bugün
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- sırrı süreyya önder28
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası25
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- galatasaray neden transfer yapamıyor2
- kürt kızlarının güzel olması2
- silver ile evlenecek erkek53
- tutmayan başlık açma rehberi7
- bahçeli'nin spor kisvesi açıklaması2
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- askerlik anıları6
- gündüz uyuyup gece sokaklarda dolaşmak2
- birader bey birader bey2
- sarışın ve mavi gözlü kızla olmak2
- erecto dos andreas biraderitos3
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- dün gece ne oldu12
- ilişki yapmaya üşenmek2
- karınızın fileli çorap giymesine karışır mısınız2
- rafael leao victor osimhen leroy sane10
- sözlükteki linç kültürü12
- elinin içine hapşıran insan5
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sarapci koala59
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sözlükteki linç tayfa6
- cabrio araçla takla atmak3
- eylül 2026 şanslı burçları3
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- dün eski sevgilimin evinde neyse boşver diyen kız3
- stt geçmiş kondom kullanmak4
- az veren candan cok veren maldan5
- deccaliyet çağı6
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
entry'ler (568)
Toprak elementli bir erkekte huzuru bulacak kadındır ama diğer bütün erkekler bu kadında huzuru bulabilir. En sofistike karışım. Hastasıyız.
Nicki durup dururken Jefferson airplane dinleme isteği yaratmış yazar.
cümle dağarcığı alttaki bkz.lardan oluşan şahıs. (hepimiz geçtik bu dönemlerden o ayrı..)
- (bkz: Annemden / babamdan nefret edyorum)
- (bkz: Kimse beni anlamıyor).
- (bkz: Fuck the system)
- (bkz: 666)
- (bkz: I hate) (fill in the blanks)
- (bkz: Doktorum bana xanax veriyor).
- (bkz: Annemden / babamdan nefret edyorum)
- (bkz: Kimse beni anlamıyor).
- (bkz: Fuck the system)
- (bkz: 666)
- (bkz: I hate) (fill in the blanks)
- (bkz: Doktorum bana xanax veriyor).
hoca tarafından ters köşeye yatırılmış öğrenci eylemi.
Dharma logolu rakılar da çıkardı ortaya. Dharma her şeye deva..
Bir de açıklara göz dalar istanbul yad edilirdi... 'biz heybelide her geceeee....'
Bir de açıklara göz dalar istanbul yad edilirdi... 'biz heybelide her geceeee....'
Sahi böyle amcalar var, beni hep korkuturlar, bi de konserlere gelenleri var yalnız kurt gibi bi yerde durur ne yaptıkları belirsiz.
Çıkma teklifi, biz yetişkinlerin fena yıllar önce, hayatından çıkmış ve orta okul anıları içinde kalmış bir durumdur.
Erkek kişi, dişi kişiye sorar 'benimle çıkar mısın?' diye. Sonra bunlar okulun arka bahçesinde yürürler, eve beraber giderler efendime söyliyim, apartman kapısında kikirderler filan.
Büyüyünce bu 'yarın akşam bi yerlerde bir şeyler içmeye gidelim?' yada 'film festivalinde süper bi filme ikimize bilet aldım..' vs. oluyor. Hem konsept de değişiyor, okulun arka bahçesinde apartmanın kapısından daha geniş bir çevreye yayılıyor.
Erkek kişi, dişi kişiye sorar 'benimle çıkar mısın?' diye. Sonra bunlar okulun arka bahçesinde yürürler, eve beraber giderler efendime söyliyim, apartman kapısında kikirderler filan.
Büyüyünce bu 'yarın akşam bi yerlerde bir şeyler içmeye gidelim?' yada 'film festivalinde süper bi filme ikimize bilet aldım..' vs. oluyor. Hem konsept de değişiyor, okulun arka bahçesinde apartmanın kapısından daha geniş bir çevreye yayılıyor.
1830'lu yillarda neo-klasisizm'e tepki olarak dogmustur.
Romantik resimde zengin renkler ve enerjik firca vuruslari kullanilmis, dramatik konular betimlenmistir. Romantik resimde onemli olan kesinlikle olay degil, olayin yarattigi duygudur.
Bu akimin resimdeki en onemli temsilcileri
Ingiltere'de
William Turner
http://wahooart.com/a55a0...a/brue-6e3tlh/$file/g.jpg
görsel
William Blake
http://escribiramachetazo...2008/11/william-blake.jpg
Fransa'da
eugene delacroix
http://www.ricci-art.net/img005/145.jpg
Almanya'da
Caspar David Friedrich
http://www.juglares.org/g...r_david_friedrich_032.jpg
http://www.yoibaparaalgoe...ncontemplatingthemoon.jpg
Ispanya'da
Takintili sevdigim Francisco Goya
http://upload.wikimedia.o..._goya_-_casa_de_locos.jpg
http://www.rbvhs.org/teac...apeuro/images/may_3rd.jpg
http://garbo.ilcannocchia...o_devorando_a_su_hijo.jpg
Muzikte ise en unlu temsilcileri
Brahms, Beethoven, Schuman olmustur.
Romantik resimde zengin renkler ve enerjik firca vuruslari kullanilmis, dramatik konular betimlenmistir. Romantik resimde onemli olan kesinlikle olay degil, olayin yarattigi duygudur.
Bu akimin resimdeki en onemli temsilcileri
Ingiltere'de
William Turner
http://wahooart.com/a55a0...a/brue-6e3tlh/$file/g.jpg
görsel
William Blake
http://escribiramachetazo...2008/11/william-blake.jpg
Fransa'da
eugene delacroix
http://www.ricci-art.net/img005/145.jpg
Almanya'da
Caspar David Friedrich
http://www.juglares.org/g...r_david_friedrich_032.jpg
http://www.yoibaparaalgoe...ncontemplatingthemoon.jpg
Ispanya'da
Takintili sevdigim Francisco Goya
http://upload.wikimedia.o..._goya_-_casa_de_locos.jpg
http://www.rbvhs.org/teac...apeuro/images/may_3rd.jpg
http://garbo.ilcannocchia...o_devorando_a_su_hijo.jpg
Muzikte ise en unlu temsilcileri
Brahms, Beethoven, Schuman olmustur.
kompozisyon'un, tuval boyutlarinin disina tastigi izlenimi yaratacak sekilde duzenlenmesidir. Figurler kuralsiz, serbest bicimde duzenlenmis izlenimini verirler.
Asimetri, acik kompozisyonda merkezi oneme sahiptir, duygu ile simetrinin uyusmazligini vurgular.
Gunumuz sanatinda en fazla basvurulan kompozisyon turu, barok ve maniyerist resimde de cok sık kullanilmistir.
Asimetri, acik kompozisyonda merkezi oneme sahiptir, duygu ile simetrinin uyusmazligini vurgular.
Gunumuz sanatinda en fazla basvurulan kompozisyon turu, barok ve maniyerist resimde de cok sık kullanilmistir.
Bir heykelin, belirli bir mekanda, dikkati çekecek kadar çevreye yayilmasi, daginik bir form olusturmasini tanimlamak icin kullanilan terim.
(bkz: gestural abstraction)
Eylem resmi, en ünlü örneği;
Jackson Pollock` 1947 yılında yere serdiği dev tuvallerin üzerine boyayı akıtarak, sıçratarak damlatarak resimler yapmıştır. Resim sanatçının tuval üzerindeki hareketlerinin göstergesidir. Action Painting'de resim daha önceden tasarlanmaz, sanatçının eyleminin ürünü olarak ortaya çıkar yani sanatçının anlık dışa vurumu söz konusudur.
Eylem resmi, en ünlü örneği;
Jackson Pollock` 1947 yılında yere serdiği dev tuvallerin üzerine boyayı akıtarak, sıçratarak damlatarak resimler yapmıştır. Resim sanatçının tuval üzerindeki hareketlerinin göstergesidir. Action Painting'de resim daha önceden tasarlanmaz, sanatçının eyleminin ürünü olarak ortaya çıkar yani sanatçının anlık dışa vurumu söz konusudur.
"d" harflarini yanlış telafuz eden, şarkıcı. Diksiyonunu düzeltmedikçe şarkıları rahatsız edici olmaya devam edecektir.
Goya diyince akla bi gelen çıplak maya ile giyinik maya. Oysa Goya bi kadın tasvircisinin çok çok üzerinde bir ressamdır.
Üzerine çalışırken, güzelliğini farkettiğim ressamdır. Türkiyede pek az tanınmakta, ingilizce ve türkçe kaynakların azlığından popüleritesinin düşük olduğu anlaşılabilecek ressam, kendisini tanımak için ispanyadan cilt cilt kitaplar getirttiğimdir.
Goya, aragones'li fakir bi ailenin çocuğudur, dönemdaşları gibi sanatla tanışıklığı din aracılığıyla olmuştur.
Daha sonra Madrid'e doğru yönelmiş, ün geç yaşlarda gelmiş, bildiğin Velazquez gibi saray ressamı oluvermiştir.
Aristokrasiye karşı sürekli hicivli bir tavrının olmasına rağmen, nihayetinde saray ressamlığı yapmıştır.
50'li yaşlarında geçirdiği sinirsel bir hastalık yüzünden duyma yetisini kaybetmeye başlamıştır. Rahatsızlık dönemlerinde Aydınlanmacılara ilgi duymuş, Fransız Devrimini çok yakından takip etmiş, Jean-Jacques Rousseaudan etkilenmiştir. Rahatsızlığının ilk evresini atlattıktan sonra Caprichos isimli 80 gravürden oluşan dizinini çıkartmıştır. Aydınlanma döneminin etkileri ile çıkarttığı bu seride toplumun ve bireylerin cehaletlerini ortaya sererek toplumun aydınlanmasını sağlamaya çalıştığını belirtmiştir.
El sueño de la razón produce monstruos ( Aklın uykusu canavarları doğurur) adlı gravürü bu serinin kapak resmi olarak seçmiştir.
http://upload.wikimedia.o...B3n_produce_monstruos.jpg
Resimi, kimi tarihçiler (Jose Ortega y Gasset) tarafından uyuyan / düş gören sanatçının beyninin yarattıkları yani doğrudan sanatçının bilinç altındaki vahşeti olarak yorumlarken, kimi tarihçiler (Javier Potus, Valeriano Bozal) tarafından akıl eğer uyursa, cehalet, şiddet ve vurdumduymazlık iktidara geçecektir şeklinde yorumlanmıştır.
Daha sonra ispanyada Yarımada savaşalrı başlar, ispanyol halkı Napoleon Bonaparteın açtığı savaşta, gaddar savaş suçlarına maruz kalır, git gide fakirleşir savaştan fazlasıyla etkilenen Goya 'Los desastres de la guerra' (savaşın felaketleri) adında ikinci bir gravür serisi çıkartır.
Bu gravür serisi, kopuk kafalar, kurşuna dizilen kadınlar, çocuklar, ölü hayvanlar vs. den oluşan savaşın anlatıldığı son derece dramatik bir seridir.
Hastalığının tekrarlamasıyla Goya, Beethoven gibi duyma yetisini tamamen kaybeder, içine kapanır. Segovia yakınlarında iki katlı bir evde inzivaya çekilir ve aklındaki canavarlar birer birer duvarlarına dökülür. Quinta del sordo (sağırın evi) adlı evinin duvalarlarına yaptığı resimler, kullanılan koyu tonlar ve temalarındaki delilik, karamsarlık, halüsinasyonlar, yalnızlık, güzelliğe duyulan tiksinti sebebiyle Siyah resimler (pinturas negras) olarak adlandırılmıştır.
Bunların arasında en sevdiğim Saturno devorando a un hijo (çocuğunu yiyen Satürn):
görsel
duvara yapılan 14 resim ev yıkılmadan önce tuvale aktarılmış ve Prado müzesine verilmiştir.
Üzerine çalışırken, güzelliğini farkettiğim ressamdır. Türkiyede pek az tanınmakta, ingilizce ve türkçe kaynakların azlığından popüleritesinin düşük olduğu anlaşılabilecek ressam, kendisini tanımak için ispanyadan cilt cilt kitaplar getirttiğimdir.
Goya, aragones'li fakir bi ailenin çocuğudur, dönemdaşları gibi sanatla tanışıklığı din aracılığıyla olmuştur.
Daha sonra Madrid'e doğru yönelmiş, ün geç yaşlarda gelmiş, bildiğin Velazquez gibi saray ressamı oluvermiştir.
Aristokrasiye karşı sürekli hicivli bir tavrının olmasına rağmen, nihayetinde saray ressamlığı yapmıştır.
50'li yaşlarında geçirdiği sinirsel bir hastalık yüzünden duyma yetisini kaybetmeye başlamıştır. Rahatsızlık dönemlerinde Aydınlanmacılara ilgi duymuş, Fransız Devrimini çok yakından takip etmiş, Jean-Jacques Rousseaudan etkilenmiştir. Rahatsızlığının ilk evresini atlattıktan sonra Caprichos isimli 80 gravürden oluşan dizinini çıkartmıştır. Aydınlanma döneminin etkileri ile çıkarttığı bu seride toplumun ve bireylerin cehaletlerini ortaya sererek toplumun aydınlanmasını sağlamaya çalıştığını belirtmiştir.
El sueño de la razón produce monstruos ( Aklın uykusu canavarları doğurur) adlı gravürü bu serinin kapak resmi olarak seçmiştir.
http://upload.wikimedia.o...B3n_produce_monstruos.jpg
Resimi, kimi tarihçiler (Jose Ortega y Gasset) tarafından uyuyan / düş gören sanatçının beyninin yarattıkları yani doğrudan sanatçının bilinç altındaki vahşeti olarak yorumlarken, kimi tarihçiler (Javier Potus, Valeriano Bozal) tarafından akıl eğer uyursa, cehalet, şiddet ve vurdumduymazlık iktidara geçecektir şeklinde yorumlanmıştır.
Daha sonra ispanyada Yarımada savaşalrı başlar, ispanyol halkı Napoleon Bonaparteın açtığı savaşta, gaddar savaş suçlarına maruz kalır, git gide fakirleşir savaştan fazlasıyla etkilenen Goya 'Los desastres de la guerra' (savaşın felaketleri) adında ikinci bir gravür serisi çıkartır.
Bu gravür serisi, kopuk kafalar, kurşuna dizilen kadınlar, çocuklar, ölü hayvanlar vs. den oluşan savaşın anlatıldığı son derece dramatik bir seridir.
Hastalığının tekrarlamasıyla Goya, Beethoven gibi duyma yetisini tamamen kaybeder, içine kapanır. Segovia yakınlarında iki katlı bir evde inzivaya çekilir ve aklındaki canavarlar birer birer duvarlarına dökülür. Quinta del sordo (sağırın evi) adlı evinin duvalarlarına yaptığı resimler, kullanılan koyu tonlar ve temalarındaki delilik, karamsarlık, halüsinasyonlar, yalnızlık, güzelliğe duyulan tiksinti sebebiyle Siyah resimler (pinturas negras) olarak adlandırılmıştır.
Bunların arasında en sevdiğim Saturno devorando a un hijo (çocuğunu yiyen Satürn):
görsel
duvara yapılan 14 resim ev yıkılmadan önce tuvale aktarılmış ve Prado müzesine verilmiştir.
girmeh_yasah_gardeşim.
Hippi'lerin mottosu olan Don't war, make love (savaşma seviş) sözünün sahibinin peygamber ilan edileceği dindir.
NTV tarih'deki yazılarını keyifle takip ettiğim yazar.
Türk kahvesini sevenininde sevmeyeninde, eminönü'ne saçtığı kokuyla aklını başından alan şubenin sahibi marka. Türkiyede, türk kahvesi kültürünün mirasçısı, taşıyıcısı.
kadir topbaş:
Bu gün istanbul için ne rezillik planladın?
Bu gün istanbul için ne rezillik planladın?
Geçen günlerde Pera'da ziyaretine gittiğim ressam,
Vitebsk'de (beyaz Rusya) dünyaya gelen Yahudi sanatçı, Fovizm, kübizm ve sembolizmi harmanlamış, esin kaynağı olarak doğduğu küçük kenti, aşklarını, çocukluğunu kullanmıştır.
Bence Fovistliği, kübizm ve sembolizminin önüne geçer, renk zevki beni benden alır ki, Picasso kendisi için "Matisse öldükten sonra, ressamlar arasında renkten anlayan bi Chagall kaldı." diye buyurmuştur.
Sembolizmi ise basit öğelerden oluşur. Örneğin Ringa balığı, ringa balığı ticareti yapan babasına göndermedir, aşıklarla beraber resmettiği inekler ve horoz verimliliği, vitebsk evleri çocukluğuna duyduğu özlemi sembolize eder. Santçı Vitebsk'e öyle özlem duyarki Birleşik devletlerde yaşarken vitebsk'e yazdığı açık mektupda "I did not live with you, but I did not have one single painting that didn't breathe with your spirit and reflection." (seninle yaşamadım ama senin ruhunu ve yansımanı solumamış tek resmim yok.) demiştir.
Gülümseten romantiktir.
Havalarda soğurken renkleriyle, romantizmiyle içimizi ısıtmıştır.
Vitebsk'de (beyaz Rusya) dünyaya gelen Yahudi sanatçı, Fovizm, kübizm ve sembolizmi harmanlamış, esin kaynağı olarak doğduğu küçük kenti, aşklarını, çocukluğunu kullanmıştır.
Bence Fovistliği, kübizm ve sembolizminin önüne geçer, renk zevki beni benden alır ki, Picasso kendisi için "Matisse öldükten sonra, ressamlar arasında renkten anlayan bi Chagall kaldı." diye buyurmuştur.
Sembolizmi ise basit öğelerden oluşur. Örneğin Ringa balığı, ringa balığı ticareti yapan babasına göndermedir, aşıklarla beraber resmettiği inekler ve horoz verimliliği, vitebsk evleri çocukluğuna duyduğu özlemi sembolize eder. Santçı Vitebsk'e öyle özlem duyarki Birleşik devletlerde yaşarken vitebsk'e yazdığı açık mektupda "I did not live with you, but I did not have one single painting that didn't breathe with your spirit and reflection." (seninle yaşamadım ama senin ruhunu ve yansımanı solumamış tek resmim yok.) demiştir.
Gülümseten romantiktir.
Havalarda soğurken renkleriyle, romantizmiyle içimizi ısıtmıştır.