bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası12
- iltica23
- ofis pornosu13
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- cam açık ve çıplak uyumak6
- uzaylılar selam verir mi2
- uzaylılar elbise giyer mi2
- kolye142
- marka giyinmek9
- uzaylıların amınakoyim2
- asansörde konuşmama kuralı9
- uzaylılar kovalasın seni2
- kadınların yedekte erkek tutması4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- bu saatte yemek yemek8
- pazartesilerden nefret etmek2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- migren4
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- nervionun mavi gözleri11
- hayatın acı gerçekleri6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kaybolan çorabın teki3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- ona bir şey söyle13
- 186 boyundaki erkek7
- nokia20
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- aşk13
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- teselli vermek6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
bankamatiklerindeki sıra kuyruklarını başka hiç bir yerde görmediğim şehir.
her yeri bayır olan memleket.
http://fotogaleri.ntvmsnb...kalitesi.html?position=31
fotoğraftaki yeri merak ettiğim şehir.
fotoğraftaki yeri merak ettiğim şehir.
güzel şehir. Sonbahar yağmurlarında tam bureklamarasiiyioldunun sevdiği gibi kopkoyu. Insanın içini de kapatan ama yine de sevilen şehir.
(bkz: memleket)
kasvet.
sıkıntı.
insan nereye ait hissediyorsa kendini oralıdır. hiçbir bağım bulunmadığı halde senelerce zonguldak'lıyım dedim. öyle anlattım. 11 senedir adım atmamıştım. özlenendi. burunda tütmek deyiminin karşılığını verendi. on sene sonra bir gün alıp başımı gittiğimde daha kozlu'yu gördüğümde gözlerimi doldurdun canım kentim.
karanlık derler, havası pis derler, çirkin derler senin için. doğrudur. karanlıktır, havası kirlidir, çarpık kentleşmiştir. ama büyüdüğünüz, yıllarca yaşadığınız yerse aklınızdan çıkmaz işte. sokakları, yokuşları, merdivenleri... her birinde başka bir anı. ne kadar başka bir şeymiş insanın çocukluğunun peşine düşmesi.
seneler sonra gidildiğinde hiçbir yerin değişmediğini görmek hem üzücü hem sevindirici. gelişmemişliğin görmek üzücü ama çocuk adımlarım önde ben arkada takip edebilmek, kaybolmadan, bir kez olsun sormadan eski hatıraları takip edebilmek güzel. is kokulu bu kenti nasıl özlemişim. güzel zamanlar, özlenen çocukluk, arkadaşlıklar, yıllar geri gelmiyor işte. keşke gelseler. yeni baştan bu şehrin yokuşlarını insem, çıksam bıkmadan. dizlerimi kanatsam yeniden keşke. ama olmuyor, biz ancak hayali gölgelerimizin izini takip edebiliyoruz.
hala aynı duruyor dükkanları bile. demirpark açılmış sadece farklı olarak. terminalden yürürken kömürler arasında kafanızı yukarı kaldırdığınızda evler görürsünüz üst üste. yıllardır oradalar. çocukken düşüverecekmiş gibi dururlardı oysaki. minibüs durakları hala karman çorman ama değişmiş minibüsler. köprüaltı aynı hala. dükkanlar eskimiş ama. daha başkaydı sanki çocukken. deresi bile hala aynı pis kokusunu yaymaya devam ediyor. burger king açmışlar bir tane tam karşısına derenin. istanbul pastanesi, kutay, sinema, camlı köşk, emral çarşısı, devran amcası hala hala aynı yerlerindeler. hiç değişmemiş sanki, yıllar hiç geçmemiş burada.
ama insanın yıllarını geçirdiği okula gitmesi nasıl da titretiyormuş dizlerini. o yokuştan çıkarken tam polis lojmanları çıkıveriyor karşına ya. işte oradan giriyorsun benim çocukluğumun bahçesine. değişmiş ama, yıkmışlar, boyamışlar, büyütmüşler anılarımı. arka bahçesi kalmamış okulumuzun. karşımızdaki öğretmen liseli gençlerin sigara içtiği, ilk öpücüklerini yaşadıkları arka bahçe yok. atatürk büstü bile değişmiş ama bahçesi aynı. okula bakan evim de aynı. boyamamışlar bile. içinde başkaları var ama. başka bir kadın çamaşır asmış balkonuna. benim odamda başka perdeler. jandarma el koymuş kurtulmuş. bakmamışlar bile. bir ot bile kesmemişler o güzel bahçede. yüz kere bisikletten düştüğüm o top sahası harap, patenlerle bin kere düştüğüm köprü harap, çocuk bahçesi yok, çardağın olduğu yer yok, yıkık dökük bir yer olmuş çıkmış. biz nasıl da bakardık halbuki. her yeri çiçek gibiydi. ağaçlarından erik toplardık. aptallar akrep kaynıyordur orası şimdi. kendinize saygınız yoksa başkalarının anılarına saygı duysaydınız keşke. burnumun direği sızladı bakarken.
güzelim zonguldak aynı, hiç değişmemiş. yolları aynı, insanları aynı. öğrencileri çoğalmış sadece. başka da bir şey olmamış. zaman durmuş orada beni beklemiş. yeniden yeniden yeniden de gitsem bıkmam herhalde. küçük, sevimsiz, karanlık belki de ekmeğini yiyene öyle gelmiyor işte.
karanlık derler, havası pis derler, çirkin derler senin için. doğrudur. karanlıktır, havası kirlidir, çarpık kentleşmiştir. ama büyüdüğünüz, yıllarca yaşadığınız yerse aklınızdan çıkmaz işte. sokakları, yokuşları, merdivenleri... her birinde başka bir anı. ne kadar başka bir şeymiş insanın çocukluğunun peşine düşmesi.
seneler sonra gidildiğinde hiçbir yerin değişmediğini görmek hem üzücü hem sevindirici. gelişmemişliğin görmek üzücü ama çocuk adımlarım önde ben arkada takip edebilmek, kaybolmadan, bir kez olsun sormadan eski hatıraları takip edebilmek güzel. is kokulu bu kenti nasıl özlemişim. güzel zamanlar, özlenen çocukluk, arkadaşlıklar, yıllar geri gelmiyor işte. keşke gelseler. yeni baştan bu şehrin yokuşlarını insem, çıksam bıkmadan. dizlerimi kanatsam yeniden keşke. ama olmuyor, biz ancak hayali gölgelerimizin izini takip edebiliyoruz.
hala aynı duruyor dükkanları bile. demirpark açılmış sadece farklı olarak. terminalden yürürken kömürler arasında kafanızı yukarı kaldırdığınızda evler görürsünüz üst üste. yıllardır oradalar. çocukken düşüverecekmiş gibi dururlardı oysaki. minibüs durakları hala karman çorman ama değişmiş minibüsler. köprüaltı aynı hala. dükkanlar eskimiş ama. daha başkaydı sanki çocukken. deresi bile hala aynı pis kokusunu yaymaya devam ediyor. burger king açmışlar bir tane tam karşısına derenin. istanbul pastanesi, kutay, sinema, camlı köşk, emral çarşısı, devran amcası hala hala aynı yerlerindeler. hiç değişmemiş sanki, yıllar hiç geçmemiş burada.
ama insanın yıllarını geçirdiği okula gitmesi nasıl da titretiyormuş dizlerini. o yokuştan çıkarken tam polis lojmanları çıkıveriyor karşına ya. işte oradan giriyorsun benim çocukluğumun bahçesine. değişmiş ama, yıkmışlar, boyamışlar, büyütmüşler anılarımı. arka bahçesi kalmamış okulumuzun. karşımızdaki öğretmen liseli gençlerin sigara içtiği, ilk öpücüklerini yaşadıkları arka bahçe yok. atatürk büstü bile değişmiş ama bahçesi aynı. okula bakan evim de aynı. boyamamışlar bile. içinde başkaları var ama. başka bir kadın çamaşır asmış balkonuna. benim odamda başka perdeler. jandarma el koymuş kurtulmuş. bakmamışlar bile. bir ot bile kesmemişler o güzel bahçede. yüz kere bisikletten düştüğüm o top sahası harap, patenlerle bin kere düştüğüm köprü harap, çocuk bahçesi yok, çardağın olduğu yer yok, yıkık dökük bir yer olmuş çıkmış. biz nasıl da bakardık halbuki. her yeri çiçek gibiydi. ağaçlarından erik toplardık. aptallar akrep kaynıyordur orası şimdi. kendinize saygınız yoksa başkalarının anılarına saygı duysaydınız keşke. burnumun direği sızladı bakarken.
güzelim zonguldak aynı, hiç değişmemiş. yolları aynı, insanları aynı. öğrencileri çoğalmış sadece. başka da bir şey olmamış. zaman durmuş orada beni beklemiş. yeniden yeniden yeniden de gitsem bıkmam herhalde. küçük, sevimsiz, karanlık belki de ekmeğini yiyene öyle gelmiyor işte.
kasveti ile kışın gotham city'ye dönen memleketim.
ülkemizin ismi "z" ile başlayan tek ili. canım memleketim. Vilayetim olmasıyla gurur duyduğum.
bir daha gitmeyeceğim il.
ne yolları yol ne evleri ev, her taraf sanki harabe gibi evler 100 yıllık gibi duruyor, merkezi de beş para etmez ve yerleşim olarak çukurda kalmış ilimizdir. daracık sokaklar ve her yer merdiven inişli çıkışlıdır. gezilercek pek bir yeri yoktur ama yeni açılan avm hariçtir. zaten başkada bir yer yoktur.
buna nazaran çevre il ve ilçeleri zonguldaktan 100 kat daha güzel ve ferahtır.
ne yolları yol ne evleri ev, her taraf sanki harabe gibi evler 100 yıllık gibi duruyor, merkezi de beş para etmez ve yerleşim olarak çukurda kalmış ilimizdir. daracık sokaklar ve her yer merdiven inişli çıkışlıdır. gezilercek pek bir yeri yoktur ama yeni açılan avm hariçtir. zaten başkada bir yer yoktur.
buna nazaran çevre il ve ilçeleri zonguldaktan 100 kat daha güzel ve ferahtır.
kdz. ereğli den zonguldak a doğru yola çıktığınızda ilçesiyle arasında siyah ile beyaz kadar fark var. bunda doğal gazın etkisi de var sanırım. kdz ereğli doğal gaza geçmişken kömürün başkenti buna hala direniyor.
1 saat zonguldak merkezde dolaşın sonra burun deliklerinizin kömür karası olduğunu göreceksiniz.
1 saat zonguldak merkezde dolaşın sonra burun deliklerinizin kömür karası olduğunu göreceksiniz.
Bandırmayı özledikçe gidesim gelen şehir.
bugün türkiye'nin en güzel şehri olacak, emeğin başkenti...
(bkz: 27 ocak 2013 zonguldak emeğe saygı mitingi)
(bkz: 27 ocak 2013 zonguldak emeğe saygı mitingi)
dolmuşlarına otobüslerine binmeyeli bayağı bir pahalanmış şehir. 2 sene önce bıraktığımda zonguldak - kilimli hattı 1,50 tl iken bu sabah bindiğim otobüs 3.25 söğüşledi, dönüşte cabası.
bünyesinde bilumum şarapçı bulunan il. sahil kasabalarının plaj'da ki alem sofraları meşhurdur.
Zonguldak lı arkadaşlar kusura bakmasınlar bu yaz hem Zonguldak a hem de Karabük'e gittim uzun yıllar bu iki kenti ziyaret ederim
Maalesef Zonguldak komünist Demir perde ülkelerinin yıkık kentlerine olan benzerliğini yıllardır üzerinden atabilmiş değil. Merkezde bir pazar var tam keşmekeş hele trafik o gün Arapsaçı yollar bozuk şehirdeki binalar bakımsız iç içe belediyenin şehre hizmeti 0
Allah'tan akrabalar alaborina tarafındada biraz nefes alabiliyoruz.
çarşının içi, sıvaları dökülmüş harap binalarla dolu.
Bir zamanlar ilçesi olan Karabük bile kat be kat bu şehirden üstün bir kent görünümüne sahiptir.
Hele kışın o hava kirliliği ve kömür kurumlarından bahsetmiyorum bile.
Maalesef Zonguldak komünist Demir perde ülkelerinin yıkık kentlerine olan benzerliğini yıllardır üzerinden atabilmiş değil. Merkezde bir pazar var tam keşmekeş hele trafik o gün Arapsaçı yollar bozuk şehirdeki binalar bakımsız iç içe belediyenin şehre hizmeti 0
Allah'tan akrabalar alaborina tarafındada biraz nefes alabiliyoruz.
çarşının içi, sıvaları dökülmüş harap binalarla dolu.
Bir zamanlar ilçesi olan Karabük bile kat be kat bu şehirden üstün bir kent görünümüne sahiptir.
Hele kışın o hava kirliliği ve kömür kurumlarından bahsetmiyorum bile.
karabüklülerin bıngıldak olarak adlandırdığı şehir.
bizde evler üst üste biner.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar