bugün
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum13
- işkembe çorbası seven kız6
- pul biberli pilav6
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- şeker hastalığı9
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak6
- cahit berkay3
- söğüşçü aco7
- en ılık burç5
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- özel sektör de çalışmak11
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi10
- cihangir solcusu3
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- celayir emmi beynim zaten zongliiii2
- kızlar buraya bakar mısınız7
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız2
- aç kalınca fare yemek3
- ruh hastası aktiviteleri6
- ellerim bos gonlum hos14
- muslettin amca5
- mini etek topuklu ayakkabı fileli çorap üçlüsü2
- arapçayı kutsal sanan gerzek4
- işkence çorbası2
- yazarların anlık durumları3
- galatasaray büyüklüğü14
- şanlıurfa şehir hastanesi6
- tekerlek toplayan cocuk3
- arkadaşlar bakar mısınız14
- genelevim4
- gece vakti sokakta saksafon çalmak2
- sözlüğün en dandik en tırto yazarı2
- küçük park2
- lukaku vs abdülkerim6
- ermenice6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- pasifler apartmanı2
- vincenzo montella8
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- ben geldim naneler6
- yaşlılık2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak2
- beyaz yaka yazilimci3
- rainmaker2
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı3
- spk başkanı ve üyelerinin görevden alınması2
- bahçeli den fon krizi açıklaması2
r.e.m. in müthiş bir şarkısıdır.
mott the hoople and the game of life.
andy kaufman in the wrestling match.
monopoly, twenty one, checkers, and chess.
mister fred blassie in a breakfast mess.
let's play twister, let's play risk.
see you heaven if you make the list.
hey, andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
moses went walking with the staff of wood.
newton got beaned by the apple good.
egypt was troubled by the horrible asp.
mister charles darwin had the gall to ask.
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey, andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are you having fun?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
here's a little agit for the never-believer.
here's a little ghost for the offering.
here's a truck stop instead of saint peter's.
mister andy kaufman's gone wrestling [wrestling bears].
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis, hey baby, are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
andy kaufman in the wrestling match.
monopoly, twenty one, checkers, and chess.
mister fred blassie in a breakfast mess.
let's play twister, let's play risk.
see you heaven if you make the list.
hey, andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
moses went walking with the staff of wood.
newton got beaned by the apple good.
egypt was troubled by the horrible asp.
mister charles darwin had the gall to ask.
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey, andy are you goofing on elvis?
hey, baby. are you having fun?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
here's a little agit for the never-believer.
here's a little ghost for the offering.
here's a truck stop instead of saint peter's.
mister andy kaufman's gone wrestling [wrestling bears].
hey andy did you hear about this one?
tell me, are you locked in the punch?
hey andy are you goofing on elvis, hey baby, are we losing touch?
if you believed they put a man on the moon, man on the moon.
if you believe there's nothing up my sleeve, then nothing is cool.
bu sarkıdaki back vokaller müthiştir, sarkıda öyle keza r.e.m en iyi sarkısıdır kanımca
jim carrey nin başrolünü oynadığı televizyon yıldızı andy kaufman ın hayatını anlatan film.
jım carrey'nin sadece güldürmedğini aynı zamanda çok da iyi bir oyuncu olduğunu gösteren film.filmdeki en vurucu an, andy kaufmann'ın bir umut çıktığı uzakdoğu yolculuğunda devasız hastalığına deva olarak gördüğü alternatif tıp uygulayıcısı doktorun aslında şarlatan olduğunu farkettiği andır. insanın içi kanar, üzülür.
jim carrey'in kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan, ünlü televizyon sovcusu andy kaufman'ın hayatının beyaz perdeye yansıtıldığı izlenesi film.
iki büyük komedyeni buluşturan mükemmel film.
chicken translate yazan lokanta sahibinin dukkaninda ayin elemanini ingilizce olarak yazmasidir.
(#464433) andy kaufman bu esnada; yıllardır insanlara yaptığım şeyi şimdi bana yapıyorlar der. jim carrey'in o anda yüzünde beliren donuk gülümseme için dahi oscar alması gerekirdi.
aydaki adam
aydaki adam
aya giden adamlar
kovdular aydaki adami
aya giden adamlarin ayak izinden
aydaki adam gelecek yine bir gun
inecek yine geceleyin aydan
aydinlatacak yine uykumu
bir bülent ecevit şiiri.
aydaki adam
aya giden adamlar
kovdular aydaki adami
aya giden adamlarin ayak izinden
aydaki adam gelecek yine bir gun
inecek yine geceleyin aydan
aydinlatacak yine uykumu
bir bülent ecevit şiiri.
bir jim carrey klasigidir. diger filmleri izlenmeden once bu izlenilmelidir. sıradısı bir komedyenin -her ne kadar kendisine komedyen dedirtmese de- Andy Kaufman'in hayatını anlatmakta. hele filmin basında bir bardan kovulmamak icin yaptıgı elvis taklidi vardır ki tadından yenmezdir. yine muzikalitesi olan komedyenlerin her zaman daha basarılı oldugunu da tekrar ispatlamakta. ayrıca film sonunda kafanızda bir soru işareti kalıyor : andy oldu mu olmedi mi?..
diger jim carrey klasikleri icin ;
(bkz: The Cable Guy)
(bkz: The Number 23) ha ayrıca;
(bkz: I m The Walrus)*
(bkz: Don t You need somebody to love)*
diger jim carrey klasikleri icin ;
(bkz: The Cable Guy)
(bkz: The Number 23) ha ayrıca;
(bkz: I m The Walrus)*
(bkz: Don t You need somebody to love)*
bu şarkının klibi ise siyah beyazdır.Kovboy şapkalı kişi üzerine düzenlenen klipte şarkıyı etraftaki kişiler de söyler.hoş etkileyici bir klibi vardır.
gerçek gibi görünen yapmacık davranışların ve tutumların dünyasında en doğalı yakalamayı başarmış dahiyane şovmenin * konu edildiği ve jim carrey'nin döktürdüğü milos forman filmi.
filmdeki en özel sahnelerden birisini paylaşmak istiyorum. bu sahne, filmin akışı içerisinde fazla göze çarpmasa bile bana göre anlamlı bir sahnedir.
--spoiler--
andy, karısıyla beraber televizyonda oynayan diziyi izlemektedir. andy, hastalığından dolayı bitkin düşmüş, güçsüz bir halde koltukta oturuyordur. eşi de ona sarılmış ancak ayaktadır.
andy ve karısının televizyonda izlediği dizi 1954'ten 1974'e dek aralıksız süren lassie adlı dizidir. bahsettiğim dizi, çok sonradan yeni versiyonu ile türkiye'de de gösterime girmiştir. az çok hepimizin izlediği lassie ise 1994 yapımı lassiedir. dizideki ana replik, "lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyor"dur. malumunuz üzerine lassie herkes tarafından sevilen, güvenilen bir karakter*dir.
dizinin, andy'nin izlediği bölümündeki finalinde, lassie mahkemeye "tanık" olarak! çıkarılır. hakim, lassie'ye bir soru sorar. lassie, bir kez havlar. -köpek dilinde bir kez havlamak evet anlamına gelir, bilmiyorsanız bu sizin cahilliğiniz.- hakim, "lassie doğru söylüyor, mahkeme bitmiştir!" der.
hakimin son repliği andy'nin yüreğine adeta bir taş oturtmuştur. bunu andy'nin yüz ifadesinden anlamaktayız ki bu onun canını fena halde sıkmıştır. daha sonra andy, güçsüz, titreyen elleri ile telefona sarılır. anlarız ki, hastalığı had safhaya ulaşmıştır.
andy, arayacağı numarayı çevirir ve telefon açılınca hüzünlü ve yorgun bir sesle şöyle der; "alo, baba!" sahne de burada biter.
andy, ne kadar uğraşsa da hastalığının gerçek olduğunu ailesine bile inandıramamıştır.
andy'nin canını sıkan da budur zaten. işte bundan sonra kendisini lassy ile kıyaslar. üzülür. bunun sebebi lassy'nin demek istediğine inanılmasına rağmen ona kimsenin inanmamasıdır.
--spoiler--
jim carrey, diğer filmlerinde de olduğu gibi bu filmde de performansı ile alkışı hak etmiştir. benim gibi bir çok kimseyi, andy kaufman gibi birisini tanımasını sağlamıştır.
man on the moon, her şeye rağmen izlenilmesi gereken, özel bir filmdir.
(bkz: andy kaufman)
(bkz: jim carrey)
(bkz: lassie 1954 tv serisi)
--spoiler--
andy, karısıyla beraber televizyonda oynayan diziyi izlemektedir. andy, hastalığından dolayı bitkin düşmüş, güçsüz bir halde koltukta oturuyordur. eşi de ona sarılmış ancak ayaktadır.
andy ve karısının televizyonda izlediği dizi 1954'ten 1974'e dek aralıksız süren lassie adlı dizidir. bahsettiğim dizi, çok sonradan yeni versiyonu ile türkiye'de de gösterime girmiştir. az çok hepimizin izlediği lassie ise 1994 yapımı lassiedir. dizideki ana replik, "lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyor"dur. malumunuz üzerine lassie herkes tarafından sevilen, güvenilen bir karakter*dir.
dizinin, andy'nin izlediği bölümündeki finalinde, lassie mahkemeye "tanık" olarak! çıkarılır. hakim, lassie'ye bir soru sorar. lassie, bir kez havlar. -köpek dilinde bir kez havlamak evet anlamına gelir, bilmiyorsanız bu sizin cahilliğiniz.- hakim, "lassie doğru söylüyor, mahkeme bitmiştir!" der.
hakimin son repliği andy'nin yüreğine adeta bir taş oturtmuştur. bunu andy'nin yüz ifadesinden anlamaktayız ki bu onun canını fena halde sıkmıştır. daha sonra andy, güçsüz, titreyen elleri ile telefona sarılır. anlarız ki, hastalığı had safhaya ulaşmıştır.
andy, arayacağı numarayı çevirir ve telefon açılınca hüzünlü ve yorgun bir sesle şöyle der; "alo, baba!" sahne de burada biter.
andy, ne kadar uğraşsa da hastalığının gerçek olduğunu ailesine bile inandıramamıştır.
andy'nin canını sıkan da budur zaten. işte bundan sonra kendisini lassy ile kıyaslar. üzülür. bunun sebebi lassy'nin demek istediğine inanılmasına rağmen ona kimsenin inanmamasıdır.
--spoiler--
jim carrey, diğer filmlerinde de olduğu gibi bu filmde de performansı ile alkışı hak etmiştir. benim gibi bir çok kimseyi, andy kaufman gibi birisini tanımasını sağlamıştır.
man on the moon, her şeye rağmen izlenilmesi gereken, özel bir filmdir.
(bkz: andy kaufman)
(bkz: jim carrey)
(bkz: lassie 1954 tv serisi)
(bkz: man in the mirror) *
jim carrey'nin mutlaka izlenmesi gereken filmlerinin başında gelir.mizah anlayışının ne kadar değişik ve içten olduğunu anlatan bir film andy kaufman gibi birini bizlere tanıtması bi o kadar mükemmel yapar bu filmi.
1999 yapımı, jim carrey ve danny devito nun rol aldığı ilginç film. yani şöyle söyliyim; kahramanımız, forrest gump gibi bir adam. ilginç bir adam. komik olduğunu sanıyor ve sahneye insanları güldürmek için çıkıyor. ama o kadar komik değil ki bu durum onu komik yapıyor. seyircilerin o sahnedeyken bakışları mükemmeldir. anlayacağınız şizofrenik bir film. yalnız şu uyarıyı yapmak lazım; filmi sabırla sonuna kadar izleyin. insanları daha iyi tanıyacaksınız.
1999 yılında Jim Carrey in baş rolde oynadığı filmdir.
jim carrey'nin komedi filmi denmesine acayip bozulduğu film. dedim, oradan biliyorum. ısrarla drama olduğunu söylüyor. haksız da sayılmaz.
akademinin adaletten yoksun olduğunun en güzide delili olan film.
nedense carreye oskara layık görülmez.
halbuki man on the moon oyunculuk açısından haddinden fazla tatmin edicidir.
belkide başka hiç kimse bu kadar rolünü yaşayamaz, yaşatamazdı.
muhakkak izleyin, izlettirin.
nedense carreye oskara layık görülmez.
halbuki man on the moon oyunculuk açısından haddinden fazla tatmin edicidir.
belkide başka hiç kimse bu kadar rolünü yaşayamaz, yaşatamazdı.
muhakkak izleyin, izlettirin.
jim carrey nin oscar ı sonuna kadar hakettiği ancak akademinin poltik oyunları nedeniyle oscar verilmeyen müthiş ötesi film. samimi bir havası vardır filmin. müthiş bir dramadır. jim carrey sadece komedi oyuncusu değilim diye haykırmaktadır sanki. ayrıca çok güzel bir rem şarkısıdır.
alışılagelmişin dışında bir hikaye.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar