bugün
- inanılmaz sıkıcısınız ya5
- yazarların favori giyim markası14
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- sözlüğün en harbi kızı8
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- manyak olmaya karar verdim3
- sözlüğün en harbi erkeği7
- velvet55
- sözlük yazarlarının 2027 kararları4
- migros'a sorulacak tek soru24
- israile atom bombası atmak8
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- spor ayakkabı6
- veriye güvenmeyen yazılımcı2
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- ölmedeyiz uludağ sözlük4
- üstteki yazar bir şarkı olsa2
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar8
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- 2027 de sözlüğe veda edecek yazarlar2
- friedrich hegel la bi cay icek14
- hayattaki en değerli şeyler8
- 2026 ekonomik krizi17
- sadece kadınlara kibar davranan erkek modeli2
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- ben yokken sözlükte neler oldu2
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- mutlu ama uzak olsun12
- insan olmaya ceyrek kala15
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık5
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- bir şeyler söyle6
- gece sokaklarda dolaşıp insanlarla sohbet etmek2
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz3
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- sude sendromu2
- istanbulda sonbahar2
- hangi ülkelerden ne alınabilir3
- şeytanın ruhunu satın alınmaya değer bulmaması2
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- aleksey batrakov28
- binanın çatısına cami hoparlörü koymak3
- evde soğuk kahve yapımı7
- osuruktan şiirler60
- mohamed salah ghaly4
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum4
--spoiler--
2007 yapımı ryan reynolds'un başrolünü oynadığı; the thirteenth floor, the matrix tarzı bir film. enteresan bir felsefesi var ama tutarlılık tam sağlanamamış. * *
--spoiler--
2007 yapımı ryan reynolds'un başrolünü oynadığı; the thirteenth floor, the matrix tarzı bir film. enteresan bir felsefesi var ama tutarlılık tam sağlanamamış. * *
--spoiler--
3 ayrı hikayeyi birleştirme amacı var mı yok mu belli olmayan bir senaryo içerisinde ne anlattığını tam olarak ifade edemeyen bir film olmasının yanısıra, anlaşılmaz olan kalitedilir yada ne kadar karmaşık yaparsak ve felsefe parçalarsak o derece sanatsal olur zırvalarına takılıp kalmış, boş zamanını güzel değerlendirmek isteyenler için kötü bir alternatif, oldukça boş vakti olup ta bişey yapamamaktan canı sıkılanlar için de eh işte tadında olmaktan öteye gidememiş bir filmdir. ryan reynolds'un oyunculuğunun yanı sıra şişman kadın da* fena oynamamış.
2008 if istanbulda keşif kategorisinde izleyicileriyle buluşan film.
Aslında filmin bir felsefesi yoktur. bir kurmacada yaratan ve yaratılanın, oyun ve oyuncunun ilişkilerini anlatıyor. Film üç bölümden oluşuyor, filmin anlaşılamamasının ve sevilmemesinin sebebi bence bölümlerin biriyle ilişkilerinin anlaşılmamış olmasıdır. Kolay izlenen bir film değildir, dikkat ister, çünkü çoook zekice kurgulanmıştır.
Aslında filmin bir felsefesi yoktur. bir kurmacada yaratan ve yaratılanın, oyun ve oyuncunun ilişkilerini anlatıyor. Film üç bölümden oluşuyor, filmin anlaşılamamasının ve sevilmemesinin sebebi bence bölümlerin biriyle ilişkilerinin anlaşılmamış olmasıdır. Kolay izlenen bir film değildir, dikkat ister, çünkü çoook zekice kurgulanmıştır.
Deneysel bir film diyelim, biraz karışık ve üç farklı hikaye anlattığından (aslında onlar birbirlerine bağlı ama) pek kolay yoğunlaşamıyorsunuz filme. Sonunda da bende bir soru işareti kaldı açıkçası. Ama boş beleş bir film değil, kötü demek de haksızlık olur.
hikayelerin hiçbir şekilde alakasız olmadığı, sıkı sıkıya bağlandığı film. izlerken kesinlikle bütün dikkatinizi filme vermeniz gerekmektedir ki en zor kısmı da budur. insanı şizofreniye sürükleyen kurgusal yapısı ise bambaşkadır. ayrıca o üçer iplikten üç adet örgü yapılıp o üçünün de birbirine örülmesi sonucu ortaya çıkan bileklikse ayrı bir şıktır. gözüm kalmıştır.
sanatçının yarattığı esere tanrının gözüyle bakmasının işlendiği bir film. yarattığı esere bir oyuncu olarak dahil olduğunda ise işlerin ne kadar sarpa sarabileceğini anlatmakta.
birbirine karışan 3 ayrı (ayrı değil aslında) hikayeden oluşan filmin dvd extraları da çok keyifli.
birbirine karışan 3 ayrı (ayrı değil aslında) hikayeden oluşan filmin dvd extraları da çok keyifli.
tanrı'ya bakış açısını sayıları da katarak ve çok da ilginç bir senaryoyla işleyen bağımsız film, dikkatle izlendiğinde favori filmler listesine konulmayı hak eden bir yapım olarak dikkat çekiyor. üstelik ryan reynolds ve melissa mccarthy'nin aşmış götürmüş oyunculukları da cabası.
filmde üç ayrı "evren" izliyoruz; birincide bir oyuncunun ev hapsi sırasında yaşadıklarına şahit oluyoruz ve "dokuzlar" ilk defa burada dikkatimizi çekiyor. ikincide bir yapımcının şaaşalı hayatının çöküş aşamasını izliyoruz ve birinci bölümde aklımıza takılabilecek kısımların cevabını alıyoruz. üçüncü ve son bölümde ise bir bilgisayar oyun yapımcısını görüyoruz...
üçü de aynı kişi ve üçü de senaryoya göre bu evrenin tasarımcısı... "dokuzlar" deyimi de buradan geliyor; 6'lar maymun, 7'ler insan, 8'ler koala... koalalar için ayrı bir parantez açmak lazım; filmdeki en gülümsetici sahnelerden biriydi zira; koalalar hava durumunu kontrol ettikleri ve telepatik oldukları için 8'ler diye anılıyor... dokuzlar dediğimiz de işte garry, gavin, gabriel isimlerindeki - her paralel evrende farklı isim - ryan reynolds'ın karakterleri...
2008 if istanbul'da ve sunndance film festivali'nde izleyiciye sunulan bağımsız film, kesinlikle ciddi anlamda izlenip; sunduğu düşünceler üzerine düşülmesi gereken bir yapım olarak öne çıkıyor.
filmde üç ayrı "evren" izliyoruz; birincide bir oyuncunun ev hapsi sırasında yaşadıklarına şahit oluyoruz ve "dokuzlar" ilk defa burada dikkatimizi çekiyor. ikincide bir yapımcının şaaşalı hayatının çöküş aşamasını izliyoruz ve birinci bölümde aklımıza takılabilecek kısımların cevabını alıyoruz. üçüncü ve son bölümde ise bir bilgisayar oyun yapımcısını görüyoruz...
üçü de aynı kişi ve üçü de senaryoya göre bu evrenin tasarımcısı... "dokuzlar" deyimi de buradan geliyor; 6'lar maymun, 7'ler insan, 8'ler koala... koalalar için ayrı bir parantez açmak lazım; filmdeki en gülümsetici sahnelerden biriydi zira; koalalar hava durumunu kontrol ettikleri ve telepatik oldukları için 8'ler diye anılıyor... dokuzlar dediğimiz de işte garry, gavin, gabriel isimlerindeki - her paralel evrende farklı isim - ryan reynolds'ın karakterleri...
2008 if istanbul'da ve sunndance film festivali'nde izleyiciye sunulan bağımsız film, kesinlikle ciddi anlamda izlenip; sunduğu düşünceler üzerine düşülmesi gereken bir yapım olarak öne çıkıyor.
kesinlikle zaman kaybı. hakkında daha fazla yorum yapmaya bile gerek yok. eğer ki rafınızda dvd lerin arasında bir filmse, orada kalsın.
(bkz: hernan jorge crespo)
(bkz: hakan şükür)
(bkz: didier drogba)
(bkz: marco van basten)
(bkz: ruud van nistelrooy)
(bkz: gabriel omar batistuta)
(bkz: george weah)
(bkz: tanju çolak)
(bkz: lefter)
(bkz: hakan şükür)
(bkz: didier drogba)
(bkz: marco van basten)
(bkz: ruud van nistelrooy)
(bkz: gabriel omar batistuta)
(bkz: george weah)
(bkz: tanju çolak)
(bkz: lefter)
Gündemdeki Haberler