde değil müzik yapıp dans ediyorlar ve tüm tabulardan uzaklar.
keşke diyorum şimdi, bana çingenelerden korkmamı öğütleyen, para kazanmak zorunda olduğumu söyleyen toplumun dediklerine uymasaydım da bir çingene beni kaçırıp dilendirseydi.
param olmazdı haa, ama dans edip şarkı söyleyen, bazen kavga eden, hayatla ve hayatı çok ciddiye alanlarla taşak geçen mutlu biri olurdum.
ispanya'ya ozgu mistik havasiyla beni her zaman cezbeden irk
(bkz: ben buyuyunce cingene olucam)
(bkz: ben buyuyunce cingene olucam)
cingen
elekçi...
elekçi...
dünyada kökü bilinmeyen tek insan ırkıdır. çingeneler ''ırk'' mıdır? evet ırktır. sahipsiz ve köksüz. hepimizin uyum sağlamaya çalıştığı, götümüzü yırttığımız modern dünyaya bir isyan bayrağıdır onlar. kimliksizdirler, yasadışıdırlar ama hayat doludurlar. kimse onlar gibi gırnata,keman çalamaz. en kallavi dansöz bile onlar gibi göbek atamaz. hiç kimse yaban dünyaya onlar kadar entegre olamaz. fakat bedenleri kadar ruhları da pistir bunların, çalışmaktan çok çalmayı, kazanmaktan çok el koymayı severler. belkide onları bu duruma iten tarih boyunce dışlanışları olmuştur fakat, her dışlanışında bir nedeni muhakkak ki olmalıdır zira; (bkz: ateş olmayan yerden duman çıkmaz)
çingeneler hakkında en detaylı bilgi için;
(bkz: çingeneler zamanı)
çingeneler hakkında en detaylı bilgi için;
(bkz: çingeneler zamanı)
(bkz: gipsy kings)
eskiden sokakta yaşayan hırsızlara söylenirdi.şimdi bunun yerine daha çok tinerci kullanılıyor.
rivayete gore turkiye ve batı trakyada ikamet edenler vakti zamanında edirne de selimiye cami yapımı sırasında hindistan dan getirilen işçilerle turklerin çiftleşmesinden ortaya cıkmıştır.
(bkz: epimiz çingeneyiz)
çok küçük yaşta evlendirilirler...
kendilerine romen derler, kendilerinden olmayana gaco...
(bkz: gadjo dilo) *
hindistan kökenli bir topluluktur. ataları hindistan'in en alt sınıfı olan, hatta sınıf bile sayılmayan (bkz: parya)lardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar