1. 1.
    1 mart 2006'da vizyona girecek bir film. 21. yüzyılın sonlarına doğru dünya'da nemenemm bir canlı türü türemiştir. Bunlar insandan bozma, vampirden azma yaratıklardır. Ama insanlardan daha güçlü ve zekidirler. Bu esnada dünya yeni bir kahramana gebedir. Bu kahramanın bir hatun olması hiç de fena olmayacaktır.
    1 -1 ... zall
  2. 2.
    türkçesi mor ötesidir. dalga boyu yaklaşık 200nm civarındadır.
    1 ... exonotzor
  3. 3.
    paco rabanne'in tasarladigi bir parfumun adidir.
    1 ... painkiller
  4. 4.
    morötesi ışıklardır ve bir atomun elektronlarının dış katmanlarından yayılan ışınlardır.*
    ... yahudi yerlesimci
  5. 5.
    (bkz: infrared)
    ... azorka
  6. 6.
    milla jovovich'in yeni filmi biraz acayip ve fantastik. henüz türkiyede yayına girmedi
    ... ronin
  7. 7.
    sinemeya gidilip izlenmeyecek hatta ve hatta internetten indirilemeyecek kadar dokuntu bir filmdir*. milla kurtaramamistir, ozel efektlerle donatilmis fakat bunlar da ne yazik ki basarisizdir. filmin alisilmis bir konuya sahip olmasi eksi bir noktadir zira blade serisi ile populerlesen vampir konulu filmler fazlasiyla baymaya basladi.
    ... antistar
  8. 8.
    üretilirken farklı olmaıs beklenen bir filmdir fikrimce. alsında biraz gerçekten blade'ye gitmek lazım bunun tarihi için. blade genel anlamda diğerlerinde sıradışıydı. onun vizyona girmesiyle birden hemen hemen böyle bir çok fim türemeye başladı. ''underworld'', ''van helsing'', ''ultraviolet''. amaç da sıradan vampir filmleri yerine, biraz daha farklılaştırılmış-temel konu bu- yeni tür filmler ortaya koymak. hatta bazıları frankenstein'i falan işin içine soktular daha dostane kavramlar altında komik olmaktan öte gidemediler. aslına bakarsanız blade bile 3 de komik olmanın ötesine gidemedi. diğerlerini konuşmuyorum biile(ama underworld biraz dikkat çekici).

    ultraviolet ise abartılı efektlere sahip açıkçası konu açısından -oldukça da- sıradanın dışına çıkamamış dandik filmdir. özellikle duygu ve gözyaşı bir homephage[yanlış hatılamıyorsam)'ın gözlerinde akan yaşların bir çocuğa can vermesi; çocuk ki onların iyileşmesini sağlayan bir küre sahip. burada biraz da ruha dokundurma yapmışlar, kahramanımızın ''what am i doing'' şeklindeki sarsılmalarıyla 12 yıl önce kaybettiği çocuğu, küre sahip olan çocuğun durumu ve biraz da kendi içindeki hesaplaşmasın anlatıyor.

    işin ilginç tarafı, filmin kırılma noktaları sürekli duygu, aşk, gözyaşı, çocuk sevinci gibi duygusal gerçekliklerle bağlanmış. bence artık yönetmenler de insanları nasıl tavlayacaklarını biliyorlar. ''duygusal rant'' ya da başka bir şekilde. buna yer vermeyen bir dünyada dandik filmlerle bunu ''samimi olmayan bir şekilde'' göstermek bilmiyorum insanları ne kadar tatmin eder.

    ortaya sorgulanması gereken çok güçlü duygusal kavramlar sunmaları-bir bilmkurgu filminin ne olması gerektiğini söylemiyorum, diğer filmlere göndermedir- sadece bu kavramlara olan güvensizliği daha da arttırır. yapmaları gereken biraz daha gerçekçi olmak. sevgiyi samimiyetsiz anlatmak bir yerde nefrete neden olur. nefret daha samimi duruyorsa anlattıkları bu kavramdan, hiç durmasınlar!
    ... calderon de la barca
  9. 9.
    çizgi romanı'nı bir nebze okuduğum için koşa koşa cd'sini almaya gittiğim film ama nasılsa harika bir konuyu o kadar boktan bir hale çevirip , sadece güzel bir nokta olarak milla jovovich'i utanmadan sunmuşlar bilemiyorum. kadın güzel , ama film için yeterli değil , ayrıca kim çektiyse içine de etmiş bu da ikinci bir nokta.

    bir de 6 denilen çocuğa uyuz oldum , kuzenime benziyor pezevenk ...
    ... nickimicinotuzharfgerekiyormus
  10. 10.
    yönetmeni kurt wimmer olan film.
    ... arsmagna