bugün

James McTeigue'nin yönettiği ve Natalie Portman, Hugo Weaving, Stephen Rea ile John Hurt'ün oynadığı film. Geleceğin totaliter ingilteresinde geçen V for Vendetta sadece V olarak bilinen maskeli bir adam tarafından bir ölüm-kalım durumundan kurtarılan yumuşak başlı genç kadın Evey'nin hikayesini anlatıyor.harika bir hikaye.
güzel natalie portmanın uğruna saçlarını kazıdığı film. bu imajı ile o şirin sempatik kız yerini psikopat birine bırakmış sanki, hatta portman çekimler sonrası döndüğü new yorkta bir gece gece vakti polis tarafından şüpheli sanılarak durdurulmuş ve tüneli değil normal yoldan devam etmesi söylenmiştir.
ne kadar az korkarsan o kadar çok özgürsün felsefesi üzerine kurgulanmış farklı bir film. v'nin hızlı konuşmalarını altyazıdan takip etmek biraz zor oluyor ama kesinlikle izlemeye değer.*
(bkz: remember remember the 5th of november)
kesinlikle gorulmesi gereken bir film. son zamanlarda sinemaya gelen en iyi filmlerden belki de. izlerken sık sık 1984 u animsiyorsunuz.
bu sezon sinemalara gelen en güzel film
tamamen zaman geçirmek için gidilip bi an bile göz kırptırmayan film olmuştur kendisi
1984,germinal,28 gun karısımı izlenirken insanın içinde bir şeylerin depreştiği güzel bir film.
kişilerden cok düşüncelerin,yapılardan cok umutların önemini vurgulayan son dönemde izlediğim en iyi film.
spoiler

askın tanımını yenıden yapan fılmdır. zıra asık oldugu kadının korkmaması ıcın ona yapmadıgı ıskence kalmamaktadır. kendısınden nefret ettırme noktasına gelerek buyuk bir rısk almaktadır. hem de 20 yıl uzerınde calıstıgı devrım planını sevdıgı kadının gerceklestırme kararına bırakmıstır.

spoiler

v; edmond dantes, anne ve babam, ben, sen ve herkes...

spoiler

izlenmesi gereken politik icerikli edebiyatla suslenmıs, super bir filmdir.
alan moore'un çizgi romanından uyarlama, iyi kurgulanmış, sürükleyici bir film. "şiddet adalet getirecekse meşrudur." gibi bir fikri savunan, v adında, devrimci bir kahramanın eylemleri anlatılmakta. terörün perde arkası vurgulanmaya çalışılmış. görüntüler çok iyi, çarpıcı sahnelere sahip, sinemada izlenilmesi gereken bir film.
her ne kadar filmde * bu kisimlari itinayla kesilmis olsa da, (bkz: anarsizm)
bana göre dünyanın en güzel kadınının oynadığı* film. watchable for natalie.
izledikten sonra düşünmenizi sağlayan film
(hayır hayır güldürürken düşündürmekten bahsetmiyorum kesinlikle*)
ayrıca çok etkileyici sahnelere sahiptir,gidilmesini tavsiye ederim ben bizzat kendim şahsen
siirsel replikleriyle,hafif matrix'i andıran sahneleriyle v'nin karizmasıyla,evey'in o bakısları hıckırarak aglayıslarıyla,izlenmesi gereken,ve bir solukta izlenen muhtesem film. puan:5/4.5
"ulan wachowski biraderler bile güzel film yapabiliyormus" dedirten film. her ne kadar ingilizcesi bazen zor anlasilsa da, ana fikri ön planda, akici bir film. cok güzel göndermeler ve sahneler var filmde, bazi sahneler matrix modunda cekilmis ve özel efektlerle icine edilmis olsa da.

Vi Veri Veniversum Vivus Vici.
film uyarlamasında v 'nin oldukça değiştirildiği çizgi roman. güzel çizgi roman, uyarlaması da güzel. ama en iyi çizgi roman uyarlaması için, (bkz: sin city)
Yönetmenlik işte böyle yapılır kardeşim ; hem görsel hem işitsel olarak tatmin edici,damarlardaki kahramanlık duygusunu kabartan kurgusuyla ve ders verici içeriğiyle etkileyici olan Wachowski biraderlerin sıradışı filmi.Gelecekte geçen filmde, Amerika'nın ortadoğu üzerindeki politikalarının başarısız olması ve büyüyen tepkiler nedeniyle büyük iç karışıklıklar yaşaması,ingiltere'nin diktatör bir yönetimle yönetilmesi ve V adındaki gizli kahramanın halka haksızlıklarla başetmeyi hatırlatması gibi ironik durumlar var.Güzel vakit gecirmek ve de birşeyler öğrenmek için ideal bir film.
çizgi romandan beyaz perdeye uyarlanmış, bir devrim filmidir. oyunculuk açısından, görsellik açısından muhteşemliği gözlerimizin önüne sermektedir. filmin başrolündeki oyuncu bizlere yüzünü göstermeden kendisine hayran bırakır. sarfettiği cümlelerle, hareketlerle tam bir bütündür.

okuduklarıma göre çizgi romandaki birçok ayrıntı filme uyarlanırken esgeçilmiş.. bu yüzden de film içerisinde bariz bazı kopukluklar görülmektedir. soru işaretleri bırakabilir.

senaryo açısından gayet başarılıdır. bir kahramanın, ulusu nasıl uyandırabileceiğini anlatır. filmin kahramanı v planlarını çok detaylı uygulamıştır. kendisini soyutlaştırmış, insanlığın dışında kendisini bir düşünce, bir fikir olarak göstermektedir.

film üzerinde beğenmediğim noktalara gelirsek.. o büyük ideallere sahip, bir düşünceyi benimsemiş ve bu yola yıllarını feda etmiş bir kahramanın filmin son sahnelerinde o güzel tasarlanmış maskesinin dudaklarıyla aşık olduğu kızın dudaklarını birleştirdiği sahne. gerçi kız buluşturmaktadır ama.. bilirsiniz öpüşmek çift taraflı olmaktadır. bu filme bu sahne gitmemiş, insana itici gelmiştir, bu senaryoya gitmemiştir bana göre..

en vurucu repliklerden birisi de şu olmuştur : "dansetmeden yapılan devrim, yapılmaya değer değiğldir." insan duyduktan sonra beyninde ufak bulanıklıklar yaşar, düşünür ve mutlu olur..

izlemediyseniz, kaçırmamanızı tavsiye ederim lakin şu sıralar dvd ve vcd versiyonu çıkmış, raflarda yerini almış bulunmaktadır. * * * *
Wcg adlı yarışmalarda türkiyeyi temsil etmiş counter strike takımlarından birinin ismidir aynı zamanda..
(bkz: cem karaca)

(bkz: 1984)
genelde özgürlük, başkaldırı gibi temalar üzerine işlenmiş başarılı ve izlenesi bir yapıt. özellikle filmin türkçe düblajlı versiyonu mutlaka seyredilmelidir zira v' nin seslendirmesi gerçekten çok başarılı ve orjinalinden daha ilgi çekicidir.
2006 yapımı abd ve almanya ortak yapımı bir film..tarihteki bir olaydan yola çıkan film seyirciyi 132 dk boyunca koltuğa bağlıyor..siyasi ve kişisel özgürlüklerin yok olduğu yerde onları yeniden var etmeyi amaç edinmiş bir adam ve ondan fikirlerini devralcak genç bir kadın..sloganı fikirler ölmez insanlar ölür..
etkileyici ve iğneleyici birçok sahne ve diyaloğa sahip film. izledikten hemen sonra bir v maskesi temin etmeyi istemek de kaçınılmazdır.

--spoiler--
- niçin ölmüyorsun sen?
- bu maskenin altında bir yüzden fazlası var. bu maskenin altında fikirler var! ve fikirlere asla kursun islemez!
--spoiler--
dünyadaki gibi cehennet vatanımızda da yükselen faşizan ivmelenmeye aha bu film bir sinema yumruktur desek abartmış mı oluruz.* ha bir de dogville'i hatırlayalım uyarı niyetine.
Ana karakteri olan "V" nin ne iyi ne de kötü bir karakter olmasını isteyen çizeri Alan Moore'un filmde "V" yi iyi biri olarak canlandırılmasından dolayı filmi beğenmediği,eserine ihanet edildiğini söylediği ve jeneriklerinden adını çıkarttığı filmdir.Buna rağmen son dönemlerin en iyi filmlerinden biridir.Öyle ki filmin sonunda tüyleriniz diken diken olur ve kafanızın içinde "bir tanede buraya lazım" diye bir ses duyarsınız..
harika filmdir. kalıplar kırılıp yapılabilmiş nadir filmlerden birisi olmuştur. güzel de olmuştur. özgürlük ve bağımsızlık teması üzerinden bir toplumun gaza getirilişinin hikayesidir.
en güzel uyarlama filmlerdendir.
Danssız bir devrim devrim değildir... kelimesinin geçtiği film kesinlikle izlenmesi gereken film.
natalie portman'in oynarken hiç zorluk çekmediği film. çünkü bu film inanılmaz bir şekilde leona benziyor. natalie portman'i en son leon filminde izleyenler için hatunun yeni görüntüsüne alışmak biraz zaman alabilir. film için söylenecekler ise; fikirlerin hayattaki her şeyden daha önemli olduğu, özgürlüğün zorla elde edilecek kadar önemli bir değer olduğu, insanların en çok güvendiği devletin bile hata yapabildiği ve medyanın karanlık yüzü.
Filmin verdiği en güzel mesaj ; "insanlar hükümetlerinden korkmamalı, hükümetler insanlarından korkmalı " mesajıdır.
vendetta: kan davası.

--spoiler--
v'nin kızımızla ilk kez karşılaştığında ağzından dökülen cümleler. muhteşemdir.

voila! in view, a humble vaudevillian veteran, cast vicariously as both victim and villain by the vicissitudes of fate. this visage, no mere veneer of vanity, is it vestige of the vox populi, now vacant, vanished. however, this valorous visitation of a by-gone vexation, stands vivified, and has vowed to vanquish these venal and virulent vermin vanguarding vice and vouchsafing the violently vicious and voracious violation of volition. the only verdict is vengeance; a vendetta, held as a votive, not in vain, for the value and veracity of such shall one day vindicate the vigilant and the virtuous. verily, this vichyssoise of verbiage veers most verbose so let me simply add that it's my very good honor to meet you, and you may call me v.

şöyle bir tercümesini buldum ki...
voilà! velakin, dışarıdan göründüğüyle; feleğin virajları sayesinde vekâleten hem vâziri hem de vebali olmayanı oynamış naçizane bir vodvil eskisi. bu vecih, kibir vehametinden bihaber vasfıyla veranın vecizelerine vekillik yapan, şimdilerde varisi olmayan, virane durumda bir vekil. her şeye rağmen, varlığını yitirmiş bu vahametin vahdetiyle vücudunda ve veznenin velveleleriyle beslenen, velfecirliğe tenezzül eden, vechleri doyurulamaz bir vahşet arzusuyla kaplı bu vegar dolu vazilerin şimdilerdeki. verilecek tek bir hüküm var, "vendetta". beyhude bir vaaz değil, vicdan ve vakar adına verilmiş günün birinde vefi olanın ve vaziyeti görenin velisi olacak bir vaattir. velhasıl, bu önemsiz vira vecizeler buradaki vuslatımızın vadesini uzatır. sözün özü, şunu ifade etmek isterim ki; sizinle tanışmak bir onur, ve beni çağırabileceğiniz isim v.

alt yazıyı çeviren her kimse teşekkür etmek gerekir kendisine.

not:
çeviri divxplanet'te sunulan adı geçen filmin alt yazılarından (sanırım pukka gibi bir şeydi) alınmıştır.

--spoiler--
freedom forever be bilader. bir filmin konusu bu kadar muhteşem işlenebilir ancak. alıyor götürüyor sizi kendinizden. v'nin davası'nın arkasında yer aldığınızı hissediyorsunuz bir an. hakikaten bir daha izlenilesilerim arasına girdi bu film. kendini bana beğendirttiği için tebrik ediyorum vendetta'yı*.
natalia portman hucreye tıkılıp gunler gectıkten sonra,bacaklarının hala puruzsuz olması,bız deryayı umman seyırcılerın dıkkatını cekmıstır,netekim kızımız bı yerlere epılasyon aletı felanmı saklamsıtır,yoksa bu sonradan anladıgımız v adlı maskelı karakter duzenlı olarak gelıp kızımızı epilemi etmektedir? bu paradoks ılen fılmı ızledık bıtırdık.
alan moore'un eseri *. ayrıca ondan uyarlanan 2005 yapımı film. öyle bir film ki, tek kelimesi tek sahnesi boş değil. tekrar tekrar izlenesi, izlenen en iyi filmler listesine en baştan sokulası şaheser.
altyazıyı hazırlayan arkadaşın bizler için film kadar önemli bir yeri olması lazım çünkü sıradan bir çeviri ile filmin içine edilebilirdi ama hazırlayan her kim ise özellikle (#764920) bu entry'de belirtilen sahnede ustalığını ortaya koymuş..film için ise cidden olağanüstü bir film.(#847368 ) bu entry'de belirtilenin yanında bir de hücre sahnesinde evey'in yüzü morarıyor yara bere oluyor yüzünde ama çıktığı sahnede yüzü pürüzsüz bu nokta gözden kaçmış..
filmin aykırı duyguları harekete geçirebilecek bir kurgusu var. insanın isyan edesi geliyor izlerken. herkesin dikkatle izleyip dersler çıkarması gereken bir film.
''A revolution without dancing is a revolution not worth having''
izlemeye degen bir film. ne kadar korkussuzsaniz o kadar ozgursunuz temasini iyi islemisler. filmdeki siyasetcilerin bir bir aynisi amerikan siyasetcilerinden esinlenmeyi birak direk kopya edilmistir. kus gribi, aids, kanser vs hastaliklarinin kokunun nereye dayandigina dair bir ipucu verebilir. natalie portman kazinmis kafasina ragmen nefes kesmeye devam eder. her filmde oldugu gibi bu filmde de abartili ve anlamsiz birsuru sey vardir en azindan konusu guzel.. ayrica ingiliz aksani yapacaz diye sican aktor/aktristler olmadigi icin sinir olmadan izlenebilir.
yakın zamanda gündeme gelen bir gençlik hareketine ilham olmuş film.
http://www.yuzde52.org
film kafamıza vura vura 11 eylül sonrası amerikasını ve bunun varacağı yeri anlatmaktadır. ancak zannetmeyin ki mesaj sadece amerikaya, kendine düşman seçerek yaşamayı adet edinmiş bütün devletlere açık bir mesaj var. ayrıca insanın kendini tehdit altında hissetmesi durumunda can havliyle nelerinden feragat edebileceğinin de müthiş betimlemesi olan bir film; özel efekt, kurgu ve oyunculuktan çok fazlası...
geleceğin ütopik ingilteresinde yaşanan bir hikayeyi anlatan film. insanların fikirleri uğrunda neler yapabileceğini dahası korkunun insanlara neler yaptırabileceğini anlatan filmdir. ama benim için en önemli gözlem filmdeki kubrick ve dahası otomatik portakal etkisi. sanki bir ara gerçekten alex delarge'ı iş başında izler gibi oldum. sadece bu yönü için bile izlenebilecek film.
(bkz: anarsizm)
bir dakika bile sıkılmadığım süper politik film. yalnız çizgi romanı okumayan biri olarak şunlar kafam takıldı:

--spoiler--
1) parlamento binasının tam altından geçen kapatılmış bir metro yolundan neden hiç kimse şüphelenmedi. parlamentonun önüne milyon tane asker koyulacağına oraya bakabilirdi başkanın adamları.

2) kürdistan ne ara kuruldu?
--spoiler--
başrolde leonun mathildei natalie portmanın oynadığı, anlaşılması zor ama çok hoş bir fikri olan film.
kardeşimden gelen abi bu filmi mutlaka izle gibi ısrar cümlelerine rağmen maceradır, saçmasapan birşeydir diye izlemeye dün akşama kadar direndiğim ve dün akşam izleyip çok beğendiğim yapıt. natalie portman'a bir kez daha hayran oldum.
(bkz: devletin halkı kandırması)

(bkz: 5 kasım)

(bkz: anarşi)

(bkz: halkın kendi başının çaresine bakması)
v, ''..bu kutuda yediyüz şarkı var.. ama hiçbirinde dans etmedim..'' derken, fonda
cat power'dan i found a reason şarkısını duyabileceğiniz müthiş film..
hayatinda film izlememis yazarlarin super diye nitelendirdikleri, bu kadar mı aptal kurgu olur dedirttiren gereksiz film.***
kesinlikle bir şaheser, insanın anarşist duygularını okşayan bir film, bir başyapıt.. çizgi romanın filme aktarımı gayet başarılı ve filmdeki hugo weaving isimli şahsiyet, bir karaktere ancak bu kadar güzel can verebilir, onu efsane haline getirebilirdi..

filmin her saniyesinde anarşizm üzerine mesajlar verilmiş, gerek sözler gerekse davranışlar bu görüşü destekler nitelikte olmuştur.. wachowski kardeşlerin sinemaya uyarladığı bu film, kült filmler kategorisinden bu kadar yeni olmasına karşın şimdiden bir koltuk reserve ettirmiştir, hem de en önlerden..

"fikirler kurşun geçirmez"

ayrıca bu filmi sevenler, bu eserleri de seveceklerdir;

(bkz: 1984)
(bkz: mülksüzler)
(bkz: animal farm)
(bkz: a clockwork orange)
cidden de güzel bir film. izlenmesi tavsiye edilir.
george orwell' in unutulmaz eseri 1984 gibi totaliter rejimlerin baskısını ortaya koyan, hugo weawing' in hayat verdiği ve guy folkes' i hatırlatan maskeli kahramanıyla baskının altından kalkılabileceğini ispatlayan film.
natalie portman ' a hayran kalınmıstır. bu film icin saclarını kazıtmıs ayrı bir hava vermistir. tavsiye edilesi bir filmdir.