bugün
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar5
- are you iran5
- kadın ürolog olmaması4
- magnezyum4
- göbekli tepe2
- inanmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın6
- macron koşacak diye park kapatan akepe34
- deniz göktaş34
- nasıl birisiniz13
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir10
- söyleyecek çok şeyi olduğu halde konuşmayan insan3
- anın görüntüsü11
- sözlükteki teyzeler2
- kucağa almak2
- fransız kadının pakistan daki 12 yıllık esareti2
- istanbul da ev kiraları2
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması7
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- akp bitince ne olacak23
- mustafa öztürk2
- ona bir şey söyle16
- ekrem imamoğlu11
- fusya semsiyeli yabanci17
- boşanmak2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- aselsan satılırsa8
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- ölümün en iyi tanımı17
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- ciguli kral20
- otel odasında ölü bulunmak12
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar5
- cd devrinin bitmesi16
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- bezelye yemeği9
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- stackoverflow ta aynı soruyu 17 kere açan adam2
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- kuranı kerim meali7
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- gocu8
bozulmaya başlayan insan türüdür. geçende gördüm, saklambaç oynayacak yer bırakmamışlar mahallede.
biz küçükken, bir mahallemiz vardı. burgaz'ın* en güzel mahallesiydi. evler çift katlı, apartmanların önlerinde ağaçlar, yeşillikler... bir sürü ağaca dalıyorduk lan.
neyse burada bir dört yol ağzı vardı. bizim oyun alanımız orasıydı. kaldırımın tam ortasında, kalın, dev bir elektrik direği. ebenin yumduğu yer. çevrede saklanılacak acayip güzel yerler. tam bir çocuğun isteyebileceği gibi. gece 12-1'lere kadar oynardık. mahalle ortası bea. şimdi siterlerde bile, duramaz çocuklar o kadar. tabi mahalleli kızardı bize. kızanız bea tabi ses yapacağız. bir kütüphane görevlisi vardı, üstümüze hep su atardı. ama haklı kadın; yaşlı ve hasta annesi var..
nasıl gene bir görseniz, sanırsınız cennet. o zamanlar cenneti de takan yoktu zaten. en büyük korku, ebe olup, kimseyi bulamamaktı. her gece koş, her gece koş... of! tam hayal. o zaman, bir hayali yaşadığımızı bilmiyorduk tabi. giderdik susayınca tanıdık bir cam önüne, su istemeye. bir teyze olur, bir amca, verirdi su. top oynardık kapı önünde, kızmazdı teyze. nası yine bi koyarsın topa 'baaam' cama. bağırırdı. ama verirdi topu geriye. ertesi gün yine...
bakkalımız vardı: murat amca. namı değer hipermarket murat amca. 3 çocuk yetiştirdi o bakkalla. ikisi abimiz, biri ablamız. büyük marketlerle mücadele etti. hep dondurmamızı ondan aldık. ekmeğimizi de. paran olmasa; sora verirsin...
hele bir arsamız vardı; alamanya'da yaşayan bir adamın sahip olduğu; ama umarsızca bizim olan. boştu. ee tabi bize futbol alanı. o arsa tam bize göreydi. biz küçüktük; o da... hayatımda bir kere yarıldı bir yerim, o da orda. ama geçince yine orada oynadım topumu. şikayetçi olan insanlar, kazdırdılar o arsayı. çukur çukur oldu oynayamadık bir daha.
arkadaş desen, sürüsüne bereket. dışarı çıksan, hiç yalnız kalmazsın. nasıl bir şeymiş o? şimdi çıkıyorsun, kimseyi tanımıyorsun. taso oynamak, top peşinde koşturmak, dondurma yemek, akşam dışarıda oyun oynamak hobiler. yok siyaset falan. vallah. en büyük kavga, taş direklerin üstünden mi geçti top; yoksa içeri mi girdi(boru). öyle bir durumda, en iyi mevki 'mahalle kaptanı' olmak. mevkiiye bak be.
eski yolları varken, çok güzel oynanıyordu her şey. birinin darbesi olmadan, hiç düşmedim yere. yollar hiç düşürmedi beni. ne zaman yolları cillop gibi yaptılar, ayağım, geri geri yürürken, takıldı ve düştüm.
geçende gittim. mahallem. yok değil. her yer apartman olmuş. ama eski apartmanlar gibi değil. hiç yeşillik yok. olanlarda da çimler çok nizami. değişik değişik ağaçlar var. tek aynı kalan, murat amca. beton direk yıkılmış. yerinde, cillop gibi demir direk. arsanın üzerinde lüx bir ev, yazılana göre elbet. ebesi olduğumuz yerin, ebesine atlamışlar. bana etmişler tecavüz; suçu olan kimse yok.
ertesi gün gelen edit: insanın kendini kaybetmesine neden olan insan tipidir. çok uzun konuşmuşum kısası:
ebesi olduğum direğin
ebesine tecavüz etmişer,
ben acımışım.
biz küçükken, bir mahallemiz vardı. burgaz'ın* en güzel mahallesiydi. evler çift katlı, apartmanların önlerinde ağaçlar, yeşillikler... bir sürü ağaca dalıyorduk lan.
neyse burada bir dört yol ağzı vardı. bizim oyun alanımız orasıydı. kaldırımın tam ortasında, kalın, dev bir elektrik direği. ebenin yumduğu yer. çevrede saklanılacak acayip güzel yerler. tam bir çocuğun isteyebileceği gibi. gece 12-1'lere kadar oynardık. mahalle ortası bea. şimdi siterlerde bile, duramaz çocuklar o kadar. tabi mahalleli kızardı bize. kızanız bea tabi ses yapacağız. bir kütüphane görevlisi vardı, üstümüze hep su atardı. ama haklı kadın; yaşlı ve hasta annesi var..
nasıl gene bir görseniz, sanırsınız cennet. o zamanlar cenneti de takan yoktu zaten. en büyük korku, ebe olup, kimseyi bulamamaktı. her gece koş, her gece koş... of! tam hayal. o zaman, bir hayali yaşadığımızı bilmiyorduk tabi. giderdik susayınca tanıdık bir cam önüne, su istemeye. bir teyze olur, bir amca, verirdi su. top oynardık kapı önünde, kızmazdı teyze. nası yine bi koyarsın topa 'baaam' cama. bağırırdı. ama verirdi topu geriye. ertesi gün yine...
bakkalımız vardı: murat amca. namı değer hipermarket murat amca. 3 çocuk yetiştirdi o bakkalla. ikisi abimiz, biri ablamız. büyük marketlerle mücadele etti. hep dondurmamızı ondan aldık. ekmeğimizi de. paran olmasa; sora verirsin...
hele bir arsamız vardı; alamanya'da yaşayan bir adamın sahip olduğu; ama umarsızca bizim olan. boştu. ee tabi bize futbol alanı. o arsa tam bize göreydi. biz küçüktük; o da... hayatımda bir kere yarıldı bir yerim, o da orda. ama geçince yine orada oynadım topumu. şikayetçi olan insanlar, kazdırdılar o arsayı. çukur çukur oldu oynayamadık bir daha.
arkadaş desen, sürüsüne bereket. dışarı çıksan, hiç yalnız kalmazsın. nasıl bir şeymiş o? şimdi çıkıyorsun, kimseyi tanımıyorsun. taso oynamak, top peşinde koşturmak, dondurma yemek, akşam dışarıda oyun oynamak hobiler. yok siyaset falan. vallah. en büyük kavga, taş direklerin üstünden mi geçti top; yoksa içeri mi girdi(boru). öyle bir durumda, en iyi mevki 'mahalle kaptanı' olmak. mevkiiye bak be.
eski yolları varken, çok güzel oynanıyordu her şey. birinin darbesi olmadan, hiç düşmedim yere. yollar hiç düşürmedi beni. ne zaman yolları cillop gibi yaptılar, ayağım, geri geri yürürken, takıldı ve düştüm.
geçende gittim. mahallem. yok değil. her yer apartman olmuş. ama eski apartmanlar gibi değil. hiç yeşillik yok. olanlarda da çimler çok nizami. değişik değişik ağaçlar var. tek aynı kalan, murat amca. beton direk yıkılmış. yerinde, cillop gibi demir direk. arsanın üzerinde lüx bir ev, yazılana göre elbet. ebesi olduğumuz yerin, ebesine atlamışlar. bana etmişler tecavüz; suçu olan kimse yok.
ertesi gün gelen edit: insanın kendini kaybetmesine neden olan insan tipidir. çok uzun konuşmuşum kısası:
ebesi olduğum direğin
ebesine tecavüz etmişer,
ben acımışım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar