bugün

/114
tanımlanamayan şeylerden.
Koltuğa uzandığında kumandayı eline aldığını farketmektir.
yıllar önce moralimin çok bozuk olduğu bir kış gününün akşamında cebimdeki son parayla aldığım bir zülfü livaneli kitabı. moralimin neden bozuk olduğunu hatırlamıyorum ama içimin kırılgan ve buruk olduğunu çok iyi hatırlıyorum o güne dair. o psikoloji ile kitabında abartısız yarısını okumuştum gece yarısına kadar.
ufacık anlarda geleni en güzelidir!

tekrar yaşamak istersiniz o anı, ama sürekli aklınızda olduğundan, ilk seferki gibi ansızın gelmez.
Günlük koşuşturmacaların, hırsların, arzuların arasında kaybolur. Insanoğlunun gözü en tepelerde, burnuda kaf dağında olduğu sürece de kolay kolay erişilemeyecektir.

Aslında bulması kolaydır sadece etrafa güzelce bakabilmeli ve küçücük bir anı bile yeter gülümseyebilmek için..
iyi bir dost, kafa dengi bir sevgili, huzurlu bir aile .
bütün umudumu kaybettiğim anda lc waikiki'nin iş başvurumu kabul ettiğini pazartesi beni çağırmaları nasıl mutluyum anlatamam cümle bile kuramıyorum o derece. çok mutluyum çalışıp anneme yardım edicem Allah'ım sana şükürler olsun.
huzurun ve guvenin icinde sakli olan hede.
telefonda yan yana dizilmiş o renk dolu piksellere umutla bakıp, sevinçten telefonu yamultup çıtırdatırken hissedilen duygu. huzurun kankisi.
insanın kendisini şarkı mırıldanırken bulması.
işler yolunda gitse de gitmese de yaşanması gereken duygudur. insan her şartta mutlu olmalıdır, olabilmelidir. Hayatın anlamı ve amacı bu olmalıdır hatta. Mutlu olmanın en etkili yoluysa başkalarını mutlu etmekten geçer.
mutluluğu arar dururuz ancak mutluluğa çıkan bir yol yoktur hiçbir zaman, çünkü mutluluk yolun ta kendisidir.
nihai amaç.
''Mutluluk bir kelebek gibidir. Kovalandığında her zaman yakalayabileceğinizden uzaktadır ama, sessizce oturduğunuzda, gelip üzerinize konabilir.''
o'nunla birlikte yaşadığım "her an" !
Gelirken yanında üzüntü getiren hissiyattır. Zira giderken ondan eser üzüntü kalır.
tersini vareden.

gerçekleşsin diye kıvrandıran.
asla maddi şeylerle sağlanmayan. *
maddiyatla elde edecek kadar bayağı bir şey olmadı hiçbir zaman..

maddi şeyler mutlu edemedi beni,

bir iki dizenin,şiirlerin,
üç beş satırın, yazının
güzel müziklerin,
sevdiğimle konuşmanın *..

verdiği mutluluk kadar değildi hiçbiri.
mutluluğu, bir kase içindeki bebe bisküvisini sütle karıştırıp nam nam nam yerken buluyorum aga. uzaklarda aramaya gerek yok, deneyin çalışıyor. *
"yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı"

cemal süreya.
Kaybettim, hükümsüzdür.
asla ama asla tanışamadığım ve bundan sonrada tanışacağıma inanmadığım duygu.
bir türlü sahip olamadığım birazda sahip olmayı istemediğim her defasında elimin tersiyle ittiğim.*
yaşadığın anda olmayı başardığında sirayet eden duygu. geçmiş ya da gelecekte değil, şu anda olmak ve bundan haz duymak.
şimdi ve burada olmanın başarısıdır mutluluk.
ulaşılmaz olandır.
© copyright 2005 - 2026