bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- ekrem imamoğlu4
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak4
- masaj bekleyen yazarlar3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları32
- eksileyen yazar ezikliği2
- bir kadının en güzel bölgesi11
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- tadıldığına pişman eden şeyler2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- her gün poğaça simit yemek2
- telefon dolandırıcıları2
- deve besleyip sidiğini satmak2
- pazar günü mesai yapmak3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- michael olise3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- dünyanın en güzel tatlısı11
- fransa7
- elektrikli bisiklet terörü2
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- evde kalmış sözlük kızı2
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- türklerin ileri olduğu konular21
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- mohamed salah ghaly3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- inan akgün alp2
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- dinsize inanır mısın17
- günün şiiri8
- kalp kırmak2
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- en gey özelliğiniz8
Ömür boyu süren, ruhun erdeme uygun etkinliğidir.
(bkz: aristoteles)
(bkz: aristoteles)
--spoiler--
Bir seferinde bir öğrencisi Konfüçyüs'e, nasıl mutlu olunacağını, nasıl saadete erişileceğini sormuştu. Konfüçyüs, Garip bir soru soruyorsun, bunlar doğal şeylerdir.
"Hiçbir gül, nasıl bir gül olunacağını sormaz." Dedi. Üzüntü ve mutsuzluk sözkonusu olduğu sürece mezarında yeterli zamanın olacak; o zaman doya doya mutsuz olabilirsin.
Fakat canlıyken tam olarak canlı ol. Bu bütünlükten ve yoğunluktan mutluluk ortaya çıkacaktır ve mutlu adam kesinlikle dans etmeyi öğrenir.
O zaman bu gezegenin tümü olgunlaşır, bilinçlenir. Üzüntülü ve mutsuz adamın kesinlikle bilinci olmaz, onun için bulanıktır, donuktur, ağırdır, karanlıktır. Sadece kalpten bir şekilde güldüğünde, ansızın patlayan bir flaş gibi tüm karanlık kaybolur.
Gülerken sen hakiki sensin. Üzüntülüyken orijinal yüzünü toplumun senden beklediği sahte bir kimlikle kaplıyorsun.
Hiç kimse senin sokaklarda dans etmeye başlayacak kadar çok mutlu olmanı istemez. Hiç kimse senin kalpten bir şekilde kahkaha atmanı istemez, aksi taktirde komşular duvara vurmaya başlayacaktır, mutluluktan rahatsız olurlar çünkü.
Mutsuz insanlar, mutsuz olmayan hiç kimseye tahammül edemezler.
Sokrates gibi insanların yegane suçu, muazzam bir şekilde mutlu insanlar olmalarıydı ve onların mutluluğu, mutsuz olarak yaşayan büyük kitlelerde çok büyük bir kıskançlık yaratmıştır.
Kitleler böylesi mutlu insanlara tahammül edemez, onlar yok edilmelidir, çünkü onlar içlerinde sakladıkları başkaldırıdan korkuyorlar.
OSHO'nun Erkek adlı kitabından alıntıdır...
--spoiler--
Bir seferinde bir öğrencisi Konfüçyüs'e, nasıl mutlu olunacağını, nasıl saadete erişileceğini sormuştu. Konfüçyüs, Garip bir soru soruyorsun, bunlar doğal şeylerdir.
"Hiçbir gül, nasıl bir gül olunacağını sormaz." Dedi. Üzüntü ve mutsuzluk sözkonusu olduğu sürece mezarında yeterli zamanın olacak; o zaman doya doya mutsuz olabilirsin.
Fakat canlıyken tam olarak canlı ol. Bu bütünlükten ve yoğunluktan mutluluk ortaya çıkacaktır ve mutlu adam kesinlikle dans etmeyi öğrenir.
O zaman bu gezegenin tümü olgunlaşır, bilinçlenir. Üzüntülü ve mutsuz adamın kesinlikle bilinci olmaz, onun için bulanıktır, donuktur, ağırdır, karanlıktır. Sadece kalpten bir şekilde güldüğünde, ansızın patlayan bir flaş gibi tüm karanlık kaybolur.
Gülerken sen hakiki sensin. Üzüntülüyken orijinal yüzünü toplumun senden beklediği sahte bir kimlikle kaplıyorsun.
Hiç kimse senin sokaklarda dans etmeye başlayacak kadar çok mutlu olmanı istemez. Hiç kimse senin kalpten bir şekilde kahkaha atmanı istemez, aksi taktirde komşular duvara vurmaya başlayacaktır, mutluluktan rahatsız olurlar çünkü.
Mutsuz insanlar, mutsuz olmayan hiç kimseye tahammül edemezler.
Sokrates gibi insanların yegane suçu, muazzam bir şekilde mutlu insanlar olmalarıydı ve onların mutluluğu, mutsuz olarak yaşayan büyük kitlelerde çok büyük bir kıskançlık yaratmıştır.
Kitleler böylesi mutlu insanlara tahammül edemez, onlar yok edilmelidir, çünkü onlar içlerinde sakladıkları başkaldırıdan korkuyorlar.
OSHO'nun Erkek adlı kitabından alıntıdır...
--spoiler--
it. felicita
mutsuz ola ola unutulmuş olan.
ulan bu da sarhoş yapıyormuş cinsinden. arkadaşınızın "iyi misin?" sorusuna maruz kalabilirsiniz. ona çığlık atarak evet!! diyeceğiniz yerin uygun olup olmadığını iyi düşünün. *
mutluluk bir gülümseyiş gibi silinip gider. ardında bıraktığı tek şey insanın üzüldüğünde hissettiği acı tadıdır.
Hep yanında olacağından emin olmaktır belkide.
en az 3 yıldır süregelen bir alışkanlığınızdan kurtulduğunuza emin olduğunuzda tavan yapar. *
mutluluk bulut gibi. kendini bir döngüye vermiş, gidiyor. tutabilen yok elinde. sadece kısa anlarda hücrelerine çekebilen şanslılar var, formu her ne ise işte...
mutluluk işten haftalığını alıp yorgun argın eve dönmekmiş lan.
23 senedir baba parasıyla yaşıyorum ilk kez bugün kendi emeğimin karşılığı olan para aldım.
orgazm olan kadınlar gibiyim şu an.hiç hissetmediğim bi his bu,mutluluk olsa gerek.
23 senedir baba parasıyla yaşıyorum ilk kez bugün kendi emeğimin karşılığı olan para aldım.
orgazm olan kadınlar gibiyim şu an.hiç hissetmediğim bi his bu,mutluluk olsa gerek.
insanoğlu doyumsuz olduğu için kisa süren bir duygudur.
yazarı zülfü livaneli olan muhteşem kitap.
sır oldu...
stressiz bir iş günü geçirip kazasız belasız işten çıkıp eve gidip yatmakk.allahım lütfen bi günümde böyle geçsinn...
mutluluk mavi bir kelebek, şans bi gün bizede gülecek.
Yıllardır milyonlarca felsefi konuşmaya konu olmuş olgu.
Bana göre uzun diyet sonrası pasta yiyebilmek gibi bir şey. Yok yok direk öyle. *
Bana göre uzun diyet sonrası pasta yiyebilmek gibi bir şey. Yok yok direk öyle. *
istediğin an sevdiğinin elini tutabilmektir.
beklenen telefonun, beklenen mesajın, en önemlisi de beklenen kişinin ebediyen sizin olmak üzere geldiği an...
denizle gökyüzünün birleştiği o ucsuz maviliğe bakmak.
geçici bir şey.
yer,zaman, mekana göre değişen durumdur.
gözlerin açılmasıyla kapanması arasındaki geçen süre. anlık bi nevi.
Zülfü Livaneli'nin kitabıdır.
Konusu itibariyle gereksiz ve yazılmak için yazılmış bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Okursam benim için büyük bir zaman kaybı olacağından neredeyse eminim. içeriği çok aptalca. Yazmak için kurgusal zekaya sahip olmak gerekmiyor kanımca. Zaten son dönemlerde Türkiye'de basılan, yazılan, çizilen tüm kitaplar aynı: Ya dinciler vardır, ya doğunun sorunu, ya bilmem kimlerin aşkı, ya cart curt. Birinizin kitabını gönül rahatlıyla satın alıp okusam da, "Ne hoş" desem... Nedense hep verdiğim parayla kalıyorum. Ama bu sefer bu romanı okumayacağım, bu sefer rahat rahat eleştirmek için vakit kaybetmeyeceğim. Geldim buraya, yazıyorum direkt. Çok da güvenirim hislerime, aha da aynen böyle.
Not: Yakın zamanda çıkan Türk yazarlarının kitaplarıyla genel bir problemim var, evet. Çoğu belirli çevrelerde ün yapmış, habire kitap basıyorlar, satıyor tabi; türkler aptal ya. Hayır, bu kadar konusuz, doğru dürüst içeriği olmayan, birbirinin tekrarı kitaplar yazılmaz. Bu kadar kurgudan yoksun olunmaz. Üslup da yok yemin ediyorum, neredeyse hepsinin üslubu aynı. Biraz geliştirin kendinizi, Avrupa'ya falan gidiyorsunuz, bakın insanlar ne yazıyor, nasıl yazıyor. Ya hakikaten bu kadar da olmaz, bu kadar aşağılık, bu kadar ezik, bu kadar kafasız olunmaz, olunmamalı. Bu millet o yazarları adam sayıyor, para döküyor yollarına. Bulmuşsunuz tabi boş milleti, senede bir kitap okurlar zaten, benimkini okusunlar misali, söğüşleyin. Hadi bakalım, bari dua falan edin de halk uyanmasın. Senelerdir uyuduğu gibi, devam etsin derin uykusuna. Öperim çok.
Konusu itibariyle gereksiz ve yazılmak için yazılmış bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Okursam benim için büyük bir zaman kaybı olacağından neredeyse eminim. içeriği çok aptalca. Yazmak için kurgusal zekaya sahip olmak gerekmiyor kanımca. Zaten son dönemlerde Türkiye'de basılan, yazılan, çizilen tüm kitaplar aynı: Ya dinciler vardır, ya doğunun sorunu, ya bilmem kimlerin aşkı, ya cart curt. Birinizin kitabını gönül rahatlıyla satın alıp okusam da, "Ne hoş" desem... Nedense hep verdiğim parayla kalıyorum. Ama bu sefer bu romanı okumayacağım, bu sefer rahat rahat eleştirmek için vakit kaybetmeyeceğim. Geldim buraya, yazıyorum direkt. Çok da güvenirim hislerime, aha da aynen böyle.
Not: Yakın zamanda çıkan Türk yazarlarının kitaplarıyla genel bir problemim var, evet. Çoğu belirli çevrelerde ün yapmış, habire kitap basıyorlar, satıyor tabi; türkler aptal ya. Hayır, bu kadar konusuz, doğru dürüst içeriği olmayan, birbirinin tekrarı kitaplar yazılmaz. Bu kadar kurgudan yoksun olunmaz. Üslup da yok yemin ediyorum, neredeyse hepsinin üslubu aynı. Biraz geliştirin kendinizi, Avrupa'ya falan gidiyorsunuz, bakın insanlar ne yazıyor, nasıl yazıyor. Ya hakikaten bu kadar da olmaz, bu kadar aşağılık, bu kadar ezik, bu kadar kafasız olunmaz, olunmamalı. Bu millet o yazarları adam sayıyor, para döküyor yollarına. Bulmuşsunuz tabi boş milleti, senede bir kitap okurlar zaten, benimkini okusunlar misali, söğüşleyin. Hadi bakalım, bari dua falan edin de halk uyanmasın. Senelerdir uyuduğu gibi, devam etsin derin uykusuna. Öperim çok.
mutluluk bazen hayalindekilerin gerçekleştiği kadarı.
Kendi ruhuna ibadet etmektir mutluluk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar