bugün
- kolye57
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı17
- evi ev yapan şeyler11
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- bileklik19
- galatasaray19
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- gül3
- beşiktaş17
- anadolu çomarları4
- kedi9
- ankara2
- jeffrey epstein3
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- fenerbahçe16
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- kadınların çalışması2
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- mabel matiz2
- ataerkillikten tiksinmek2
- kim kimi neden sevmiyor14
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- tır şoförü olmayı istemek12
- yogartiksen40
- saat4
- türkiye17
- timsah7
- beko2
- zebra4
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- papağan4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- irfan can eğribayat2
- 6 ayda bir yıkanmak5
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- mustafa kemal atatürk2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- ismet gürbüz3
- azerilerce tokatlanan akpli8
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- queen ravenna büyücülük okulu20
- nervio adlı yazara uyarı11
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
entry'ler (573)
bazılarına göre, kilo almaya çalışmaktan daha zor bir eylem değildir.
rihanna'nın istanbul'u yıkacağı konserdir. sınav dolayısı ile gidemiyorum(z) 2 adet tribün, eski açık 3. kategori biletimi karaborsasız, biletix fiyatına-hatta biletix'in keseceği ek ücret var ama ben istemiyorum- vereceğim.
ücret arttırmayacağını söylemiş; ama arttırmıştır. süper paket aylık 103tl. nah alırsınız.
barışın türkiye elçisi, önünden geçerek kavgaya giden bakanlarına 'durun' bile dememiştir. tam önünden geçiyorlar lan. yarın öbür gün adam toplayıpta meclise girebilir.
öldüğü sanılan adam gerçektan ölmüş. kimsenin yapmaya cüret bile edemeyeceği şeyler yaptı. rip diyebiriz, bir şey diyemeyiz.
ilim irfan yuvası kütüphanesinden bir görüntü;
http://twitpic.com/1058vv
hayır suç okulda ya da vehbi koç'ta değil.
(bkz: it was not your fault)
http://twitpic.com/1058vv
hayır suç okulda ya da vehbi koç'ta değil.
(bkz: it was not your fault)
hayır, adamın söylediklerine yalan demiyorsun, yanlışsın demiyorsun; artist, şovmen gibi ithamlarda bulunuyorsun.
(bkz: akp ye oy vermeyen ağaç taşlarınır)
(bkz: akp ye oy vermeyen ağaç taşlarınır)
görüyorum ve arttırıyorum şeklini almış ihale. türk telekom ne derse digitürk bir üstünü söylüyor.
zall'ın, üyeleri, kendi bahçesinde yetiştirmeye başladığının göstergesi.
(bkz: hazır üye)
(bkz: iğrenç espriler)
(bkz: hazır üye)
(bkz: iğrenç espriler)
annenin, seçimlere girerek belediye başkanlığını kazanması durumu.
- başkanım, şehrin anahtarını, 1000 kişiyi kurtaran kahramanımıza vereceğiz. anahtarlar acaba nerede?
+ nereye koyduysan ordadır evladıım.
- başkanım, şehrin anahtarını, 1000 kişiyi kurtaran kahramanımıza vereceğiz. anahtarlar acaba nerede?
+ nereye koyduysan ordadır evladıım.
önce insan/adam olacak.
çoğu televizyon programında, genelde müzik, sezen aksu'ya 'alkış' veya 'sevgiler' gönderilme durumu. başlık sığmadı, 'sevgi'leri yazamadım. o da can.
açın televizyonu bakın. gün içinde, kaç programda, sezen aksu'ya sevgi veya alkış gönderiyorlar? hacım inanır mısın, çoğunda. resmen klişe haline gelmiş. müzik muhabbetine giriyorlar, ya birisi sezen aksu'dan şarkı almış oluyor ya da bir şekilde yardım... sunucu da hemen yapıştırıyor; 'burdan sezen aksu'ya alkışlarımızı gönderiyoruz.' yahut 'sezen aksu'ya çok sevgiler.'
amk. bu sezen aksu'nun işi gücü yok mu? senin alkışınla mı gaza geliyor ya da senin sevginle mi aşka? bir de ekliyor programı yapan; 'izliyordur şimdi bizi.' nahh izliyor. nahh. büyük ihtimal yatmış yatağına uyuyor ya da çarşıya çıkmış tur atıyor, hava alıyor. ben olsam sezen aksu yerinde, yeminlen bağlanırım programa 'sittirin lan. istemiyorum sevgi ve alkış.' derim.
bırakın artık bu alkış ve sevgileri sayın program sunucuları. sezen aksu'yu yalnız bırakın. yalnıız...
açın televizyonu bakın. gün içinde, kaç programda, sezen aksu'ya sevgi veya alkış gönderiyorlar? hacım inanır mısın, çoğunda. resmen klişe haline gelmiş. müzik muhabbetine giriyorlar, ya birisi sezen aksu'dan şarkı almış oluyor ya da bir şekilde yardım... sunucu da hemen yapıştırıyor; 'burdan sezen aksu'ya alkışlarımızı gönderiyoruz.' yahut 'sezen aksu'ya çok sevgiler.'
amk. bu sezen aksu'nun işi gücü yok mu? senin alkışınla mı gaza geliyor ya da senin sevginle mi aşka? bir de ekliyor programı yapan; 'izliyordur şimdi bizi.' nahh izliyor. nahh. büyük ihtimal yatmış yatağına uyuyor ya da çarşıya çıkmış tur atıyor, hava alıyor. ben olsam sezen aksu yerinde, yeminlen bağlanırım programa 'sittirin lan. istemiyorum sevgi ve alkış.' derim.
bırakın artık bu alkış ve sevgileri sayın program sunucuları. sezen aksu'yu yalnız bırakın. yalnıız...
öncellikli not: sol frame'de hali hazırda bulunan, zall ın fetullah günlen i oynaması başlığıyla hiçbir ilgisi yok bu filmin. vallahi de daha bilgisayarı açmadan aklıma geldi. ama madem öyle, feto'yu o oynasın bakalım.
yakında vizyona girecek olan filmdir.
--spoiler--
film, güzel ve yalnız ülkemizin, büyük bir kasabasında, fakir bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen murat'ın başından geçenleri anlatıyor. murat işsiz bir baba ve ev hanımı bir annenin biricik oğlu. ülkenin kötü yönetilen ekonomisinden kaynaklanan babanın işsizliği, murat'ın okuması için önünde büyük bir engel. ama bir gün murat'ın sırtına dokunan bir el; onun okuyabileceğini, parasının karşılanacağını, onu bu yoksul hayattan kurtarabileceğini söylüyor ve murat tabii ki bunu hiç düşünmeden kabul ediyor. murat çok başarılı bir şekilde ilköğretimini bitiriyor. lisede de, arkadan dokunan adamın yardımıyla(dershane, özel ders) çok parlak bir öğrencilik geçiriyor ve öss'de güzel ülkemin, güzel bir öğretmenlik bölümünü kazanıyor.
üniversite murat için çok iyi başlıyor. evi hazır, arkadaşları hazır, hocaları hazır... bitirmesi pek de zor olmuyor. önünde tek kalan engel ise iş bulmak. arkasına değen el, ona merak etmemesini, onu derhanelerine öğretmen olarak alacaklarını söylüyor ve yapıyor. murat, fakirlikten saygın bir mesleğe ulaşmasındaki zorlukları düşünerek, geçmişini sorgulamıyor. sadece o adama borcunu ödemek istiyor. işte olayların tam olarak başladığı yer burası.
murat ilk maaşını almak için müdürün odasına gittiğinde, eline 10tl veriliyor ve her gün bu kadar para alacağı, geri kalan parasının ise başka çocukları okutmak için kullanılacağı söyleniyor. kendisi gibi onlarca çocuk. okuyacaklar. murat, allah sizden razı olsun diyip odadan çıkıyor. günler geçiyor, aylar geçiyor, yıllar geçiyor. sürekli aynı döngü içinde kalan murat, bu halkayı kimin oluşturduğunu merak ediyor ve araştırmak istiyor. araştırmak için uludağ sözlük'ün* en iyi yer olduğunu anlıyor ve dershanesi ile ilgili bütün entryleri okuyor. karşısına çıkan tek isim oluyor; fetullah gülen.
daha önce de görmüştü murat, fettullah'ı. ekşın ve drama filmlerinin vazgeçilmez ismiydi. lisede hep onu seyrettiriyorlardı. hep birlikte ağlıyorlardı. şimdi yapacağı şey, onu bulup sorular sormak olacaktır. araştırıyor. soruşturuyor. amerika'daki evini buluyor. gidiyor. içeri giriyor. bir bakıyor karşısında, fetullah gülen...
--spoiler--
burdan sonrası tabii ki filmde. gideceksiniz göreceksiniz. bu arada filmin amerika harici kısmı, fem dershanesinde çalışan bir öğretmenden alınmış. aynısını yaşamış.
nacizane yorumum: murat burada, bir zümreye bağlanarak, hayatını kurtarmış bir insanı canlandırıyor. o, hayatını kurtarmış, onun için başka bir şey önemli değil. evet. fakirdi. açtı. ama bunu bir şans olarak gördü. arkasını düşünmedi. arkasındaki için yeni film çekmeyi düşünüyormuş yönetmen. ondan sonra kendini diğer filmlere verecekmiş. işte alınan son bilgiler;
(bkz: fetullah gülen in saadet zincirinin lideri olması)
(bkz: feto vs Kenan Şeranoğlu)
(bkz: kurttan geldim kurda gidiyorum)*
(bkz: ben zenginlerin partilerini düzenlerim) *
(bkz: dağlar sitsin sizi)*
yakında vizyona girecek olan filmdir.
--spoiler--
film, güzel ve yalnız ülkemizin, büyük bir kasabasında, fakir bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen murat'ın başından geçenleri anlatıyor. murat işsiz bir baba ve ev hanımı bir annenin biricik oğlu. ülkenin kötü yönetilen ekonomisinden kaynaklanan babanın işsizliği, murat'ın okuması için önünde büyük bir engel. ama bir gün murat'ın sırtına dokunan bir el; onun okuyabileceğini, parasının karşılanacağını, onu bu yoksul hayattan kurtarabileceğini söylüyor ve murat tabii ki bunu hiç düşünmeden kabul ediyor. murat çok başarılı bir şekilde ilköğretimini bitiriyor. lisede de, arkadan dokunan adamın yardımıyla(dershane, özel ders) çok parlak bir öğrencilik geçiriyor ve öss'de güzel ülkemin, güzel bir öğretmenlik bölümünü kazanıyor.
üniversite murat için çok iyi başlıyor. evi hazır, arkadaşları hazır, hocaları hazır... bitirmesi pek de zor olmuyor. önünde tek kalan engel ise iş bulmak. arkasına değen el, ona merak etmemesini, onu derhanelerine öğretmen olarak alacaklarını söylüyor ve yapıyor. murat, fakirlikten saygın bir mesleğe ulaşmasındaki zorlukları düşünerek, geçmişini sorgulamıyor. sadece o adama borcunu ödemek istiyor. işte olayların tam olarak başladığı yer burası.
murat ilk maaşını almak için müdürün odasına gittiğinde, eline 10tl veriliyor ve her gün bu kadar para alacağı, geri kalan parasının ise başka çocukları okutmak için kullanılacağı söyleniyor. kendisi gibi onlarca çocuk. okuyacaklar. murat, allah sizden razı olsun diyip odadan çıkıyor. günler geçiyor, aylar geçiyor, yıllar geçiyor. sürekli aynı döngü içinde kalan murat, bu halkayı kimin oluşturduğunu merak ediyor ve araştırmak istiyor. araştırmak için uludağ sözlük'ün* en iyi yer olduğunu anlıyor ve dershanesi ile ilgili bütün entryleri okuyor. karşısına çıkan tek isim oluyor; fetullah gülen.
daha önce de görmüştü murat, fettullah'ı. ekşın ve drama filmlerinin vazgeçilmez ismiydi. lisede hep onu seyrettiriyorlardı. hep birlikte ağlıyorlardı. şimdi yapacağı şey, onu bulup sorular sormak olacaktır. araştırıyor. soruşturuyor. amerika'daki evini buluyor. gidiyor. içeri giriyor. bir bakıyor karşısında, fetullah gülen...
--spoiler--
burdan sonrası tabii ki filmde. gideceksiniz göreceksiniz. bu arada filmin amerika harici kısmı, fem dershanesinde çalışan bir öğretmenden alınmış. aynısını yaşamış.
nacizane yorumum: murat burada, bir zümreye bağlanarak, hayatını kurtarmış bir insanı canlandırıyor. o, hayatını kurtarmış, onun için başka bir şey önemli değil. evet. fakirdi. açtı. ama bunu bir şans olarak gördü. arkasını düşünmedi. arkasındaki için yeni film çekmeyi düşünüyormuş yönetmen. ondan sonra kendini diğer filmlere verecekmiş. işte alınan son bilgiler;
(bkz: fetullah gülen in saadet zincirinin lideri olması)
(bkz: feto vs Kenan Şeranoğlu)
(bkz: kurttan geldim kurda gidiyorum)*
(bkz: ben zenginlerin partilerini düzenlerim) *
(bkz: dağlar sitsin sizi)*
zamanının bakanlarının; 'burdan çıkan kendini mustafa kemal sanıyor.' diye kapattığı eğitim kurumdan mezun olan öğretmendir.
ee, peki şimdi ne arıyor insanlar? dillerde ne var?
'ahh bi atatürk olacaktı şimdi de, gösterecekti herkese.'
atatürkleri zamanında devlet, söyleye söyleye, göstere göstere kapadı. onları sefalete itti. arka çıkmadı. şimdi her köyün bir atatürk'ü olacaktı.
ee, peki şimdi ne arıyor insanlar? dillerde ne var?
'ahh bi atatürk olacaktı şimdi de, gösterecekti herkese.'
atatürkleri zamanında devlet, söyleye söyleye, göstere göstere kapadı. onları sefalete itti. arka çıkmadı. şimdi her köyün bir atatürk'ü olacaktı.