bugün
- fırın sütlaç7
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek4
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- futbol19
- avrupa10
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı7
- ömür boyu yalnız kalmak istemek6
- queen ravenna ifşası8
- beşiktaş20
- crystal palace4
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- gocu5
- cep telefonu25
- izmirin en güzel semtleri10
- tekirdağ da gece hayatı3
- am'i ugly4
- sözlükteki amcaları karbon testine yollamak3
- true22
- true'nun çaylak olması2
- almanya türkiye saat farkı 2'ye çıkıyor3
- akepe dönemi15
- cinler ve akıl hastalığı4
- kırşehir de gece hayatı4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
- uçanyarrak317
- bir tırcı sevmek11
- wrong turn serisi saçmalığı3
- adana da gece hayatı3
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- nokia21
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- herkes en sevmediği 3 yazarı açıklamalı3
- ben geldim naneler12
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı4
- türkiye23
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- kendini bilime'ya da felsefeye adamak2
- la loba21
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- istanbul6
- gocu reyizimizin sözlüğe dönmesi2
- türkiyenin geleceği5
- pique'nin shakira'yı aldatması2
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- edirne de gece hayatı2
en büyük hayali uçmak ise insanın o her uçtuğunda sevinç ve kıskançlık bir arada yaşanır *
(bkz: şeytan uçurtması)
küçükken bir rüzgar çıkar da peşinde ben de uçarım korkusuyla bir türlü zevkini alamadığım oyuncakımsı nesne.
özgürlük. (bkz: uçurtmayı vurmasınlar)
baharın ortalarına gelmemizle artık tam sezonunda olan harika oyuncak. çocuk ruhunu kaybetmeyenlerin evde mutlaka bir tane bulundurduğu kafalarına estiğinde çayır bayır bulamazsa caddenin ortasında bile koşarak uçurabileceği nesne. ayrıca evet vurmasınlar onu.
ilk yaz geldi, uçurtma göründü, yazmak şart oldu.
geçmişe ve geleceğe baktım, m.ö 3000 yılında buldum onu. yalın ayak başı kabak olmasını beklerken, narin bir gelin gibi süslü olduğunu gördüm. eşkenar üçgen, altıgen, dörtgen gibi geometrik şekillerinin yanı sıra bambaşka kimliklere bürünüp, her seferinde bambaşka biri olabiliyordu. söz gelimi, bazen kuş, bazen ejderha, bazense yaramaz bir balık oluveriyordu.
Çin'in Weifeng şehrinde doğan bu narin güzelin oyunculuğu kısa sürede Japonya, Tayvan ve Endonezya'ya ulaştı, derken, bu korkusuz güzel çocukların kalbinde taht kurup, eğlencelerin aranan siması oldu.
ona korkusuz demem boşa değil, çünkü; o, savaşlarda haberleşmeyi sağladı, düşmanı korkutup gövde gösterileri yaptı, hasat mevsiminde bolluk olması için Tanrı'ya yakardı, bir savaşçı gibi yeni doğan bebeklerin üstündeki kötü ruhlarla savaşıp, onları kovdu. hırsızlık yapmak ve balık avlamak ise kötücül yanlarıydı kırılgan kuşun. kim bilir belkide o yüzden bir yanı hep hüzünlüdür rüzgarla dans ederken...
Marco Polo'da, Uzak doğunun bu korkusuz, narin, kırılgan güzelini Malaya adalarında gördüğünde benim gibi ona vurulmuştu. Marco, Malaya'dan satın aldığı bu güzeli Hollanda'ya götürdü ve böylece bu narin güzel hemen hemen her ülkenin semalarında dans ederken görüldü...
ne çok şiir yazılmıştır bu güzele, en çokta çocuklar sevmiştir onu ve özgürlüğe hasret olanlar.
benim de bir diyeceğim var elbet:
Beni Weifeng'e götürün, ne eşkenar, ne üçgen, ne altıgen, ne dörtgen ne de ejderha olmasın, kuşlar zaten uçuyorlar, balıktan olsun uçurtmam, ben en çok balıkları uçurmak isterim.
geçmişe ve geleceğe baktım, m.ö 3000 yılında buldum onu. yalın ayak başı kabak olmasını beklerken, narin bir gelin gibi süslü olduğunu gördüm. eşkenar üçgen, altıgen, dörtgen gibi geometrik şekillerinin yanı sıra bambaşka kimliklere bürünüp, her seferinde bambaşka biri olabiliyordu. söz gelimi, bazen kuş, bazen ejderha, bazense yaramaz bir balık oluveriyordu.
Çin'in Weifeng şehrinde doğan bu narin güzelin oyunculuğu kısa sürede Japonya, Tayvan ve Endonezya'ya ulaştı, derken, bu korkusuz güzel çocukların kalbinde taht kurup, eğlencelerin aranan siması oldu.
ona korkusuz demem boşa değil, çünkü; o, savaşlarda haberleşmeyi sağladı, düşmanı korkutup gövde gösterileri yaptı, hasat mevsiminde bolluk olması için Tanrı'ya yakardı, bir savaşçı gibi yeni doğan bebeklerin üstündeki kötü ruhlarla savaşıp, onları kovdu. hırsızlık yapmak ve balık avlamak ise kötücül yanlarıydı kırılgan kuşun. kim bilir belkide o yüzden bir yanı hep hüzünlüdür rüzgarla dans ederken...
Marco Polo'da, Uzak doğunun bu korkusuz, narin, kırılgan güzelini Malaya adalarında gördüğünde benim gibi ona vurulmuştu. Marco, Malaya'dan satın aldığı bu güzeli Hollanda'ya götürdü ve böylece bu narin güzel hemen hemen her ülkenin semalarında dans ederken görüldü...
ne çok şiir yazılmıştır bu güzele, en çokta çocuklar sevmiştir onu ve özgürlüğe hasret olanlar.
benim de bir diyeceğim var elbet:
Beni Weifeng'e götürün, ne eşkenar, ne üçgen, ne altıgen, ne dörtgen ne de ejderha olmasın, kuşlar zaten uçuyorlar, balıktan olsun uçurtmam, ben en çok balıkları uçurmak isterim.
harika bir şebnem ferah şarkısı.
Akla ucurtma avcisini getiren...
rüzgar olmadan uçamaz, ama rüzgarı arkasına alarak uçmaz, rüzgara direnerek uçar.
Uçurtma
Göğün ipini tutmuş koşuyor çocuk
savura savura denizi, al yeşil mor, kıyı boyunca.
Kapılardan içeri yaz doluyor döne döne
keskin bir adaçayı, reçine, kekik
kokusuyla, başdöndürücü
bir çingene çergisi çığrışmasıyla, gün günden uzun,
gün günden deli.
Dilimizde zaman av etleri tadında.
Akşamları kıyıda, demlenirken altında salkımsöğütün,
başı dizimizde uyuyor deniz, yorgun, güleryüzlü, güvenli
(bkz: Sait Maden)
Göğün ipini tutmuş koşuyor çocuk
savura savura denizi, al yeşil mor, kıyı boyunca.
Kapılardan içeri yaz doluyor döne döne
keskin bir adaçayı, reçine, kekik
kokusuyla, başdöndürücü
bir çingene çergisi çığrışmasıyla, gün günden uzun,
gün günden deli.
Dilimizde zaman av etleri tadında.
Akşamları kıyıda, demlenirken altında salkımsöğütün,
başı dizimizde uyuyor deniz, yorgun, güleryüzlü, güvenli
(bkz: Sait Maden)
canlı olarak en son 2 sene evvel sefaköy semalarında gördüğümdür.
yüksekliği hakkaten şaşırtıcı idi. biraz daha yükselse yanından uçak geçecekti, o derece.
yüksekliği hakkaten şaşırtıcı idi. biraz daha yükselse yanından uçak geçecekti, o derece.
özgür hissetmeye ihtiyaç duyan her ruhu mutlu eden mükemmel buluş.
her ruh ona benzer biraz, çıkıp gitmek ister bedenden havalanır da havalanır ama bir ip vardır bedenin elinde, o beden o elindeki iple ne kadar izin verirse ancak o kadar havalanır.
her ruh ona benzer biraz, çıkıp gitmek ister bedenden havalanır da havalanır ama bir ip vardır bedenin elinde, o beden o elindeki iple ne kadar izin verirse ancak o kadar havalanır.
rüzgara karşı yukarı, aşağı yapması yok mu.. anlayamazsınız...
tasmalı köpeğin uçan hali gibidir.. bazen ipleri koparmak gerekir..
YAZ TATILLERININ BIR NUMARALI EGLENCESIYDI.. KOMSUNUN BALKONUN ALTINDA ARKADASLARLA AFILLI UCURTMALAR YAPARDIK. BABASI MOBILYACI OLAN ARKADAS CITALARI AYARLARDI. RENGARENK KAPLAMALAR ILE TAMAMLAR MAHALLEMIZIN RUZGAR GOREN TEPESINDE AKSAM VAKITLERINE KADAR BIR YANDAN UCURTMAMIZI UCURUR BIR YANDAN MUHABBET EDERDIK.. AKSAMA DOGRU DOMATESLI PEYNIRLI EKMEKLER KUCUK KARDESLER TARAFINDAN GETIRILIR BIRLIKTE YENILIRDI.. MAHALLE ARKADASLIGI, KOMSULUK VE BIR COK SEY ANIMSATTI SIMDI.
Teröristlerin Vurmasınlar diyerek cezaevlerinden saldıkları aygıt.
o uçurtmanın üstüne binip onunla birlikte gökyüzünde dolaşma hayali doldururdu çocukluğumuzu. keşke uçurtma olsam derdik. derme çatma malzemelerden yapardık uçurtmalarımızı. şeytan uçurtması en basitiydi onun bile terazisi tutmazdı döne döne çakılırdı. uçurtma ipi bulamaz evden keçi kılından yapılan iplerden çalardık. uçurtma yükselirse sevinçten coşardık ama her seferinde o çiğ ip kopardı. düştüğü yeri bulmaya çalışır paramparça uçurtmanın başında ağlardık. çocukluk işte. şimdi bir sürü teknolojik oyuncağımız var ama mutlu değiliz.
çocukluğu ve özgürlüğü hatırlatan aygıt.
en sevdiğim...her gördüğümde hayranlıkla izlediğim...bir gün evladım olursa sosyal medyanın esiri olmasın, elinde uçurtması olsun istiyorum. beraber uçurtma uçuralım, gökyüzünü izleyelim istiyorum.
bana 90 ların verdiği en güzel yetenek uçurtma yapmaktır. izleye izleye öğrendim. bizim zamanımızda bilgisayar yaygın değildi. kağıttan ve çıtadan olmak üzere iki çeşidini de yaparım.
mehmet gürelinin bir şarkısı. bir uçurtmanın kaçışını anlatır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar