bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- cips olsa da yesek8
- oğlum çok güzel lan6
- aklını yitirmek4
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 50 tl ile rolling yapmak6
- manifest grubu3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- matbaanın gecikmesine sebep5
- tembel ve çalışmayan insan16
- acıktım ben3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- horoz hayası çorbası5
- ilginç rüyalar2
- marc cucurella6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- yarın iş olduğu gerçeği3
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- işini kaybetmek2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- parayla dert dinlenir2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- nothing more never less2
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- kadim kültürler4
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- bira cips6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- gemici düğümü2
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- insan olmaya ceyrek kala13
- erzurum hassiko halayı2
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- deuce2
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- slavko vincic15
- kane2
- aga be şarkılar5
her bölümde kısa hikayelerin anlatıldığı, trt1' in unutulmaz fantastik dizisi.
(bkz: the twilight zone)
(bkz: the twilight zone)
-bir zamanların korku dizisi.
-ayrıca alaca karanlık kuşağı günlük dilde "korkunç,dehşete düşüren olaylar silsilesi" olarak da kullanılmaktadır.
-ayrıca alaca karanlık kuşağı günlük dilde "korkunç,dehşete düşüren olaylar silsilesi" olarak da kullanılmaktadır.
gecenin kör vaktinde yayınlanan ve herkesin korkmak için bekleyip tv karşısında uyuya kaldığı korku dizisi
en son kanal 7 de yayınlandıktan sonra bir daha yayınlanmayan dizi.
en beyendiğim rush parçalarından biri.2112 albümünde bulunur
a pleasant faced man steps up to greet you
he smiles and says he's pleased to meet you
beneath his hat the strangeness lies
take it off, he's got three eyes
truth is false and logic lost
now the fourth dimension is crossed
you have entered the twilight zone
beyond this world strange things are known
use the key, unlock the door
see what your fate might have in store
come explore your dreams' creation
enter this world of imagination
wake up lost in an empty town
wondering why no one else is around
look up to see a giant boy
you've just become his brand new toy
no escape, no place to hide
here where time and space collide
a pleasant faced man steps up to greet you
he smiles and says he's pleased to meet you
beneath his hat the strangeness lies
take it off, he's got three eyes
truth is false and logic lost
now the fourth dimension is crossed
you have entered the twilight zone
beyond this world strange things are known
use the key, unlock the door
see what your fate might have in store
come explore your dreams' creation
enter this world of imagination
wake up lost in an empty town
wondering why no one else is around
look up to see a giant boy
you've just become his brand new toy
no escape, no place to hide
here where time and space collide
(bkz: alacakaranlik kusagi)
pazar geceleri uykusuz kalmaya sebep olan trt dizisi. Jenerik müziği ise manhattan transfer tarafından seslendirilen twilight zone idi.
tekrar yayınlansa da izlesek dediğim absürt olaylar zinciri.
öyle altımıza falan yapmazdık ama tüylerimiz diken diken olurdu her bölümün sonunda, ki bu da alta yapmaktan daha korkunç bir şeymiş, sonraları anlaşılırdı. birkaç gün boyunca tekrar hatırlayıp gene tüylerimiz diken diken edilirdi.
öyle altımıza falan yapmazdık ama tüylerimiz diken diken olurdu her bölümün sonunda, ki bu da alta yapmaktan daha korkunç bir şeymiş, sonraları anlaşılırdı. birkaç gün boyunca tekrar hatırlayıp gene tüylerimiz diken diken edilirdi.
yaratıcısı*rod serling olan dizi.
bir benzeri cnbc-e'de her pazar yayınlanmakta. hatta şu anda yayında, izliyorum.
seyretmesi çocukluğumun lükslerinden biri olan, kahramanları hep değişen ama hep tırstıran bir dizidir. aynı döneme rastlayan birde mavi ay adlı dizi vardır. david ne kadarda yakışıklıdır öyle. alacakaranlık kuşağı neredir, mavi ay neredir..alakayı kurabilene bravo denmelidir.
yıllar önce izlediğim bir bölümünün the truman show'un esin kaynağı olduğunu düşündüğüm dizi.
1959-1964 yılları arasında yayınlanan orijinal seride bir çok hollywood yıldızının gençlik performanslarını izleyebileceğiniz dizidir.
ilk akla gelenler:
(bkz: robert redford)
(bkz: dennis hopper)
çoğu bölümü rod serling tarafından yazılsa da, diğer bölümleri dönemin en baba bilimkurgu ve korku yazarları tarafından kaleme alınmıştır.
(bkz: richard matheson)
(bkz: ray bradbury)
(bkz: charles beaumont)
ilk akla gelenler:
(bkz: robert redford)
(bkz: dennis hopper)
çoğu bölümü rod serling tarafından yazılsa da, diğer bölümleri dönemin en baba bilimkurgu ve korku yazarları tarafından kaleme alınmıştır.
(bkz: richard matheson)
(bkz: ray bradbury)
(bkz: charles beaumont)
"o zamanlar daha güzeldi bu işler bea" dedirten eski bir trt dizisi.
amerika'nın, süper güç olmanın zevkini yaşadığı, henüz vietnam belasına bulaşmadığı ve amerikan tüketim toplumunun doğduğu müreffeh yıllarında yayınlanmış olmasına rağmen(1959-1964), abd-sscb arasındaki dünyayı tehdit eden nükleer denge, amerikan halkına has bir durum olan toplumsal histeri, mccarthyism, ırkçılık ve toplumdaki ahlaki yozlaşma gibi konuları bilimkurgu ve fantazi hikayeleriyle özdeşleştirerek sunmasıyla halka ders vererek, gelmiş geçmiş en başarılı tv programı olmayı baştan haketmiş programdır, ki öyledir de. gelmiş geçmiş en başarılı televizyon programıdır, the twilight zone.
bu tip konulardan 1950'li yılların amerikan televizyon ekranlarında bahsetmek göt isteyen bir iştir. the twilight zone'un başarısının sebebi de zaten bu olguları mükemmel bir kılıf altında izleyiciye sunmakta yatar. bu başarının arkasındaki adam ise rod serling'dir.
her bölümünde muhakkak ama muhakkak bir alt mesaj vardır. mesaj bazen izleyicinin yüzüne yüzüne vurulur, bazen de çok zekice ve ince biçimde verilir. ama kesinlikle mesaj olmadan geçmez. karakterler neredeyse her bölüm yaptıkları hataların bedelini çok feci şekilde öderler. eğer şanslılarsa, bir daha unutamayacakları bir ders alarak yırtarlar. the twilight zone'da acıma duygusu yoktur. mutlak adalet vardır. adalet muhakkak tecelli eder.
işte bu noktada the twilight zone, gerçek dünyadan ayrılır zaten. çünkü adaletin olmadığı dünyaya alternatif olarak, adaletin her daim yerini bulduğu bir dünyanın portresini çizer.
rod serling her bölümün açılışında:
"You are traveling through another dimension, a dimension not only of sight and sound but of mind. A journey into a wondrous land of imagination. Next stop, the Twilight Zone!"
demektedir ama izlediğimizde görürüz ki, gösterilen yer bizim dünyamızdır. hiç de hayaller diyarı değil. ancak bu dünyayı gerçek dünyadan ayıran asıl mevzu mutlak adalet kavramıdır.
5 sezon lost izlemeye vakti olan bünyelerin*, kesinlikle ama kesinlikle izlenmesi gereken bir başyapıttır the twilight zone.
ancak şunu üzerine bastıra bastıra söylüyorum "1959-1964 arasında yayınlanan 156 bölümlük seriyi izleyiniz". çünkü dizideki zeka pırıltısını göreceğiniz, ne kadar büyük ve önemli bir yapım olduğunu anlayacağınız seri odur.
1985-1989 yılları arasında yayınlanan bölümleri çocukken ağzımız açık vaziyette izlerdik. ama gel gör ki büyüyüp tekrar izlediğimizde ve bir de üstüne 1959-1965 serisini izleyip mukayese ettiğimizde görmüşüzdür ki, bu sadece orijinalin biraz sulandırılmış, felsefi ve politik mesajlarını bir kenara atmış, versiyonundan başka bir şey değil. yani kılıfın içerisindeki asıl malzemeyi atmışlar, boş kılıfı sunmuşlar.
2002 yılında yayınlanan forest whitaker'ın sunduğu seriden ise bahsetmeye bile gerek yok. bir kaç istisna dışında, tamamen mtv gençliği için yayınlanmış rezil bir imitasyondur.
üstüne bir sürü kitap yazılmış bu programı anlat anlat bitmez. en başta yaptığım tanım uygun değilse, tekrar tanım yapıyorum: tv tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı programıdır.
bu tip konulardan 1950'li yılların amerikan televizyon ekranlarında bahsetmek göt isteyen bir iştir. the twilight zone'un başarısının sebebi de zaten bu olguları mükemmel bir kılıf altında izleyiciye sunmakta yatar. bu başarının arkasındaki adam ise rod serling'dir.
her bölümünde muhakkak ama muhakkak bir alt mesaj vardır. mesaj bazen izleyicinin yüzüne yüzüne vurulur, bazen de çok zekice ve ince biçimde verilir. ama kesinlikle mesaj olmadan geçmez. karakterler neredeyse her bölüm yaptıkları hataların bedelini çok feci şekilde öderler. eğer şanslılarsa, bir daha unutamayacakları bir ders alarak yırtarlar. the twilight zone'da acıma duygusu yoktur. mutlak adalet vardır. adalet muhakkak tecelli eder.
işte bu noktada the twilight zone, gerçek dünyadan ayrılır zaten. çünkü adaletin olmadığı dünyaya alternatif olarak, adaletin her daim yerini bulduğu bir dünyanın portresini çizer.
rod serling her bölümün açılışında:
"You are traveling through another dimension, a dimension not only of sight and sound but of mind. A journey into a wondrous land of imagination. Next stop, the Twilight Zone!"
demektedir ama izlediğimizde görürüz ki, gösterilen yer bizim dünyamızdır. hiç de hayaller diyarı değil. ancak bu dünyayı gerçek dünyadan ayıran asıl mevzu mutlak adalet kavramıdır.
5 sezon lost izlemeye vakti olan bünyelerin*, kesinlikle ama kesinlikle izlenmesi gereken bir başyapıttır the twilight zone.
ancak şunu üzerine bastıra bastıra söylüyorum "1959-1964 arasında yayınlanan 156 bölümlük seriyi izleyiniz". çünkü dizideki zeka pırıltısını göreceğiniz, ne kadar büyük ve önemli bir yapım olduğunu anlayacağınız seri odur.
1985-1989 yılları arasında yayınlanan bölümleri çocukken ağzımız açık vaziyette izlerdik. ama gel gör ki büyüyüp tekrar izlediğimizde ve bir de üstüne 1959-1965 serisini izleyip mukayese ettiğimizde görmüşüzdür ki, bu sadece orijinalin biraz sulandırılmış, felsefi ve politik mesajlarını bir kenara atmış, versiyonundan başka bir şey değil. yani kılıfın içerisindeki asıl malzemeyi atmışlar, boş kılıfı sunmuşlar.
2002 yılında yayınlanan forest whitaker'ın sunduğu seriden ise bahsetmeye bile gerek yok. bir kaç istisna dışında, tamamen mtv gençliği için yayınlanmış rezil bir imitasyondur.
üstüne bir sürü kitap yazılmış bu programı anlat anlat bitmez. en başta yaptığım tanım uygun değilse, tekrar tanım yapıyorum: tv tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı programıdır.
süper rush şarkısı. buram buram bunalımdır.
şimdiki nesil vampir pornosu * yerine bu başyapıtı izlese çok şeyler değişir.
sadece jenerik kısmı bile gerim gerim geren çocukluk zamanının korku dizisi. hatırladığım kadarı ile gayette kaliteli diziydi, her bölümde ayrı bir ilginç psikopatlık ele alınırdı.
jenerik şu:
https://www.youtube.com/watch?v=Bj1L5Rk_xfw
jenerik şu:
https://www.youtube.com/watch?v=Bj1L5Rk_xfw
ilk defa 1959 yılında yayınlanmış; insan zihninin algılarına ve bilimin gözlemleyemediği konulara göndermeler yapan amerikan dizisi.
bir gerçek kesit değildir.
bir bölümünde* elvis presley taklidi yaparak hayatını kazanan bir elemanın geçmişe gidip elvis'ten dayak yediği uçuk dizi.
the twilight zone ilk 40 bölümüne
alkislarlayasiyorum.com ulasabileceginiz alacakaranlik kusaginda izlenmesi tavsiye edilen dizi
dip not: siyah beyaz, türkce altyazisi ile izleyebilirsiniz
alkislarlayasiyorum.com ulasabileceginiz alacakaranlik kusaginda izlenmesi tavsiye edilen dizi
dip not: siyah beyaz, türkce altyazisi ile izleyebilirsiniz
zamanında trt'de yayınlanan, küçüklüğümde izlerken beni altıma zıcırtan korku dizisi. açıklanamayan, doğa üstü olayları konu edinirdi. bir nevi yeni x files'ın eski versiyonu gibiydi.
1959 da yayınlanmaya başlayan, 5 sezon devam eden dizi.
sadece müziği bile gerim gerim gerer. vampirli şeyle uzaktan yakından bir ilişkisi bulunmamaktadır.
sadece müziği bile gerim gerim gerer. vampirli şeyle uzaktan yakından bir ilişkisi bulunmamaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar