bugün
- nervionun mavi gözleri12
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması12
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı6
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı7
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi4
- durduk yere sinirlenmek3
- diksiyon2
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- etek tıraşı2
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- sineklikle sinek öldürmek2
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak2
- mesihin inişi4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- fransa11
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- bik bik'in kraliçe olması10
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- hayrına karpuz dağıtmak4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayağı olan kadının amacı4
- cep telefonu22
- üst yaşam pilici memesi2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- sarı tekerin yazar olamaması8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- nokia20
- danyal peygamber in mezarından yayılan güzel koku2
- doğu türkistan4
- usualsuspects'in ayağı6
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
yeni bir sozluk kullanici.sozlukle pek alakali.once yazilari okuyor sonra yorum yapiyor.bulunmaz nimetlerden biri.ilk yazisini ben yazayim dedim.hosgeldin.
(bkz: kuzgun)
ankara esat ta bir stüdyo,hem kayıt stüdyosu hem de prova stüdyosu olarak kullanılıyor. hatta sahipleri yeni bir prodüksiyon şirketi kurdular (bkz: ) raven productions. http://www.myspace.com/ravenrecordstr
(bkz: raven riley)
yine ayrıca dark abyss şarkısı.
(bkz: raven land)
ing. kuzgun demektir efendim.
ayrıca edgar allan poe şiirdir ve türkçe meali için buyrun;
evvel zaman önce ürkünç bir gecede,
eski kitaplardaki yitik hikmeti,
düşünüyordum güçsüz ve bitkin.
başım öne düşmüş, uyumak üzereyken,
nazik vuruşlarla kapı çaldı birden.
-bir misafir- dedim -çalıyor kapımı-
-bir misafir, başkası değil.-
açık seçik hatırımda, bir aralık günüydü,
yerde bir hayalet gibi şöminenin ışığı.
çaresiz sabahı istedim, kitaplardan diledim
ıstırabın bitişini; lenore'u kaybetmenin ıstırabı.
meleklerin lenore dediği o bakire, nurlu ve eşsiz,
artık ebediyyen isimsiz.
ipeksi mor perdelerin süzgün hışırtısıyla,
garip bir dehşet kapladı, hiç yaşamadığım.
yineleyip durdum yatıştırmak için kalbimi,
-odamın kapısında bekleyen kişi bir misafir,
odamın kapısındaki gecikmiş bir misafir,
başkası değil.-
canlandım birdenbire, daha fazla beklemeden,
-bayım-; dedim -ya da bayan, affınızı diliyorum.
gerçek şu ki uyukluyordum, usulca kapıya vurdunuz,
usulca geldiniz, kapıma dokundunuz.
emin olamadım işittiğimden
sonra ardına kadar açtım kapıyı,
karanlıktı, sadece karanlık.
merak ve endişeyle baktım karanlığa uzun uzun,
hiçbir faninin cüret edemediği hayaller içinde.
sessizlik bozulmadı, ne de bir işaret karanlıktan,
orada tek kelime -lenore- idi, fısıldadığım.
ve karanlıktan yankılandı bir mırıltı: -lenore,-
sadece bu, başka bir şey değil.
ruhum alevler içinde döndüm odama,
ardından yine bir tıkırtı, daha da şiddetli
-eminim- dedim -birşeyler var penceremde,
gidip ne olduğuna bakayım, gizem çözülsün,
kalbim sükun bulsun, bu gizem çözülsün.
-rüzgardır, başka bir şey değil.-
tam kepengi açacakken, kanat şakırtılarıyla
heybetli bir kuzgun belirdi, kutsal günlerden kalma
hiçbir şey söylemedi, ne bekledi ne durdu
bir saygın kişi edasıyla, kapının üstüne tünedi,
oda kapımın üzerinde, bir pallas büstüne tünedi,
tünedi ve oturdu, sadece bu
cezbederek, takındığı ağır ve şiddetli tavırlarıyla
üzgün ruhumu gülümsetti, çehresi bu siyah kuşun
-sorgucun kırpılmış olsa da- dedim - değilsin namert,
karanlık kıyılardan gelen, korkunç ve gaddar kuzgun.
söyle nedir, cehennemi gecenin kıyılarındaki saygın ismin-
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
şaştım bu hantal kuşun konuşmasına böyle açık,
pek anlamlı, pek ilgili olmasa da söylediği;
çünkü hiçbir şanslı insan yoktur, ki biliriz hepimiz
oda kapısının üzerine tünemiş bir kuşla karşılaşsın
kapının üstündeki büste tünemiş bir kuş ya da canavar,
adı -hiçbir zaman- olsun
tek bir söz söyledi o dingin büstteki kuzgun
taştı sanki bütün ruhu o tek kelimeden
ne bir söz ekledi, ne bir tüyü kımıldadı
acıyla mırıldandım: -diğerleri uçup gittiler,
sabah o da terkedecek beni, umutlarım gibi-
dedi kuş -hiçbir zaman-
irkildim tam yerinde söylenen bu sözle,
-şüphesiz- dedim -bu söz, tek sermayesi,
üzgün bir sahipten miras, zalim belaların
şarkıları tek bir nakarata düşünceye dek kovaladığı
umutsuz ve hüzünlü bir ağıt gibi tekrarlanan
-asla---hiçbir zaman-
kuzgun beni hala cezbedip gülümsetirken,
yöneldim koltuğa, kapının, büstün ve kuşun önündeki
gömülürken koltuğuma, düşünüyordum
eski zamanlardan kalma bu uğursuz kuşun
bu gaddar, hantal, korkunç, ve kasvetli kuşun
neydi kastettiği, derken -hiçbir zaman-
tahmin yürütmeye koyuldum, tek ses etmeden
ateşli gözleriyle sinemi dağlayan kuşa
devam ettim düşünmeye, uzatıp başımı
lambanın aydınlattığı kadife yastığın üzerine
lambanın gözlerini diktiği kadife ve mor yastık ki
ah,-hiçbir zaman- yaslanamayacak o!
sonra görünmez bir tütsünün kokusuyla ağırlaştı hava
yüce meleklerin ayak sesleri çınladı tüylü zeminde.
-ey sefil- diye haykırdım -bir ferahlık verdi sana tanrın-
lenore'un hatıralarından kurtulasın diye bir ilaç,
iç bu iksiri kana kana ve sil lenore'u aklından
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
-kahin-dedim -şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis-
kışkırtıcı mıydı yoksa bir fırtına mı seni bu sahile atan
kimsesiz ama gözüpek - bu afsunlu çöl toprağında
bu perili evde- bana gerçeği söyle, yalvarıyorum
var mı -günahların ilacı? söyle bana- söyle, yalvarıyorum
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
-kahin- dedim -şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis-
üstümüzde kıvrılan gökler ve yücelttiğimiz tanrı adına
söyle bu hüzünlü ruh, uzaktaki cennette, sarılabilecek mi
meleklerin lenore adını verdiği kutsal bir bakireye
meleklerin lenore dediği o eşsiz, nurlu bakireye
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
-bu söz ayrılık imimiz olsun ey kuş, ya da iblis-
-dön artık fırtınaya, ve cehennemi kıyılara,
söylediğin yalana nişan tek tüy bırakma.
yalnızlığıma dokunma, terket o büstü,
çek gaganı kalbimden, çek suretini kapımdan-
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
uçmuyor kuzgun, oturuyor orada, hala orada
oda kapımın üzerindeki o süzgün büstte
rüya gören bir iblisin bakışı gözlerinde
gölgesi akıyor zemine yüksekteki lambadan
ve bu gölgeden, yerde uzanmış yatan,
yükselecek mi ruhum? -hiçbir zaman-
ayrıca edgar allan poe şiirdir ve türkçe meali için buyrun;
evvel zaman önce ürkünç bir gecede,
eski kitaplardaki yitik hikmeti,
düşünüyordum güçsüz ve bitkin.
başım öne düşmüş, uyumak üzereyken,
nazik vuruşlarla kapı çaldı birden.
-bir misafir- dedim -çalıyor kapımı-
-bir misafir, başkası değil.-
açık seçik hatırımda, bir aralık günüydü,
yerde bir hayalet gibi şöminenin ışığı.
çaresiz sabahı istedim, kitaplardan diledim
ıstırabın bitişini; lenore'u kaybetmenin ıstırabı.
meleklerin lenore dediği o bakire, nurlu ve eşsiz,
artık ebediyyen isimsiz.
ipeksi mor perdelerin süzgün hışırtısıyla,
garip bir dehşet kapladı, hiç yaşamadığım.
yineleyip durdum yatıştırmak için kalbimi,
-odamın kapısında bekleyen kişi bir misafir,
odamın kapısındaki gecikmiş bir misafir,
başkası değil.-
canlandım birdenbire, daha fazla beklemeden,
-bayım-; dedim -ya da bayan, affınızı diliyorum.
gerçek şu ki uyukluyordum, usulca kapıya vurdunuz,
usulca geldiniz, kapıma dokundunuz.
emin olamadım işittiğimden
sonra ardına kadar açtım kapıyı,
karanlıktı, sadece karanlık.
merak ve endişeyle baktım karanlığa uzun uzun,
hiçbir faninin cüret edemediği hayaller içinde.
sessizlik bozulmadı, ne de bir işaret karanlıktan,
orada tek kelime -lenore- idi, fısıldadığım.
ve karanlıktan yankılandı bir mırıltı: -lenore,-
sadece bu, başka bir şey değil.
ruhum alevler içinde döndüm odama,
ardından yine bir tıkırtı, daha da şiddetli
-eminim- dedim -birşeyler var penceremde,
gidip ne olduğuna bakayım, gizem çözülsün,
kalbim sükun bulsun, bu gizem çözülsün.
-rüzgardır, başka bir şey değil.-
tam kepengi açacakken, kanat şakırtılarıyla
heybetli bir kuzgun belirdi, kutsal günlerden kalma
hiçbir şey söylemedi, ne bekledi ne durdu
bir saygın kişi edasıyla, kapının üstüne tünedi,
oda kapımın üzerinde, bir pallas büstüne tünedi,
tünedi ve oturdu, sadece bu
cezbederek, takındığı ağır ve şiddetli tavırlarıyla
üzgün ruhumu gülümsetti, çehresi bu siyah kuşun
-sorgucun kırpılmış olsa da- dedim - değilsin namert,
karanlık kıyılardan gelen, korkunç ve gaddar kuzgun.
söyle nedir, cehennemi gecenin kıyılarındaki saygın ismin-
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
şaştım bu hantal kuşun konuşmasına böyle açık,
pek anlamlı, pek ilgili olmasa da söylediği;
çünkü hiçbir şanslı insan yoktur, ki biliriz hepimiz
oda kapısının üzerine tünemiş bir kuşla karşılaşsın
kapının üstündeki büste tünemiş bir kuş ya da canavar,
adı -hiçbir zaman- olsun
tek bir söz söyledi o dingin büstteki kuzgun
taştı sanki bütün ruhu o tek kelimeden
ne bir söz ekledi, ne bir tüyü kımıldadı
acıyla mırıldandım: -diğerleri uçup gittiler,
sabah o da terkedecek beni, umutlarım gibi-
dedi kuş -hiçbir zaman-
irkildim tam yerinde söylenen bu sözle,
-şüphesiz- dedim -bu söz, tek sermayesi,
üzgün bir sahipten miras, zalim belaların
şarkıları tek bir nakarata düşünceye dek kovaladığı
umutsuz ve hüzünlü bir ağıt gibi tekrarlanan
-asla---hiçbir zaman-
kuzgun beni hala cezbedip gülümsetirken,
yöneldim koltuğa, kapının, büstün ve kuşun önündeki
gömülürken koltuğuma, düşünüyordum
eski zamanlardan kalma bu uğursuz kuşun
bu gaddar, hantal, korkunç, ve kasvetli kuşun
neydi kastettiği, derken -hiçbir zaman-
tahmin yürütmeye koyuldum, tek ses etmeden
ateşli gözleriyle sinemi dağlayan kuşa
devam ettim düşünmeye, uzatıp başımı
lambanın aydınlattığı kadife yastığın üzerine
lambanın gözlerini diktiği kadife ve mor yastık ki
ah,-hiçbir zaman- yaslanamayacak o!
sonra görünmez bir tütsünün kokusuyla ağırlaştı hava
yüce meleklerin ayak sesleri çınladı tüylü zeminde.
-ey sefil- diye haykırdım -bir ferahlık verdi sana tanrın-
lenore'un hatıralarından kurtulasın diye bir ilaç,
iç bu iksiri kana kana ve sil lenore'u aklından
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
-kahin-dedim -şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis-
kışkırtıcı mıydı yoksa bir fırtına mı seni bu sahile atan
kimsesiz ama gözüpek - bu afsunlu çöl toprağında
bu perili evde- bana gerçeği söyle, yalvarıyorum
var mı -günahların ilacı? söyle bana- söyle, yalvarıyorum
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
-kahin- dedim -şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis-
üstümüzde kıvrılan gökler ve yücelttiğimiz tanrı adına
söyle bu hüzünlü ruh, uzaktaki cennette, sarılabilecek mi
meleklerin lenore adını verdiği kutsal bir bakireye
meleklerin lenore dediği o eşsiz, nurlu bakireye
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
-bu söz ayrılık imimiz olsun ey kuş, ya da iblis-
-dön artık fırtınaya, ve cehennemi kıyılara,
söylediğin yalana nişan tek tüy bırakma.
yalnızlığıma dokunma, terket o büstü,
çek gaganı kalbimden, çek suretini kapımdan-
dedi kuzgun -hiçbir zaman-
uçmuyor kuzgun, oturuyor orada, hala orada
oda kapımın üzerindeki o süzgün büstte
rüya gören bir iblisin bakışı gözlerinde
gölgesi akıyor zemine yüksekteki lambadan
ve bu gölgeden, yerde uzanmış yatan,
yükselecek mi ruhum? -hiçbir zaman-
(bkz: eric the raven)
(bkz: eric draven)
efenim bu raven dirilenlere yok gösteren kuştur rivayete göre...
(bkz: the crow)
(bkz: eric draven)
efenim bu raven dirilenlere yok gösteren kuştur rivayete göre...
(bkz: the crow)
tekken beş'in en iyisi. o kombolar, uçan tekmeler, yarı palyaço yarı ninja kıyafeti...
zoundry tarafından hazırlanmış masaüstü günlük yayınlama* programıdır. günlük* dünyasına adım atanlar -hosting ve domain işine bulaşmadan- popüler blogging sitelerinden(wordpress, blogspot vb.) birini tercih edebilir. Bu durumda yazılarını yayınlamak için her seferinde sitenin cms'sini kullanmak istemeyebilir. işte bu durumda yazılarınızı hazırlayabileceğiniz, saklayabileceğiniz ve istediğinizde yayınlayabileceğiniz bir program olarak raven işinizi görür. Yazılarınız biraz gecikmeli(5 dak.) de olsa yayınlanır.
Daha iyisini isteyenler şunu keşfetti: (bkz: bleezer)
Daha iyisini isteyenler şunu keşfetti: (bkz: bleezer)
(bkz: raven software)
one tree hill lisesi basketbol takımının simgesidir.
harika bir yazar, çok seviyorum kendisini.
Bi yakalarsam öpeceğim sozlukcu... Öpmem aslında ana o öyle sansin... Gürcü var mi lan?
söz konusu müzik olunca kendisi yetkili abi sıfatındadır.
raven riley'yi anımsatan kelime.
ikinci nesil uludağ sözlük yazarıdır. mümkünse espri yapmasın (#8396277)
(#8438503) başlatmış olduğum nick altı sosyal sorumluluk projesi kapsamında uğradığım onbirinci 61 üstü yazar. takipteyim.
injustice gods among us 2 oyununda gizemli görünen bir karakter.
1) ing: kuzgun
2) dc comics evreninden bir karakter. insan bir anne ve iblis bir babanın evladı olan raven, babasından dolayı pek çok güce sahiptir.telekinezi,uçma,ışınlanma gibi pek çok özelliğe sahiptir. sihrini azarath metrion zinthos! cümlesini söyleyerek kullanabilir.
ilk başlarda kötülük ile savaşsa da zaman içerisinde kötüleşir.
2) dc comics evreninden bir karakter. insan bir anne ve iblis bir babanın evladı olan raven, babasından dolayı pek çok güce sahiptir.telekinezi,uçma,ışınlanma gibi pek çok özelliğe sahiptir. sihrini azarath metrion zinthos! cümlesini söyleyerek kullanabilir.
ilk başlarda kötülük ile savaşsa da zaman içerisinde kötüleşir.
ingilizce'de kuzgun anlamına gelen kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar