bugün
- benzetildiğiniz ünlü9
- yeni parti26
- irmik helvası5
- ideal erkek boyunun 1 84 olması13
- insan olmaya ceyrek kala16
- barış yarkadaş7
- çok seviyorum sözlük anlıyor musun4
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- cumhuriyet halk partisi14
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı üzerine3
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- özgür özel chp den istifa etti4
- adnan oktar7
- nervio28
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar9
- yeni parti sosyal demokrat mı olacak kemalist mi3
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz2
- aile hekimini överek istediğini yazdırmak4
- kuş bokunun şans getirdiğine inanmak2
- true ahlaksızlığı5
- yeni parti için isim önerisi2
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- seri gizli artı oy veren melek13
- put7
- doktor bey vizitte7
- ai analiz2
- dünya kuzenler günü5
- gemici çakmağı4
- tacettin libosoglu2
- pompacı kıza nasıl açılınır3
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- depremler başı açık kadınlar yüzünden oluyor3
- hayatın öğrettiği şeyler4
- true abazanlığı4
- kabak yemeği vs hamburger13
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak21
- anne hathaway2
- çocukların şımarık olması6
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- 186 boyundaki erkek19
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- ben gvir'in batı şeria'nın yerle bir edilmesi tale2
- hazır başlamamışken2
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- velvet hanım günaydın6
- izmirli kızlar8
- insan ömrü3
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- 24 temmuz 20262
yönetmenliğini dabbe filmini de yönetmiş hasan karacadağ'ın yaptığı, başrollerinde ayça inci, burak hakkı, yönetmenin dabbe filminde de oynamış cem kurtoğlu ve bir çok yapımda psikopat rolünü canlandırmış levent sülün'ün oynadığı, tür olarak din soslu korkuyu benimsemiş filmdir.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar