bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat15
- nervio14
- devran dönecek8
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler5
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- butlancıların birbirine girmesi3
- tai gay3
- alevi kızların alev alev yanması11
- aslan gibi adam7
- kılıçdaroğlu alevi değil etnik bölücüdür2
- garip başlıklar5
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- victor osimhen17
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak3
- shell2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- gs yine yanak okşatacak mı2
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- ayakkabıları ters giymek4
- bakırköy4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- okan buruk11
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- kemal kılıçdaroğlu4
- ahmet baran yazgan8
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- biranın üstüne rakı içmek6
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- kuşbaşılı pide3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- ona bir şey söyle4
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- anın görüntüsü30
1897-1982 yılları arasında yaşamış fransız yazar. daha çok mutlu aşk yoktur adlı müthiş saptamayı barındıran şiiriyle tanınır.
bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm'in kurucularından birisi, fransa'nın en ünlü ozanlarındandır. cemal süreyya* , orhan veli kanık* ve tahsin saraç* tarafından türkçeye çevrilmiş şiirleri mevcuttur.
mutlu aşk yoktur'la tanınır; ahmet necdet ve gertrude durusoy'un çevirdiği ve aragon'un şiirlerinden derlenmiş bir kitaptır bu. aragon'un bu şiiri genel olarak her çağda ve koşulda mutlu aşkın imkansızlığını anlatmaz, sevgilisi elsa'yla ikinci dünya savaşı'nın korkuç yıkım yıllarında bunun imkansızlığıdır söylemek istediği. epeyi feyz alınan bir şiirdir ki aşk iki kişiliktir (ataol behramoğlu) ve aşk tek kişiliktir (yılmaz odabaşı) gibi şiirlere esin kaynağı olmuştur.
livaneli'nin ada albümündeki yalnız insan adlı şarkı da aragon'un bu şiirinden bestelenmiştir.
livaneli'nin ada albümündeki yalnız insan adlı şarkı da aragon'un bu şiirinden bestelenmiştir.
Burjuva sosyalisti bir şairdi. karısı Elsa (triolet)ile her dönemin adamı olmuştur.
Onu derleyip toparlayan, sunumunu yapan her daim elsa'ydı. *
Onu derleyip toparlayan, sunumunu yapan her daim elsa'ydı. *
can yücel'in, karısı öldükten sonra ibne oldu dediği zat.
(bkz: yalnız insan)
birakip gittin beni bütün kapilarda
bütün çöllerde tek basima kodun
safakta arayip ögle vakti yitirdigim
vardigim hiç bir yerde deildin
sensiz bir odanin sahrasini nasil anlatsam
hiçbir seyin seni andirmadigi bir pazar kalabaligini
denizde dalgakirandan da bos boslugunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadigim sessizligi
birakip gittin beni kalarak oldugun yerde hareketsiz
her yerde birakip gittin beni gözlerinle
düslerin yüregiyle birakip gittin beni
yarim kalmis bir cümle gibi birakip gittin
düsen hep ben oldum en küçük kimildanisinda senden
basini çevirdigin için agladigimi görmedin hiç
bana bakip görmedigin için
ben yokken içini çektigin için
Ayağına Düşen GöLgene Acıdın mı Hiç Sen...
bütün çöllerde tek basima kodun
safakta arayip ögle vakti yitirdigim
vardigim hiç bir yerde deildin
sensiz bir odanin sahrasini nasil anlatsam
hiçbir seyin seni andirmadigi bir pazar kalabaligini
denizde dalgakirandan da bos boslugunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadigim sessizligi
birakip gittin beni kalarak oldugun yerde hareketsiz
her yerde birakip gittin beni gözlerinle
düslerin yüregiyle birakip gittin beni
yarim kalmis bir cümle gibi birakip gittin
düsen hep ben oldum en küçük kimildanisinda senden
basini çevirdigin için agladigimi görmedin hiç
bana bakip görmedigin için
ben yokken içini çektigin için
Ayağına Düşen GöLgene Acıdın mı Hiç Sen...
bir zaman dadaist, bir zaman sürrealist ve en sonunda toplumcu gerçekçi olmuş fransız şair, romancı, deneme yazarı. eşi elsa triolet'e olan büyük sevgisini elsa ya şiirler kitabında ve diğer şiir kitaplarında görürüz. kendisi aynı zamanda bir komünisttir ve sanat dalında komünist partinin sözcülüğünü de üstlenmiştir. büyük bir şairdir, büyük bir insandır. aşktan bahsederken de, vatan sevgisinden bahsederken de aynı sıcaklığı duyarsınız dizelerinde; ikiyüzlü değildir.
