bugün
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- evliliğin anlamı5
- asimilasyon harika bir şey3
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- saraca finch house2
- 16 ağustos 20262
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- fenerbahçe9
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- ağlayarak 31 çekmek2
- kadın olmanın avantajları16
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- hayatın kuralları9
- yaşamak istenilen şeyler10
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- uludağ sözlük evreni10
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- türkiye'ye geldim11
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- kurtar bizi müsavat16
- geceye bir şarkı bırak10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- penisi seks objesi olarak görmek7
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- okan buruk10
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- yazarların sevmediği insan türleri2
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- anın görüntüsü30
- iremga31
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- devran dönecek8
- ismail kartal4
--spoiler--
2007 yapımı ryan reynolds'un başrolünü oynadığı; the thirteenth floor, the matrix tarzı bir film. enteresan bir felsefesi var ama tutarlılık tam sağlanamamış. * *
--spoiler--
2007 yapımı ryan reynolds'un başrolünü oynadığı; the thirteenth floor, the matrix tarzı bir film. enteresan bir felsefesi var ama tutarlılık tam sağlanamamış. * *
--spoiler--
3 ayrı hikayeyi birleştirme amacı var mı yok mu belli olmayan bir senaryo içerisinde ne anlattığını tam olarak ifade edemeyen bir film olmasının yanısıra, anlaşılmaz olan kalitedilir yada ne kadar karmaşık yaparsak ve felsefe parçalarsak o derece sanatsal olur zırvalarına takılıp kalmış, boş zamanını güzel değerlendirmek isteyenler için kötü bir alternatif, oldukça boş vakti olup ta bişey yapamamaktan canı sıkılanlar için de eh işte tadında olmaktan öteye gidememiş bir filmdir. ryan reynolds'un oyunculuğunun yanı sıra şişman kadın da* fena oynamamış.
2008 if istanbulda keşif kategorisinde izleyicileriyle buluşan film.
Aslında filmin bir felsefesi yoktur. bir kurmacada yaratan ve yaratılanın, oyun ve oyuncunun ilişkilerini anlatıyor. Film üç bölümden oluşuyor, filmin anlaşılamamasının ve sevilmemesinin sebebi bence bölümlerin biriyle ilişkilerinin anlaşılmamış olmasıdır. Kolay izlenen bir film değildir, dikkat ister, çünkü çoook zekice kurgulanmıştır.
Aslında filmin bir felsefesi yoktur. bir kurmacada yaratan ve yaratılanın, oyun ve oyuncunun ilişkilerini anlatıyor. Film üç bölümden oluşuyor, filmin anlaşılamamasının ve sevilmemesinin sebebi bence bölümlerin biriyle ilişkilerinin anlaşılmamış olmasıdır. Kolay izlenen bir film değildir, dikkat ister, çünkü çoook zekice kurgulanmıştır.
Deneysel bir film diyelim, biraz karışık ve üç farklı hikaye anlattığından (aslında onlar birbirlerine bağlı ama) pek kolay yoğunlaşamıyorsunuz filme. Sonunda da bende bir soru işareti kaldı açıkçası. Ama boş beleş bir film değil, kötü demek de haksızlık olur.
hikayelerin hiçbir şekilde alakasız olmadığı, sıkı sıkıya bağlandığı film. izlerken kesinlikle bütün dikkatinizi filme vermeniz gerekmektedir ki en zor kısmı da budur. insanı şizofreniye sürükleyen kurgusal yapısı ise bambaşkadır. ayrıca o üçer iplikten üç adet örgü yapılıp o üçünün de birbirine örülmesi sonucu ortaya çıkan bileklikse ayrı bir şıktır. gözüm kalmıştır.
sanatçının yarattığı esere tanrının gözüyle bakmasının işlendiği bir film. yarattığı esere bir oyuncu olarak dahil olduğunda ise işlerin ne kadar sarpa sarabileceğini anlatmakta.
birbirine karışan 3 ayrı (ayrı değil aslında) hikayeden oluşan filmin dvd extraları da çok keyifli.
birbirine karışan 3 ayrı (ayrı değil aslında) hikayeden oluşan filmin dvd extraları da çok keyifli.
tanrı'ya bakış açısını sayıları da katarak ve çok da ilginç bir senaryoyla işleyen bağımsız film, dikkatle izlendiğinde favori filmler listesine konulmayı hak eden bir yapım olarak dikkat çekiyor. üstelik ryan reynolds ve melissa mccarthy'nin aşmış götürmüş oyunculukları da cabası.
filmde üç ayrı "evren" izliyoruz; birincide bir oyuncunun ev hapsi sırasında yaşadıklarına şahit oluyoruz ve "dokuzlar" ilk defa burada dikkatimizi çekiyor. ikincide bir yapımcının şaaşalı hayatının çöküş aşamasını izliyoruz ve birinci bölümde aklımıza takılabilecek kısımların cevabını alıyoruz. üçüncü ve son bölümde ise bir bilgisayar oyun yapımcısını görüyoruz...
üçü de aynı kişi ve üçü de senaryoya göre bu evrenin tasarımcısı... "dokuzlar" deyimi de buradan geliyor; 6'lar maymun, 7'ler insan, 8'ler koala... koalalar için ayrı bir parantez açmak lazım; filmdeki en gülümsetici sahnelerden biriydi zira; koalalar hava durumunu kontrol ettikleri ve telepatik oldukları için 8'ler diye anılıyor... dokuzlar dediğimiz de işte garry, gavin, gabriel isimlerindeki - her paralel evrende farklı isim - ryan reynolds'ın karakterleri...
2008 if istanbul'da ve sunndance film festivali'nde izleyiciye sunulan bağımsız film, kesinlikle ciddi anlamda izlenip; sunduğu düşünceler üzerine düşülmesi gereken bir yapım olarak öne çıkıyor.
filmde üç ayrı "evren" izliyoruz; birincide bir oyuncunun ev hapsi sırasında yaşadıklarına şahit oluyoruz ve "dokuzlar" ilk defa burada dikkatimizi çekiyor. ikincide bir yapımcının şaaşalı hayatının çöküş aşamasını izliyoruz ve birinci bölümde aklımıza takılabilecek kısımların cevabını alıyoruz. üçüncü ve son bölümde ise bir bilgisayar oyun yapımcısını görüyoruz...
üçü de aynı kişi ve üçü de senaryoya göre bu evrenin tasarımcısı... "dokuzlar" deyimi de buradan geliyor; 6'lar maymun, 7'ler insan, 8'ler koala... koalalar için ayrı bir parantez açmak lazım; filmdeki en gülümsetici sahnelerden biriydi zira; koalalar hava durumunu kontrol ettikleri ve telepatik oldukları için 8'ler diye anılıyor... dokuzlar dediğimiz de işte garry, gavin, gabriel isimlerindeki - her paralel evrende farklı isim - ryan reynolds'ın karakterleri...
2008 if istanbul'da ve sunndance film festivali'nde izleyiciye sunulan bağımsız film, kesinlikle ciddi anlamda izlenip; sunduğu düşünceler üzerine düşülmesi gereken bir yapım olarak öne çıkıyor.
kesinlikle zaman kaybı. hakkında daha fazla yorum yapmaya bile gerek yok. eğer ki rafınızda dvd lerin arasında bir filmse, orada kalsın.
(bkz: hernan jorge crespo)
(bkz: hakan şükür)
(bkz: didier drogba)
(bkz: marco van basten)
(bkz: ruud van nistelrooy)
(bkz: gabriel omar batistuta)
(bkz: george weah)
(bkz: tanju çolak)
(bkz: lefter)
(bkz: hakan şükür)
(bkz: didier drogba)
(bkz: marco van basten)
(bkz: ruud van nistelrooy)
(bkz: gabriel omar batistuta)
(bkz: george weah)
(bkz: tanju çolak)
(bkz: lefter)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar