bugün
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- askerde günde iki kere duş alan erkek11
- kiraz cicegi kolonyasi17
- velvet37
- koca istiyom gel beni al5
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan7
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı6
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- sözlüğün en popi erkeği4
- bik bik'in mutfağı3
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- ctrlx10
- kuran da namazın olmaması21
- istanbul da ev kiraları6
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek3
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar5
- domalan kız6
- mason greenwood6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- bizi ne zaman sevecekler5
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- kedilerin evdeki boş duvara bakıp kitlenmesi3
- götü yuvarlak olan kadın2
- saraca finch house24
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- cevabı bilinmeyen sorular6
- iş arkadaşlığı9
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- peter magyar2
- 31 yaşında bakire olan kız9
- en tehlikeli kadın tipi7
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- psikoloji bölümü mezunlarının işsiz kalması2
- mehdinin bir anda gelecek olması3
- uzak dur benden sözlük2
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- ehli sünnet hocalar11
- bonnie tyler4
- havalimanlarinda fahiş fiyat uygulamalari2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- ekrem imamoğlu14
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı5
- kalça ellemek6
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- 23 mayıs 2027 amedspor fenerbahçe maçı3
- şeyhleri sallandırmak3
Alfred Hitchcock'un en iyi film oscarını alan tek filmi (1940). Gerilim öğelerinin ağırlıkta olduğu filmde yönetmenin zekası da ön planda. Hikaye de aslında başkasına ait olduğu için bana diğer Hitchcock filmlerinden biraz daha farklı ve doyurucu geldi, 1940 yılına fazla gelen bir film. O yılı düşünerek izleyin ve hayran olun
daphne du maurier'in bir romanı ve romandan uyarlanmış bir filmdir. siyah beyaz olması kasvetine kasvet katar. filmin başları biraz ağır ilerlese de sonlara doğru bir sır çözülmeye çalışıldığı için sonunu merakla bekliyorsunuz.
ne kadar vertigo ile hitchcock amcanın en iyi filmi karşılaştırılması yapılsa da, kanımca ve sanırım akademi jüri üyeleri de öyle düşündü; yönetmenin en iyi filmi bu film.. etkileyici bir hikayeye kondurulmuş film, 70 yıl öncesinden görüntüler verse de akılda kalan bakış ve sahnelerle film tarihinin en efektiflerinden biri haline gelmiştir..rebecca için beklenir filmin finali..
akın isimli eskilerden bir şarkıcının şarkısına konu olan mekanın sahibi (hadi gidelim rebekanın yerine..gib bir şey).
psikoojik gerilim türünün ilk ve en iyi örneklerinden olan film.
hitchcock'un diğer filmlerine göre benim için pek anlam ifade etmeyen filmidir. Vertigo, pshyco ya da the thirty nine steps'in yanında bir anlam ifade edebileceğini düşünmüyorum. çünkü ödüle bakıldığında film sayısı bazında bir değerlendirme yapıldığında Hitchcock kötü yönetmen olarak değerlendirilir, ama burada hitchcock'un yönetmenliğinin sorgulanması yerine akademi'nin filmden ne kadar anladığı değerlendirilmesi gerekir.
bunun yanında bu film en iyi film oskarını almıştır daha doğrusu ödülü Hitchcock'a değil prodüktör ''David O. Selznick''(ileride görüleceği gibi selznik Hitchcock un kendini gerçekleştirmesine bir noktada engel olacaktır)e gitmiştir. sadece altı filmde oskar ''en iyi yönetmen'' adayı olarak gösterilmiştir bunlar(tabi bazı yan dallardaki mesela ''en iyi müzik gibi ödülleri saymazsak):
Rebecca (1940)
Lifeboat(1944)
Spellbound(1945)
Rear Window (1954)
Psycho (1960)
Suspicion (1941)
en iyi film oskar adaylığı için ise:
Rebecca
Suspicion
Foreign Correspondent
Spellbound
bunun yanında bu film en iyi film oskarını almıştır daha doğrusu ödülü Hitchcock'a değil prodüktör ''David O. Selznick''(ileride görüleceği gibi selznik Hitchcock un kendini gerçekleştirmesine bir noktada engel olacaktır)e gitmiştir. sadece altı filmde oskar ''en iyi yönetmen'' adayı olarak gösterilmiştir bunlar(tabi bazı yan dallardaki mesela ''en iyi müzik gibi ödülleri saymazsak):
Rebecca (1940)
Lifeboat(1944)
Spellbound(1945)
Rear Window (1954)
Psycho (1960)
Suspicion (1941)
en iyi film oskar adaylığı için ise:
Rebecca
Suspicion
Foreign Correspondent
Spellbound
(bkz: rebeka)
sınav için oku(tulan)duğum ve keşke okumasaydım dediğim, dolayısıyla sevmediğim romandır ki gidip de odanın penceresini sorarsa sen de cevaplayamazsan nasıl sevebilirsin ki?
lisede defalarca okutulduğum, not derdinden midir nedir hiçbir kısmını hatırlayamadığım kitap.
(bkz: becky)
moda'da eski bir bar. bir zamanlar pek meşhurdu.
(bkz: rebeka) akin'in muthis sarkilarindan biri.
son sahnelerine doğru her söylenene "ananııı!" tepkisini vermeniz muhtemel, güzel bir film.
şaşırdım da şaşırdım.
izleyin.
şaşırdım da şaşırdım.
izleyin.
Alfred Hitchcock'un ilk Amerikan yapımı filmi. psikopat hizmetçi rolüyle Judith Anderson en çok göze çarpan oyuncu diyebilirim.. sanki rolü oynamamış, yaşamış gibi.
(bkz: rebecca black)
1940 yapımı olmasına rağmen iki sahnesinde beni milenyum teknolojisiyle iyi yapılmış bir japon korku filmi izlemişçesine germeyi başaran alfred hitchcock filmi.
(bkz: feel what you want - phonique ft rebecca) youtube'da search edip ilk çıkan klibe tıklarsanız hayran kalacağınız mükemmel hatun.
alfred hitchcock'un hollywood'daki ilk filmi olma özelliğini de taşıyan 1940 yapımı klasik. "en iyi film" oscar'ını alan tek hitchcock filmidir ayrıca. evin hizmetkarı rolünde oynayan teyze, ki adı judith anderson'mış, müthiş bir performans sergilemiştir. bakışlarıyla deler geçer.
hitchcock filmi daha önceden çekmek istemişse de romanın haklarını satın alamadığından bu amacına ancak sırtını hollywood'a, daha doğrusu o dönem hemen hemen bizim medya üzerinde aydın doğan'ın sahip olduğu güce karşılık gelen David O. Selznick'e dayayarak ulaşmıştır. e tabi selznick de hitchcock'tan kazanmıştır. herşey karşılıklı. eleştirmiyoruz reyizi, ne haddimize.
filmin konusu kısaca şöyle; eski eşini ani bir ölümle kaybeden çok zengin bir adamın ikinci eşi sıfatıyla malikaneye yerleşen genç ve güzel kızımız, evin eski hanımının gölgesinde yeni hayatına alışmaya çalışır.
hitchcock filmi daha önceden çekmek istemişse de romanın haklarını satın alamadığından bu amacına ancak sırtını hollywood'a, daha doğrusu o dönem hemen hemen bizim medya üzerinde aydın doğan'ın sahip olduğu güce karşılık gelen David O. Selznick'e dayayarak ulaşmıştır. e tabi selznick de hitchcock'tan kazanmıştır. herşey karşılıklı. eleştirmiyoruz reyizi, ne haddimize.
filmin konusu kısaca şöyle; eski eşini ani bir ölümle kaybeden çok zengin bir adamın ikinci eşi sıfatıyla malikaneye yerleşen genç ve güzel kızımız, evin eski hanımının gölgesinde yeni hayatına alışmaya çalışır.
okurken sürükleyicidir. filmini izlerken yaklaşık beş kere fenalık geçirdim.
1940 yılında en iyi film dalında oscar almış film. türk versiyonlarını da vardır. cüneyt arkın vardı bir tanesinde bir de hülya koçyiğit sanırım...
1940 yapımı, alfred hitchcock un amerikada çektiği ilk film.
--spoiler--
gerim gerim gerer.
--spoiler--
görselliği, karakter derinliği (özellikle judith anderson un oynadığı karakter), senaryoyu işleyişi çok iyi. son derece basit bir senaryo, ustanın elinde sizi gerip gerip gevşeten bir silaha dönüşmüş. zira konuya bakınca günümüzün normal pembe dizi mevzusu . hatta genel yapısıyla jane eyre ye de benziyor . ustanın kuşlar filminin de hikayesini yazan daphne du maurier in kitabından uyarlanmış.
karısı ölmüş bir adam ve bu dulla evlenip onun şatosuna taşınan genç masum kız , evde mendebur psikotik bir hizmetçi ve ölen kadının evin her yerine ve her beynine işlemiş olan, ölümünün bile kaldıramadığı tuhaf ve gergin otoritesi. aslında hatırası denmeli ama artık ev halkını öylesine esir almış ki otoriteye dönüşmüş. bunu öylesine hissettiriyor ki bu otorite (veya etki işte adı her neyse) eti kemiği olmasa da, insanların beyinlerinde dolaşan, filmin ana karakterlerinden birisi gibi. kadınlar öldükten sonra bile otoritelerini hissettirebiliyorlar demekki. *
hikaye, görseller, mekanlar, diyaloglar ... her şey çok iyi. bir ara göz atın.
sık sık yaşattığı, kafadan aşağı kaynar su etkisinin yanında bıraktığı DiĞER BiR etki ise; yitip giden veya değmeyecek bir insanın hatrı veya hatırası için kendi benliğini çürütmemeli insan.
görsel
--spoiler--
gerim gerim gerer.
--spoiler--
görselliği, karakter derinliği (özellikle judith anderson un oynadığı karakter), senaryoyu işleyişi çok iyi. son derece basit bir senaryo, ustanın elinde sizi gerip gerip gevşeten bir silaha dönüşmüş. zira konuya bakınca günümüzün normal pembe dizi mevzusu . hatta genel yapısıyla jane eyre ye de benziyor . ustanın kuşlar filminin de hikayesini yazan daphne du maurier in kitabından uyarlanmış.
karısı ölmüş bir adam ve bu dulla evlenip onun şatosuna taşınan genç masum kız , evde mendebur psikotik bir hizmetçi ve ölen kadının evin her yerine ve her beynine işlemiş olan, ölümünün bile kaldıramadığı tuhaf ve gergin otoritesi. aslında hatırası denmeli ama artık ev halkını öylesine esir almış ki otoriteye dönüşmüş. bunu öylesine hissettiriyor ki bu otorite (veya etki işte adı her neyse) eti kemiği olmasa da, insanların beyinlerinde dolaşan, filmin ana karakterlerinden birisi gibi. kadınlar öldükten sonra bile otoritelerini hissettirebiliyorlar demekki. *
hikaye, görseller, mekanlar, diyaloglar ... her şey çok iyi. bir ara göz atın.
sık sık yaşattığı, kafadan aşağı kaynar su etkisinin yanında bıraktığı DiĞER BiR etki ise; yitip giden veya değmeyecek bir insanın hatrı veya hatırası için kendi benliğini çürütmemeli insan.
görsel
1940 tarihli en iyi film oscarı kazanmış alfred hitchcock filmi
Kesinlikle çağının ötesinde bir yapımdır gerilim sinemasının önemli filmlerinden.
Kesinlikle çağının ötesinde bir yapımdır gerilim sinemasının önemli filmlerinden.
dünyada 2.234.403 kişinin paylaştığı isim.
Klaus Mikaelson ve Elijah Mikaelson'ın seksi kız kardeşi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar