bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- galatasaray6
- en tehlikeli insan tipleri2
- galatasaray 3 rennes 33
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- mutsuz olmak3
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- rennes2
- duyulan en ilginç isim5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- oralet içen erkek5
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- kalem4
- anın fotoğrafı14
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- uludağ sözlük çeteleri9
- erdal beşikçioğlu8
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- yerinde dur3
- yıkık yazarlar4
- yelpaze3
- latte içen erkek4
- smallville'deki konuk oyuncular3
- patates kızartması4
- dolma kalem3
- en boktan on yıl7
- doa otomatı3
- ona bir şey söyle13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- telefona cevap vermeyen kız3
- selam sözlük2
- gocu bak bi5
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- kasa daima kazanır2
- düşün ki o bunu okuyor4
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- ayrılık8
- en gey özelliğiniz3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- köpektapar2
Karşılıksız aşk.
Eğer karşı tarafı seviyor bide karşı taraf sizi sevmiyorsa çok kötü birşeydir.
Acı verir.
Eğer karşı tarafı seviyor bide karşı taraf sizi sevmiyorsa çok kötü birşeydir.
Acı verir.
Tahir Zühre'yi sevmeseydi, Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden??
aşk mı, takıntı mı, yoksa sadece çekim mi olduğu henüz çözülemeyen şey. ama var olan bir şey; senden, benden bile gerçek yani. iliklerine kadar hissetiriyor insana kendini, işte öyle bir şey.
şöyle ki; ertesi gün o görüleceği için her türlü karın ağrısı, mide bulantısı çektiği yetmezmiş gibi saatlerce -farketmeyeceğini bile bile- o'na güzel görünmek için hazırlanıp, saatlerce yol gidip, başkalarının ne düşüneceğini umursamadan meraklı bakışlarla çevresinde o'nu arayıp, o'nu her gördüğünde midesinde kelebekler uçuşan birini tanımaktayım ben. daha da ilginci, bu insanın o'nu görebileceği süre en fazla 1 dakika. bildiğin 1 dakika yahu, fazlası yok. bilakis görmeme ihtimali de kuvvetle muhtemel.
ama o'nu gördüğü birkaç saniye, hele ki o'nun tesadüfen de olsa kendisine gülümsediği, bilinçsizce de olsa gözlerinin kendi gözleriyle buluştuğu o birkaç saniye, tüm bu yorgunluklara, çekilen eziyet ve sıkıntılara kat be kat değerdir. ne kadar eziyet varsa çektirebilirsiniz bu insana artık. zira o bünye için çekilen eziyetin her dakikasında eğer "o" varsa, aslında hiçbir şey sıkıntı değildir. o varsa her şey mümkündür, ulaşılabilirdir.
tek ulaşılamayan şey o'dur. buna ramen son gücüne kadar da dayanma arzusu verir bu şey insana. sonunu göremediği bir şey için tüm gücünü, tüm benliğini ortaya koymaya hazırdır bu insan.
işte böyle şeyler yaptırtır insana bu şey.
söylesenize bu şey, bir insanı tüm egolarından arındırtıp sadece o'na, o'nun hayaline, o'nunla ilgili her şeye adamasına sebep olacak kadar güçlüyse eğer, adının aşk olmasının ne önemi vardır?
varsın adı olmasın aşk, varsın takıntı olsun, varsın saplantıdan ibaret olsun.
zira o'ndan sonra daha fazlasının yaşanamayacağı gerçeğiyle, bünye aşkı zaten asla tadamayacaktır, tatmak da istemeyecektir.
eli eline değmeden en acılısını, en tatlısını tatmıştır insan zaten, dahası mümkün değildir.
şöyle ki; ertesi gün o görüleceği için her türlü karın ağrısı, mide bulantısı çektiği yetmezmiş gibi saatlerce -farketmeyeceğini bile bile- o'na güzel görünmek için hazırlanıp, saatlerce yol gidip, başkalarının ne düşüneceğini umursamadan meraklı bakışlarla çevresinde o'nu arayıp, o'nu her gördüğünde midesinde kelebekler uçuşan birini tanımaktayım ben. daha da ilginci, bu insanın o'nu görebileceği süre en fazla 1 dakika. bildiğin 1 dakika yahu, fazlası yok. bilakis görmeme ihtimali de kuvvetle muhtemel.
ama o'nu gördüğü birkaç saniye, hele ki o'nun tesadüfen de olsa kendisine gülümsediği, bilinçsizce de olsa gözlerinin kendi gözleriyle buluştuğu o birkaç saniye, tüm bu yorgunluklara, çekilen eziyet ve sıkıntılara kat be kat değerdir. ne kadar eziyet varsa çektirebilirsiniz bu insana artık. zira o bünye için çekilen eziyetin her dakikasında eğer "o" varsa, aslında hiçbir şey sıkıntı değildir. o varsa her şey mümkündür, ulaşılabilirdir.
tek ulaşılamayan şey o'dur. buna ramen son gücüne kadar da dayanma arzusu verir bu şey insana. sonunu göremediği bir şey için tüm gücünü, tüm benliğini ortaya koymaya hazırdır bu insan.
işte böyle şeyler yaptırtır insana bu şey.
söylesenize bu şey, bir insanı tüm egolarından arındırtıp sadece o'na, o'nun hayaline, o'nunla ilgili her şeye adamasına sebep olacak kadar güçlüyse eğer, adının aşk olmasının ne önemi vardır?
varsın adı olmasın aşk, varsın takıntı olsun, varsın saplantıdan ibaret olsun.
zira o'ndan sonra daha fazlasının yaşanamayacağı gerçeğiyle, bünye aşkı zaten asla tadamayacaktır, tatmak da istemeyecektir.
eli eline değmeden en acılısını, en tatlısını tatmıştır insan zaten, dahası mümkün değildir.
eğer platonik aşkın seni ''reddeden'' biriyse,onu beyninde yeniden şekillendirmeye başlarsın.o kişi senin için her yönden kusursuz olmaya başlar.böyle olmasının sebebi ne biliyor musun?sadece reddedilmiş olman.ama zamanla onu nasıl unuttuğunu sen bile hatırlamayacaksın.
söylenemeyen kısacası.. hissettirilemeyende olabilir..
ancak takıldığımız nokta farklı :
640 no'lu yorum : (bkz: ezik), yorum sahibi: 'gavur'..
işte aslında platonik aşkların neden platonik kaldığının özetidir kendisi.. cesaretini kıran, o an yorumu yapabilecek bi garvurun her an bitiverebilme ihtimalidir etrafında (:
çok mu korkakça geldi ? peki nedir derdin o zaman ? reddedilmek mi ? özgüvensizlik mi ? yok ben böyle iyiyim mi ? geç bunları anam babam..
ancak takıldığımız nokta farklı :
640 no'lu yorum : (bkz: ezik), yorum sahibi: 'gavur'..
işte aslında platonik aşkların neden platonik kaldığının özetidir kendisi.. cesaretini kıran, o an yorumu yapabilecek bi garvurun her an bitiverebilme ihtimalidir etrafında (:
çok mu korkakça geldi ? peki nedir derdin o zaman ? reddedilmek mi ? özgüvensizlik mi ? yok ben böyle iyiyim mi ? geç bunları anam babam..
uzakları yakın eden aşktır. hayal gücü, kullanılmasını bilerek, uzmanlaşılmasıyla birlikte ne kadar zevkli sonuçlar verebileceğini göstererek kendini kanıtlar. bana kanıtladı.
(bkz: jonathan rhys meyers)
(bkz: jonathan rhys meyers)
seni ne çok sevdiğimi bi bilsen...
platonik aşığınım ben...
eyüp tü galiba ismi bi çocuk söylüyordu bu şarkıyı çok tatlı bir klibi vardı.
edit : yakup çocuğun adı eyüp değil. teşekkür ediyorum yirimseniyiirim e katkısından dolayı.
platonik aşığınım ben...
eyüp tü galiba ismi bi çocuk söylüyordu bu şarkıyı çok tatlı bir klibi vardı.
edit : yakup çocuğun adı eyüp değil. teşekkür ediyorum yirimseniyiirim e katkısından dolayı.
cilde ve karaciğere zarar olan aşktır efendim.
geceye bakıp gündüzü hayal etmektir.
aşkların en tutkulusu, en yücesi ve şehvetlisidir. şöyle ki; bu aşk türünde aşkınız osurmaz, sıçmaz, geğirmez. yani dünyevi ihtiyaçlarından soyutlanmıştır her daim. onu hep öyle hayal edersiniz. kanatsız melek formundadır desem yeridir yani. o bir elf kızıdır çoğu zaman gözünüzde...
aşkların en gereksizidir.
Plutonium gibi tehlikeli bir özelliği vardır. ya senin içinde patlar ya gider sen bir yerde patlarsın.
ben seçilmem seçerim mantığındaki insanların karşı karşıya kaldıkları aşk çeşidi. * fazla mükemmelliyetçiliğin bir sonucu. istersin ki senin beğendiğin ve kafanda hayaller kurarak büyüttüğün bu insan da seni sevsin, sana gelenleri görmezden gelirsin bu aşamada, kaybedersin herkesi tek tek. ama kalbindeki büyür yavaşça, hiçbir şeyden haberi olmasa bile..
küçük de olsa bir umuttur platonik aşk, yaşamayan küçümser.
küçük de olsa bir umuttur platonik aşk, yaşamayan küçümser.
en zoru, en yorucusu; kişinin kurduğu hayallerle mutlu olduğu, düştüğü umutsuzluklardan ve çektiği acılardan zevk aldığı kendini eğlendirme şeklidir.
--spoiler--
Kaldırmaya yelteniyorum her seferinde şu aşkın eflatun rengini
Olmuyor, bir türlü olmuyor
Geçtim ben ak deryadan, pembesinden, hatta geçtim karasından, sanarak en engini
Değilmiş gördüm; zor, vallahi zor
Sair hepsinden fazla direniyor, boğmayı bile deniyor; geçemedim seni eflatuni.
--spoiler--
--spoiler--
Kaldırmaya yelteniyorum her seferinde şu aşkın eflatun rengini
Olmuyor, bir türlü olmuyor
Geçtim ben ak deryadan, pembesinden, hatta geçtim karasından, sanarak en engini
Değilmiş gördüm; zor, vallahi zor
Sair hepsinden fazla direniyor, boğmayı bile deniyor; geçemedim seni eflatuni.
--spoiler--
güzeldir. dilediğiniz gibi, dilediğiniz kadar yaşarsınız...
iğrenç bişeydir.
o size eski kız arkadaşını unutamadığını anlatırken sizin onun için üzülmenizdir. sizi değil de bir başkasını sevdiği için değildir üzülmeniz... onun hüznünü kendi bedeninizde hissedersiniz, üzülürsünüz...
tek kişiliktir. ne bir ikinci kişiye ne de bir başka sevgiliye yer vardır yürekte.
aşkların en acı vereni, aynı zamanda da aşkların en güzelidir.
imkansıza aşık olmaktır.
ve daha da güzeli, "o"nu her şeyiyle kabul edeceğini düşünmektir.
kısa kısa melodilere onu taşımaktır.
verdiği her nefesi takip etmeye çalışmaktır.
aynı gökyüzünde olduğunuza, aynı yağmurda ıslandığınıza ve aynı yıldızlara bakmanıza delilercesine sevinmektir.
yanında bir başkasını gördüğünüzde kahrolmaktır.
ağzından canım kelimesi çıkan her erkeğe düşman olmaktır.
onunla iki kelime etmek için kul köle olmaktır.
o güzel yüzünde bir damla yaş gördüğünde senin de ağlamandır. içinin kan ağlamasıdır.
size öyle ya da böyle bir sebepten sarıldığında gönlünüzde hapsettiğiniz kuşların tekrar canlanmasıdır.
velhasıl, tüm güzelliklerine rağmen can acıtır.
sahi, hangi aşk can acıtmaz ki...
aşkların en acı vereni, aynı zamanda da aşkların en güzelidir.
imkansıza aşık olmaktır.
ve daha da güzeli, "o"nu her şeyiyle kabul edeceğini düşünmektir.
kısa kısa melodilere onu taşımaktır.
verdiği her nefesi takip etmeye çalışmaktır.
aynı gökyüzünde olduğunuza, aynı yağmurda ıslandığınıza ve aynı yıldızlara bakmanıza delilercesine sevinmektir.
yanında bir başkasını gördüğünüzde kahrolmaktır.
ağzından canım kelimesi çıkan her erkeğe düşman olmaktır.
onunla iki kelime etmek için kul köle olmaktır.
o güzel yüzünde bir damla yaş gördüğünde senin de ağlamandır. içinin kan ağlamasıdır.
size öyle ya da böyle bir sebepten sarıldığında gönlünüzde hapsettiğiniz kuşların tekrar canlanmasıdır.
velhasıl, tüm güzelliklerine rağmen can acıtır.
sahi, hangi aşk can acıtmaz ki...
Aşkların en güzelidir.Hoşlandığın birisidir o.Aylar geçmiştir onu ilk gördüğün andan beri,her karşılaşmanızda başka bir şekilde incelersin ve her seferinde biraz daha hoşlanırsın.Hele o göz göze geldiğiniz anlar yok mu,insan nasıl da kendini inandırmaya çalışır o da benden hoşlanıyor diye.Sonra bir gün senin en sevdiğin şairin kitabını alır elinden aaa! ben bu adama bayılıyorum der.işte o an aşık olmuşsundur,ÖSS hiç umrunda değildir.Dershanede farklı bölümlerde olmanıza rağmen onun derslerine girersin o seni inek zanneder,halbuki sen onun dikkatini çekmenin yollarını aramaktasındır.O kadar heyecanlanırsın ki normalde çözemeyeceğin soruları çözersin,her gün şiir yazmaya çalışırsın,romantik komedi filmleri izlersin acını dindirmek için ve onu hayal edersin filmlerin her anında.Ona teklif etmeye karar verdiğin an hayatının en önemli anıdır belkide.Çok hazırlanırsın prova yaparsın ama onunla karşılaştığında her şey uçar gider aklından.O seni kabul etmediğinde platonik aşkın bir kurbanısındır ve hep hatırlarsın onu.Ondan izler ararsın insanlarda...
sigara gibi, içten içe öldürür.
hiç tanımadığın, hiç görmediğin, varlığından bile habersiz olduğun bir insana duyuluyorsa gerçek aşktır.
(bkz: eylül akşamı)
(bkz: eylül akşamı)
şizofreni başlangıcı olarakta adlandırılması doğru olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar