bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- reenkarnasyon4
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- s'i l v'e r m'i s t28
- pum pum çorbası7
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- uludağ itiraf12
- günaydın şarkısı2
- anın görüntüsü23
- tavuk budu3
- yörük kızı15
- sikişirken sigara içen kadın6
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- claudian clouds20
- zorunlu eğitim11
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- command and generals2
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- devlet bahçeli9
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- nervio21
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pandela 38
- serhat kılıç22
- türkiye13
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- tai lung45
- ismail kartal12
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- pizza6
- saraca098
- hoşçakal uludağ sözlük7
- şarapçının birden tayyipçi olması10
yönetmenliğini dabbe filmini de yönetmiş hasan karacadağ'ın yaptığı, başrollerinde ayça inci, burak hakkı, yönetmenin dabbe filminde de oynamış cem kurtoğlu ve bir çok yapımda psikopat rolünü canlandırmış levent sülün'ün oynadığı, tür olarak din soslu korkuyu benimsemiş filmdir.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar