bugün
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- kedinin kafasının mama kutusuna sıkışması5
- çalışmayan kadınla evlenilir mi5
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek8
- damarı bulunamayan erkeğin ağlaması4
- ankete gelin beyler31
- hemşirenin damarı bulamaması sizin suçunuzdur5
- 1 milyon tl birikmiş parası olan insan7
- pendik ten kadıköy'e yürümek6
- kızlar küfür etmez geyiği5
- yoga yapan kız namaz kılan erkek ilişkisi6
- bir sözlük erkeğinin size aşık olması3
- merkezi sistem klima2
- bir sözlük kızının size aşık olması3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı15
- elektrikli otomobil6
- chp de butlan yönetiminin kurultay toplantıları4
- jon snow ak gezenleri öldürürken chp nerdeydi3
- bir sözlük erkeğinden romantik mesaj almak2
- recep tayyip erdoğan23
- ilk buluşmaya yaprak sarmasıyla gelen kız5
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek4
- islam barış dinidir27
- ray ban3
- türk kızlarının sohbet edememesi5
- kan tahlili2
- aisu3
- ismail kartal14
- tai lung51
- ölümüne sevişmek2
- sözlük kızlarının kombinleri19
- helal lokma vs haram lokma3
- anın görüntüsü18
- sabah fk3
- sarapci koala40
- deniza nazır kahvaltı yapmak2
- 15 mayıs gecesi2
- ne kadar yaşlısın19
- karadeniz de kız çocuğu yoktur2
- zorunlu eğitim9
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi4
- kızarmış ekmek10
- sevmediğiniz yazarlar14
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- sözlüğe küsmek4
anadoluya açıldığında, arkadaş ortamında ciddi bir tavırla,
"benim çocukluğum avrupa'da geçti. çok gezdim oraları. o kadar çok türk var ki inanamazsın... herkes türkçe konuşuyor"
diyen, akabinde;
"nereleri gezdin?" sorusuna,
"istanbul, edirne, tekirdağ, çanakkale, keşan..."
şeklinde cevap veren kişidir...
"benim çocukluğum avrupa'da geçti. çok gezdim oraları. o kadar çok türk var ki inanamazsın... herkes türkçe konuşuyor"
diyen, akabinde;
"nereleri gezdin?" sorusuna,
"istanbul, edirne, tekirdağ, çanakkale, keşan..."
şeklinde cevap veren kişidir...
olmaktan gurur duyuyorum.bide içki masasında feci gaza gelirler *. onlara sadece trakyalı adamsın içersin demek yeterlidir.sonra gelsin kusmuklar...
mangaldır rakıdır. siyah bıyığın pek bir yakıştığı erkek tipleridir. sakindir huzurludur. fazla haraket sevmez, lakin çapkındır. aklı hep bir bulgar kızındadır.
beya, kızan, kopil, kadam vs vs gibi * kelimelerle türkçelerini sevimli kılan, içlerinde 1 ay kalmak suretiyle sizi kendilerine benzeten edirne, kırklareli ve tekirdağlı insanlardır. içki içen çoktur diye bilinir, nitekim sofu insan da coktur ama bu gözardı edilir. rahat insanlardır, töre gibi bir sorunları yoktur. örf ve adetlerine sahip çıkarlar. samimi, muhabbetçi, güler yüzlü insanlardır. *
"üjj", "bejj",..."epten aykırı gidiyisin be yaaa" gibi efsane lafların doğdugu,edirne,tekirdağ,keşan,lüleburgaz,babaeski gibi yerlede yasayan güzide insanlar topluluğu.Onları seviyoruz.
tembel, çalışmayı hiç sevmeyen insanlardır. akşama kadar kahvehanelerde otururlar, durmadan içerler.
not: bu tanıma uymayanlarıda olabilir ama benim gördüğüm hatırı sayılır miktardaki örneği bu tanımın dışına çıkmıyordu.
not: bu tanıma uymayanlarıda olabilir ama benim gördüğüm hatırı sayılır miktardaki örneği bu tanımın dışına çıkmıyordu.
(bkz: spartakus)
(bkz: cranium)
türkiye'nin aydınlık, avrupalı yüzü... girdikleri ortama en kolay uyum sağlayan insanları; ağrı'nın bilmem ne ilçesinin bilmem ne köyünün bile istanbul'da bir dernekimsisi var iken trakya illerinin dahi derneğinin olmaması bunun en bariz ispatıdır; hemşehricilik asosyalliğine, kayırmacılığına ve görgüsüzlüğüne en az 'eyvallah eden' kişiler de yine trakyalılardır...
zeka katsayıları yüksektir...
delikanlının hasının çıktığı bölgelerdir.sadece türkiye ile sınırlı tutmamak gerekir.
eğitimin çok önemli olduğu yerdir. (bkz: kırklareli anadolu lisesi)
(bkz: dalga ve golge) de trakyalıdır ve bundan gurur duymaktadır. ayrıca memleketin en güzel * * * şivesine sahip bölgedir.
(bkz: dalga ve golge) de trakyalıdır ve bundan gurur duymaktadır. ayrıca memleketin en güzel * * * şivesine sahip bölgedir.
en asil duygunun insanıdır.
bir karadenizlinin gözünden çok farklı bakılan bölge insanı.yeni bir insanla tanışırken önce ayakkabıya,sonra pantolona,sonra t-shirt üne varsa sonrada kabanına bakıp,puan verip en son yüzüne bakan bölge insanı.
ayıptır,günahtır.
(bkz: nike)
(bkz: adidas)
(bkz: puma)
(bkz: her genelleme doğru değildir)
ayıptır,günahtır.
(bkz: nike)
(bkz: adidas)
(bkz: puma)
(bkz: her genelleme doğru değildir)
kendi çaplarında bölge milliyetçiliği yapan kendilerinden başkalarını pek sevmeyen insanlar topluluğu. hatta durum öyle bir hal almıştır ki bölgeye giden tüm anadolular birbirlerini hemşehri olarak addetmektedir.
sahip çıkasınız diye,
sizi gönderdik batı trakya'ya,
sahip çıkamadız,
sonra aldık sizi buraya,
korkumuz sahip çıkamamanız
biz de geldik buraya...
sahip çıkasınız diye,
sizi gönderdik batı trakya'ya,
sahip çıkamadız,
sonra aldık sizi buraya,
korkumuz sahip çıkamamanız
biz de geldik buraya...
içten, doğal, sıcakkanlı, eğitime önem veren, aydınlık, çağdaş insanlardır.
bölgelerine düşkün sahip çıkan insanlardır.
edit: beğenemedin sanırım. çaktın (-) yi hadi bakalım. devamını bekliyorum. değişmeyeceğim entrymi.
bölgelerine düşkün sahip çıkan insanlardır.
edit: beğenemedin sanırım. çaktın (-) yi hadi bakalım. devamını bekliyorum. değişmeyeceğim entrymi.
bazı güçler tarafından ele geçirelemeyen bölge insanı.
yıkılmayan kale olarak görülen bölgenin insanı.
yıkılmayan kale olarak görülen bölgenin insanı.
ortamda küfür edip tepki de çekebilen insanlardır. (bkz: kendimden biliyorum)
eğitim seviyesini, duyarlılığını, kafaları güzel olsa da gözlerinin her daim açık oldugunu, koyun surusu olmadıgını her zaman oldugu gibi son seçimlerde ispatlamış insanlardır.
bozulmaya başlayan insan türüdür. geçende gördüm, saklambaç oynayacak yer bırakmamışlar mahallede.
biz küçükken, bir mahallemiz vardı. burgaz'ın* en güzel mahallesiydi. evler çift katlı, apartmanların önlerinde ağaçlar, yeşillikler... bir sürü ağaca dalıyorduk lan.
neyse burada bir dört yol ağzı vardı. bizim oyun alanımız orasıydı. kaldırımın tam ortasında, kalın, dev bir elektrik direği. ebenin yumduğu yer. çevrede saklanılacak acayip güzel yerler. tam bir çocuğun isteyebileceği gibi. gece 12-1'lere kadar oynardık. mahalle ortası bea. şimdi siterlerde bile, duramaz çocuklar o kadar. tabi mahalleli kızardı bize. kızanız bea tabi ses yapacağız. bir kütüphane görevlisi vardı, üstümüze hep su atardı. ama haklı kadın; yaşlı ve hasta annesi var..
nasıl gene bir görseniz, sanırsınız cennet. o zamanlar cenneti de takan yoktu zaten. en büyük korku, ebe olup, kimseyi bulamamaktı. her gece koş, her gece koş... of! tam hayal. o zaman, bir hayali yaşadığımızı bilmiyorduk tabi. giderdik susayınca tanıdık bir cam önüne, su istemeye. bir teyze olur, bir amca, verirdi su. top oynardık kapı önünde, kızmazdı teyze. nası yine bi koyarsın topa 'baaam' cama. bağırırdı. ama verirdi topu geriye. ertesi gün yine...
bakkalımız vardı: murat amca. namı değer hipermarket murat amca. 3 çocuk yetiştirdi o bakkalla. ikisi abimiz, biri ablamız. büyük marketlerle mücadele etti. hep dondurmamızı ondan aldık. ekmeğimizi de. paran olmasa; sora verirsin...
hele bir arsamız vardı; alamanya'da yaşayan bir adamın sahip olduğu; ama umarsızca bizim olan. boştu. ee tabi bize futbol alanı. o arsa tam bize göreydi. biz küçüktük; o da... hayatımda bir kere yarıldı bir yerim, o da orda. ama geçince yine orada oynadım topumu. şikayetçi olan insanlar, kazdırdılar o arsayı. çukur çukur oldu oynayamadık bir daha.
arkadaş desen, sürüsüne bereket. dışarı çıksan, hiç yalnız kalmazsın. nasıl bir şeymiş o? şimdi çıkıyorsun, kimseyi tanımıyorsun. taso oynamak, top peşinde koşturmak, dondurma yemek, akşam dışarıda oyun oynamak hobiler. yok siyaset falan. vallah. en büyük kavga, taş direklerin üstünden mi geçti top; yoksa içeri mi girdi(boru). öyle bir durumda, en iyi mevki 'mahalle kaptanı' olmak. mevkiiye bak be.
eski yolları varken, çok güzel oynanıyordu her şey. birinin darbesi olmadan, hiç düşmedim yere. yollar hiç düşürmedi beni. ne zaman yolları cillop gibi yaptılar, ayağım, geri geri yürürken, takıldı ve düştüm.
geçende gittim. mahallem. yok değil. her yer apartman olmuş. ama eski apartmanlar gibi değil. hiç yeşillik yok. olanlarda da çimler çok nizami. değişik değişik ağaçlar var. tek aynı kalan, murat amca. beton direk yıkılmış. yerinde, cillop gibi demir direk. arsanın üzerinde lüx bir ev, yazılana göre elbet. ebesi olduğumuz yerin, ebesine atlamışlar. bana etmişler tecavüz; suçu olan kimse yok.
ertesi gün gelen edit: insanın kendini kaybetmesine neden olan insan tipidir. çok uzun konuşmuşum kısası:
ebesi olduğum direğin
ebesine tecavüz etmişer,
ben acımışım.
biz küçükken, bir mahallemiz vardı. burgaz'ın* en güzel mahallesiydi. evler çift katlı, apartmanların önlerinde ağaçlar, yeşillikler... bir sürü ağaca dalıyorduk lan.
neyse burada bir dört yol ağzı vardı. bizim oyun alanımız orasıydı. kaldırımın tam ortasında, kalın, dev bir elektrik direği. ebenin yumduğu yer. çevrede saklanılacak acayip güzel yerler. tam bir çocuğun isteyebileceği gibi. gece 12-1'lere kadar oynardık. mahalle ortası bea. şimdi siterlerde bile, duramaz çocuklar o kadar. tabi mahalleli kızardı bize. kızanız bea tabi ses yapacağız. bir kütüphane görevlisi vardı, üstümüze hep su atardı. ama haklı kadın; yaşlı ve hasta annesi var..
nasıl gene bir görseniz, sanırsınız cennet. o zamanlar cenneti de takan yoktu zaten. en büyük korku, ebe olup, kimseyi bulamamaktı. her gece koş, her gece koş... of! tam hayal. o zaman, bir hayali yaşadığımızı bilmiyorduk tabi. giderdik susayınca tanıdık bir cam önüne, su istemeye. bir teyze olur, bir amca, verirdi su. top oynardık kapı önünde, kızmazdı teyze. nası yine bi koyarsın topa 'baaam' cama. bağırırdı. ama verirdi topu geriye. ertesi gün yine...
bakkalımız vardı: murat amca. namı değer hipermarket murat amca. 3 çocuk yetiştirdi o bakkalla. ikisi abimiz, biri ablamız. büyük marketlerle mücadele etti. hep dondurmamızı ondan aldık. ekmeğimizi de. paran olmasa; sora verirsin...
hele bir arsamız vardı; alamanya'da yaşayan bir adamın sahip olduğu; ama umarsızca bizim olan. boştu. ee tabi bize futbol alanı. o arsa tam bize göreydi. biz küçüktük; o da... hayatımda bir kere yarıldı bir yerim, o da orda. ama geçince yine orada oynadım topumu. şikayetçi olan insanlar, kazdırdılar o arsayı. çukur çukur oldu oynayamadık bir daha.
arkadaş desen, sürüsüne bereket. dışarı çıksan, hiç yalnız kalmazsın. nasıl bir şeymiş o? şimdi çıkıyorsun, kimseyi tanımıyorsun. taso oynamak, top peşinde koşturmak, dondurma yemek, akşam dışarıda oyun oynamak hobiler. yok siyaset falan. vallah. en büyük kavga, taş direklerin üstünden mi geçti top; yoksa içeri mi girdi(boru). öyle bir durumda, en iyi mevki 'mahalle kaptanı' olmak. mevkiiye bak be.
eski yolları varken, çok güzel oynanıyordu her şey. birinin darbesi olmadan, hiç düşmedim yere. yollar hiç düşürmedi beni. ne zaman yolları cillop gibi yaptılar, ayağım, geri geri yürürken, takıldı ve düştüm.
geçende gittim. mahallem. yok değil. her yer apartman olmuş. ama eski apartmanlar gibi değil. hiç yeşillik yok. olanlarda da çimler çok nizami. değişik değişik ağaçlar var. tek aynı kalan, murat amca. beton direk yıkılmış. yerinde, cillop gibi demir direk. arsanın üzerinde lüx bir ev, yazılana göre elbet. ebesi olduğumuz yerin, ebesine atlamışlar. bana etmişler tecavüz; suçu olan kimse yok.
ertesi gün gelen edit: insanın kendini kaybetmesine neden olan insan tipidir. çok uzun konuşmuşum kısası:
ebesi olduğum direğin
ebesine tecavüz etmişer,
ben acımışım.
memleketim, samimi insanlar ve rahat günleri sürebildiğim yegane yer bea.her türlü berekete sahip, insanın içine sıcaklık veren sımsıcak bir coğrafya.üj bej tane kendini bilmezle uğraşmayan, gece gündüz rakı balık, ızgara, gezme ile uğraşıp gününü gün eden, sosyal, kafası çalışan bir topluluğun yaşam alanı.kendisinden uzaklaştığınız an anlarsınız değerini kıymetini.
her şey uzaklaşmaya başladıkça farkını ortaya koyar.
o an anlaşılır bir trakyalının ne olduğu bea.
bir dosttur; sımsıcak sarıp kollar sizi.
bir limandır;demir atılmak istenen.
rakı masalarının en renkli gecelerini geçirebileceğiniz, namık kemal fıkralarıyla kendinizden geçebileceğiniz yurdum insanının ayrı bir çeşididir.
''eer şeydir bir trakyalı bea, eer şeydir.''
her şey uzaklaşmaya başladıkça farkını ortaya koyar.
o an anlaşılır bir trakyalının ne olduğu bea.
bir dosttur; sımsıcak sarıp kollar sizi.
bir limandır;demir atılmak istenen.
rakı masalarının en renkli gecelerini geçirebileceğiniz, namık kemal fıkralarıyla kendinizden geçebileceğiniz yurdum insanının ayrı bir çeşididir.
''eer şeydir bir trakyalı bea, eer şeydir.''
tarihden silinen trakların yerini alan topluluk be yaa.
Edirne Keşan mahmutköy'dür.merabayındır. halil ibrahimin alibram oldugu topraklardır.yolkenarları sapsarı ayçiçekleriylen dolu mekanlardır.
gülmeyi ve güldürmeyi çok iyi bilen insanlardır. muhabbet tadından yenmez.
sürekli alkollü gezdiği sanılan türkiyenin avrupa kıtasındaki topraklarında yaşayan insan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar