bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi8
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi11
- mantra grubu6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle18
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi10
- 10 temmuz 20264
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- kiraz cicegi kolonyasi34
- midye8
- corona sonrası dünya düzeni4
- kürdistan5
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı17
- gram altın3
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- erkekte ideal omuz ölçüsü3
- 1000 liralık boxer giymek4
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- ayakseverlik5
- uzun ilişki sürdürmenin sırları3
- yazarların en sevdiği sözler3
- menemen4
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak2
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- söylemek istenilenler3
- futbol21
- oğlum donat şu masayı4
- yazarların en sevdiği meyve3
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- tabağında yemek bırakan erkek5
- johnny sinsin araba vurdurması3
- karıştığı her yiyeceğe lezzet katan gıdalar2
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- fiat 131 vs peugeot 5042
- arapça da ben ene diye mi ana diye mi okunur3
- velvet38
- 2026 dünya kupası23
- düşün ki o bunu okuyor6
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kadın yazarların kavga etmesi11
- fetöhan pamukçuk2
- corona3
- fas9
- fransa6
- kokoreç3
- kuran da namazın olmaması21
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- erdal özyağcıların küçük zamparalığı4
ilk yaz geldi, uçurtma göründü, yazmak şart oldu.
geçmişe ve geleceğe baktım, m.ö 3000 yılında buldum onu. yalın ayak başı kabak olmasını beklerken, narin bir gelin gibi süslü olduğunu gördüm. eşkenar üçgen, altıgen, dörtgen gibi geometrik şekillerinin yanı sıra bambaşka kimliklere bürünüp, her seferinde bambaşka biri olabiliyordu. söz gelimi, bazen kuş, bazen ejderha, bazense yaramaz bir balık oluveriyordu.
Çin'in Weifeng şehrinde doğan bu narin güzelin oyunculuğu kısa sürede Japonya, Tayvan ve Endonezya'ya ulaştı, derken, bu korkusuz güzel çocukların kalbinde taht kurup, eğlencelerin aranan siması oldu.
ona korkusuz demem boşa değil, çünkü; o, savaşlarda haberleşmeyi sağladı, düşmanı korkutup gövde gösterileri yaptı, hasat mevsiminde bolluk olması için Tanrı'ya yakardı, bir savaşçı gibi yeni doğan bebeklerin üstündeki kötü ruhlarla savaşıp, onları kovdu. hırsızlık yapmak ve balık avlamak ise kötücül yanlarıydı kırılgan kuşun. kim bilir belkide o yüzden bir yanı hep hüzünlüdür rüzgarla dans ederken...
Marco Polo'da, Uzak doğunun bu korkusuz, narin, kırılgan güzelini Malaya adalarında gördüğünde benim gibi ona vurulmuştu. Marco, Malaya'dan satın aldığı bu güzeli Hollanda'ya götürdü ve böylece bu narin güzel hemen hemen her ülkenin semalarında dans ederken görüldü...
ne çok şiir yazılmıştır bu güzele, en çokta çocuklar sevmiştir onu ve özgürlüğe hasret olanlar.
benim de bir diyeceğim var elbet:
Beni Weifeng'e götürün, ne eşkenar, ne üçgen, ne altıgen, ne dörtgen ne de ejderha olmasın, kuşlar zaten uçuyorlar, balıktan olsun uçurtmam, ben en çok balıkları uçurmak isterim.
geçmişe ve geleceğe baktım, m.ö 3000 yılında buldum onu. yalın ayak başı kabak olmasını beklerken, narin bir gelin gibi süslü olduğunu gördüm. eşkenar üçgen, altıgen, dörtgen gibi geometrik şekillerinin yanı sıra bambaşka kimliklere bürünüp, her seferinde bambaşka biri olabiliyordu. söz gelimi, bazen kuş, bazen ejderha, bazense yaramaz bir balık oluveriyordu.
Çin'in Weifeng şehrinde doğan bu narin güzelin oyunculuğu kısa sürede Japonya, Tayvan ve Endonezya'ya ulaştı, derken, bu korkusuz güzel çocukların kalbinde taht kurup, eğlencelerin aranan siması oldu.
ona korkusuz demem boşa değil, çünkü; o, savaşlarda haberleşmeyi sağladı, düşmanı korkutup gövde gösterileri yaptı, hasat mevsiminde bolluk olması için Tanrı'ya yakardı, bir savaşçı gibi yeni doğan bebeklerin üstündeki kötü ruhlarla savaşıp, onları kovdu. hırsızlık yapmak ve balık avlamak ise kötücül yanlarıydı kırılgan kuşun. kim bilir belkide o yüzden bir yanı hep hüzünlüdür rüzgarla dans ederken...
Marco Polo'da, Uzak doğunun bu korkusuz, narin, kırılgan güzelini Malaya adalarında gördüğünde benim gibi ona vurulmuştu. Marco, Malaya'dan satın aldığı bu güzeli Hollanda'ya götürdü ve böylece bu narin güzel hemen hemen her ülkenin semalarında dans ederken görüldü...
ne çok şiir yazılmıştır bu güzele, en çokta çocuklar sevmiştir onu ve özgürlüğe hasret olanlar.
benim de bir diyeceğim var elbet:
Beni Weifeng'e götürün, ne eşkenar, ne üçgen, ne altıgen, ne dörtgen ne de ejderha olmasın, kuşlar zaten uçuyorlar, balıktan olsun uçurtmam, ben en çok balıkları uçurmak isterim.
Gündemdeki Haberler