bugün
- özelden şeftalisini atan yazar13
- filistin37
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı7
- mantısıyla meşhur olan ilimiz8
- arkadaşlar bir şey soracağım10
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi6
- tarhana çorbası9
- silvermist'e iki şey söyle20
- sözlük kızlarının kombinleri17
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile4
- antipanik'e bir şey söyle22
- tavuk tantuni5
- bamya sever misin diyen yazar3
- antalya5
- çivi çiviyi söker diyen kız5
- parcalandim toparlanamiyorum321
- 44 yaşında psikolog olmak7
- galette2
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- öğretmenler odasında kahve içmenin felsefesi4
- sözlük yazarlarının şeftalileri3
- sarapci koalayi denize atmak5
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması5
- mattia ahmet minguzzi3
- gün menüsü2
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- fon kurdum para yatırır mısınız4
- vişneli sarma2
- portakal suyu2
- bahçeye işemek3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- muşlettin amca7
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması5
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır5
- sözlük botları2
- azerbaycan8
- sarapci koala ile el ele parklarda koşmak4
- berberin traş yaparken kapıyı ve peredeyi kapaması3
- herkesin para için bir yerlere koşturması2
- cik cik vs bik bik2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- egay sucukcu'ya bir şey söyle4
- vincenzo montella5
- pıttık fırlatma akımı2
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon6
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması5
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı4
- cenazede gülmek8
- su bardağında çay içmek10
ilk yaz geldi, uçurtma göründü, yazmak şart oldu.
geçmişe ve geleceğe baktım, m.ö 3000 yılında buldum onu. yalın ayak başı kabak olmasını beklerken, narin bir gelin gibi süslü olduğunu gördüm. eşkenar üçgen, altıgen, dörtgen gibi geometrik şekillerinin yanı sıra bambaşka kimliklere bürünüp, her seferinde bambaşka biri olabiliyordu. söz gelimi, bazen kuş, bazen ejderha, bazense yaramaz bir balık oluveriyordu.
Çin'in Weifeng şehrinde doğan bu narin güzelin oyunculuğu kısa sürede Japonya, Tayvan ve Endonezya'ya ulaştı, derken, bu korkusuz güzel çocukların kalbinde taht kurup, eğlencelerin aranan siması oldu.
ona korkusuz demem boşa değil, çünkü; o, savaşlarda haberleşmeyi sağladı, düşmanı korkutup gövde gösterileri yaptı, hasat mevsiminde bolluk olması için Tanrı'ya yakardı, bir savaşçı gibi yeni doğan bebeklerin üstündeki kötü ruhlarla savaşıp, onları kovdu. hırsızlık yapmak ve balık avlamak ise kötücül yanlarıydı kırılgan kuşun. kim bilir belkide o yüzden bir yanı hep hüzünlüdür rüzgarla dans ederken...
Marco Polo'da, Uzak doğunun bu korkusuz, narin, kırılgan güzelini Malaya adalarında gördüğünde benim gibi ona vurulmuştu. Marco, Malaya'dan satın aldığı bu güzeli Hollanda'ya götürdü ve böylece bu narin güzel hemen hemen her ülkenin semalarında dans ederken görüldü...
ne çok şiir yazılmıştır bu güzele, en çokta çocuklar sevmiştir onu ve özgürlüğe hasret olanlar.
benim de bir diyeceğim var elbet:
Beni Weifeng'e götürün, ne eşkenar, ne üçgen, ne altıgen, ne dörtgen ne de ejderha olmasın, kuşlar zaten uçuyorlar, balıktan olsun uçurtmam, ben en çok balıkları uçurmak isterim.
geçmişe ve geleceğe baktım, m.ö 3000 yılında buldum onu. yalın ayak başı kabak olmasını beklerken, narin bir gelin gibi süslü olduğunu gördüm. eşkenar üçgen, altıgen, dörtgen gibi geometrik şekillerinin yanı sıra bambaşka kimliklere bürünüp, her seferinde bambaşka biri olabiliyordu. söz gelimi, bazen kuş, bazen ejderha, bazense yaramaz bir balık oluveriyordu.
Çin'in Weifeng şehrinde doğan bu narin güzelin oyunculuğu kısa sürede Japonya, Tayvan ve Endonezya'ya ulaştı, derken, bu korkusuz güzel çocukların kalbinde taht kurup, eğlencelerin aranan siması oldu.
ona korkusuz demem boşa değil, çünkü; o, savaşlarda haberleşmeyi sağladı, düşmanı korkutup gövde gösterileri yaptı, hasat mevsiminde bolluk olması için Tanrı'ya yakardı, bir savaşçı gibi yeni doğan bebeklerin üstündeki kötü ruhlarla savaşıp, onları kovdu. hırsızlık yapmak ve balık avlamak ise kötücül yanlarıydı kırılgan kuşun. kim bilir belkide o yüzden bir yanı hep hüzünlüdür rüzgarla dans ederken...
Marco Polo'da, Uzak doğunun bu korkusuz, narin, kırılgan güzelini Malaya adalarında gördüğünde benim gibi ona vurulmuştu. Marco, Malaya'dan satın aldığı bu güzeli Hollanda'ya götürdü ve böylece bu narin güzel hemen hemen her ülkenin semalarında dans ederken görüldü...
ne çok şiir yazılmıştır bu güzele, en çokta çocuklar sevmiştir onu ve özgürlüğe hasret olanlar.
benim de bir diyeceğim var elbet:
Beni Weifeng'e götürün, ne eşkenar, ne üçgen, ne altıgen, ne dörtgen ne de ejderha olmasın, kuşlar zaten uçuyorlar, balıktan olsun uçurtmam, ben en çok balıkları uçurmak isterim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar