bugün
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- queen ravenna adlı yazar10
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- ne kadar yaşlısın16
- kendisiyle övünen insanlar12
- muhallebi kıvamı3
- leblebi kurabiyesi3
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı37
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- damla sakızlı muhallebi3
- trt tarafsız olmalı13
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- fatma betül sayan kaya50
- türkiye30
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- yolda yürürken traverten görmek2
- futbol15
- ismet gurbuz2
- italya14
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- uefa uluslar ligi5
- allbea'ya albela diyen hadsiz2
- teoman çamaşır3
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi4
- nahl suresi 10 ayet2
- bu nasıl hava lan7
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- anın görüntüsü23
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- frankyfourfingers4
- morkstar8
- insanlardan tiksinmek3
- sen milyar sen milyon3
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- sigara böreği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- manyak bey birader döner mi sorusu2
- koyu saç açık ten4
- parayı alıp istifa etmek2
- asuman krause vs acun ilıcalı2
- pandeladestroyer2
- kavga havasında olmak3
- from gold from dust6
- zulzula cin kabilesi5
görünüşe göre sözlükte çok yaşanmış olandır.
kendi hayalinde oluşturduğun bir varlık üzerinden kendi kendine aşık olmaktır.
insanı yavaş yavaş ele geçiren, iliklerine işleyen lanet olası duygu selidir.
sonra gün gelir, karşındaki seni reddeder. ne kadar üzülse de, kırıcı olmamaya çalışsa da...
binanın kolonları birdenbire yıkılır.
çoktan ele geçirmiştür çünkü bünyeyi.
hayat onun üzerine kurulmuştur.
kolonlar o'dur.
ve o seni istemez.
işte o zaman binanın çöküp çökmemesi şansa kalmıştır.
biri gelip tekme atsa yıkılacaktır bina.
belki de yıkılmak için bir darbeye bile ihtiyaç duymayacaktır.
en azından ben, çöküyorum.
sonra gün gelir, karşındaki seni reddeder. ne kadar üzülse de, kırıcı olmamaya çalışsa da...
binanın kolonları birdenbire yıkılır.
çoktan ele geçirmiştür çünkü bünyeyi.
hayat onun üzerine kurulmuştur.
kolonlar o'dur.
ve o seni istemez.
işte o zaman binanın çöküp çökmemesi şansa kalmıştır.
biri gelip tekme atsa yıkılacaktır bina.
belki de yıkılmak için bir darbeye bile ihtiyaç duymayacaktır.
en azından ben, çöküyorum.
aşkı bir merak duygusu olarak tanımlıyorum...ozaman aşkların en güzeli...en acısı...
en saf ve temiz aşk çeşididir. sevgi miktarının ters orantılı olduğu yegane aşktır aynı zamanda.
(bkz: yanmadan eriyen mum)
kötü bitme, karşı tarafın ağzınıza sıçma ihtimalinin olmadığı aşk tipi.
platonik aşk=boş dükkana kira.
24 saat oruç tutmaktır. hiç iftar yapamayacağın oruç.
sevilemezsin-sevişemezsin ne gereği var türüdür.
hiç olmayan birine aşık olmak gibidir.
belli bir yerden sonra insanın nasıl davranacağını, ne düşüneceğini bile karıştırmasına sebep olan duygu. psikolojiyi bozar, hayatın içine eder, her şeyin tadını yok eder. saftır, temizdir ama yemişim böyle temizliği.
ccc platonik aşk siker ccc
belli bir yerden sonra insanın nasıl davranacağını, ne düşüneceğini bile karıştırmasına sebep olan duygu. psikolojiyi bozar, hayatın içine eder, her şeyin tadını yok eder. saftır, temizdir ama yemişim böyle temizliği.
ccc platonik aşk siker ccc
platon'un suçu ne ki dedirtmiştir hep,
kendi bünyemde yaşadığım boll özverili bir hikayedir, kendimce, görecelidir bence...
kendi bünyemde yaşadığım boll özverili bir hikayedir, kendimce, görecelidir bence...
(bkz: hiçbir neden yokken ağlamak)
midede duyulan acıdır. bulantılar üstüne gelen bulantılardır. kusamama sebebidir. daha başka bir şey demiyorum...*
Aşkların en zoru ,en beteri, en acı verenidir.
Belki bir o kadarda en güzelidir.
Belki bir o kadarda en güzelidir.
(bkz: mutlu aşk yoktur) der aragon platonik aşkta bunun bir örneği kanımca
platonik aşk= boş dükkana kira!
cogu zaman zevklidir.
önce anlayamazsın. ulaşamayacağın için bir takıntı mı yoksa gerçekten o çaresiz derde mi tutulduğunu. ama gerçekler acıdır zamanla cevap bulur sorular. hergün her an her saniye aklında olunca bir insan,görmesen bile kalbin atıyorsa onun için her saniye,sevmese bile seni,hatta sevse bile bir başkasını,bilmiyorsa bile adını,sen onun adını sayıklayarak uyuyorsan eğer,rüyalarında bile ulaşmaya çalışıyorsan ona bunu adı aşktır... hemde platonik aşktır. kapanmayan bir yaradır. siyahtır. acıtır. acıdır.
merhabası birse hoşça kalı da birdir. nedendir bunu hiç anlamazlar, platonik aşıklar.*
sevdiğine değmiyorsa salla gitsin yoksa acı kaçınılmazdır.
ateşte çıplak ayak yürümektir.acı verir.
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
cemal süreya
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
cemal süreya
arkadaş çok boktan bir durumdur, yıllar geçer sen sikindirik bir konuda bile onunlar iletişim kurabilmek için bir taraflarını yırtarsın, o o konudan bir bok çakmasa bile, sonra da gelir sözlüğe yazarsın.
şöyle ilk görüşte aşk hikayesini andırır.gördüğün gibi beğenirsin inceden hoşlanırsın bi süre sonra adeta tapar ne var ne yok her şeyiyle ilgilenmeye başlarsın belki birkaç arkadaşın da 'ya geçen gün bir konuşmasına tanık oldum mantıklı da' dediğinde dahi 'evet, ağzını oynatınca ses çıkıyor değil mi çok hoş abi' dedirtecek kadar saplantı haline getirip uzaktan uzağa ağzını sulandırırsın veya bu kişi aslında arkadaşındır bir dönem aklın bulanır ergen duygularına kapılıp içindeki aşka düşüverirsin.sonra ne mi olur?öyle çok güzel falan olmaz çoğunlukla, tamam bazen mükemmel olabilir ama o bazenler genelde hollywood da olduğu için bizim mahallede görülmez.sizin oraları bilemem tabi.neyse bir de bu aşık olduğun tip platoniden haberdarsa değme keyfine.efendime söyliyim bi kasınmalar, hafiften kabarmalar sanki biri şişiriyor insan evladını; seni gördükçe.indir havasını 'seni seviyorum ya da pardon sevdiğimi sanıyordum ne kadar baltayım değil mi, gittim senin gibi bir oduna saplandım!' deyip çık işin içinden kes eziyeti sonra da naber hacı, olum, abi... gibi lise son kanka hitaplarını da kullandığında tamamdır, buruşmuş balona döner.
ama sonra dersin ki 'neler yapıyorum ben ya seviyorum ulan!'.diyeceğim o, uyuşturma beynini topla kafayı bak önüne ama ne yapacağını biliyorum tüm doğruları düşünüp yine yanlış olanı seçeceksin, hadi yanılt beni!
''önüm
arkam
sağım
solum
o be''
tüm platonik aşıkların mutlu olması dileği ile.
(bkz: tuttum seni dilek)
ama sonra dersin ki 'neler yapıyorum ben ya seviyorum ulan!'.diyeceğim o, uyuşturma beynini topla kafayı bak önüne ama ne yapacağını biliyorum tüm doğruları düşünüp yine yanlış olanı seçeceksin, hadi yanılt beni!
''önüm
arkam
sağım
solum
o be''
tüm platonik aşıkların mutlu olması dileği ile.
(bkz: tuttum seni dilek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar