bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi5
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi4
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması4
- en iyi çakmak markası4
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür3
- from gold from dust32
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak3
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni3
- vurdurmaya meyilli araba3
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi3
- sabahları sevilen şeyler3
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- eski yazarların profilinde dolaşmak2
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- bu saatte uyumama sebebi4
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kolye143
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- akepe dönemi15
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- la loba21
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- pudra kokusu6
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- fırın sütlaç8
- crystal palace8
- izmirin en güzel semtleri10
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- futbol20
- beşiktaş18
- nickin yanında yaş da yazsın16
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ben geldim naneler12
- nervio'nun ayakları16
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
yarın seyretmeyi planladığım, başrollerini iron maiden maskotu eddie nin oynadığı film.
filmdeki en yaratıcı laf:
- öleceksin semum dur.
filmdeki en yaratıcı laf:
- öleceksin semum dur.
constantin filminde ki gibi bunda da semum çıkartma diye bir olay var. filmin ilk yarısında baya bir küfür edebilirsiniz sanki film bir kedinin üstüne kurulmuş gibi kedi başrol'de gözüküyor. ama ikinci perde de durumu toparlamış seyrideli film.
yönetmenliğini dabbe filmini de yönetmiş hasan karacadağ'ın yaptığı, başrollerinde ayça inci, burak hakkı, yönetmenin dabbe filminde de oynamış cem kurtoğlu ve bir çok yapımda psikopat rolünü canlandırmış levent sülün'ün oynadığı, tür olarak din soslu korkuyu benimsemiş filmdir.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
hasan karacadag'ın ikinci korkusu.
semum nedir sorusunu akla getirmiş filmdir ki hemen aydınlatalım:
islam inancına göre insanlar kuru bir çamurdan yaratıldı ve insanoğlu yaratılmadan önce dünya üzerinde yaşayan bir takım yaratıklar vardı. Bu yaratıklar kızgın ateşin dumansız alevinden yaratılmış ve daha sonra korkunç bir zehirle birleştirilerek Semum halini almışlardır. insanlar dünya üzerine geldikten sonra başta şeytan olmak üzere bazı Semumlar insanları kıskanıp onlara türlü kötülükler yapmaya başlamış. Kısacası Semum, insanın tüm gözeneklerine kadar girip onları zehirleyen çok tehlikeli bir yaratıktır. Vücuduna girdiği insana cehennem gibi bir hayat yaşatır.
(bkz: ilginç)*
islam inancına göre insanlar kuru bir çamurdan yaratıldı ve insanoğlu yaratılmadan önce dünya üzerinde yaşayan bir takım yaratıklar vardı. Bu yaratıklar kızgın ateşin dumansız alevinden yaratılmış ve daha sonra korkunç bir zehirle birleştirilerek Semum halini almışlardır. insanlar dünya üzerine geldikten sonra başta şeytan olmak üzere bazı Semumlar insanları kıskanıp onlara türlü kötülükler yapmaya başlamış. Kısacası Semum, insanın tüm gözeneklerine kadar girip onları zehirleyen çok tehlikeli bir yaratıktır. Vücuduna girdiği insana cehennem gibi bir hayat yaşatır.
(bkz: ilginç)*
tek kelimeyle berbat bir film.
çakma exorcist. *
animasyon arkadaş yerine üzerine beyaz çarşaf giymiş adamlar dolaştırılsa, hem daha ucuza mal olacak hem de korktutmasa bile en azından kendine güldürmeyecek olan film...
amerikan korku filmlerinde bolca işlenen 'zombi,vampir,kötü ruh' gibi kavramların yerinin bizim kültürümüzde tam olarak belli olmamasından dolayı bu tür kavramlara dayanan filmler genelede türk izleyicisini korkutmaktan çok güldürmüştür-gece ıssız bir binada bir türkün aklına vampir değil de cinlerin geleceği ve ondan korkacağı açıktır- bunların yerine bizim kültürümüzde olan 'cin,semum,dabbe' gibi kavramlarınsa yeri bellidir.hasan karacadağ bunu farketmiş olacak ki ardarda bu kavramları içeren filmler yapıyor.eğer bu kavramlar iyi işlenebilseler ortaya çok iyi korku filmleri çıkabilir belki ama hasan karacağ bundan çok uzakta malesef.
türk usulü şeytan çıkarma şekli.
(bkz: exorcist)
(bkz: exorcist)
korku filminde salonu güldürebilen tek film. piskoloğun korktuğu sahnede gerçekten salonda herkes güldü. sonra o mario ya benzer tipleriyle bişeyler geldi. ordan sonra toparlanamadık zaten.
filme gitmeniz için bi sebep buldum; aduket çeken hoca... çok enteresan, kaçırmayın.
filme gitmeniz için bi sebep buldum; aduket çeken hoca... çok enteresan, kaçırmayın.
yıllardır artık bıkkınlık getirmiş sahneyi kullanan filmdir. içine şeytan girmiş başrol kızı yatağa kolarından bağlanır, başında -dine göre değişen- imam veya rahip getirilir. sonrası malum yaratık kişi imamın-rahibin yüzüne tuhaf bir madde fırlatır falan filan. biz bunu küçükken yerli şeytan filminde görüp gülmüştük. kafası 360 derece dönen yüzü çizik çizik olmuş şeytan ruhlu kız, yıllar sonra şeytan çarpması filminde de aynı sahne vardır. hayır komik oluyor artık, başka bir şey bulun.
türkiye'nin ''korkutmak istiyorsan metafizik ögesini vurgulayacaksın'' olayının bokunu çıkartmasının son örneği.
filmdeki semum karakterini yaratan animasyon ekibi aynı zamanda dünyayı kurtaran adam filmininde animasyon desteğini sağlamıştır.*
fragmanı güzel olan bir filmdir. ancak içeriğindeki animasyon komik ötesi olan ve seslendirmenin çok ihtişamlı olduğu türk yapımı korku filmdir.
fragmanını izleyipte merak ettiğim fakat izledikten sonra 'bu ne be' diyeceğim,daha sonra da muhtemelen birdaha dönüpte izlemeyeceğim türk yapımı,alengirli korku filmidir.
imam la semum un cehennem sahnesinde vodkanında etkisiyle 100 kaplan gücünde kahkaha patlatmama sebep olmuş korku komedi tarzı türk exorcist filmi.
fragmanındaki exorcist çakması sahneler yüzünden izlemeden önyargıyla yaklaşmak mübahtır. afedersiniz ama zikseniz gene izlemem. bir kere bir klasikten çakma* başarısız sahneler ve gerçekten komik animasyonlardan oluşan fragman var...
türk filmlerine ön yargıyla yaklaşmaktan nefret eden ve korku filmlerini ti ye alarak daşak muhabbeti yapmaktan, yapanlardan hazzzetmem ama semum bana bunu yaptırabilecek kapasite.
gönlümdeki altın ahududu kazananı o benim için.
hem de izlemeden, evet!
asla izlemeyeceğim de; çünkü bu film exorcist'e hakaret niteliğinde.
türk filmlerine ön yargıyla yaklaşmaktan nefret eden ve korku filmlerini ti ye alarak daşak muhabbeti yapmaktan, yapanlardan hazzzetmem ama semum bana bunu yaptırabilecek kapasite.
gönlümdeki altın ahududu kazananı o benim için.
hem de izlemeden, evet!
asla izlemeyeceğim de; çünkü bu film exorcist'e hakaret niteliğinde.
televizyonda; filmdeki yaratık için 3 ay uğraşıldığını ve korku film sitelerinde övüldüğünü gördüğüm film. ben yaratığı görünce "hadi len ordan, prince of persia da dark prince vardı ona benziyo lan, kesin ordan çalmışlardır." dedim.
iron maiden'ın cimriliği sonucu grupla olan kontratını yenilemeyen eddie'nin de başrollerden birini kaptığı film. gönül isterdi bir şener şen, marlon brando, al pacino gibi isimlerle oynasın ama kısmette burak hakkı varmış. gerçi alışma süreci açısından faydalı bir deneyim oldu gibime geliyor. burak hakkı'nın oyunculuğu da en az eddie kadar fantastik sonuçta.
sinema sektöründe, teknoloji, animasyon, ses-görüntü efekti anlamında tam olarak dünyayla aynı seviyede olmamıza rağmen maharetin onu kullanmakta olduğunu ispatlayacak olan filmdir.
benim bildiğim islamiyette şeytandan korunmak için eller açılıp dua edilir.baş karakteri çarmıha gerer gibi bağlayıp karşısında dua okumak komik gelldi bana.papaz--hell--satan hristiyanlığa aittir ve islamiyette şeytan ruhani varlık olup cismani görünüme bürünemez.cin olayı farklı yorumlanır.mesela büyü filmi daha mantıklıydı.
çok güzel mesajların işlendiği gerilim filmi.
hayatımda izlediğim en berbat film. korku filmi demiyorum dikkat edilirse.
hele sonuna doğru olay böyleyken böyle kısmında, semumu hatuna musallat eden banu kişisinin 'canan canan caanan hebele höbele lillill canan' deyişi vardı ki, salonu terkettirir insana.
hele sonuna doğru olay böyleyken böyle kısmında, semumu hatuna musallat eden banu kişisinin 'canan canan caanan hebele höbele lillill canan' deyişi vardı ki, salonu terkettirir insana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar