bugün
- buddy dude21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle56
- neden intihar etmiyorsun6
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı7
- türk pornoları18
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara7
- takıntılı biri olmak3
- 34 yaşında olmak3
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- brad pitt'in son hali3
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- penis yüzüğü4
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- uçakta doktor var mı anonsunda sessiz kalmak2
- yüzüne nur inmek2
- ne zaman adam oluruz4
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- gocu40
- hoşçakalın2
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir5
- sözlüğün en kötü yazarları12
- kadınları itici yapan detaylar12
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- 6 haziran 2026 çükümün kanaması2
- en saçma yiyecek isimleri6
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy6
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- boşalınca gelen anlamsızlık hissi2
- aldatma nedenleri3
- god of war laufey3
- en son ne yediniz9
- güzel kız arkadaşları olan sözlük kızları2
- eskişehir barlar sokağı2
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- iki cahil çocuk4
- 50 tl vs true ile bir gün7
- vincenzo italiano9
- evde karıyı başka bir erkekle yakalamak3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- cumartesi günü sözlükte takılmak3
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- 10 haziran tüpraş stadyumu teoman konseri2
- gammaz olacağıma totomu bafiletirim daha iyi3
- kusurlarına rağmen sevmek6
- vadesini doldurmuş kibir7
üretilirken farklı olmaıs beklenen bir filmdir fikrimce. alsında biraz gerçekten blade'ye gitmek lazım bunun tarihi için. blade genel anlamda diğerlerinde sıradışıydı. onun vizyona girmesiyle birden hemen hemen böyle bir çok fim türemeye başladı. ''underworld'', ''van helsing'', ''ultraviolet''. amaç da sıradan vampir filmleri yerine, biraz daha farklılaştırılmış-temel konu bu- yeni tür filmler ortaya koymak. hatta bazıları frankenstein'i falan işin içine soktular daha dostane kavramlar altında komik olmaktan öte gidemediler. aslına bakarsanız blade bile 3 de komik olmanın ötesine gidemedi. diğerlerini konuşmuyorum biile(ama underworld biraz dikkat çekici).
ultraviolet ise abartılı efektlere sahip açıkçası konu açısından -oldukça da- sıradanın dışına çıkamamış dandik filmdir. özellikle duygu ve gözyaşı bir homephage[yanlış hatılamıyorsam)'ın gözlerinde akan yaşların bir çocuğa can vermesi; çocuk ki onların iyileşmesini sağlayan bir küre sahip. burada biraz da ruha dokundurma yapmışlar, kahramanımızın ''what am i doing'' şeklindeki sarsılmalarıyla 12 yıl önce kaybettiği çocuğu, küre sahip olan çocuğun durumu ve biraz da kendi içindeki hesaplaşmasın anlatıyor.
işin ilginç tarafı, filmin kırılma noktaları sürekli duygu, aşk, gözyaşı, çocuk sevinci gibi duygusal gerçekliklerle bağlanmış. bence artık yönetmenler de insanları nasıl tavlayacaklarını biliyorlar. ''duygusal rant'' ya da başka bir şekilde. buna yer vermeyen bir dünyada dandik filmlerle bunu ''samimi olmayan bir şekilde'' göstermek bilmiyorum insanları ne kadar tatmin eder.
ortaya sorgulanması gereken çok güçlü duygusal kavramlar sunmaları-bir bilmkurgu filminin ne olması gerektiğini söylemiyorum, diğer filmlere göndermedir- sadece bu kavramlara olan güvensizliği daha da arttırır. yapmaları gereken biraz daha gerçekçi olmak. sevgiyi samimiyetsiz anlatmak bir yerde nefrete neden olur. nefret daha samimi duruyorsa anlattıkları bu kavramdan, hiç durmasınlar!
ultraviolet ise abartılı efektlere sahip açıkçası konu açısından -oldukça da- sıradanın dışına çıkamamış dandik filmdir. özellikle duygu ve gözyaşı bir homephage[yanlış hatılamıyorsam)'ın gözlerinde akan yaşların bir çocuğa can vermesi; çocuk ki onların iyileşmesini sağlayan bir küre sahip. burada biraz da ruha dokundurma yapmışlar, kahramanımızın ''what am i doing'' şeklindeki sarsılmalarıyla 12 yıl önce kaybettiği çocuğu, küre sahip olan çocuğun durumu ve biraz da kendi içindeki hesaplaşmasın anlatıyor.
işin ilginç tarafı, filmin kırılma noktaları sürekli duygu, aşk, gözyaşı, çocuk sevinci gibi duygusal gerçekliklerle bağlanmış. bence artık yönetmenler de insanları nasıl tavlayacaklarını biliyorlar. ''duygusal rant'' ya da başka bir şekilde. buna yer vermeyen bir dünyada dandik filmlerle bunu ''samimi olmayan bir şekilde'' göstermek bilmiyorum insanları ne kadar tatmin eder.
ortaya sorgulanması gereken çok güçlü duygusal kavramlar sunmaları-bir bilmkurgu filminin ne olması gerektiğini söylemiyorum, diğer filmlere göndermedir- sadece bu kavramlara olan güvensizliği daha da arttırır. yapmaları gereken biraz daha gerçekçi olmak. sevgiyi samimiyetsiz anlatmak bir yerde nefrete neden olur. nefret daha samimi duruyorsa anlattıkları bu kavramdan, hiç durmasınlar!
güncel Önemli Başlıklar
