bugün
- migros'a sorulacak tek soru11
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi4
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- velvet28
- tostumu yaptım4
- kliniğe gittim klinikten geldim4
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- livakovic'in barcelona transferi5
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni5
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- victor osimhen12
- aleksey batrakov20
- osuruktan şiirler58
- genelev3
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- abdullah öcalan13
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi2
- yazarlara gelen son mesaj3
- bik bik kız kaçırdı9
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- alparslan kuytul13
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- tarhana çorbası7
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi3
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- yılmaz güney filmleri6
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- kredi kartı2
- ismail kartal16
- ona bir şey söyle5
- yıllık izin3
- avanosun nevşehirde olması5
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- yılmaz güney büyüklüğü4
- bugün ne yapsam9
- reels izleme bağımlılığı6
- her şeyi hatırlayan insan9
- bir uykusuz eleman var uyuyamıyor geceleri2
- müsavat dervişoğlu8
- muslettin amca6
- felsefe9
entry'ler (357)
sözlüğü forumdan ayırmak ve yazıların daha kolay okunması için engellenmiş olan durum. harfler küçük, fikirler büyük.
televizyon dünyasına ilk olarak eskinin populer yarışma programı turnike'de metin yazarı olarak giren insan. hatta güner ümit'in "sen televizyon alemine metin yazarı olarak girdin ama dur bakalım ne olarak çıkacaksın" dediği bir efsane olarak aile meclislerinde anlatılagelmiştir.
bugün "nafile diyaloglar" bölümünde bush'un konuk edildiği ve bush'un günlüğünün okunduğu program.
"sevgili günlük, bugün recep tayyip erdoğan beni ziyarete geldi." kısmını duyunca ben koptum. bush'un rte'nin ziyaretini çok ciddiye aldığını da böylelikle öğrenmiş olduk.*
ayrıca mesut yar bush'a ince ince verip veriştirirken altdan geçen "bu program mizahi kurgular içermekdedir" yazısı da televizyonlarda ilk defa gördüğüm bir uyarı yazısı. o yazının kendisi ayrı bir mizahi olay değil mi zaten.
"sevgili günlük, bugün recep tayyip erdoğan beni ziyarete geldi." kısmını duyunca ben koptum. bush'un rte'nin ziyaretini çok ciddiye aldığını da böylelikle öğrenmiş olduk.*
ayrıca mesut yar bush'a ince ince verip veriştirirken altdan geçen "bu program mizahi kurgular içermekdedir" yazısı da televizyonlarda ilk defa gördüğüm bir uyarı yazısı. o yazının kendisi ayrı bir mizahi olay değil mi zaten.
staj yapma basamakları şunlardır. önce bir fabrika yada her nereyse staj yapılacak yer bulunur ve anlaşma yapılır. bu iş yerinden "bu öğreninin işletmemizde staj yapması uygundur" şeklinde imzalı, kaşeli bir dilekçe okulun öğrenci işlerine verilir. öğrenci işleri bu dilekçede yazan bilgilere göre staj yapılacak işletmeye kapalı zarfda bir gizli sicil fişi gönderir. bunu sizin vasıtanız ile de yapabilir yada kendileri posta ile de gönderebilirler. sonra o gizli sicil fişi fabrikaya götürülür ve staja başlanır. staj süresi boyunca yapılanlar gün gün staj defterine yazılır. staj bitince bu staj defterinin gerekli yerleri işletme tarafından imzalanır. gizli sicil fişi doldurulur ve imzalanır. staj defteri ve gizli sicil fişi okulda öğrenci işlerine yada staj komisyonuna teslim edilir. staj komisyonu staj defterini okuyup değerlendirdikten sonra yapılan stajı kabul eder veya yeniden yapılmasını ister. genellikle verilan staj defterleri kısmen kabul edilir. staj komisyonu tarafından belirtilen staj süresinin genellikle tamamı kabul edilmez. böylece staj komisyonu karizma yaptığını düşünür. ama staj yapılacak gün belirlenirken staj komisyonu tarafından yapılacak kesintiler de değerlendirilerek bir yada iki hafta fazladan staj yapılmalıdır.
japon gsm operatoru NTT DoCoMo'nun 1999 yılından beri faaliyette olan ve şuan 45 milyon kullanıcısı olan içerik sağlama hizmeti.
deli grubunun bir şarkısı. "buna ancak kadir inanır" şeklinde özetlenebilecek ve ortasında süper bir melodi olan şarkı.
bir askerin ağzından söylenen aşağıdaki sözleri de barındırır.
"sözüne kanan ben idim
sana inanan ben idim
gece vakti ıssızda
canını veren ben idim"
bir askerin ağzından söylenen aşağıdaki sözleri de barındırır.
"sözüne kanan ben idim
sana inanan ben idim
gece vakti ıssızda
canını veren ben idim"
kenan doğulu'nun en güzel şarkısı. klibinde sadece gömlek ve çamarışı giymiş hanımefendi dikkat çekmektedir.
işte o klip: http://www.youtube.com/watch?v=RKQ-ij7alGg
işte o klip: http://www.youtube.com/watch?v=RKQ-ij7alGg
kenan doğulu'nun bu şarkı 10 yıl beni götürür dediği güzel şarkı. ama kenancım 10 gün geçmeden bıktık be bu şarkıdan biraz daha kassan da 20 günlük bişey çıkarsan. ama bak aklim karisti şarkın 20 yil geçse bile eskimez.
dinle adlı şarkı ile r&b'ye göz kırpmış arabesk insanı. klibini de aynen r&b kliplerindeki gibi bi sürü yarı çıplak hanımefendi ile doldurmuş. (bkz: vay mahsun hatun yapmışsın)
edit: yarı çıplak değil %80 çıplak olacaktı hata yapmışım.
edit: yarı çıplak değil %80 çıplak olacaktı hata yapmışım.
adobe'nin ürettiği video editleme yazılımı. her türlü efekt 3d programlarda, photoshop'da, ses işleme yazılımlarında yapıldıkdan sonra bunların birleştirilmesi yaptıldığı için yazılımın adı after effects olmuştur.
televizyonda her görünüşünde espri yapması beklenen ve bu nedenle baskı altında olan komedyen. eğer yaptığı kötüyse "artık eskisi kadar komik değil" damgası yiyce için üstündeki baskı daha da artıyor. yakında "başlarım lan esprisine komedisine, artık komik değilim lan ben" diyerek emekli olacak ve üstündeki baskıdan kurtulacak gibi gözüküyor. bill gates gibi kendini hayır işlerine verir belki. şovlarında sürekli voleyi vurduğunu, para sayma makinasıyla dolaştığını söylüyor ya bill gates'le boy ölçüşecek kadar para kazanmıştır belki.
macromedia'yı satın almakla kalmamış macromedia'nın web sitesine de konmuş şirket. macromedia, adobe'u satın alsa değişim için daha az zaman harcanırdı demekki. zira adobe'un photosop'u ve after effects'una karşı macromedia'nın daha güçlü ürünleri vardı.
"Ordu ne için var" başlıklı yazısıyla Lübnan'a asker gönderilmesi tartışmalarına son noktayı koymuş gazeteci.
Ordu ne için var
Lübnan'a asker gönderilmesiyle ilgili olarak "Orası tehlikeli" diyenler var.
iyi de, ordu ne içindir!
Elbette tehlikelidir. Askerler bu tehlikelere karşı eğitim alır, bir yaşam boyunca bunun için hazırlanır.
Askeri tesisler turistik kamping kategorisinde değildir.
Askeri teçhizat da balık oltasından, güneş yağından oluşmaz.
Benzer bir yazıyı Türk ordusunun Irak'a gitmesi söz konusu olduğunda da yazmıştım.
O gün "Türk ordusunun ne işi var Irak'ta" diye yaygara yapanlar, bugün Türk ordusunun Irak'a girmesi niye engelleniyor diye yaygara yapanlarla aynı kişiler.
Asker, Türkiye'nin çıkarı gerektiriyorsa, neresi olursa olsun oraya göreve gider.
Zaten tanıdığım hiçbir asker de bundan gocunmuyor, bunun tersini söylemiyor. Ancak bir nokta benim için önemli.
Daha önce de yazdım.
Türk ordusu, bu tip görevler için "profesyonel" askerlerden oluşan bir birlik kurmak zorundadır. Bu tabur mu olur, tümen mi olur bilmem.
Ama bence en az 2, en çok 5 bin kişilik tam profesyonel bir "dış görev" birliği kurulmalıdır.
Böylelikle "Senin çocuğun oraya gitse hoşuna gider mi" tartışmalarından da kurtulmuş oluruz.
yazının adresi: http://www.sabah.com.tr/yaz1437-40-103.html
Ordu ne için var
Lübnan'a asker gönderilmesiyle ilgili olarak "Orası tehlikeli" diyenler var.
iyi de, ordu ne içindir!
Elbette tehlikelidir. Askerler bu tehlikelere karşı eğitim alır, bir yaşam boyunca bunun için hazırlanır.
Askeri tesisler turistik kamping kategorisinde değildir.
Askeri teçhizat da balık oltasından, güneş yağından oluşmaz.
Benzer bir yazıyı Türk ordusunun Irak'a gitmesi söz konusu olduğunda da yazmıştım.
O gün "Türk ordusunun ne işi var Irak'ta" diye yaygara yapanlar, bugün Türk ordusunun Irak'a girmesi niye engelleniyor diye yaygara yapanlarla aynı kişiler.
Asker, Türkiye'nin çıkarı gerektiriyorsa, neresi olursa olsun oraya göreve gider.
Zaten tanıdığım hiçbir asker de bundan gocunmuyor, bunun tersini söylemiyor. Ancak bir nokta benim için önemli.
Daha önce de yazdım.
Türk ordusu, bu tip görevler için "profesyonel" askerlerden oluşan bir birlik kurmak zorundadır. Bu tabur mu olur, tümen mi olur bilmem.
Ama bence en az 2, en çok 5 bin kişilik tam profesyonel bir "dış görev" birliği kurulmalıdır.
Böylelikle "Senin çocuğun oraya gitse hoşuna gider mi" tartışmalarından da kurtulmuş oluruz.
yazının adresi: http://www.sabah.com.tr/yaz1437-40-103.html
googlehack denen yöntemle dışarıdan bazı sitelerin failure kelimesi ile http://www.whitehouse.gov/president/gwbbio.html adresine link vermeleri sonucu oluşan durumdur. bazı kötü niyetlilerin işidir aslında.
şöyle yapılır hedef sayfadan bir yada iki kötü kelime belirlenir. diğer bir çok siteden o iki kelime kullanılarak hedef sayfaya link verilir. google da pagerank algoritması gereği o kelimeler arandığında hedef sayfayı gösterir.
şöyle yapılır hedef sayfadan bir yada iki kötü kelime belirlenir. diğer bir çok siteden o iki kelime kullanılarak hedef sayfaya link verilir. google da pagerank algoritması gereği o kelimeler arandığında hedef sayfayı gösterir.
sivas'da paşa camii'nin altında bulunan bir kitapçı. "islam'a iki çay" şeklinde çay istemelerine şahit olmuşluğum vardır.
sivas'ın en büyük camisi. ataturk caddesinde bulunur. aldında kuyumcularla ve kitapçılarla dolu bir çarşı vardır.
(bkz: islam kitabevi)
(bkz: islam kitabevi)