bugün
- sözlüğün çapkın erkekleri10
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı22
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı9
- kolejle devlet okulunun farkı9
- bugün can sıkan şeyler8
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem10
- bekarlık7
- ismail kartal32
- damarlı kol kası fetişi4
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- burcunu açıklamayan insan9
- atatürkün dirileceğine inanan insan8
- çok mutsuzum6
- bilgisayar oyunu oynayan 40 yaşındaki adam4
- cenap abi10
- anın fotoğrafı23
- erebor'un hamamları3
- naruto dayıya aşık oldum4
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
- 25 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı2
- antep in hamamları3
- 20164
- cedidacer3
- 14 eylül 2026 nervio'ya aşık olmam4
- şarabı şişeden içmek4
- hediye olarak bir kavanoz turşu5
- sözlüğü nerden buldunuz5
- anneye gel sözlük yazarı ol demek5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak22
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı4
- tahinli pide5
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle6
- şarap içerken hatayi deyişi dinlemek3
- fotomen2
- sinirli bir kadına yaklaşma rehberi7
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- romelu lukaku6
- bizimkiler dizisi katil3
- ruknettin bey3
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- sözlükte mutfağına konuk olunacak yazar olmaması3
- sonbaharda trakya4
- ai otomatik silme4
- hindistan ingiltereyi sömürgesi yapar mı2
- kaçak elektrik kullanan orospu çocukları5
- ümmü yengenin nervio'ya diktiği büyülü yelek2
Başından sonuna kadar kitaba bağlı kalınarak çekilmiş, bu oyuncularla çok daha iyisi yapılabilirmiş dedirtse de kötü olmayan film. silas karakterini kitabı okurken hissedildiği gibi iri yarı, tombul yanaklı, korkunç görünse de acınası bir yüze sahip bir oyuncu oynasaydı daha gerçekçi olabilirmiş sanırım.
eleştirmenlerin yerden yere vurduğu film.*
En az kitabı kadar başarılı olan ve kitapta anlatılan karakterlere birebir benzeyen sanatçıların rol aldığı müthiş bir gerilim polisiye. Umarım kitabın devamı nitekiğinde olan Melekler ve Şeytanlar adlı kitabında filmi en kısa zamanda çekilir.
kitabından uyarlanan sinema filmi, kitap ile aynı tadı vermemektedir. bir çok ayrıntı atlanmıştır.
izlediğime pişman olduğum filmdir..anlamak için çıktıktan sonra biraz düşünmek gerekiyor o zaman tam olarak kafanıza oturuyor..
süper bir filme sahip kitaptır. oyuncular rollerine çok uymuşlardır, özellikle silas rolündeki paul bettany *. kitaba paralel bir şekilde çevirmişler filmi, hiçbir şey evrilip çevrilmemiş, havada kalan bir bölüm de görmedim. tamam, bazı detaylar atlanmış olabilir ancak bilmemkaç sayfalık kitabın filmini başka nasıl çekebilirlerdi ki?* *. ayrıca film sırasında kesinlikle sıkılmadım, kitabı bir yıl önce okuduğum için bazı kısımları unutmuştum "aa o öyle miydi" "şu ne ki" derken geçiverdi film. filmin geneline aksiyon yerine belgesel havası verilmesi de pek batmadı açıkçası, ikisini birden filme sığdırmak zor olurdu ve birine ağırlık verilmesi gerekiyordu, eğer olaylar/tarikatlar vs bu şekilde açıklanmasaydı da "hobaa langdon kaç oğlum,eğ kafayı" olayına ağırlık verselerdi kitabı okuyamayan adam olayı nasıl kavrayabilirdi?
time machine beyond the da vinci code 'u izlemeden, sadece kitabını okuyup filmine gidenlerin eksiklerinin olduklarını bilmeleri gereken edebi eserdir. romanda kutsal kasenin kadın rahmi ile ilişkilendirilmesi yapıldığında şifrenin ulaşacağı noktayı anlamak o kadar da zor değildi.
büyük sırrı insanlığa açıklamaya çalışan ezoterik örgütü; gerçeğin peşindeki bir avuç hristiyan olarak yansıtan film. (dediğim gibi filmden bahsediyorum. romanda farklı anlatılmış olabilir bilmiyorum) hayır madem hristiyansınız neden eski pagan ritüellerini devam ettiriyorsunuz? neden heryerde süleymanın mührü var? hristiyanlıkta yada herhangi bir ilahi dinde orji varmıdır? (varsa söleyinde ona göre davranalım. üçlü, beşli takılalım.) peki her dine eşit mesafe de durmak ne demek? hristiyanlıgı kabul ederek musevilikten, muslumanlıgı kabul ederek hristiyanlıktan çıkmış olmuyormusunuz? peki bütün insanlıgı nasıl bir din etrafında toplamayı düşünüyorsunuz? mademki tek sırrınız hz. isanın insan olması(ki ben dahil bütün müslümanlar buna inanıyor) neden hala ezoterik bir örgütlenme içindesiniz? babillilerden, sümerlilerden, eski mısırdan beri saklanan sırlarınız da hristiyanlıla mı ilgili? masonik bir örgüt oldugunuzu (mason'u küfür olarak kullanan insanlar okumasın) neden saklıyorsunuz? baphometh kimdir? nedir? söleyinde bizde bilelim. siriustan ne bekliyorsunuz onu da bi ara açıklayı verin.
zaten piyasa yazarından fazlada birşey beklememek lazım, müşteriside pek bilmez bu konuları. çok ilgilenen varsa bi dolu araştırma var bu konularla ilgili arar bulur. hiç olmadı aytunc altindala baş vurun bir sürü komplo teorisi içinden üç beş bilgi kırıntısı kaparsınız. yada engin ardıça sorun buyuk ihtimalle cevap vermez ama belki iyi gününe denk gelirsiniz.
zaten piyasa yazarından fazlada birşey beklememek lazım, müşteriside pek bilmez bu konuları. çok ilgilenen varsa bi dolu araştırma var bu konularla ilgili arar bulur. hiç olmadı aytunc altindala baş vurun bir sürü komplo teorisi içinden üç beş bilgi kırıntısı kaparsınız. yada engin ardıça sorun buyuk ihtimalle cevap vermez ama belki iyi gününe denk gelirsiniz.
pornosu çıkmış ve konusu beni ortadan yarmış kitap ve film.
Leonardo da vinci, mona liza tablosunu spermleri ile yapar. aradan yüzyılar geçer ve bilimadamları tablodaki spermleri kullanarak, da vinci'yi tekrar hayata döndürmeye karar verirler. mona liza ise aşiftenin tekidir.
Leonardo da vinci, mona liza tablosunu spermleri ile yapar. aradan yüzyılar geçer ve bilimadamları tablodaki spermleri kullanarak, da vinci'yi tekrar hayata döndürmeye karar verirler. mona liza ise aşiftenin tekidir.
bir rönesans hayranı olarak kitabı severek okudumuştum. filme gelirsek, her ne kadar kitapsı olsa ve bazı yerlerinde direk okuma havasına bürünse de başarılıydı. lakin ilk çıktığı zamanlarda basın tarafından bolca eleştirildi. şöyle ki gazetelerde filmin galasında en düğüm sahnesinde, salonun kahkalara boğulduğu yazıyodu. külliyen yalandır çünkü başka salonda olmamış!
ayrıca her ne kadar basın bu kadar eleştirse de para düşkünü insanlar gayet iyi değerlendirdi filmi. heryerde da vinci mona lisa ile ilgili şeyler görür olduk. oyuncaklar, anahtarlıklar, puzzlelar, bi de en önemlisi kitaplar. direk raf açtıklarını bilirim. kitap yazan yazana film hakkında ya da da vinci hakkında. ve de öğrenilmiştir ki basın değil para kaynakları konuşuyor bu ülkede.
dan brown bu kitaptan zengin olmasa ondan bundan aldığı telif haklarıyla zengin olmuştur. varsın olsundur güzel yazmıştır kadroda güzel oynamıştır.
ayrıca her ne kadar basın bu kadar eleştirse de para düşkünü insanlar gayet iyi değerlendirdi filmi. heryerde da vinci mona lisa ile ilgili şeyler görür olduk. oyuncaklar, anahtarlıklar, puzzlelar, bi de en önemlisi kitaplar. direk raf açtıklarını bilirim. kitap yazan yazana film hakkında ya da da vinci hakkında. ve de öğrenilmiştir ki basın değil para kaynakları konuşuyor bu ülkede.
dan brown bu kitaptan zengin olmasa ondan bundan aldığı telif haklarıyla zengin olmuştur. varsın olsundur güzel yazmıştır kadroda güzel oynamıştır.
robert langdon 'ı romandakinin aksine değişmiş gördüğümüz bir filmdi. teabing ile olan karşılaşmalarında kutsal ruh konusunda aksi görüş bildirmesi, hatta tartışması ve iddia etmesi robert langdon 'ın romandaki ana özelliği olan görünmeyen gerçeklerin farkında olması ile örtüşmedi. sophie 'nin parktaki eroinmanın bakışlarını değiştirmesi, uyuşturucuyu bırakmasını sağlaması çok isa-vari bir etkiydi. yine romanın objektifliğini filmde göremiyoruz, gişe hasılatı için konunun anti hristiyanlık dozajında ciddi bir indirgeme yapmışlar ve neredeyse konunun bütün güzelliği kaçmış. romanı bu kadar ünlü yapan kilisenin tepkisi ve bir dine karşı olan gerçekleri savunuşuydu. ünlenen romanın çekilen filmi de konuya uymuyorsa durum ne kadar vahim düşünün artık.
opus dei 'nin konudaki duruşunda da oynamalar vardı.
romanı okuduk, filmi ve belgeselini* de izledik. benden bu kadar..
jean reno 'yu da fransız komiser rolünde görmekten bıktık. bu adamdan başka dünyada fransız polisini oynayacak aktör olmadığına inanmaya başlayacağım. kanıksadık artık. filmdeki oyunculuğu nasıldı? iyiydi, belki de az gözüktüğü içindir.
opus dei 'nin konudaki duruşunda da oynamalar vardı.
romanı okuduk, filmi ve belgeselini* de izledik. benden bu kadar..
jean reno 'yu da fransız komiser rolünde görmekten bıktık. bu adamdan başka dünyada fransız polisini oynayacak aktör olmadığına inanmaya başlayacağım. kanıksadık artık. filmdeki oyunculuğu nasıldı? iyiydi, belki de az gözüktüğü içindir.
hristiyan dünyası tarafından tepkiyle karşılanan dan brown kitabı. filmi de çekilmiştir. robert langdon karekterini tom hanks canlandırmıştır.
150 dakika olmasına ragmen seyirciyi sıkmayan, ustaca kurgusu ile sanki her dakikasını dikkatle izleme sorumlulugu veren ve bunu izleyiciye yaptıran bir film.
fransız sinemasının hollywood'a kazandırdıgı en önemli yeteneklerden biri olan jean reno ile tom hanks'i aynı filmde görmemizi sagladıgı icin de yapımcılara tesekkürlerimi sumarım.
fransız sinemasının hollywood'a kazandırdıgı en önemli yeteneklerden biri olan jean reno ile tom hanks'i aynı filmde görmemizi sagladıgı icin de yapımcılara tesekkürlerimi sumarım.
kötü bir "foucault sarkacı" taklidi, neredeyse isimlere kadar göze batan bir benzerlik mevcut.
filmi daha da kötü.
bir rivayete göre foucoult sarkacı'nda Eco yahudileri aptal duruma düşürünce misilleme olarak Brown'a bu kitap yazdırılır.
filmi daha da kötü.
bir rivayete göre foucoult sarkacı'nda Eco yahudileri aptal duruma düşürünce misilleme olarak Brown'a bu kitap yazdırılır.
roma kilisesi tarafından aforoz edilen kitap.
"bir best seller neden best seller olur?" sorusuna çok rahatça cevap verebilen kitaptır bu. olay kurgusuyla, verdiği bilgilerle insanı başka diyarlara sürükler, kitapta geçenlere inanıp sonra uzun bir süre araştırma yapmanıza neden olur. bazı insanlar, herkesin elinde bulunduğu için bu kitaba ön yargıyla yaklaşıp okunmaması gerektiğini savunsalar da, kesinlikle okunması gereken müthiş bir kitaptır. filmi ise çok mükemmel olmamakla birlikte, beklentileri karşılamaktadır kanımca. sırf tom hanks bile filmi izleyip keyif almak için yeterli.
hakkında çok şey yazılıp çizilen, kitabının filminden daha çok beğenildiği dan brown şaheseri.Yazar clive cussler kitabı şu cümlelerle anlatmıştır;
"Entrika ve tehlikenin iç içe geçtiği okuduğum en iyi gerilim romanı.Kelime oyunları,gizemler ve bulmacalarla örülmüş akıllara durgunluk veren bir öykü."
kaynak:altın kitaplar yayınevi
"Entrika ve tehlikenin iç içe geçtiği okuduğum en iyi gerilim romanı.Kelime oyunları,gizemler ve bulmacalarla örülmüş akıllara durgunluk veren bir öykü."
kaynak:altın kitaplar yayınevi
bırakın edebiyatı kötü roman da olduğu yetmezmiş gibi o kadroya rağmen bir de kötü film olmayı başarabilmiş eserdir.
bir solukta ve heyecanla okunan, insanı resmen olayların içine alan, popülerliği yüzünden geç okumakla yanlış yaptığımı anladığım, tarihi bilgiler barındıran çok güzel bir dan brown romanı.
saçmalamada sınır tanımayan dan brown kitabı. içindekiler fikret böcek tarafından da vinci şifresi'ne panzehir isimli kitapta çürütülmüştür, bu tabi ki sadece türkiye'deki çürütülmüşlüğüdür. yurtdışında defalarca asılsız iddiaların asılsızlığı gün yüzüne çıkarılmıştır. işin en kötü tarafı bazı islam ülkelerinde kitabın ilahiyat derslerinde kullanılması, hatta bazı kimselerin bu kitapta yazan saçmalıklara inanıp "incil değiştirilmiş", "bak isa evlenmiş, hatta çocuğu bilem varmış" gibi çok bilmiş yorumlar yapması... acil şifalar...
New York Times tarafından Dan Brown ' ın tüm zamanların en çok satan kitaplarından biri ilan edilen romanı.
izlendikten sonra sizi gerçekten oldukça düşündürebilecek bir film.
yayımlandığı 2003 yılından bu yana 70 milyon adet satılan kitap. kitabın devamı niteliğindeki the lost symbol (kayıp simge) ise sonbaharda yayımlanacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar