bugün
- benzetildiğiniz ünlü10
- kasiyer kıza nasıl açılırım18
- yeni parti28
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- insan olmaya ceyrek kala17
- nasıl gidiyor hayat4
- cumhuriyet halk partisi15
- irmik helvası5
- barış yarkadaş7
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- çok seviyorum sözlük anlıyor musun4
- büyük sözü dinlememek4
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz3
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- pompacı kıza nasıl açılınır4
- kabak yemeği vs hamburger14
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- adnan oktar7
- nervio28
- özgür özel chp den istifa etti4
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı üzerine3
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar9
- aile hekimini överek istediğini yazdırmak4
- true ahlaksızlığı5
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- yeni parti sosyal demokrat mı olacak kemalist mi3
- en büyük korkunuz8
- seri gizli artı oy veren melek13
- put7
- doktor bey vizitte7
- kuş bokunun şans getirdiğine inanmak2
- yeni parti için isim önerisi2
- dünya kuzenler günü5
- hırt6
- ai analiz2
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- gemici çakmağı4
- çocukların şımarık olması6
- true abazanlığı4
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak21
- 186 boyundaki erkek19
- depremler başı açık kadınlar yüzünden oluyor3
- tacettin libosoglu2
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- hayatın öğrettiği şeyler4
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- anne hathaway2
- velvet hanım günaydın6
- izmirli kızlar8
yönetmenliğini dabbe filmini de yönetmiş hasan karacadağ'ın yaptığı, başrollerinde ayça inci, burak hakkı, yönetmenin dabbe filminde de oynamış cem kurtoğlu ve bir çok yapımda psikopat rolünü canlandırmış levent sülün'ün oynadığı, tür olarak din soslu korkuyu benimsemiş filmdir.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
filmin konusunu ise yeni bir eve taşınan genç çiftin mutluluklarının canan'ın başına gelen ilginç olaylarla birlikte kabusa dönmesi klasik korku filmi klişesine dayanan, islam dinini referans almasıyla yönetmenin bir önceki filmine de benzediği yorumuyla özetlemek mümkün.
efendim yuvarlak ve didaktik ifadeleri bir tarafa bırakmak gerekirse film tam bir hayal kırıklığından ibaret. hoş filme yönetmenin bir önceki filmi dabbe'nin de etkisiyle büyük beklentiler içinde girmiyorsunuz doğal olarak. ancak sizi karşılayan manzara dabbe'yi bile mumla aratacak cinsten bunu hiç tereddüt etmeden söylemek mümkün.
öncelikle filmde dikkati ilk çeken şey oyunculukların ilkokul müsameresi seviyesini bir karış bile aşamaması oluyor. abartılı hareketler, oyuncuların rol kestiklerini nerdeyse bağırdıkları sahneleri ve kanımca bir korku filmi oyuncusunun en çok uzak durması gereken o oyununa esrarengiz havalar katması çabası filmi tadından yenmeyecek bir bulamaca çeviriyor.
bununla birlikte filmin bir yaratık filmi olmasından mütevellit, semum denen yaratığın inandırıcı görsel efektlerle vücut bulmasını beklemiyor değil insan. türün 4. sınıf örneklerinde bile rastlanmayacak derecede kötü yapılmış semum animasyonu filmi izleyenleri filmin inandırıcılığına dönük olarak fena halde zorluyor. örneklerini flash animasyonlarda bile rahatlıkla görebileceğiniz bir semum'dan korkulmasını beklemiş yönetmen hasan karacadağ, ki bu boş bir beklenti olmuş bunu söylemek yanlış olmayacaktır sanırım.
ek olarak filmin ikinci yarısında izleyenleri gülmekten yaran süpersonik imam ve semum arasında ki mücadele eminim bütün sinema izleyenlerinin aklına bir çok kere çevrilmiş exorcist filminin kötü bir kopyası olarak kazınacak, bu da yönetmen hasan karacadağ'ın sonraki filmleri için izleyenlerin aklına yerleşecek koca bir önyargı olarak kalacaktır ne yazık ki.
ayrıca cem kurtoğlu'nun oynadığı süpersonik imamın rol kestiği her halinden belli olan oyunculuğu ve imamın semum'la cehennemde yaptığı mücadele son yıllarda izlediğim en komik sahnelerdi, yazın bir kenara.
toparlamak gerekirse, aslında semum'u izledikten sonra bir daha herhangi bir hasan karacadağ filmi izlemeyeceğime dönük bir çok yeminler ettim kendi kendime.
korku türünün en ucuz ve bayat bütün klişelerini bir marifetmiş gibi sergileyen, korkutmayı ya da germeyi "daaan, güüüüm" efektleriyle becerebileceğine inanmak yollu garip tavırlar sergileyen, ne oyunculuklar ne de diyaloglarıyla en ufak bir doyum bile sağlamayan, görsel efektleri 5.sınıf filmlerin seviyesini bile tutturamamış basbaya berbat bir film semum.
kötü ve komik bir korku filmi izlemek isteyenler semum'u kaçırmasın, ancak bilet paramı böyle filmlerle ziyan etmem diyenler semum'un oynadığı salonun yanından bile geçmesin.benden yazması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar