bugün
- yeni evli çift aktiviteleri16
- nervio abla18
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz4
- yazılımcıların flört edememesi6
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak16
- ismail kartal21
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- türkiye cumhuriyeti2
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- yaşamak üzerine2
- mutlu günleri beklemek15
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması5
- en lezzetli balık12
- vajinaya dil atmak16
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır7
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- sözlük kızlarının çorapları11
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- güney kore34
- yerde para bulmak8
- görükle den moskova'ya yürümek3
- ahmet kaya3
- kimsenin sizi sevmemesi16
- ümit kocasakal19
- kedimin yatağıma kusması6
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- from gold from dust36
- ıspartalıları sevmemek8
- motorsiklet5
- gece uyanıkları3
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- en son ne aldınız13
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- nervio tarzı entry girmek24
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- para kazanmak6
- mersin10
- sabahları sevilen şeyler5
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- instagram da artan erotizm sebebi10
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- sinemada yiyişen sevgililer9
- porsche4
dünya gezegeni.
ingilizce: dünya gezegeni.
"dünya gezegeni"'nin ingilizce'si.
(bkz: yaban köpekleri)
o kadar güzel görselleri vardır ki videoyu durdurup o kareleri uzun uzun incelemek istersiniz.
Bunu nasıl çekmişler diye izlediğim belgesel.
insanın ufkunu genisleten yasadıgı dunyanın sadece kendi yasam alanı olmadıgını farkettiren son derece ozel bir yapım. Çölleri mağaraları kutupları izledikçe insanın çevresine bakışı değişiyor. Her bir bolumu ayrı ders niteliğinde, ortaya koyulan emek de ürpertici.
çekimler ve olayların anlatımı bakımından izlenebilecek en güzel doğa belgeselidir. şahsen kutuplar bölümünü izlerken penguenlerin yaprıkları karşısında gözlerimi doldurmuştur.
insanın ağzını şaşkınlıktan yere düşüren belgeseldir. özellikle cennet kuşları en güzel olanıydı.
imdb best tv series listesinde 1. sıraya 9.6 puanla oturmuş belgesel. içerisinde şahane görüntüler barındıran mümkün olduğunca full hd izlenmesi gereken bir başyapıt. oturduğu koltuğu hakeden bir bbc yapımı...
belgesellerin çekim kalitesi ve belgesellerin mükemmelliği ile insanı etkileyen belgeseller serisi.
bu belgeseli izledikten sonraki tüm belgeseller 2 megapiksel cep telefonu kamerasıyla çekilmiş gibi gelecektir.
mağaralar bölümüyle insanda bambaşka bir etki bırakan her bölümü ayrı güzel bu güne kadar çekilmiş en güzel belgeseller serisi.
Michael jackson'ın muhteşem şiiridir;
Planet Earth, my home, my place / A capricious anomaly in the sea of space
Planet Earth, are you just / Floating by, a cloud of dust
A minor globe, about to bust / A piece of metal bound to rust
A speck of matter in a mindless void / A lonely spaceship, a large asteroid
Cold as a rock without a hue / Held together with a bit of glue
Something tells me this isn't true / You are my sweetheart, soft and blue
Do you care, have you a part / In the deepest emotions of my own heart
Tender with breezes, caressing and whole / Alive with music, haunting my soul.
In my veins I've felt the mystery / Of corridors of time, books of history
Life songs of ages throbbing in my blood / Have danced the rhythm of the tide and flood
Your misty clouds, your electric storm / Were turbulent tempests in my own form
I've licked the salt, the bitter, the sweet / Of every encounter, of passion, of heat
Your riotous color, your fragrance, your taste / Have thrilled my senses beyond all haste
In your beauty I've known the how / Of timeless bliss, this moment of now.
Planet Earth, are you just / Floating by, a cloud of dust
A minor globe, about to bust / A piece of metal bound to rust
A speck of matter in a mindless void / A lonely spaceship, a large asteroid
Cold as a rock without a hue / Held together with a bit of glue
Something tells me this isn't true / You are my sweetheart, soft and blue
Do you care, have you a part / In the deepest emotions of my own heart
Tender with breezes, caressing and whole / live with music, haunting my soul.
Planet Earth, gentle and blue / With all my heart, I love you.
//////////////////////////////////////////////////////////////
Dünya, evim, yuvam / Boşluk denizinde dönüp duran hercai
Dünya, bir toz bulutunda yüzüyorsun
Yok olmak üzere olan küçük bir küre
Serseri bir vakumda küçük bir nokta / Yalnız bir uzay gemisi, büyük bir astroid gibi
Renksiz bir kaya kadar soğuk / birazcık yapışıtırıcıyla biribirine tutturulmuş gibi
Bir şey bana bunun gerçek olmadığını söylüyor / Sen benim sevgilimsin,
kırılgan ve mavi..
Umursuyor musun / Var mısın kalbimin en derin duygularında
Tatlı rüzgarlarla hassas, şefkatli ve bütün / ruhumu esir alan müziğiyle canlı
Damarlarımda hissediyorum gizemi / zamanın koridorlarında, tarih kitapları
Asırlık şarkılar kanımda / gel git ve tufanların ritmiyle dans ediyor.
Sisli bulutların, elektrik fırtınaların / benim şiddetli tufanlarım gibi
Her mücadeleyi, tutkuyu ve ateşi tattım / tuzu, tatlıyı ve acıyı
Hovarda rengin, güzel kokun, tadın / Aklımı başından alıyor hızlıdan da öte
Güzelliğinde gördüm Sonsuz mutluluğun ne olduğunu, şimdiyi
Dünya, evim, yuvam / Boşluk denizinde dönüp duran hercai
Dünya, bir toz bulutunda yüzüyorsun
Yok olmak üzere olan küçük bir küre
Serseri bir vakumda küçük bir nokta / Yalnız bir uzay gemisi, büyük bir astroid gibi
Renksiz bir kaya kadar soğuk / birazcık yapışıtırıcıyla biribirine tutturulmuş gibi
Bir şey bana bunun gerçek olmadığını söylüyor / Sen benim sevgilimsin,
kırılgan ve mavi..
Dünya, hassas ve mavi / bütün kalbimle seviyorum seni
Planet Earth, my home, my place / A capricious anomaly in the sea of space
Planet Earth, are you just / Floating by, a cloud of dust
A minor globe, about to bust / A piece of metal bound to rust
A speck of matter in a mindless void / A lonely spaceship, a large asteroid
Cold as a rock without a hue / Held together with a bit of glue
Something tells me this isn't true / You are my sweetheart, soft and blue
Do you care, have you a part / In the deepest emotions of my own heart
Tender with breezes, caressing and whole / Alive with music, haunting my soul.
In my veins I've felt the mystery / Of corridors of time, books of history
Life songs of ages throbbing in my blood / Have danced the rhythm of the tide and flood
Your misty clouds, your electric storm / Were turbulent tempests in my own form
I've licked the salt, the bitter, the sweet / Of every encounter, of passion, of heat
Your riotous color, your fragrance, your taste / Have thrilled my senses beyond all haste
In your beauty I've known the how / Of timeless bliss, this moment of now.
Planet Earth, are you just / Floating by, a cloud of dust
A minor globe, about to bust / A piece of metal bound to rust
A speck of matter in a mindless void / A lonely spaceship, a large asteroid
Cold as a rock without a hue / Held together with a bit of glue
Something tells me this isn't true / You are my sweetheart, soft and blue
Do you care, have you a part / In the deepest emotions of my own heart
Tender with breezes, caressing and whole / live with music, haunting my soul.
Planet Earth, gentle and blue / With all my heart, I love you.
//////////////////////////////////////////////////////////////
Dünya, evim, yuvam / Boşluk denizinde dönüp duran hercai
Dünya, bir toz bulutunda yüzüyorsun
Yok olmak üzere olan küçük bir küre
Serseri bir vakumda küçük bir nokta / Yalnız bir uzay gemisi, büyük bir astroid gibi
Renksiz bir kaya kadar soğuk / birazcık yapışıtırıcıyla biribirine tutturulmuş gibi
Bir şey bana bunun gerçek olmadığını söylüyor / Sen benim sevgilimsin,
kırılgan ve mavi..
Umursuyor musun / Var mısın kalbimin en derin duygularında
Tatlı rüzgarlarla hassas, şefkatli ve bütün / ruhumu esir alan müziğiyle canlı
Damarlarımda hissediyorum gizemi / zamanın koridorlarında, tarih kitapları
Asırlık şarkılar kanımda / gel git ve tufanların ritmiyle dans ediyor.
Sisli bulutların, elektrik fırtınaların / benim şiddetli tufanlarım gibi
Her mücadeleyi, tutkuyu ve ateşi tattım / tuzu, tatlıyı ve acıyı
Hovarda rengin, güzel kokun, tadın / Aklımı başından alıyor hızlıdan da öte
Güzelliğinde gördüm Sonsuz mutluluğun ne olduğunu, şimdiyi
Dünya, evim, yuvam / Boşluk denizinde dönüp duran hercai
Dünya, bir toz bulutunda yüzüyorsun
Yok olmak üzere olan küçük bir küre
Serseri bir vakumda küçük bir nokta / Yalnız bir uzay gemisi, büyük bir astroid gibi
Renksiz bir kaya kadar soğuk / birazcık yapışıtırıcıyla biribirine tutturulmuş gibi
Bir şey bana bunun gerçek olmadığını söylüyor / Sen benim sevgilimsin,
kırılgan ve mavi..
Dünya, hassas ve mavi / bütün kalbimle seviyorum seni
full hd bir tv'de veya en azından 22'' bir full hd monitörde izlendiğinde kalitesi ancak anlaşılabilen bir bbc başyapıtı. 50 dk boyunca sadece 5-10 dk'da bir "hassiktir" "yok ananın amı" "kaç milyar kaç milyar" gibi tepkiler vererek izleyebileceğiniz öyle de bir belgeseldir. yıllar yılı john ross'un safari'siyle uyutulmuş türk halkının gözünü açan ve bize bbc sevgisini aşılar bu belgesel serisi aynı zamanda. 11 bölüm 1080p formatında indirdim ve 48 gb'ımı harcadım. mutlu muyum? hiç olmadığım kadar. teşekkürler bbc.
edit: tekrar izledim 8. bölümünü can sıkıntısından. ntv'nin çevirisine hayran kaldım: "burda yılanlar da var, hem de sürüsüne bereket.".
edit: tekrar izledim 8. bölümünü can sıkıntısından. ntv'nin çevirisine hayran kaldım: "burda yılanlar da var, hem de sürüsüne bereket.".
bbc'nin harika belgeseli. insan defalarca izlese bile sıkılmaz. her biri 48 dakika olan bölümler ise şöyle:
1. from pole to pole (kutuptan kutuba)
2. mountains (dağlar)
3. fresh water (tatlı su)
4. caves (mağaralar)
5. deserts (çöller)
6. ice worlds (buz dünyaları)
7. great plains (büyük ovalar)
8. jungles (yağmur ormanları)
9. shallow seas (sığ sular)
10. seasonal forests (mevsimlik ormanlar)
11. ocean deep (derin okyanus)
1. from pole to pole (kutuptan kutuba)
2. mountains (dağlar)
3. fresh water (tatlı su)
4. caves (mağaralar)
5. deserts (çöller)
6. ice worlds (buz dünyaları)
7. great plains (büyük ovalar)
8. jungles (yağmur ormanları)
9. shallow seas (sığ sular)
10. seasonal forests (mevsimlik ormanlar)
11. ocean deep (derin okyanus)
olağanüstü bir belgesel. özellikle de hd izlenince doyumsuz bir keyif veriyor.
eğer bu belgeselse biz bu zamana kadar belgesel diye ne izliyorduk sorularını sorduran harika yapım. bu belgesel değilse ne o halde ?
izlemeye kıyamıyorum, öyle duruyor bilgisayarın bir ucunda.
izlerken bir ateistin 10 kere düşünmesene sebep olabilecek tarzda hazırlanmış bir belgesel...gerçi buna belgesel dersek diğer izlediklerimiz ne olacak...fresh water bölümünde angel şelalesi ve caves bölümünde meksika'daki dev mağarayı görünce bu şehir hayatında boşuna yaşadığımızı bir kez daha kanıtlıyor...
izlediğim ilk yarım saatiyle bile ağzımı açık bırakan harika belgesel. dvd sini almak lazım hem destek için hem arşivde bulunması gerektiği için.
alanının gelmiş geçmiş en iyisi olan yapım.
müzik uyumu harika olan belgesel.
özellikle okyanus ve kutuplar ile ilgili bölümleri izledikten sonra insanın kendine '' bu belgesel serisindeki yer dünya ise ben neredeyim?'' diye sormasına vesile olan, beton bloklar arasında sıkışmışlık hissini somutlaştıran bbc şaheseri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar