bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- clemence baptista17
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak16
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker6
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum4
- spor salonu kokusu5
- s'i l v'e r m'i s t15
- kahvaltım güzel mi8
- ojeli el fotoğrafı4
- sözlükte çok göze batan bir yazar olmak3
- aynı anda 2 ayakla merdiven çıkmak2
- ioçk'nın motorla gezdirmesi2
- siz neden böylesiniz3
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- ismet gurbuz 20249
- iskelet ellerin boğazınıza sarılması2
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- gençlere tavsiyelerim4
- kale3112 ifşa9
- iltica28
- sabah 11 akşam 16 haftada 4 gün iş2
- mısır daki haladan miras kalması6
- mermerin edepsiz yarığı3
- sinek as5
- hesabı gizli yeni yazar2
- refah'ın vakti geldi3
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- masklavi ile çay içmek5
- kolye140
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- arkadaşlar kavga etmeyin3
- sabah kahve demleyip müzik açarak güne başlamak2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- eve jobs4
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- trabzonspor4
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- fon vurgunu29
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
şahsım adına nerede olduğunu bilmediğim bir kavramdır.
acaba alıştı diye mi unuttu mutluluğu insan.yoksan yaşamadığı bir şeye alışabinilir mi?
arayıp da bazen bulunamayan...
şu dönemde olmayan duygu, varsada gerçek olmayan, gerçek olduğunu sandığımız, aslında hissettiğimizin tam da "o " olmadıgı duygu.
çok eskide kaldığını hissediyorum. ne elde edersem edeyim, ne kadar büyük olursalar olsunlar elde edilenlerin beni mutlu ettiklerini hissedemez oldum eskiden olduğu gibi, çocukluğumda kaldığı gibi.
benim için esas mutluluk mazide kalmış görünüyor. iphone dan her istediğim şarkıyı dinleyebilmek, her istediğim oyunu oynayabilmek, her istediğim anda sevdiklerimi arayabilmek, resimlerine bakabilmek değil, pazar geceleri geleceğe dönüş filmini seyretmekti mutluluk.
çok eskide kaldığını hissediyorum. ne elde edersem edeyim, ne kadar büyük olursalar olsunlar elde edilenlerin beni mutlu ettiklerini hissedemez oldum eskiden olduğu gibi, çocukluğumda kaldığı gibi.
benim için esas mutluluk mazide kalmış görünüyor. iphone dan her istediğim şarkıyı dinleyebilmek, her istediğim oyunu oynayabilmek, her istediğim anda sevdiklerimi arayabilmek, resimlerine bakabilmek değil, pazar geceleri geleceğe dönüş filmini seyretmekti mutluluk.
(bkz: mutluluk projesi)
beceremediğin, başaramadığın şeyleri önemsememekle ya da umursamamakla kısmende olsa elde edilebilir.
bana uğramadı ama hala ümidimi yitirmedim. azimle sıçıyorum ki taş delinsin, taşın delinmesi ne işime yarayacaksa artık.
mutluluk..
insanların çabaladığı şey..
insanoğlu bencildir.. elindekilerinin kıymetini bilmez..
yoldan 100 kişi tutsan mutlu musun ? diye sorsan..
kaçı mutluyum der acaba ?
insan mutluluklarının nedenlerini o kadar küçük şeylere bağlıolar ki kaybettikleri en küçük şeyde dibe vuruşları bu yüzden..
hangimiz gece yatmadan önce annemiz babamız sağ karnım tok başımı sokucak evim var diye şükrediyoruz ki..
mutluluk basit olmamalı.. peder beyin aldığı arabayla ya da attığı havalarla çaktığın kızlarla vs vs vs mutlu olcaksa insan.. ben mutlu olmayayım o zaman..
bilmiyorum.. belki ben yanlş düşünüyorum.. belki de çok fazla düşünüyorum..
Hayalleri olmalı insanın.. ulaşamycağı hayalleri.. ulaşırsak hayal olmaz elde ettiğimizde ise değerini unuturz..
işte bundandır mutsuz olmamız..
yazıma devam ederdim ama kendimi bu yazıyı yazdığım için salak ve melankolik bi havada hissettiğim için saçmalamaya burda nokta koyuyorum..
hadi selametle..
insanların çabaladığı şey..
insanoğlu bencildir.. elindekilerinin kıymetini bilmez..
yoldan 100 kişi tutsan mutlu musun ? diye sorsan..
kaçı mutluyum der acaba ?
insan mutluluklarının nedenlerini o kadar küçük şeylere bağlıolar ki kaybettikleri en küçük şeyde dibe vuruşları bu yüzden..
hangimiz gece yatmadan önce annemiz babamız sağ karnım tok başımı sokucak evim var diye şükrediyoruz ki..
mutluluk basit olmamalı.. peder beyin aldığı arabayla ya da attığı havalarla çaktığın kızlarla vs vs vs mutlu olcaksa insan.. ben mutlu olmayayım o zaman..
bilmiyorum.. belki ben yanlş düşünüyorum.. belki de çok fazla düşünüyorum..
Hayalleri olmalı insanın.. ulaşamycağı hayalleri.. ulaşırsak hayal olmaz elde ettiğimizde ise değerini unuturz..
işte bundandır mutsuz olmamız..
yazıma devam ederdim ama kendimi bu yazıyı yazdığım için salak ve melankolik bi havada hissettiğim için saçmalamaya burda nokta koyuyorum..
hadi selametle..
eheee kadar sürer, sonra biter.
mutluluk: cuma günü derslerin bitiminde, eline kahveni alıp, yağmurlu bir havada pencereden bakarak uykusuz okumaktır.*
en azından mutsuz olmamaktır.
mutlu olduğun ama bunun farkında olmadığın zamanların çok sonrasında o anı hatırladıktan sonra hissettiğin duygudur.
işi düşünce uğrayan arkadaş gibi. ne zaman arasam açmıyor namussuz.
abidin'in resmedemediği ve bunun insanlara tanımlamakta güçlük çektiğine dair bir ifade çıkmazını açık ettiği çelişkimsi duygu.
en çok dilenen belki bir türlü içinde yüzemediğimiz hayaller denizimiz. evet işte bakın tarif ettim. hayal ettiklerimiz ve henüz ulaşamadıklarımız...
anneye sarılmak var bir de diğer bir tarafta ya da babanın duyduğu gururla alnına bir buse kondurması evladının... özlediklerimizin sesini duyabilmemiz beş dakika bile olsa çarpabilmesi yüreğimizin daha hızlı bu yüzden.
mutsuzluğun bile içine gizlenir mutluluk. sen ağlarken omzuna dökülen dost kişisinin gözyaşlarında bitiverir sinsice.
senden daha mutsuzunu görünce haline şükretmek değildir mutluluk... beterin beteri vardırın arkasına gizlenmekse hiç değildir. umutsuzluğun içindeki yüzde bir umuttur belki de. paylaşmaktır en önemlisi, sevebilmektir fütursuzca...
en çok dilenen belki bir türlü içinde yüzemediğimiz hayaller denizimiz. evet işte bakın tarif ettim. hayal ettiklerimiz ve henüz ulaşamadıklarımız...
anneye sarılmak var bir de diğer bir tarafta ya da babanın duyduğu gururla alnına bir buse kondurması evladının... özlediklerimizin sesini duyabilmemiz beş dakika bile olsa çarpabilmesi yüreğimizin daha hızlı bu yüzden.
mutsuzluğun bile içine gizlenir mutluluk. sen ağlarken omzuna dökülen dost kişisinin gözyaşlarında bitiverir sinsice.
senden daha mutsuzunu görünce haline şükretmek değildir mutluluk... beterin beteri vardırın arkasına gizlenmekse hiç değildir. umutsuzluğun içindeki yüzde bir umuttur belki de. paylaşmaktır en önemlisi, sevebilmektir fütursuzca...
geç gelip çabuk kaybolandır. bazen o kadar geç gelir ki kaybolurken fark edersiniz.
çok uzaklardadır.
ağzınızı açabildiğiniz kadar açıp 32 dişini gözükmesi gibi..
zülfü livaneli nin beğenerek okuduğum kitaplarından biri. ayrıca kitaptan uyarlanmış filmi de güzeldir.
insanın zamanın geçtiğini farketmemek için verdiği verdiği çabanın eseridir hatta bazen vakit hızlı geçsin diye uğraşmanın ta kendisidir ötesi yetmiş yıl hiçbir şey yemeyip sağ kalanın aksine her gün 5 6 öğün yemenin nasıl bir duygu aralığı olduğunun hesaplanamamasıdır kısaca mutluluk ruhsal uyuşturucudur.
geçicidir, serçe kuşu gibi seke seke gezer.
acelecidir, su gibi akar gider...
acelecidir, su gibi akar gider...
tadamadığım duygu.
Anlardır sadece.Kısadır.
simao nun attığı golden sonra almeida ya sarılmasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar