bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri17
- kale'nin bicepsleri5
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması10
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek4
- fon vurgunu39
- from gold from dust9
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- sergen yalçın9
- nohut köftesi5
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- boşalırken anıran erkek5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- acı soslu süs domuzu7
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- nervio4
- anın görüntüsü18
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- clemence baptista16
- günlük tutmak2
- kim bu erzincanlı9
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- hakkını helal etmeyen evlat3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı7
- fenerbahçe 5 slavia prag 13
- kolye140
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- almanya10
- mercimek makarnası5
- devlet putu2
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- günü geçmiş buz gibi süt4
- haberler3
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu3
- palmiye4
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- kylie jenner4
- fatma betül sayan kaya8
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- aynı anda 2 ayakla merdiven çıkmak3
- annenin felsefe profesörü değil ev hanımı olması2
- pavyon bu dünya4
- s'i l v'e r m'i s t15
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
yeni yılın başlaması.
yine yeni yeniden denilesi bir zaman birimini ölçen kavramdır.her yıl biterken yeni yıl kavramı çokca kullanılır, ancak bu yıl kurban bayramının araya girmesinden dolayı daha az bir şekilde ağızlarda yerini almaya başlamıştır.
noel ile karıştırılmaması gereken bir yılın bitmesi, yenisinin başlaması olayının tarihi.
kırmızı don furyasının patlak verme sebebidir.
ilkokul dergilerinde yeniyıl ünitesine gelindiğinde;gireceğimiz yılın akça pakça, bezlenmiş bir bebekle bitirdiğimiz yılın ise bastonlu sakallı yaşlı bir dedeyle resimlendirildiği hergün olduğu gibi sıradan bir 00:00. nasıl de "piss, gıcık" triplerine girerdik "aha aha öleceksin işte, git kaybol" derdik o dedeye, dünyanın arkasına doğru zorla yürürken.bir daha ki sene o tatlı bebeğe de aynı oyunu oynayacağımızı anlamadan, hayatın bize aynı oyunu oynadığından habersiz...yılbaşı; asla güzel birşey değil.
yil basi neyimiz olur? cumhuriyet bayramimiz mi? zafer bayramimiz mi? ramazan bayramimiz mi? kurban bayramimiz mi? aslinda bizim hiç birseyimiz dir. bir de bu yilbasinda ortaya atilan bir masal kahramani vardir ki ismini de noel baba koymuslardir. bu ihtiyar memleketimize herhalde, beyoglu'ndan girer, haliç'i atlayarak fatih'e, aksaray'a izmit'e sonra bursa uludag'a, mudanya'ya, görükle'ye geçen bu bunak, neyimiz olur:babamiz mi? dedemiz mi? amcamiz mi? yoksa avrupaliliktan kalma pirimiz mi?
uludag'dan agri dagi'na kadar her yeri bilen, her yere ugrayan bu moruk kimdir, necidir? bir resmine bakarsiniz havarilere, öteki resmine bakarsiniz rasputin'e benzeyen bu iskambil papazi, aramizda nenin nesidir? bunu hiç merak etmediniz mi?
o, haçli seferleri'nden kalma bir kilinç artigidir. o zaman silahla giremedigi yerlere, simdi beyaz sakali ile saygilar ve sevgilere toplayarak girebiliyor.
o, evimize girerken esegini kapimizin halkasina baglayan bir piyer lermit'tir. kardeslerini mukaddes savasa hazirliyor.
o, adiyla saniyla bir misyonerdir ki, kiligini degistirmis ve bizi avlamaya kucaginda getirdigi oyuncaklarla en can alici noktamizdan çocuklarimizdan baslamistir. bu cömertliginin karsligini istemeyecek mi saniyorsunuz, fedakarliginin sebebi nedir acaba?
birakin ben onun hakkindan gelirim: iste sakalini çekince gördünüz. sakali elimde kaldi ve altindan lücifer çikti. bilirsiniz ki, casuslar da kiyafetlerini ekseriya böyle degistirirler. bu, mezar begenmeyen hortlaga ya mezarini gösterin, yahut birakin:haç'in da çarmiha gereyim onu.
tehliyeki sezer de kendiliginden gitmeye kalkarsa çikarken ceplerini yoklamayi unutmayin, muhakkak ki birseyinizi çalmistir.
uludag'dan agri dagi'na kadar her yeri bilen, her yere ugrayan bu moruk kimdir, necidir? bir resmine bakarsiniz havarilere, öteki resmine bakarsiniz rasputin'e benzeyen bu iskambil papazi, aramizda nenin nesidir? bunu hiç merak etmediniz mi?
o, haçli seferleri'nden kalma bir kilinç artigidir. o zaman silahla giremedigi yerlere, simdi beyaz sakali ile saygilar ve sevgilere toplayarak girebiliyor.
o, evimize girerken esegini kapimizin halkasina baglayan bir piyer lermit'tir. kardeslerini mukaddes savasa hazirliyor.
o, adiyla saniyla bir misyonerdir ki, kiligini degistirmis ve bizi avlamaya kucaginda getirdigi oyuncaklarla en can alici noktamizdan çocuklarimizdan baslamistir. bu cömertliginin karsligini istemeyecek mi saniyorsunuz, fedakarliginin sebebi nedir acaba?
birakin ben onun hakkindan gelirim: iste sakalini çekince gördünüz. sakali elimde kaldi ve altindan lücifer çikti. bilirsiniz ki, casuslar da kiyafetlerini ekseriya böyle degistirirler. bu, mezar begenmeyen hortlaga ya mezarini gösterin, yahut birakin:haç'in da çarmiha gereyim onu.
tehliyeki sezer de kendiliginden gitmeye kalkarsa çikarken ceplerini yoklamayi unutmayin, muhakkak ki birseyinizi çalmistir.
nazım hikmet ran şiiri.
yağdı, bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yatıyor minderde bir çocuk,
benim oğlan, sarışın, tombul.
misafir yoktu, kimseler yok.
pencerede fakir istanbul.
öttü acı acı düdükler.
hapislik gibidir yalnızlık.
kapadı kitabı münevver,
ağlayıverdi yumuşacık.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yağdı bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
moskova, peredelkino,
23 mart 956
yağdı, bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yatıyor minderde bir çocuk,
benim oğlan, sarışın, tombul.
misafir yoktu, kimseler yok.
pencerede fakir istanbul.
öttü acı acı düdükler.
hapislik gibidir yalnızlık.
kapadı kitabı münevver,
ağlayıverdi yumuşacık.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yağdı bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
moskova, peredelkino,
23 mart 956
(bkz: ay başı)
(bkz: milli piyango)
her defasında yeni umutlar içinde kutlanılan, umarım bu sene.. diye başlayan cümlelerin ard arda geldiği, milli piyangoya umut bağlayanların, o gün meyve, kuruyemiş yemekten şişmiş midelerin aslında bir önceki günden hiçte farklı geçmeyecek bir sabaha uyandıkları bir bitiş..bir başlangıç..
kültürümüzle uzaktan yakından ilgisi olmayan, başka toplumlardan aldığımız * eğlenmek için bahane edilen sıradan bir gün.
edit:başka toplumlardan kültür ithal etmeyi sıradan bir olay sanan insanları görmeme sebebiyet vermiş gündür ayrıca.
edit:başka toplumlardan kültür ithal etmeyi sıradan bir olay sanan insanları görmeme sebebiyet vermiş gündür ayrıca.
baska kulturlerden bir seyler almanın insanlara niye bu kadar battıgını anlamamama neden olan , kutladıgım , iyi seneler diledigim , arkadaslarımla 31 aralıgı 1 ocaga baglayan gece cosmama sebebiyet veren , hos bir gavur icadı..Ayrıca cumhurbaskanı ya da basbakan olsam , sadece yeni yılda iyi dilekler bulunmak degil aynı zaman da bir konusma yapıp , butun hristyan aleminin kritmısının mubarek olmasını ( (bkz: vrolijke kerstmis) , (bkz: merry christmas), (bkz: joyeux noel) ) dilerdim..Bence cok sık bir hareket olurdu..
(bkz: yılımın başı)
dünyanın doğum gününü kutlamak.....yersen *.
bazılarımızın ne kadar az ve ne kadar yalnız kaldığımızı görmemizi sağlayan bir başka gece. yeni yılında, eski yılında, herşeyin canı ceheneme..
tekel bayilerin bayramı...
senenin ilk gunu gelmeden onceki gece için kullanılan kelime öbeği.
türkiye de 1935 ten itibaren resmi tatil edilen gün.
çam ağaçları süslenir,hediyeler en güzel paketlerle paketlendikten sonra ağacın altına dizilir,pencerelere kar spreyleriyle kar taneleri çizilir,hoşgeldin 2008 yıl neyse artık o yazılır,içki ve kuruyemiş satışının tavan yaptığı gündür. bütün aile biraraya gelir. hristiyanlar kilisede gece boyu eğlenceler yaparak kutlarlar birde çam ağacına değişik olarak çorap asarlar.
yilin basini hatirlatan soz.
31 gün sonra kutlanacak gün.
ve bir yıl daha yaşlandığımızın resmidir.
ve bir yıl daha yaşlandığımızın resmidir.
olmasaydı sürekli aynı yıl içinde kalabileceğimizi düşündüren, Allahın gereksiz bir günü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar