bugün
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı10
- queen ravennadan mesaj var11
- yeralti edebiyatcisi6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı22
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- gocu35
- fakir ekeği annesi sevsin8
- kız düşürmenin kısa yolu19
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir2
- uludağ sözlük size ne kattı27
- günlük 935 lira6
- jar jar binks bir sith lordu mu2
- dünya her alanda ilerleyecek5
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun8
- deli bakışlı erkekler2
- karı kıza para yedirir misiniz6
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- 3po2
- r2d22
- seyfi mafiayı olimpiyatlara hazırlıyorum dedi2
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- sözlük çeteleri3
- entry girerken kendini frenlemek3
- s'i l v'e r m'i s t35
- veli toplantisi4
- özlem gürses'in gta 6 yorumu3
- yedekte feyk hesap tutmak5
- kademeli emeklilik sistemi3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- true askerliğini nerede yaptı sorunsalı3
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- manifestten hangi kızla sevişirdin2
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- star trek günü2
- tatlı yapmaya karar vermek2
- biraderler birader biraderlerdir3
- ismettinho el gurbuzottidini de la biraderritino3
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- bir kadının bam teline dokunmak2
- nasıl birisiniz6
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- insansı ev robotları2
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak3
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- queen ravenna adlı yuzır2
- ben bu yazıyı sana yazdım2
yönetmenliğini dabbe filmini de yönetmiş hasan karacadağ'ın yaptığı, başrollerinde ayça inci, burak hakkı, yönetmenin dabbe filminde de oynamış cem kurtoğlu ve bir çok yapımda psikopat rolünü canlandırmış levent sülün'ün oynadığı, tür olarak din soslu korkuyu benimsemiş filmdir.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar