bugün
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan6
- kahvaltı6
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi5
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması4
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü26
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- pilavın yanında ekmek yemek3
- çayı üfleyerek içen erkek3
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu28
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- haksız insan uzaklaşması3
- gocu33
- teröristbaşı bebekkatiline villa yapan akepeli3
- nev12
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması3
- boyumun 2 cm kısalması22
- uyudun mu mesajı14
- sözlükte kavga olacak hissi5
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- ünlüler2
- kiraz cicegi kolonyasi42
- arda turan4
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması11
- ona bir şey söyle8
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar10
- marmara depremi için ezber bozan açıklama5
- fazla açıklama yapan insan2
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- fazla samimiyet9
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- mal mıyım sorunsalı13
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- otelde sevişmek8
- ismail kartal34
- arabada sevişmek6
- ey insan9
- küt saçlı hatun12
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- anın görüntüsü26
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
en güzeli değil ama en dayanıklı, en uzun sürendir.
bir şeyler paylaşamazsın ama ilk günkü gibidir her şey.
aşkın parlayan yüzünü değil; vecizelerdeki gibi insana acı çektiren, ağlatan ve umut veren yanını yaşarsın.
sıradan bir ilişkideki gibi sevdiğinin maneviyatına egemenlik kuramaz, sorularla onu tüketemezsin sadece ve sadece onun hakkında bildiklerine kafandan yeni şeyler ekliyebilirsin; yani hayalini güzelleştirirsin. karşılıksız sorduğun sorularaysa onun adına kendi istediğin cevapları verirsin.
eğer ki bir gün gelir de bitme vakti gelirse,(-ki her aşk bitmeye mahkumdur)unutmak sıradan bir gönül ilişkisinin ömründen daha uzun ve sıradan bir gönül bağının çözülmesinden daha kudretli bir acıya sebep olur. bir gerçeği daha da söylemek lazım, unutmak o an için gerekli bir durumdur her zaman, hiçbir zaman unutulmaz; her zaman izi kalır.
"kim anlayacak bu kor işaretleri?
kimsenin dilinden okunmasın içimde ufalan.
ovada ve dağda saklı bir mavi için
düştümdü yola. benim de yaban bir çığlığım vardı
çok zaman oldu, teslim ettim onu rüzgâra..."
bir şeyler paylaşamazsın ama ilk günkü gibidir her şey.
aşkın parlayan yüzünü değil; vecizelerdeki gibi insana acı çektiren, ağlatan ve umut veren yanını yaşarsın.
sıradan bir ilişkideki gibi sevdiğinin maneviyatına egemenlik kuramaz, sorularla onu tüketemezsin sadece ve sadece onun hakkında bildiklerine kafandan yeni şeyler ekliyebilirsin; yani hayalini güzelleştirirsin. karşılıksız sorduğun sorularaysa onun adına kendi istediğin cevapları verirsin.
eğer ki bir gün gelir de bitme vakti gelirse,(-ki her aşk bitmeye mahkumdur)unutmak sıradan bir gönül ilişkisinin ömründen daha uzun ve sıradan bir gönül bağının çözülmesinden daha kudretli bir acıya sebep olur. bir gerçeği daha da söylemek lazım, unutmak o an için gerekli bir durumdur her zaman, hiçbir zaman unutulmaz; her zaman izi kalır.
"kim anlayacak bu kor işaretleri?
kimsenin dilinden okunmasın içimde ufalan.
ovada ve dağda saklı bir mavi için
düştümdü yola. benim de yaban bir çığlığım vardı
çok zaman oldu, teslim ettim onu rüzgâra..."
(bkz: geçmiş olsun)
hayalgücünü geliştiren olaydır.
31 çekerken olan hede.
kalbin davetsiz misafiridir, size sormadan içeri girer canınızı acıtır.
apandist gibidir. vardır ama gereksizdir.
aşkların en güzelidir başta. heyecanlıdır, en küçük birşey de bile mutlu olunabileceğini gösterir insana. ama bir yerden sonra da acıdan başka birşey vermez.
çok kısa sürmelidir. aşık kişi ya "ehh eytere bea" der ya da aşık olduğu kişiyle konuşarak durumu izah eder. sanılanın aksine platonik aşk karşı tarafın durumdan tamamen habersiz olmasıdır; bilip de karşılık vermiyorsa o tek taraflı aşk ya da karşılıksız aşktır. kendimizi avutmayalım lütfen. karşı taraftan beklenti olamdan bir aşkı ne kadar taşıybilirsiniz ki.. sizden belki de bihaber olan insana aşık olmak çaresizlik değil midir.. bence harekete geçilmesi lazım bu durumda. zaten elinde birşey olmayan insan için kaybetmek söz konusu değildir zira.
kedinin çiğere bakması fakat ulaşamaması. *
(bkz: ömür törpüsü)
bir süre sonra takıntı ve alışkanlık haline dönüşür. bir an önce bırakılıp hayata tekrar başlanmalı ve mutlu olunmalıdır.
aşkların en masumudur.. karsındaki bilmediğinden, bilseydi belki karsılık verirdi diye kendini avutursun en azından.. bildiği halde karsılık vermediği durumlara göre çok daha umut ve mutluluk vericidir
sex in tutunamadağı ilk ve son yer.
(bkz: aşkların en güzeli)
bir kişinin başka bir kişiyi karşılıksız sevmesi veya o kişinin başka bir kişiden hoşlanmasıdır. platonik aşkta karşılık yoktur.
acıtıyor lan. çok acıtıyor hemde. kimileri "en güzel aşk" falan diye zırvalamış. acı çekmenin, tek taraflı sevmenin, sevdiğin adamın umrunda bile olmaman ya da üzüntüden hasta olmanın nesi güzel canlar?
ayrıca eninde sonunda bitecekmiş, öyle diyorlar. ama şu sözüde unutmamak lazım. "neyi seçersen seç, aklın hep seçemediğinde kalacak..."
yazarın notu: ayrıca bu aşk türü insana böyle melankolik melankolik şeyler yazdırtır efendim..mına koyim acı çektikçe, elinden hiç birşey gelmedikçe sözlüğe girer böyle mal mal yazar sonrada defolup gidersin...
ayrıca eninde sonunda bitecekmiş, öyle diyorlar. ama şu sözüde unutmamak lazım. "neyi seçersen seç, aklın hep seçemediğinde kalacak..."
yazarın notu: ayrıca bu aşk türü insana böyle melankolik melankolik şeyler yazdırtır efendim..mına koyim acı çektikçe, elinden hiç birşey gelmedikçe sözlüğe girer böyle mal mal yazar sonrada defolup gidersin...
konuşma fırsatı bulduysanız eğer ertesinde bütün gün oturup yanlış bir şey söyledim mi acaba, belli ettim mi acaba diye düşünmenize neden olan insan evladıdır. *
fikrimce yoktur böyle bir aşk sadece türk milletinin yaşadığı büyüttüğü tanımladığı bir aşk zırvasıdır. sevmem efendim sevmiosa sonuna kadar sevmem nereye kadar varmı öyle iş, hayatı zindan et, sadece kendi kurduğun karanlık bir dünyada nefes almaya çalış... yalan! tezelden döndürülmeli farkındalaştırılmalı... denersiniz şansınızı o ayrı, ama olmayacak bir iş içinde saatlerce saçma sapan bir ruh haline ne gerek vardır. bakın saat diyorum dikkatinizi çekerim gün, ay, yıl allah korusun... yapmayın efendim hayat bukadar ucuz değildir basit değildir. insan oğlu okadar değerli değildir. sevin siz bi zaten sevilirsiniz bir arızanız yoksa oldu da sevilmediniz diyelim karşıda arıza var belliki diyiniz geçiniz. *
vardır böyle aşk.
karşılıksızdır belki, ama güzeldir.
saftır.
sevgiyi körelten çıkarlar yoktur, bi nevi kirlenmemiş aşktır.
onu her görüşünüzde içinizde minik bir kırpıntı oluşur...
anlamını bilemediğiniz tarifsiz duygular bedeninizi sarar...
beyninizde şimşekler çakarken yanınızdaki arkadaşlarınızın 'şşşt, bak seninki geldi' diye dürtmesiyle uyanırsınız duruma.
onlar hep ona 'seninki' der, ama ne yazık ki o asla 'sizinki' olamaz...
karşılıksızdır belki, ama güzeldir.
saftır.
sevgiyi körelten çıkarlar yoktur, bi nevi kirlenmemiş aşktır.
onu her görüşünüzde içinizde minik bir kırpıntı oluşur...
anlamını bilemediğiniz tarifsiz duygular bedeninizi sarar...
beyninizde şimşekler çakarken yanınızdaki arkadaşlarınızın 'şşşt, bak seninki geldi' diye dürtmesiyle uyanırsınız duruma.
onlar hep ona 'seninki' der, ama ne yazık ki o asla 'sizinki' olamaz...
düz duvara sarılmış sarmaşık gibi olmaktır. yada dağa küsen tavşan.
acıların en büyüğü, bile bile lades demek..
sevilmekten çok sevmektir ruhu olgunlaştıran çocukluktan çıkaran, hatta en zevk veren. yeter ki durum abartılmasın , o masum sevgi iğrençlikle, rezillikle sıvanmasın.
bu aşk yaşanmaya başlandığında mide de hafifçe ağrılar başlar, aşk ilerledikçe ağrıların şiddeti artar. devamında ya görmemeye çalışırsın ve ağrılarını azaltmaya çalışırsın ya da ona açılıp herşeyin mahvolmasına yada nadiren güzel sonuçlarına neden olursun.
kötüdür.bakıyor mu baktı mı acaba diye adamın beynini yer bitirir.acı verir.hele ki baktığını,aynı duyguları hissettiğini sandığın insanın parmağında yüzüğü görmek o daha da acıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar