bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bir insanda en sevilen özellik5
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- türklerin ileri olduğu konular21
- meryem can2
- atatrue2
- en gey özelliğiniz10
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- dinsize inanır mısın17
- saraca finch house3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- true nickli yazar11
- çırçıplak yatmak9
- norm ender3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- erkek adam2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- vantilatörü kendine çevirmek6
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- özlenen hissiyatlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- salak yazarlar7
- ruh hastası olan yazarlar6
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- kuran da neden namaz yok8
- seninle şurada olabilirdik5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- gocu31
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
avrupa yakası dizisinde oynamayan ender insanlardan.
muhteşem bir dehanın çektiği... müthiş bir film!
fuck kelimesinin scarface ile birlikte en fazla kullanıldığı film.
en koyu fanatiklerinin bile cevap veremeyeceği 3 soru vardır.
1.herkesin peşinden koştuğu çantanın içinde ne var?
2.butch 'ın arabayla marsellus'u ezdiği sahnede (elli tane adamı olan, para babası marsellus) niçin elinde poşetlerle yolda tek başına yürümektedir?
3.vincent'ın arabasını kim çizmiştir?
1.herkesin peşinden koştuğu çantanın içinde ne var?
2.butch 'ın arabayla marsellus'u ezdiği sahnede (elli tane adamı olan, para babası marsellus) niçin elinde poşetlerle yolda tek başına yürümektedir?
3.vincent'ın arabasını kim çizmiştir?
müzikleriyle esrime aldıran, anlam verilemeyen şekilde tekrar tekrar izlenilen karşılığında keyifleri yerine getiren ucuz bir film. toplam 7 yıl kıçta saklanan bir kol saati kadar değerli aynı zamanda*
-ben sinirlenince bir orospu çocuğu mutlaka vurulmuş olur*
-ne yazık ki ellemekten hoşlandığımız şeylerle gözümüze hoş gelenler çoğunlukla aynı olmuyor*
-ben sinirlenince bir orospu çocuğu mutlaka vurulmuş olur*
-ne yazık ki ellemekten hoşlandığımız şeylerle gözümüze hoş gelenler çoğunlukla aynı olmuyor*
tez zamanda ihtiyarlayacak yazar. erkenden mutlu yıllar diliyorum kendisine buradan kendi sözleriyle.
hayatta attığın tüm röve$ataların doksan'a gitmesi dileğiyle.
hayatta attığın tüm röve$ataların doksan'a gitmesi dileğiyle.
bu adam ilaç prospektüsü yazsa artı oylarım.
yan ürün değerlendirme kapsamında, bu başlığa 23 sayfa entry giren türk genclerinden ümit kesilmez dediğim harika bir film.
bir de şuna bakın (bkz: The Usual Suspects)
ayrıca şuna da bakın (bkz: fight club)
bir de şuna bakın (bkz: The Usual Suspects)
ayrıca şuna da bakın (bkz: fight club)
bu adam sabaha kadar sigaranın zararlarını anlatsa yine artı oylarım. ama tutar winston'u eleştirirse haftalarca eksi veririm.
(bkz: winston insani)
(bkz: winston insani)
kara kaplı bakkal defterine borcumu yazsa oylarım...
bak hatta oylııım oy oyy
bak hatta oylııım oy oyy
Bana kattığı en büyük şey "you never can tell" şarkısı olan film.
"senden intikam almaya geldiğimde adımın tanrı olduğunu anlayacaksın." repliğiyle hafızama kazınan, quentin tarantino abimizin yönettiği kült film. hikayeler arası geçiş flashback'lerle sağlanmış; böylece gerçek zaman akışı dışına çıkılmıştır. kırmızı oje fenomeninin de bu filmden sonra ortaya çıktığını bildirmeden edemeyeceğim. teşekkürler uma thurman; teşekkürler quentin tarantino.
(bkz: teşekkürler türkiye!)
(bkz: teşekkürler türkiye!)
izlemeyenlerin çok şey kaçırdığı film. her repliği "hastası olunan alıntılar" başlığına yazılasıdır.
--spoiler--
şimdi çık ona iyi geceler de, gerçekten harika bir akşamdı de, aç kapıyı, atla arabana, evine git, çek otuzbirini olsun bitsin.
--spoiler--
--spoiler--
ben amerikalıyım tatlım. isimlerimizin anlamı yoktur.
--spoiler--
--spoiler--
şimdi çık ona iyi geceler de, gerçekten harika bir akşamdı de, aç kapıyı, atla arabana, evine git, çek otuzbirini olsun bitsin.
--spoiler--
--spoiler--
ben amerikalıyım tatlım. isimlerimizin anlamı yoktur.
--spoiler--
pulp fiction, türkçesi ucuz roman olan film, quentin tarantino tarafından yönetilmiş, roger avary ile birlikte senaryosu yazılmış, 1994 yapımı, kült kabul edilen bir filmdir. pulp fiction, en iyi film dahil 7 dalda oscar'a aday gösterilmiş ve en iyi orijinal senaryo oscarı'nı almıştır. aynı zamanda 1994 cannes film festivali'nde en iyi film ödülü olan altın palmiye ödülü'nün de sahibidir. imdb* tüm zamanların en iyi filmleri sıralamasında 5. sıradadır.
(bkz: internet movie database)
(bkz: internet film veri tabanı)
pulp fiction ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/pulp_fiction
(bkz: internet movie database)
(bkz: internet film veri tabanı)
pulp fiction ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/pulp_fiction
1. numaralı filmimdir tartışmasız, aslında sadece ben de değil şu dünya üzerinde çokça vardır pulp fiction'ı hayatının 1 numaralı filmi olarak kabul eden, hissedebiliyorum bunu.
ayrıca beni uma thurman'la tanıştıran yetmiyormuş gibi bir de kendisine aşık eden film ötesi bir şeydir pulp fiction. hatta uma thurman'ın dans ettiği sahne ergenlik dönemimde beni derinden vurmuştur.
ayrıca beni uma thurman'la tanıştıran yetmiyormuş gibi bir de kendisine aşık eden film ötesi bir şeydir pulp fiction. hatta uma thurman'ın dans ettiği sahne ergenlik dönemimde beni derinden vurmuştur.
olağanüstü akıcı bir filmdir. bunu izlemeden ölmemek gerekir defalarca da izlenebilir. en sıkıcı geçebilecek sahneler bile kelimelerle süslenmiş, izleyiciye unutulmayacak diyaloglar sunulmuştur.
filmde duyduğum bir replikten ötürü mükemmel kadrosunu, harika yönetmenini, şahane oyunculuklarını bile övemediğim film.. o nasıl bir repliktir ey dostlar?
butch ve sevgilisi yatakta konuşmaktadırlar ve aslında gerizekalı gibi görünen kız öyle bir laf eder ki yıkar bünyeyi;
--spoiler--
ellemekten hoşlandığımız şeylerle görmekten hoşlandığımız şeyler arasında ne yazık ki çok büyük bir fark olabiliyor..
--spoiler--
budur..
butch ve sevgilisi yatakta konuşmaktadırlar ve aslında gerizekalı gibi görünen kız öyle bir laf eder ki yıkar bünyeyi;
--spoiler--
ellemekten hoşlandığımız şeylerle görmekten hoşlandığımız şeyler arasında ne yazık ki çok büyük bir fark olabiliyor..
--spoiler--
budur..
en sarsıcı, sürükleyici filmlerden biri... yıllar sonra bile yeniden zevkle seyredilen klasiklerden.
sözlüğe ilk geldiğimde dikkatimi çeken ve beni en çok güldüren başlık yiğit özgür esprileriydi. o ye çok eğlenceliydi.
şukela butonunu her aşındırdığımda karşıma çıkan o esprilerle yarılıyor, karşılaşamadığımda günümün kötü geçmemesi için 2 rekat namaz kılıyordum.
artık zamanı geldi diye düşündükten sonra ben de bir entry girmeye karar verdim. ve başarmıştım. o entry şukela olmuştu.
bir gün; o başlığa entry girenleri eleştiren bir enrty okumuştum. oh my god. kendimi çok kötü hissediyordum.
etrafımdaki insanların söylediklerinden çok çabuk etkilenirdim.
artık ben de yiğit özgür esprilerini yazmamaya karar vermiştim.
günler hızla geçiyordu...
ben şukela butonunu aşındırmaya devam ediyordum.
bir gün; o başlığa pulp fiction'ın da entry girdiğini gördüm.
etrafımdaki insanların söylediklerinden çok çabuk etkilenirdim.
artık ben de yiğit özgür esprilerini yazmaya karar vermiştim.
o ye çok eğlenceliydi.
şukela butonunu her aşındırdığımda karşıma çıkan o esprilerle yarılıyor, karşılaşamadığımda günümün kötü geçmemesi için 2 rekat namaz kılıyordum.
artık zamanı geldi diye düşündükten sonra ben de bir entry girmeye karar verdim. ve başarmıştım. o entry şukela olmuştu.
bir gün; o başlığa entry girenleri eleştiren bir enrty okumuştum. oh my god. kendimi çok kötü hissediyordum.
etrafımdaki insanların söylediklerinden çok çabuk etkilenirdim.
artık ben de yiğit özgür esprilerini yazmamaya karar vermiştim.
günler hızla geçiyordu...
ben şukela butonunu aşındırmaya devam ediyordum.
bir gün; o başlığa pulp fiction'ın da entry girdiğini gördüm.
etrafımdaki insanların söylediklerinden çok çabuk etkilenirdim.
artık ben de yiğit özgür esprilerini yazmaya karar vermiştim.
o ye çok eğlenceliydi.
müziklerin bu kadar efektif olduğu, bu kadar yerinde kullanıldığı ve bu kadar sahneler ile uyum sağladığı başka bir film daha izlemedim ben. tarantino daha iyisini yapana kadar şimdilik en iyisi bu. müzikleriyle, senaryosuyla, oyunculukları ile herşeyi ile bir başyapıt olmayı fazlasıyla hakeden bir filmdir gözümde. boştur ama hoştur..
tarantino'nun bol şiddetli, tapılası filmidir.
tarantino sözüm sana:
böyle filmler yapıp milleti dinden imandan soğutma.
yok yarın belgesel çeksen, gençler ineğe tapacak.
böyle filmler yapıp milleti dinden imandan soğutma.
yok yarın belgesel çeksen, gençler ineğe tapacak.
--spoiler--
film boyunca vincent( john travolta) üç kez tuvalete girer. (olay sırasına göre)birincisinde tuvaletini yaptığı lokanta soyulur. ikincisinde mia (uma thurman) eroini burnundan çekip kriz geçirir. üçüncüsünde de bruce willis onu öldürür. yani bu adam ne zaman sıçmaya niyetlense bi terslik çıkar.
--spoiler--
film boyunca vincent( john travolta) üç kez tuvalete girer. (olay sırasına göre)birincisinde tuvaletini yaptığı lokanta soyulur. ikincisinde mia (uma thurman) eroini burnundan çekip kriz geçirir. üçüncüsünde de bruce willis onu öldürür. yani bu adam ne zaman sıçmaya niyetlense bi terslik çıkar.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar