bugün
- iremga32
- anın görüntüsü28
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır2
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- afrika sömürülmese gelişmiş olur muydu4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- haftanın gammazları listesi25
- süleymancılar10
- nick vermeden bir yazara seslen12
- narsist birine aşık olmak5
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- eğitimde devlet tekeli2
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- en sevdiğiniz hayvan4
- velvet8
- petrol5
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- akaryakıt2
- geceye bir şarkı bırak3
- neden haklı serisi2
- beklenen doğru insanın bir türlü gelmemesi2
- sabah namazının fazileti3
- tolga turan2
- anne ile seks yapmak5
- dayanamayıp kitap almak7
- zurna dürüm4
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- şükredilecek şeyler9
- kocu7
- götünde donu olmayıp tatile gitmek3
- modern çağın mutsuzluk nedenleri2
- kavun kokusu4
- okullara 30 bin bahçe görevlisi alınması2
- entelektüel insan bulmanın oldukça zor olması2
- uyudunuz mu4
- morkstar2
- karşıdakinin yalan söylediğini anlamak ama susmak2
- sözlükte meme ayrımcılığı5
hastaneden yeni çıkan neyzen tevfik, mehmet akif ersoy ile içmek için bir şişe şarap alır. yolda doktoru ile karşılaşır. doktoru "henüz yeni hastaneden çıktın o şarabı içemezsin" der. neyzen tevfik de yarısını kendisinin yarısını mehmet akif'in içeceğini söyler. doktor o zaman şişedeki şarabın yarısını boşalt der. bunun üzerine neyzen tevfik şöyle der:
+ boşaltamam. şişenin üstte kalan yarısı mehmet akif'in.
+ boşaltamam. şişenin üstte kalan yarısı mehmet akif'in.
kafası güzelken sırat köprüsünden geçip geçemeyeceğini kimsenin bilemeyeceği insan.
küfürü yerinde ve hak edden kişilere kullanan insan.
neyzen bir gün atayla içerken zil zurna sarhoş olmuş. evinin yolunu bulacak takati kalmamış. en son bir bekçiye gidip
- yahu neyzen tevfik in evi nerede? diye sormuş. bekçi:
- efendim yapmayın neyzen tevfik siz değil misiniz? demiş.
neyzen tevfik bekçiye dönmüş:
- yahu ben sana neyzen tevfik i sormadım ki, evini sordum demiş.
- yahu neyzen tevfik in evi nerede? diye sormuş. bekçi:
- efendim yapmayın neyzen tevfik siz değil misiniz? demiş.
neyzen tevfik bekçiye dönmüş:
- yahu ben sana neyzen tevfik i sormadım ki, evini sordum demiş.
Neyzen anlatiyor ;
"Okula yeni baslamistim,bir aksam paydos olmus,ben babamla beraber eve gitmek üzre yola koyulmustum.Tam çarsi hizalarina geldigimiz sirada uzaktan gelen davul,zurna sesleriyle durakladik.Ben daha o yasta musikinin tutkunu,çilginca düskünüydüm.Babami elinden çekerek çalgi seslerinin geldigi tarafa dogru adeta sürüklüyordum.Nihayet alayin ucu Köskiçi meydaninda göründü.Biraz daha yaklasinca zurna ve lavtalarin ahengine tempo tutan davul tokmaklari sanki hep birden kafama inmeye baslamisti.Yaklasan kalabaligin ellerinde on,on bes sirik,siriklarin ucunda da kesik insan kafalari vardi.Gözlerim dehsetle yuvalarindan firlamis ve ben çigligi basmistim.Sasiran babam, güya o feci manzarayi bana daha fazla göstermemek için önünde durdugumuz demirci dükkaninin içine dalivermisti.Oysa olan olmus ve çocuk ruhumda müthis bir kasirga kopmustu.Eve,dinmeyen titremeler içinde getirildim ve ve birçok korku ilaçlarindan geçirildim.Fakat yazik ki bilincimin bir burcu göçmüs,akil tahtamin bir çivisi demirci dükkaninda düsüp kaybolmustu." Bundan sonra Neyzen'de olagandisi bir durgunluk baslamis ve durum birkaç yil sonra babasinin memurlugunun nakledildigi Urla'da "sara nöbetleri" halinde uzun süre devam etmistir.Annesi tarafinda tedavi için Istanbul'a getirilmis,fakat ne doktorlardan,ne de hocalardan yararlanilamamistir.
"Okula yeni baslamistim,bir aksam paydos olmus,ben babamla beraber eve gitmek üzre yola koyulmustum.Tam çarsi hizalarina geldigimiz sirada uzaktan gelen davul,zurna sesleriyle durakladik.Ben daha o yasta musikinin tutkunu,çilginca düskünüydüm.Babami elinden çekerek çalgi seslerinin geldigi tarafa dogru adeta sürüklüyordum.Nihayet alayin ucu Köskiçi meydaninda göründü.Biraz daha yaklasinca zurna ve lavtalarin ahengine tempo tutan davul tokmaklari sanki hep birden kafama inmeye baslamisti.Yaklasan kalabaligin ellerinde on,on bes sirik,siriklarin ucunda da kesik insan kafalari vardi.Gözlerim dehsetle yuvalarindan firlamis ve ben çigligi basmistim.Sasiran babam, güya o feci manzarayi bana daha fazla göstermemek için önünde durdugumuz demirci dükkaninin içine dalivermisti.Oysa olan olmus ve çocuk ruhumda müthis bir kasirga kopmustu.Eve,dinmeyen titremeler içinde getirildim ve ve birçok korku ilaçlarindan geçirildim.Fakat yazik ki bilincimin bir burcu göçmüs,akil tahtamin bir çivisi demirci dükkaninda düsüp kaybolmustu." Bundan sonra Neyzen'de olagandisi bir durgunluk baslamis ve durum birkaç yil sonra babasinin memurlugunun nakledildigi Urla'da "sara nöbetleri" halinde uzun süre devam etmistir.Annesi tarafinda tedavi için Istanbul'a getirilmis,fakat ne doktorlardan,ne de hocalardan yararlanilamamistir.
burada olsada birlikte içsek insanıdır. *
Kartal'da ki heykeli görülesidir.
Rapçi Ceza'nın küfürlü şarkılarının sebebi olarak gösterdiği kişi.
R: Şarkılarınızda çok küfür var. Neden ?
C: Küfür kötü bişey değil sonuçta hepimiz neyzen tevfik ile büyüdük , sözlerimi yazarken ondan ilham alıyorum.
R: Şarkılarınızda çok küfür var. Neden ?
C: Küfür kötü bişey değil sonuçta hepimiz neyzen tevfik ile büyüdük , sözlerimi yazarken ondan ilham alıyorum.
Ne ararsın tanrı ile aramda,
Sen kimsinki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda,
Başı açığa neden türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne,
Yoksa sana bir zararı içerim
ikimizde gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim.
Esir iken mümkünmüdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk`e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.
işgaldeki hali sakın unutma
Atatürk`e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz.
Neyzen Tevfik
Sen kimsinki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda,
Başı açığa neden türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne,
Yoksa sana bir zararı içerim
ikimizde gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim.
Esir iken mümkünmüdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk`e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.
işgaldeki hali sakın unutma
Atatürk`e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz.
Neyzen Tevfik
bir çok kişinin doğru sesi çıkarnak için uğraştığı 'ney ' üstadı.
rivayet odur ki atatürk'le karşılıklı içerlermiş. hatta neyzen tevfik rakıyı ziyan etmemek için genişçe bir tasın içine boşaltır içine ekmek doğrar öyle içermiş.
1 sene boyunca boynunda arapça "hiç" yazılı bir kağıtla dolaşmıştır. şöyle de bir hikayesi vardır
alınteri değil copy paste
sadrazam talat paşa, bir gün neyzen tevfik'e devlet dairelerinden birinde katiplik önerir. neyzen tevfik;
-katip olacağım da ne olacak?
diye sorar.
teşekkür beklerken böyle bir soru ile karşılaşınca şaşıran talat paşa ,memurluk katlarını alttan üste sıralar:
-önce şu ,sonra bu;
neyzen'in hâlâ hoşnut olmadığını sezince de, şöyle sürdürür:
-daha sonra vekil, nazır, kim bilir belki de sadrazam
neyzen'in yanıtı yine bir soru olur:
-ya sonra?
talat paşa ,bir an duraksar. sonrası padişahlıktır çünkü ister istemez :
hiç! der.
bu yanıt karşısında güler ve şöyle der neyzen tevfik:
-ben bugün de hiçim ! sonu hiç olduktan sonra, onca zahmete ne gerek var?
bak; cihandan ne kazancım oldu? hiç
şu geçen hayatım da elimde ne kaldı? hiç
ben meclislerin ışığı idim;fakat bir kez sönünce ne oldum? hiç
ben cemlerin kadehi didim, fakat kırıldım şimdi ne oldum ? hiç!
edit: imla
1 sene boyunca boynunda arapça "hiç" yazılı bir kağıtla dolaşmıştır. şöyle de bir hikayesi vardır
alınteri değil copy paste
sadrazam talat paşa, bir gün neyzen tevfik'e devlet dairelerinden birinde katiplik önerir. neyzen tevfik;
-katip olacağım da ne olacak?
diye sorar.
teşekkür beklerken böyle bir soru ile karşılaşınca şaşıran talat paşa ,memurluk katlarını alttan üste sıralar:
-önce şu ,sonra bu;
neyzen'in hâlâ hoşnut olmadığını sezince de, şöyle sürdürür:
-daha sonra vekil, nazır, kim bilir belki de sadrazam
neyzen'in yanıtı yine bir soru olur:
-ya sonra?
talat paşa ,bir an duraksar. sonrası padişahlıktır çünkü ister istemez :
hiç! der.
bu yanıt karşısında güler ve şöyle der neyzen tevfik:
-ben bugün de hiçim ! sonu hiç olduktan sonra, onca zahmete ne gerek var?
bak; cihandan ne kazancım oldu? hiç
şu geçen hayatım da elimde ne kaldı? hiç
ben meclislerin ışığı idim;fakat bir kez sönünce ne oldum? hiç
ben cemlerin kadehi didim, fakat kırıldım şimdi ne oldum ? hiç!
edit: imla
gelmiş geçmiş en iyi düşünürlerdendir.
ney sanatı karşısında eğiliyorum,
lâkin şiir konusunda fazlaca abartılıyor.
en meşhur şiiri dedikleri "be hey dürzü" bile ona ait değil!
mutlu çelik isminde bir polis memuruna aittir.
hakkında söylenen hikayelerin çoğuda hikaye!
lâkin şiir konusunda fazlaca abartılıyor.
en meşhur şiiri dedikleri "be hey dürzü" bile ona ait değil!
mutlu çelik isminde bir polis memuruna aittir.
hakkında söylenen hikayelerin çoğuda hikaye!
be hey dürzü'nün kendisine ait olmaması kendisini daha büyük bir şair yapıyor diye düşünmekteyim. meşhur şiir, iyi şiir değildir. hele şiir bile değilken durum daha vahim.
kartal meydanında kocaman heykeli olan zat.
be hey dürzü'nün yazarı sanılan şair. kendisi dine çok düşkün değildi evet ama dindar insanlara "be hey dürzü", "şerefsiz" diyecek kadar ağır ithamlarda bulunmayan bir şairdi. zira mehmet akif ersoy'un yakın bir arkadaşıydı.
''rakı, şarap içiyorsam sana ne.
yoksa sana bir zararım, içerim.
ikimiz de gelsek kıldan köprüye,
ben dürüstsem sarhoşken de geçerim'' müthiş bir şairdir.
yoksa sana bir zararım, içerim.
ikimiz de gelsek kıldan köprüye,
ben dürüstsem sarhoşken de geçerim'' müthiş bir şairdir.
1880- 27 ocak 1953.
görsel
görsel
bir neyzen, bir üstad. sıkılınca tabut bulur içine girer yatarmış.
ve demiş;
ben mal mıyım bir ma* uğruna çöllere düşeyim
verirse verir vermezse leylayı düteyim...nasıl tatlı bir adam, nasıl tercüme hislere.
ve demiş;
ben mal mıyım bir ma* uğruna çöllere düşeyim
verirse verir vermezse leylayı düteyim...nasıl tatlı bir adam, nasıl tercüme hislere.
neyzen tevfik mi daha çok içmiştir charles bukowski mi bilmem ama ikisi de 74 yaşına kadar yaşadığına göre karaciğerlerini aynı kasaptan almış olmaları pek mümkün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar