bugün
- öldüreni öldürmek6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- menemen yiyen erkek4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi5
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip5
- hesabını gizleyen erkek yazar14
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- benzini ayın birinde alın çünküüüü2
- kışlıkları çıkartmak2
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak5
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı3
- neden uyandınız3
- la loba2
- ingiliz lord unvanı2
- gaye su akyol5
- migros ta etleri yiyen kedi2
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga3
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- kendimize yaptığımız kötülük2
- ısparta da gece hayatı14
- fon vurgunu52
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması6
- günün sözü6
- çocukken alındığına en çok sevinilmiş şey2
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- introsu atlanılmayan diziler6
- kolye140
- benim bileğim yamuk mu10
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- reddedilince öldürmek7
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- berke özer7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- fatma betül sayan kaya22
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- anın görüntüsü23
- modacı erkeklerin top olması7
Birinci sezon introsunu dinlemekte olduğum efsanevi dizidir.
--spoiler--
Rustin Cohle karakterini ve Psychosphere kavramını biraz daha detaylı inceleyelim. Kendisini realist, felsefi terimlere göre pesimist olarak tanımlayan Rust karakteri; hikayede öğrendiğimiz üzere küçük kızının ölümü üzerine insanlığa ve insanlığı kuşatan -din de dahil- kurumlara inancını yitirmiştir ve kendi deyişiyle ‘’Ne istediğini bildiği için yalnız olmayı umursamayan’’ bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Rust’in Marty’e söylediği ; ‘’Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi. Çok fazla bilinçlendik. Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız.’’ aforizmasından anlayacağımız üzere insanlıktan tiksinen bir bakış açısına sahip ve insanlıktan uzak durması ona dışarıdan objektif bir bakış açısıyla olayları ve özellikle insanları analiz edebilme yeteneği bahşediyor.
Psychosphere kavramının Türkçe karşılığı olmadığı gibi ingilizcede de yaygın kullanılan bir kelime olmayıp anlam karşılığı bir kelimeyi değil bir kavramı açıklıyor. Bu kavramı insan bilincinin alanı olarak açıklayabiliriz. Ve bu kavramın kökeni isviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung’un ‘’kolektif bilinçdışı’’ konseptine dayanıyor.
Jung’un geliştirdiği kolektif bilinçdışı kavramını basitçe açıklamaya çalışmak gerekirse; insanlık çevresinde var olan bütün düşünceler insanın beynine gider ve neocortex tarafından çevrilerek, dışarıya manevi boyutlarla yansıtılır. Ve insanlar bu ‘’düşüncelerin atmosferinde’’ yaşarlar. Bu kavramlar ışığında; insanların ‘’psychosphere’’ yani insanlık bilinci alanı varlığında herkesin aynı sembollere, mitlere ve fikirlere tepki vermesine yol açılır. Bir nevi toplum oluşturulan insanlık bilinci alanında hareket etmeye veya bundan etkilenmeye maruz bırakılmak üzere manipüle edilir. Düşüncelerin insanların bilinçaltlarına muhakemelerinden bağımsız olarak, farkında olmadan benimsemeleri sorgulamaksızın kabullenmeleri ile kolektif bilinçaltı yani kolektif bilinçdışı oluşur. Jung’a göre; bilinçdışında bir zaman için geri çekilmiş düşünceler, imgeler ve davranışlar mevcuttur ve bunlar sürekli olarak bilincimizi etkiler. Kolektif bilinçdışı nesiller boyu süregelen düşüncelerin ve davranışların insanlığın bilincinde kodlanması ve insanların bu ‘’psychosphere’’ ışığında ve dürtüsünde hareket etmesidir. Jung’un kolektif bilinçdışı üzerine yaptığı bir tespitte iki farklı kültürde ve ülkedeki insanların ayni rüyaları görmesinin bir rastlantı olmadığını; nesiller boyu süregelen bir düşüncelerin ve davranışların insanlığın psychosphere’sinde yani insanlığın bilincinde kodlanması ile meydana gelmekte olduğunu tespit etmiştir. Bu tespitin dizideki imgesi ise ileride inceleyeceğimiz üzere Marty’nin kızının cinayet ve şeytani ayinlere dair hiç bir şey bilmemesine rağmen çizim defterinde ve oyuncaklarıyla yaptığı şeylerin bu ayinlere ve cinayete benzer semboller içermesi ortalama bir insanın kolektif bilinçdışından yani psychosphere’den ne kadar etkilendiğini açıkça göstermektedir.
Psychosphere yani insanlık bilincinin alanı; kotu amaçlar ile etkilenebilir. Ayin ile işlenen cinayetler kitleleri yani toplumu sarsmak ve psycosphere’yi yani insanlık bilincinin alanını rahatsız etmeyi amaçlar.
işte True Detective dizisinin polisiye gizeminin arkasındaki ana hikaye ve mesaj bunun hakkındadır. Geçmişte narkotik ile çalışırken beyninin uyuşturucu sebebiyle hasar görmesi nedeniyle duyu dışı algılama yeteneğine yatkın Rustin Cohle ilk cinayet alanında; ‘’psychosphere’’i yani insanlık bilincinin/düşünce alanını koklayabildiğini ve alüminyum ve kül gibi tadının olduğunu söylüyor. Diğer bir deyişle; insanlığın bilinç alanının yani insanlığın düşünce alanının dışarıya yansıdığı cinayet alanının alüminyum ve kül kelimeleri ile metafor edilerek zehirli ve kirli olduğu tasnif ediliyor. Ve ‘’bugünkü sahneler’ ‘de Rust; dedektifler ile konuşurken bira ve sigara içiyor ki bu da alüminyum ve kül olup, kendisinin de ‘’psychosphere’’ içerisinde bulunduğunu sembolize ediyor.
--spoiler--
Ilginizi cektiyse bakabilirsiniz.
http://www.marjinalaforiz...zi-ve-incelemesi-sezon-1/
Rustin Cohle karakterini ve Psychosphere kavramını biraz daha detaylı inceleyelim. Kendisini realist, felsefi terimlere göre pesimist olarak tanımlayan Rust karakteri; hikayede öğrendiğimiz üzere küçük kızının ölümü üzerine insanlığa ve insanlığı kuşatan -din de dahil- kurumlara inancını yitirmiştir ve kendi deyişiyle ‘’Ne istediğini bildiği için yalnız olmayı umursamayan’’ bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Rust’in Marty’e söylediği ; ‘’Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi. Çok fazla bilinçlendik. Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız.’’ aforizmasından anlayacağımız üzere insanlıktan tiksinen bir bakış açısına sahip ve insanlıktan uzak durması ona dışarıdan objektif bir bakış açısıyla olayları ve özellikle insanları analiz edebilme yeteneği bahşediyor.
Psychosphere kavramının Türkçe karşılığı olmadığı gibi ingilizcede de yaygın kullanılan bir kelime olmayıp anlam karşılığı bir kelimeyi değil bir kavramı açıklıyor. Bu kavramı insan bilincinin alanı olarak açıklayabiliriz. Ve bu kavramın kökeni isviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung’un ‘’kolektif bilinçdışı’’ konseptine dayanıyor.
Jung’un geliştirdiği kolektif bilinçdışı kavramını basitçe açıklamaya çalışmak gerekirse; insanlık çevresinde var olan bütün düşünceler insanın beynine gider ve neocortex tarafından çevrilerek, dışarıya manevi boyutlarla yansıtılır. Ve insanlar bu ‘’düşüncelerin atmosferinde’’ yaşarlar. Bu kavramlar ışığında; insanların ‘’psychosphere’’ yani insanlık bilinci alanı varlığında herkesin aynı sembollere, mitlere ve fikirlere tepki vermesine yol açılır. Bir nevi toplum oluşturulan insanlık bilinci alanında hareket etmeye veya bundan etkilenmeye maruz bırakılmak üzere manipüle edilir. Düşüncelerin insanların bilinçaltlarına muhakemelerinden bağımsız olarak, farkında olmadan benimsemeleri sorgulamaksızın kabullenmeleri ile kolektif bilinçaltı yani kolektif bilinçdışı oluşur. Jung’a göre; bilinçdışında bir zaman için geri çekilmiş düşünceler, imgeler ve davranışlar mevcuttur ve bunlar sürekli olarak bilincimizi etkiler. Kolektif bilinçdışı nesiller boyu süregelen düşüncelerin ve davranışların insanlığın bilincinde kodlanması ve insanların bu ‘’psychosphere’’ ışığında ve dürtüsünde hareket etmesidir. Jung’un kolektif bilinçdışı üzerine yaptığı bir tespitte iki farklı kültürde ve ülkedeki insanların ayni rüyaları görmesinin bir rastlantı olmadığını; nesiller boyu süregelen bir düşüncelerin ve davranışların insanlığın psychosphere’sinde yani insanlığın bilincinde kodlanması ile meydana gelmekte olduğunu tespit etmiştir. Bu tespitin dizideki imgesi ise ileride inceleyeceğimiz üzere Marty’nin kızının cinayet ve şeytani ayinlere dair hiç bir şey bilmemesine rağmen çizim defterinde ve oyuncaklarıyla yaptığı şeylerin bu ayinlere ve cinayete benzer semboller içermesi ortalama bir insanın kolektif bilinçdışından yani psychosphere’den ne kadar etkilendiğini açıkça göstermektedir.
Psychosphere yani insanlık bilincinin alanı; kotu amaçlar ile etkilenebilir. Ayin ile işlenen cinayetler kitleleri yani toplumu sarsmak ve psycosphere’yi yani insanlık bilincinin alanını rahatsız etmeyi amaçlar.
işte True Detective dizisinin polisiye gizeminin arkasındaki ana hikaye ve mesaj bunun hakkındadır. Geçmişte narkotik ile çalışırken beyninin uyuşturucu sebebiyle hasar görmesi nedeniyle duyu dışı algılama yeteneğine yatkın Rustin Cohle ilk cinayet alanında; ‘’psychosphere’’i yani insanlık bilincinin/düşünce alanını koklayabildiğini ve alüminyum ve kül gibi tadının olduğunu söylüyor. Diğer bir deyişle; insanlığın bilinç alanının yani insanlığın düşünce alanının dışarıya yansıdığı cinayet alanının alüminyum ve kül kelimeleri ile metafor edilerek zehirli ve kirli olduğu tasnif ediliyor. Ve ‘’bugünkü sahneler’ ‘de Rust; dedektifler ile konuşurken bira ve sigara içiyor ki bu da alüminyum ve kül olup, kendisinin de ‘’psychosphere’’ içerisinde bulunduğunu sembolize ediyor.
--spoiler--
Ilginizi cektiyse bakabilirsiniz.
http://www.marjinalaforiz...zi-ve-incelemesi-sezon-1/
Son zamanlarda izledigim en kendine has televizyon dizisi. Ilk sezonunu louisiana cekip birde ustune iki guneyli aktoru( (bkz: matthew mcconaughey (bkz woody harrelson)) ayni diziye yerlestiren casting e sevgiler.
Ikinci sezonu biraz daha duragan geciyor. Ancak yinede Colin Farrel' in muhtesem oyunculugu icin izlenir.
Ikinci sezonu biraz daha duragan geciyor. Ancak yinede Colin Farrel' in muhtesem oyunculugu icin izlenir.
pek karizmatik bir açılışı olan dizi. her bölümü bölüm için değil bu intro için de beklerdim.
https://youtu.be/GJJfe1k9CeE
https://youtu.be/GJJfe1k9CeE
1. sezon muhteşem ve sürükleyici fakat 2.sezon durağan geçti aynı olay Fargo'da da olmuştu. Ek olarak introlar fevkalade .
sanırım izlediğim en güzel dizilerden biri.
doğrusu pek dizi izleyen biri değilim ama hem film olsun hem dizi olsun, bu dizide ki Rustin Cohle karakteri, benim gördüğüm en felsefik karakterlerden biri. özellikle rust ve ortağı martin arasındaki din inanç tartışmaları tam tadındaydı. tekrar izlenilesi.
doğrusu pek dizi izleyen biri değilim ama hem film olsun hem dizi olsun, bu dizide ki Rustin Cohle karakteri, benim gördüğüm en felsefik karakterlerden biri. özellikle rust ve ortağı martin arasındaki din inanç tartışmaları tam tadındaydı. tekrar izlenilesi.
Sigara içmeyenler izlemesin . Başlıyorsunuz çünkü .
Torrenti 12 gb olarak buldum. Çözüm önerisi varsa dinlerim.
sirf Woody Harrelson ve sizin yorumlariniz yüzünden basladim bu diziye.. ama güzele benziyor. Karakterler ilginc, bende tavsiye ediyorum, bide intro giris sarkisi cok hosuma gitti.yeahhh!
2. sezonunun, dünyanın düzenini özetlediği dizi.
ilk sezon introsunu dinlemekte olduğum efsanevi dizi.
izleyeceğim diziler arasında yerini aldı.
3. Sezonu beklediğim kadar hayatımın kadınını beklemedim be. Gel artık vicdansız. Ama McConaughey de olsun lütfen.
"Televizyon için yapılmış en iyi şey."
"Televizyon için yapılmış en iyi şey."
mükemmel bir dizi her sezon ayrı bir film, 3. sezon çok heyecanla bekleniyor.
ikinici sezonu çok beğendim...Tavsiye ederim izleyin!
on numara orijinal dizi. ossuruk dizilerle karıştırmayın.
vakit geçirmek için ideal dizi.
2 sezondan oluşan bir dizi. ilk sezonu ikinciye nazaran daha çok beğenmiştim. rust cohle karakterinin etkisi büyük.
3.sezonu hasretle bekliyoruz efenim.
rust özlettin kendini be abi..
rust özlettin kendini be abi..
3. Sezonu heyecanla bekliyoruz. Mahershala Ali, Carmen Ejogo, Stephen Dorff, Scoot McNair kesinleşen isimler şimdilik. Şubatta başlıyorlar çekimlere. Edindiğim izlenimlere göre tıpkı 1. sezonda olduğu gibi tarikat, din, cinayet olan polisiye örgüsüne dönecek dizi. Şahane olur.
ilk sezonu açıp bir film izlercesine izlemelik dizi. keşke aynı başarıyı 2. sezonla devam ettirebilselerdi. gerçekçiliğin bu kadar iyi olduğu bir dizi daha görmedim. gerçekçilik derken burada kastettiğim gerçekte olmayan şeylerin olmaması değil. işleyiş o kadar iyi ki bir olaya tanıklık ediyormuşcasına his yaratıyor insanda. bir dizi izlemiyorsunuz yani aslında. aynı gerçekçiliği cristopher nolan'dan da görebilirsiniz. özellikle the dark knight rises.
introsu muhteşemdir. 3 dakikalık araba yolculuğumda ilk işim o müziği açmaktır. havası bambaşkadır (the handsome familiy - far from any road). zaten 2.sezon bu introyla başlamamasıyla beklentimi düşürmüştür bir kere.
--spoiler--
suçlu adamın yakalanmadan önce, önceki bölümlerde gözükmüş olması bizi dahi şaşırtır.
--spoiler--
introsu muhteşemdir. 3 dakikalık araba yolculuğumda ilk işim o müziği açmaktır. havası bambaşkadır (the handsome familiy - far from any road). zaten 2.sezon bu introyla başlamamasıyla beklentimi düşürmüştür bir kere.
--spoiler--
suçlu adamın yakalanmadan önce, önceki bölümlerde gözükmüş olması bizi dahi şaşırtır.
--spoiler--
5.bölümde işin renginin değiştiği dizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar