bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı34
- fenerbahçeli yazarlar12
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- queen ravenna'ya açık teklif9
- yeaaaaaaaaaaaah4
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru3
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- erkeğin orospusu tipler8
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- serenay sarıkaya5
- arkadaşlar acıktım5
- ithal kürtler10
- sindirella'nın orospu olması8
- eğleniyor muyuz gençler2
- din bilime engel mi3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- arı alerjisi5
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- aston villa fc3
- tavukların pişmesi5
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- fenerbahahahahahçe4
- enayimiknatisii26
- f4n4rb4hç42
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- eşekten adam olur fenerden olmaz3
- güzellik göreceli değildir2
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- fenerbahçe3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- din gerekli midir sorunsalı6
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- ankara abisi iyilik derneği11
- futbol11
- almanya da tuttuğunuz takım3
- eşşekler adam olur bu fener adam olmaz2
- laptopun su çekmesi8
- uefa şampiyonlar ligi2
- nervionun beni reddetmesi7
- porno yönetmenlerinin hasta ruhlu tipler olması5
- erkeği karizmatik gösteren şeyler25
- şarapçı koala'ya aşık olduğumu itiraf ediyorum4
yeni yılın başlaması.
yine yeni yeniden denilesi bir zaman birimini ölçen kavramdır.her yıl biterken yeni yıl kavramı çokca kullanılır, ancak bu yıl kurban bayramının araya girmesinden dolayı daha az bir şekilde ağızlarda yerini almaya başlamıştır.
noel ile karıştırılmaması gereken bir yılın bitmesi, yenisinin başlaması olayının tarihi.
kırmızı don furyasının patlak verme sebebidir.
ilkokul dergilerinde yeniyıl ünitesine gelindiğinde;gireceğimiz yılın akça pakça, bezlenmiş bir bebekle bitirdiğimiz yılın ise bastonlu sakallı yaşlı bir dedeyle resimlendirildiği hergün olduğu gibi sıradan bir 00:00. nasıl de "piss, gıcık" triplerine girerdik "aha aha öleceksin işte, git kaybol" derdik o dedeye, dünyanın arkasına doğru zorla yürürken.bir daha ki sene o tatlı bebeğe de aynı oyunu oynayacağımızı anlamadan, hayatın bize aynı oyunu oynadığından habersiz...yılbaşı; asla güzel birşey değil.
yil basi neyimiz olur? cumhuriyet bayramimiz mi? zafer bayramimiz mi? ramazan bayramimiz mi? kurban bayramimiz mi? aslinda bizim hiç birseyimiz dir. bir de bu yilbasinda ortaya atilan bir masal kahramani vardir ki ismini de noel baba koymuslardir. bu ihtiyar memleketimize herhalde, beyoglu'ndan girer, haliç'i atlayarak fatih'e, aksaray'a izmit'e sonra bursa uludag'a, mudanya'ya, görükle'ye geçen bu bunak, neyimiz olur:babamiz mi? dedemiz mi? amcamiz mi? yoksa avrupaliliktan kalma pirimiz mi?
uludag'dan agri dagi'na kadar her yeri bilen, her yere ugrayan bu moruk kimdir, necidir? bir resmine bakarsiniz havarilere, öteki resmine bakarsiniz rasputin'e benzeyen bu iskambil papazi, aramizda nenin nesidir? bunu hiç merak etmediniz mi?
o, haçli seferleri'nden kalma bir kilinç artigidir. o zaman silahla giremedigi yerlere, simdi beyaz sakali ile saygilar ve sevgilere toplayarak girebiliyor.
o, evimize girerken esegini kapimizin halkasina baglayan bir piyer lermit'tir. kardeslerini mukaddes savasa hazirliyor.
o, adiyla saniyla bir misyonerdir ki, kiligini degistirmis ve bizi avlamaya kucaginda getirdigi oyuncaklarla en can alici noktamizdan çocuklarimizdan baslamistir. bu cömertliginin karsligini istemeyecek mi saniyorsunuz, fedakarliginin sebebi nedir acaba?
birakin ben onun hakkindan gelirim: iste sakalini çekince gördünüz. sakali elimde kaldi ve altindan lücifer çikti. bilirsiniz ki, casuslar da kiyafetlerini ekseriya böyle degistirirler. bu, mezar begenmeyen hortlaga ya mezarini gösterin, yahut birakin:haç'in da çarmiha gereyim onu.
tehliyeki sezer de kendiliginden gitmeye kalkarsa çikarken ceplerini yoklamayi unutmayin, muhakkak ki birseyinizi çalmistir.
uludag'dan agri dagi'na kadar her yeri bilen, her yere ugrayan bu moruk kimdir, necidir? bir resmine bakarsiniz havarilere, öteki resmine bakarsiniz rasputin'e benzeyen bu iskambil papazi, aramizda nenin nesidir? bunu hiç merak etmediniz mi?
o, haçli seferleri'nden kalma bir kilinç artigidir. o zaman silahla giremedigi yerlere, simdi beyaz sakali ile saygilar ve sevgilere toplayarak girebiliyor.
o, evimize girerken esegini kapimizin halkasina baglayan bir piyer lermit'tir. kardeslerini mukaddes savasa hazirliyor.
o, adiyla saniyla bir misyonerdir ki, kiligini degistirmis ve bizi avlamaya kucaginda getirdigi oyuncaklarla en can alici noktamizdan çocuklarimizdan baslamistir. bu cömertliginin karsligini istemeyecek mi saniyorsunuz, fedakarliginin sebebi nedir acaba?
birakin ben onun hakkindan gelirim: iste sakalini çekince gördünüz. sakali elimde kaldi ve altindan lücifer çikti. bilirsiniz ki, casuslar da kiyafetlerini ekseriya böyle degistirirler. bu, mezar begenmeyen hortlaga ya mezarini gösterin, yahut birakin:haç'in da çarmiha gereyim onu.
tehliyeki sezer de kendiliginden gitmeye kalkarsa çikarken ceplerini yoklamayi unutmayin, muhakkak ki birseyinizi çalmistir.
nazım hikmet ran şiiri.
yağdı, bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yatıyor minderde bir çocuk,
benim oğlan, sarışın, tombul.
misafir yoktu, kimseler yok.
pencerede fakir istanbul.
öttü acı acı düdükler.
hapislik gibidir yalnızlık.
kapadı kitabı münevver,
ağlayıverdi yumuşacık.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yağdı bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
moskova, peredelkino,
23 mart 956
yağdı, bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yatıyor minderde bir çocuk,
benim oğlan, sarışın, tombul.
misafir yoktu, kimseler yok.
pencerede fakir istanbul.
öttü acı acı düdükler.
hapislik gibidir yalnızlık.
kapadı kitabı münevver,
ağlayıverdi yumuşacık.
bir şehir, bir sokak, bir ev var,
ahşap bir ev, uzak mı uzak.
yağdı bütün gece yağdı kar
yıldızlarla aydınlanarak.
moskova, peredelkino,
23 mart 956
(bkz: ay başı)
(bkz: milli piyango)
her defasında yeni umutlar içinde kutlanılan, umarım bu sene.. diye başlayan cümlelerin ard arda geldiği, milli piyangoya umut bağlayanların, o gün meyve, kuruyemiş yemekten şişmiş midelerin aslında bir önceki günden hiçte farklı geçmeyecek bir sabaha uyandıkları bir bitiş..bir başlangıç..
kültürümüzle uzaktan yakından ilgisi olmayan, başka toplumlardan aldığımız * eğlenmek için bahane edilen sıradan bir gün.
edit:başka toplumlardan kültür ithal etmeyi sıradan bir olay sanan insanları görmeme sebebiyet vermiş gündür ayrıca.
edit:başka toplumlardan kültür ithal etmeyi sıradan bir olay sanan insanları görmeme sebebiyet vermiş gündür ayrıca.
baska kulturlerden bir seyler almanın insanlara niye bu kadar battıgını anlamamama neden olan , kutladıgım , iyi seneler diledigim , arkadaslarımla 31 aralıgı 1 ocaga baglayan gece cosmama sebebiyet veren , hos bir gavur icadı..Ayrıca cumhurbaskanı ya da basbakan olsam , sadece yeni yılda iyi dilekler bulunmak degil aynı zaman da bir konusma yapıp , butun hristyan aleminin kritmısının mubarek olmasını ( (bkz: vrolijke kerstmis) , (bkz: merry christmas), (bkz: joyeux noel) ) dilerdim..Bence cok sık bir hareket olurdu..
(bkz: yılımın başı)
dünyanın doğum gününü kutlamak.....yersen *.
bazılarımızın ne kadar az ve ne kadar yalnız kaldığımızı görmemizi sağlayan bir başka gece. yeni yılında, eski yılında, herşeyin canı ceheneme..
tekel bayilerin bayramı...
senenin ilk gunu gelmeden onceki gece için kullanılan kelime öbeği.
türkiye de 1935 ten itibaren resmi tatil edilen gün.
çam ağaçları süslenir,hediyeler en güzel paketlerle paketlendikten sonra ağacın altına dizilir,pencerelere kar spreyleriyle kar taneleri çizilir,hoşgeldin 2008 yıl neyse artık o yazılır,içki ve kuruyemiş satışının tavan yaptığı gündür. bütün aile biraraya gelir. hristiyanlar kilisede gece boyu eğlenceler yaparak kutlarlar birde çam ağacına değişik olarak çorap asarlar.
yilin basini hatirlatan soz.
31 gün sonra kutlanacak gün.
ve bir yıl daha yaşlandığımızın resmidir.
ve bir yıl daha yaşlandığımızın resmidir.
olmasaydı sürekli aynı yıl içinde kalabileceğimizi düşündüren, Allahın gereksiz bir günü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar