bugün
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler8
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- izmir'in mis gibi kokması9
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi9
- arkadaşlar çüş6
- salat namaz değildir12
- okul saldırısı7
- meksika açmazı macerası15
- arkadaşlar aranızda zengin varsa bana yazsın3
- tekrar izlenebilecek diziler4
- cemil tugay7
- yumuşacık ayak tabanları olan milf2
- iranlı kızlar4
- silkmeye çalışan erkek ilgisi3
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- izmir lağım gibi kokuyor diyen muhalif2
- anın görüntüsü31
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi4
- en iyi dizi afişleri2
- demokrasi3
- enayimiknatisi9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- bu durumda ne yapardınız9
- bir gün herkes ak partili olacak14
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi4
- 40 yaşında bekar erkek5
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- akp2
- game of thrones taki kerhaneci24
- 15 temmuz darbe girişimi2
- kelam allahla beraberdi beden aldı ve yaşadı2
- mezut barzani nin yahudi olması18
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması6
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- the exorcist martyrs2
- oytunkaran nerde sorunsalı4
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması3
- cedidacer8
- salah namazdır2
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- hiçbir şey yapası olmamak2
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- 5 yıl önceye geri gitmek4
- çarşamba akşamı evde oturmak2
r.e.m. in müthiş bir şarkısıdır.
mott the hoople and the game of life.
andy kaufman in the wrestling match.
monopoly, twenty one, checkers, and chess.
mister fred blassie in a breakfast mess.
let's play twister, let's play risk.
see you heaven if you make the list.
hey, andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
moses went walking with the staff of wood.
newton got beaned by the apple good.
egypt was troubled by the horrible asp.
mister charles darwin had the gall to ask.
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey, andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are you having fun?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
here's a little agit for the never-believer.
here's a little ghost for the offering.
here's a truck stop instead of saint peter's.
mister andy kaufman's gone wrestling [wrestling bears].
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis, hey baby, are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
andy kaufman in the wrestling match.
monopoly, twenty one, checkers, and chess.
mister fred blassie in a breakfast mess.
let's play twister, let's play risk.
see you heaven if you make the list.
hey, andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
moses went walking with the staff of wood.
newton got beaned by the apple good.
egypt was troubled by the horrible asp.
mister charles darwin had the gall to ask.
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey, andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are you having fun?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
here's a little agit for the never-believer.
here's a little ghost for the offering.
here's a truck stop instead of saint peter's.
mister andy kaufman's gone wrestling [wrestling bears].
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis, hey baby, are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
bu sarkıdaki back vokaller müthiştir, sarkıda öyle keza r.e.m en iyi sarkısıdır kanımca
jim carrey nin başrolünü oynadığı televizyon yıldızı andy kaufman ın hayatını anlatan film.
jım carrey'nin sadece güldürmedğini aynı zamanda çok da iyi bir oyuncu olduğunu gösteren film.filmdeki en vurucu an, andy kaufmann'ın bir umut çıktığı uzakdoğu yolculuğunda devasız hastalığına deva olarak gördüğü alternatif tıp uygulayıcısı doktorun aslında şarlatan olduğunu farkettiği andır. insanın içi kanar, üzülür.
jim carrey'in kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan, ünlü televizyon sovcusu andy kaufman'ın hayatının beyaz perdeye yansıtıldığı izlenesi film.
iki büyük komedyeni buluşturan mükemmel film.
chicken translate yazan lokanta sahibinin dukkaninda ayin elemanini ingilizce olarak yazmasidir.
(#464433) andy kaufman bu esnada; yıllardır insanlara yaptığım şeyi şimdi bana yapıyorlar der. jim carrey'in o anda yüzünde beliren donuk gülümseme için dahi oscar alması gerekirdi.
aydaki adam
aydaki adam
aya giden adamlar
kovdular aydaki adami
aya giden adamlarin ayak izinden
aydaki adam gelecek yine bir gun
inecek yine geceleyin aydan
aydinlatacak yine uykumu
bir bülent ecevit şiiri.
aydaki adam
aya giden adamlar
kovdular aydaki adami
aya giden adamlarin ayak izinden
aydaki adam gelecek yine bir gun
inecek yine geceleyin aydan
aydinlatacak yine uykumu
bir bülent ecevit şiiri.
bir jim carrey klasigidir. diger filmleri izlenmeden once bu izlenilmelidir. sıradısı bir komedyenin -her ne kadar kendisine komedyen dedirtmese de- Andy Kaufman'in hayatını anlatmakta. hele filmin basında bir bardan kovulmamak icin yaptıgı elvis taklidi vardır ki tadından yenmezdir. yine muzikalitesi olan komedyenlerin her zaman daha basarılı oldugunu da tekrar ispatlamakta. ayrıca film sonunda kafanızda bir soru işareti kalıyor : andy oldu mu olmedi mi?..
diger jim carrey klasikleri icin ;
(bkz: The Cable Guy)
(bkz: The Number 23) ha ayrıca;
(bkz: I m The Walrus)*
(bkz: Don t You need somebody to love)*
diger jim carrey klasikleri icin ;
(bkz: The Cable Guy)
(bkz: The Number 23) ha ayrıca;
(bkz: I m The Walrus)*
(bkz: Don t You need somebody to love)*
bu şarkının klibi ise siyah beyazdır.Kovboy şapkalı kişi üzerine düzenlenen klipte şarkıyı etraftaki kişiler de söyler.hoş etkileyici bir klibi vardır.
gerçek gibi görünen yapmacık davranışların ve tutumların dünyasında en doğalı yakalamayı başarmış dahiyane şovmenin * konu edildiği ve jim carrey'nin döktürdüğü milos forman filmi.
filmdeki en özel sahnelerden birisini paylaşmak istiyorum. bu sahne, filmin akışı içerisinde fazla göze çarpmasa bile bana göre anlamlı bir sahnedir.
--spoiler--
andy, karısıyla beraber televizyonda oynayan diziyi izlemektedir. andy, hastalığından dolayı bitkin düşmüş, güçsüz bir halde koltukta oturuyordur. eşi de ona sarılmış ancak ayaktadır.
andy ve karısının televizyonda izlediği dizi 1954'ten 1974'e dek aralıksız süren lassie adlı dizidir. bahsettiğim dizi, çok sonradan yeni versiyonu ile türkiye'de de gösterime girmiştir. az çok hepimizin izlediği lassie ise 1994 yapımı lassiedir. dizideki ana replik, "lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyor"dur. malumunuz üzerine lassie herkes tarafından sevilen, güvenilen bir karakter*dir.
dizinin, andy'nin izlediği bölümündeki finalinde, lassie mahkemeye "tanık" olarak! çıkarılır. hakim, lassie'ye bir soru sorar. lassie, bir kez havlar. -köpek dilinde bir kez havlamak evet anlamına gelir, bilmiyorsanız bu sizin cahilliğiniz.- hakim, "lassie doğru söylüyor, mahkeme bitmiştir!" der.
hakimin son repliği andy'nin yüreğine adeta bir taş oturtmuştur. bunu andy'nin yüz ifadesinden anlamaktayız ki bu onun canını fena halde sıkmıştır. daha sonra andy, güçsüz, titreyen elleri ile telefona sarılır. anlarız ki, hastalığı had safhaya ulaşmıştır.
andy, arayacağı numarayı çevirir ve telefon açılınca hüzünlü ve yorgun bir sesle şöyle der; "alo, baba!" sahne de burada biter.
andy, ne kadar uğraşsa da hastalığının gerçek olduğunu ailesine bile inandıramamıştır.
andy'nin canını sıkan da budur zaten. işte bundan sonra kendisini lassy ile kıyaslar. üzülür. bunun sebebi lassy'nin demek istediğine inanılmasına rağmen ona kimsenin inanmamasıdır.
--spoiler--
jim carrey, diğer filmlerinde de olduğu gibi bu filmde de performansı ile alkışı hak etmiştir. benim gibi bir çok kimseyi, andy kaufman gibi birisini tanımasını sağlamıştır.
man on the moon, her şeye rağmen izlenilmesi gereken, özel bir filmdir.
(bkz: andy kaufman)
(bkz: jim carrey)
(bkz: lassie 1954 tv serisi)
--spoiler--
andy, karısıyla beraber televizyonda oynayan diziyi izlemektedir. andy, hastalığından dolayı bitkin düşmüş, güçsüz bir halde koltukta oturuyordur. eşi de ona sarılmış ancak ayaktadır.
andy ve karısının televizyonda izlediği dizi 1954'ten 1974'e dek aralıksız süren lassie adlı dizidir. bahsettiğim dizi, çok sonradan yeni versiyonu ile türkiye'de de gösterime girmiştir. az çok hepimizin izlediği lassie ise 1994 yapımı lassiedir. dizideki ana replik, "lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyor"dur. malumunuz üzerine lassie herkes tarafından sevilen, güvenilen bir karakter*dir.
dizinin, andy'nin izlediği bölümündeki finalinde, lassie mahkemeye "tanık" olarak! çıkarılır. hakim, lassie'ye bir soru sorar. lassie, bir kez havlar. -köpek dilinde bir kez havlamak evet anlamına gelir, bilmiyorsanız bu sizin cahilliğiniz.- hakim, "lassie doğru söylüyor, mahkeme bitmiştir!" der.
hakimin son repliği andy'nin yüreğine adeta bir taş oturtmuştur. bunu andy'nin yüz ifadesinden anlamaktayız ki bu onun canını fena halde sıkmıştır. daha sonra andy, güçsüz, titreyen elleri ile telefona sarılır. anlarız ki, hastalığı had safhaya ulaşmıştır.
andy, arayacağı numarayı çevirir ve telefon açılınca hüzünlü ve yorgun bir sesle şöyle der; "alo, baba!" sahne de burada biter.
andy, ne kadar uğraşsa da hastalığının gerçek olduğunu ailesine bile inandıramamıştır.
andy'nin canını sıkan da budur zaten. işte bundan sonra kendisini lassy ile kıyaslar. üzülür. bunun sebebi lassy'nin demek istediğine inanılmasına rağmen ona kimsenin inanmamasıdır.
--spoiler--
jim carrey, diğer filmlerinde de olduğu gibi bu filmde de performansı ile alkışı hak etmiştir. benim gibi bir çok kimseyi, andy kaufman gibi birisini tanımasını sağlamıştır.
man on the moon, her şeye rağmen izlenilmesi gereken, özel bir filmdir.
(bkz: andy kaufman)
(bkz: jim carrey)
(bkz: lassie 1954 tv serisi)
(bkz: man in the mirror) *
jim carrey'nin mutlaka izlenmesi gereken filmlerinin başında gelir.mizah anlayışının ne kadar değişik ve içten olduğunu anlatan bir film andy kaufman gibi birini bizlere tanıtması bi o kadar mükemmel yapar bu filmi.
1999 yapımı, jim carrey ve danny devito nun rol aldığı ilginç film. yani şöyle söyliyim; kahramanımız, forrest gump gibi bir adam. ilginç bir adam. komik olduğunu sanıyor ve sahneye insanları güldürmek için çıkıyor. ama o kadar komik değil ki bu durum onu komik yapıyor. seyircilerin o sahnedeyken bakışları mükemmeldir. anlayacağınız şizofrenik bir film. yalnız şu uyarıyı yapmak lazım; filmi sabırla sonuna kadar izleyin. insanları daha iyi tanıyacaksınız.
1999 yılında Jim Carrey in baş rolde oynadığı filmdir.
jim carrey'nin komedi filmi denmesine acayip bozulduğu film. dedim, oradan biliyorum. ısrarla drama olduğunu söylüyor. haksız da sayılmaz.
akademinin adaletten yoksun olduğunun en güzide delili olan film.
nedense carreye oskara layık görülmez.
halbuki man on the moon oyunculuk açısından haddinden fazla tatmin edicidir.
belkide başka hiç kimse bu kadar rolünü yaşayamaz, yaşatamazdı.
muhakkak izleyin, izlettirin.
nedense carreye oskara layık görülmez.
halbuki man on the moon oyunculuk açısından haddinden fazla tatmin edicidir.
belkide başka hiç kimse bu kadar rolünü yaşayamaz, yaşatamazdı.
muhakkak izleyin, izlettirin.
jim carrey nin oscar ı sonuna kadar hakettiği ancak akademinin poltik oyunları nedeniyle oscar verilmeyen müthiş ötesi film. samimi bir havası vardır filmin. müthiş bir dramadır. jim carrey sadece komedi oyuncusu değilim diye haykırmaktadır sanki. ayrıca çok güzel bir rem şarkısıdır.
alışılagelmişin dışında bir hikaye.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar