bugün

/324
bir mağazada, müşteri ve o mağazanın çalışanı arasında geçer:

- ingilizce öğrenmek için kitap arıyordum da...
(kalıplı bir kitap gösterilir)
- buyrun efendim.
- yok yav, bu kadar olmasın, ayaküstü konuşmak için birşeyler var mı?
- ?!...
Müzik öğretmeni derste ders yapmak yerine öğrencilere çocuğunun fotoğraflarını göstermektedir.
- hoca
+ ben

- bu fotoğraftadaki de oğlum tikycan yanındakide köpeği raxy
+ hangisi oğlunuz?
- %+^%%^+^&
manyak kuzenim ve eniştem arasında geçen diyalogtur.

e-haydi çocuklar çıkın.
k-haaaydiii çocuklarrr çıkın ve maçı alınn.
e-geç kalacaksınız, saat 12 oldu!
k-12 dev yürekkkkk
sınıfa yeni bir kız gelmiştir. kızın babası veterinerdir ve bir klinik açmıştır. arkadaşlar da dalga geçmek amacı ile kliniğin özelliklerinden bahsetmektedir.

- olm klinik süpermiş lan. elektro kardiyografi varmış ve röntgen çekiyorlarmış. vaaay be.
+ fotokopi de çekiyorlarmıymış...

yarılırız...
abim: su aptal internet yüzünden daha bir sezon indiremedim.
annem: oglum ne indiriyosun bakayım?
abim: oc anne ya kopup duruyo net, bi türlü inmedi.
annem: * ayyyy asi miiii bayılıyorum o kıza * koy cvd yede izleyelim.
abim: neye koyayım neye?
annem: cvd? neyse ne iste izleyelim getir.
ben: bi diyalogda bu kadar sacmalanabilir anne, asi ye mi gülelim cvd ye mi?!

herkes dumur, bense kosarak bunu sözlüge yazmayı bir görev edinmisimdir.
dün fox tv'deki tribün ateşi adlı programdan

-beşiktaş-metalist ne olur?
-beşiktaş kazanır.
-metalist?
-beşiktaş kazanacağına göre o da kaybeder.
ogrenci: (sınıfın tavanındaki kirisi gostererek) bu kiris cok kalın sanki ya butun tavanı kaplıyo
hoca: (erkeklere soyle bir goz gezdirerek) bu kadar alternatifin arasında onun kalınlıgı mı dikkatini cekti? (yasanmıstır)
okulumuza yeni bir öğretmen gelmiştir ve ilk dersidir. sınıfa girer. herkese tek tek adını sorar, bir arkadaşa sormayı unutur *. bunun üzerine:

- öğrenci 1 : hocam arkadaşın ismini sormadınız, çok kırılmış.
- öğrenci 2 *: Sormasın abi. biz de zaten kimlik yok, biz oç uz. o yüzden sormamıştır.
gülmekten yerlere yattık...
- hoca: aa kusura bakma, sen orada yazı yazıyordun ben ondan sormadım.
-neriman ben boşanmak istiyorum.
+valla bende tam bunu söyleyecektim de çekiniyodum bayadır.
-vay kaltak, şırrakkk(tokat efekti).
+ne vuruyosun be kendin demedin mi başta?
-mahkemede şiddetli geçimsizlik var dersin artık.
yaşanmış olduğu rivayat edilen bir diyalogtur.

-hanımefendi kocanız ne iş yapıyor.
+kocam zeki ama çalışmıyor.
arkadaşlarla kafede oturmaktayızdır, o sırada bir eleman arkadaşımı çağırır. arkadaş kalkar, adamın yanına gider; bahsi geçen kişi başka birini soracaktır,

x: vlad geldi mi?
y: gelmedi, yok.
x: tamam

arkadaş yüzünde garip bir ifadeyle yanımıza gelir ve mırıldanaraktan,

"vlad ne mna koyim?"
yer izmit tren istasyonu. iki adam hararetli hararetli konuşmakta:

adam1: nerdeymiş lan o it?
adam2: gebze'ye gitmiş abi.
adam1: tamam, gebze ufacık mahalle, buluruz 5 dakkada.

dış ses: (bkz: yok artık)
(bkz: gebze)
-what ne demek?
-ne demek..
-ne demek işte onu soruyorum.
-ne demek dedikya.
-what ne demek diye ben sana sordum.

diye uzayı gider.
evde çamaşır makinasını çalıştıracağım ve üst kattaki ev arkadaşıma sesleniyorum.
+ çamaşır makinasını çalıştırıyorum renkli birşeyin varmı?
- kişiliğiiim.
yine okuldayız. dersteyiz. hoca birşeyler anlatıyor. bir arkadaş duvar kenarında oturuyor ve karşı duvar kenarındaki diğer arkadaş ile konuşmaya çalışıyor. hoca bunu görür ve şöyle bir diyalog yaşanır:

-hoca: olm konuşmasanıza lan. 100 kere mi söylicem. birşey anlatıyoruz burada.
-öğrenci 1: hocam konuşmuyoruz ki, ben konuşmadım...
-hoca: n'pıyorsunuz peki oğlum? telepati mi kuruyorsunuz?

arkadaşlar hocanın bağıra bağıra konuşmasından dolayı gülemezler ama biz koyduk kafayı sıraya ve gülmekten yarıldık...
4. sınıfta okuduğum sırada geçen bir diyalog. ders olağan şekilde devam ederken bir sınıf arkadaşımızın sesi sakinliği bozar.

sa:sınıf arkadaşım
h:hoca

sa:hocam
h:söyle evladım.
sa:afedersiniz ama burda bok var.
h:nerde oğlum?
sa:(ağlamaya başlayarak) sıramda hocam üstüme sürüldü.
h:(çocuğun sırasına gidip malum cismi koklayarak) oğlum bu bok değil çamur.
(bkz: bağa mı didin)
-abi yardin beni
+ yararim ben
-bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı hatırladın mı neriman?
+hatırladım nolmuş?
-bişey olduğu yok hala fakirim. borç istemeye geldim.
-allah belanı versin emi.
efenim an itibariyle beni yaran diyalogdur.

+ anne uyudun mu ?
- sen hazırla masayı.
+ ne masası ?
- sahuru hazırla.
+ uyudun mu diye baktım ben ahah.
- hea. niye uyandırıyon oğlum beni.
+ haha devam devam..
arkadaşıma bir barda masada bi kız sarkmatadır, bu da arkadaşımzın arkadaşının arkadaşı mesafesinde bir kızdır. Bizimki nişanlı, ayrıca kızdan hiç haz etmez, kalkılır bardan, kaçılır vs..

A: arkadaş
C: cherubim

A: bu haysiyetsizlik ne böyle, o kim ben kimim, benimle değil yatmak, iki kelime laflayabilmesi için bile çok uğraşması lazım, nerden geliyor bu cesaret? Söyle cherry ben kimim, o kim!!
c: haha sorma, yarın ayy ben şu gözlüklü entel küntele mi sarktım ay inanmıyorum, bi daha bu kadar içmemem lazım hiç birşeyi hatırlamıyorum, diyecek.
A: bu cürreti ne anlamıyorum.
c: kuzum türkiyedeki erkeklerin pipileri ile beyinleri yer değiştirmiş. kadınlar da ben kime verirsem alır mantelitesiyle yaşıyor işte.
a: aa ne zavallı ya allah kimseyi basit zeka ile terbiye etmesin, ben onun otoban vajinasına mı kaldım? O kzın yediği ***** burdan ankaraya tren yolu yapılır bea!
Alkol etkisiyle cidden yarmıştı, şimdi yazınca komik olmadı. tüh..
metallica destekçisi bir arkadaşla geçen diyalog:
o: abi dün kardeşim söyledi, cengiz'in ingilizcede ki karşılığı james miş.
e: hadi yaa?.. e peki oğuzhan ne anlama geliyo?
o: bilmem kirk falandır heralde.
diyaloğumsu olay, kahraman yine küçük kuzenim. malumunuz kış geliyor, ufaklığın gitmeye niyeti yok; annem yatağını seriyor, yorgan falan bırakıyor. annem yatak olayını halledip odadan çıkınca kız kardeşim oturuyor oraya. kuzen kızıyor,

- kalk ordan
+ niye?
- erkek yatağı orası!
+ ne alakası var yavrucum oturuyorum işte?
- kalk dedim!
+ git başımdan
- sen erkek yataklarına alışkın değilsin!

son cümlenin ardından kardeşim yarıla yarıla içeri gider. kuzen son bombayı patlatır,

"gülüyor bi de orospu!"
kurbanlık boğası kaçan mağdur bir vatandaşın belediye görevlisiyle yaşadığı rivayet edilen bir diyalogtur.

-alo, belediye mi? boğam kaçtı yardım istiyorum.
+bırak kaçsın dönerse senindir. dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.*
rakimalboğa kuzeniyle mutfakta kahve sigara yapmaktadır. akabinde kuzenin 2.5 yaşındaki oğlu ege mutfağa girer. ani bir hareketle boyunun zar zor yettiği masanın üstünden küllüğü alıp yere atar. sonuç: kristal küllük kırılmış, küller etrafa saçılmıştır.

akabinde:
kuzen: hah aferin iyi bok yedin ege.
ege: iyyi boh yedim.
© copyright 2005 - 2026