sana büyük bir sır söyleyeceğim zaman sensin
zaman kadındır ister ki
hep okşansın diz çökülsün hep
çözülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
bir taranmış bir upuzun saç gibi zaman
soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
ah bu daha beter işkence hiç giderilmemiş istekten
bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
daha beter seni kaçak seni yabancı bilmekten
aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
tanrım ne kadar ağırdır sözcükler asıl demek istediğim bu
hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
sen ki benim saat-şakağımda vurursun
boğulurum soluk alıp veremem
tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
sana büyük bir sır söyleyeceğim
her söz dudağımda bir dilenen zavallı
acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında
işte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakça kalp kristali
kaba konuşmamdan gücenme benim
bu konuşma ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
sana büyük bir sır söyleyeceğim bilmem ben
sana benzeyen zamandan söz açmayı
bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
tıpkı uzun bir süre garda
el sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
sana büyük bir sır söyleyeceğim korkuyorum senden
korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
el kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
sana büyük bir sır söyleyeceğim kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşama katlanmam
sevgilim
zaman kadındır ister ki
hep okşansın diz çökülsün hep
çözülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
bir taranmış bir upuzun saç gibi zaman
soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
ah bu daha beter işkence hiç giderilmemiş istekten
bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
daha beter seni kaçak seni yabancı bilmekten
aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
tanrım ne kadar ağırdır sözcükler asıl demek istediğim bu
hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
sen ki benim saat-şakağımda vurursun
boğulurum soluk alıp veremem
tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
sana büyük bir sır söyleyeceğim
her söz dudağımda bir dilenen zavallı
acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında
işte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakça kalp kristali
kaba konuşmamdan gücenme benim
bu konuşma ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
sana büyük bir sır söyleyeceğim bilmem ben
sana benzeyen zamandan söz açmayı
bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
tıpkı uzun bir süre garda
el sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
sana büyük bir sır söyleyeceğim korkuyorum senden
korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
el kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
sana büyük bir sır söyleyeceğim kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşama katlanmam
sevgilim
en meşhur şiiri mutlu aşk yoktur olan fransız şair.
Hiçbir şey elinde değildir insanın:
Ne gücü, ne güçsüzlüğü, ne de yüreği.
Açtığını sansa da kollarını, gölgesi bir haçtır onun.
Paramparça olur avucunda sımsıkı tuttuğu mutluluk.
Bir garip, bir acılı boşluktur günleri.
Mutlu aşk yoktur.
Bir başka kader için giydirilmiş
Silahsız askerlere benzer hayatı.
Çaresiz, kararsız kaldıktan sonra akşamları,
Neye yarar ki sabahları erkenden uyanmaları.
Söyle bunları bir tanem, tut gözyaşlarını.
Mutlu aşk yoktur.
Güzelim, sevgilim, kanayan yaram benim.
Yaralı bir kuş gibi taşırım yüreğimde seni.
Ve onlar bakarlar bilmeksizin, geçerken biz,
Tekrarlayıp ardımdan benim ördüğüm sözleri:
Ve apansız ölürler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur.
Vakit yok artık öğrenmeye hayatı.
Ağlasın birlikte yüreklerimiz gün ışıyıncaya dek.
Küçümencik bir şarkı için bile nice mutsuzluk gerek.
Bir ürperişi bile nice pişmanlıkla ödemek.
Bir ezgi için bile nice gözyaşları dökmek
Mutlu aşk yoktur.
Hüsranla bitmeyen aşk yoktur.
Yara açmayan aşk yoktur kalpte.
iz bırakmayan aşk yoktur insanda.
Ve tıpkı senin gibidir vatan aşkı da.
Gözyaşlarına boğulmayan aşk yoktur.
Mutlu aşk yoktur.
ikimizin aşkıdır bu gene de.
Türkçesi :Orhan SUDA * ~http://www.siir.gen.tr/~
Hiçbir şey elinde değildir insanın:
Ne gücü, ne güçsüzlüğü, ne de yüreği.
Açtığını sansa da kollarını, gölgesi bir haçtır onun.
Paramparça olur avucunda sımsıkı tuttuğu mutluluk.
Bir garip, bir acılı boşluktur günleri.
Mutlu aşk yoktur.
Bir başka kader için giydirilmiş
Silahsız askerlere benzer hayatı.
Çaresiz, kararsız kaldıktan sonra akşamları,
Neye yarar ki sabahları erkenden uyanmaları.
Söyle bunları bir tanem, tut gözyaşlarını.
Mutlu aşk yoktur.
Güzelim, sevgilim, kanayan yaram benim.
Yaralı bir kuş gibi taşırım yüreğimde seni.
Ve onlar bakarlar bilmeksizin, geçerken biz,
Tekrarlayıp ardımdan benim ördüğüm sözleri:
Ve apansız ölürler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur.
Vakit yok artık öğrenmeye hayatı.
Ağlasın birlikte yüreklerimiz gün ışıyıncaya dek.
Küçümencik bir şarkı için bile nice mutsuzluk gerek.
Bir ürperişi bile nice pişmanlıkla ödemek.
Bir ezgi için bile nice gözyaşları dökmek
Mutlu aşk yoktur.
Hüsranla bitmeyen aşk yoktur.
Yara açmayan aşk yoktur kalpte.
iz bırakmayan aşk yoktur insanda.
Ve tıpkı senin gibidir vatan aşkı da.
Gözyaşlarına boğulmayan aşk yoktur.
Mutlu aşk yoktur.
ikimizin aşkıdır bu gene de.
Türkçesi :Orhan SUDA * ~http://www.siir.gen.tr/~
atilla ilhan ı en çok etkileyen şair. mayakovski nin bacanağı..
dus gorursun kocaman
acilmis gozlerinle
bilmem ne gecer acaba
hayalinden, senin onunden
kralligindir senin o kapisi yok
o bana gecis izni olmayan ulke. *
acilmis gozlerinle
bilmem ne gecer acaba
hayalinden, senin onunden
kralligindir senin o kapisi yok
o bana gecis izni olmayan ulke. *
nazım hikmet hakkında:
Nâzım, senden bana ilk 1934'te söz ettiler, sen hapisteydin, o zaman bir şeyler yazabildim. Dostluğumuz otuz yıl sürmedi. Ne kadar az, otuz yıl. 1950'de, bizler, yani Türk halkı ile dünyanın her köşesindeki şairler seni hapisten kurtardığımız zaman, bir on dört temmuz günü dosdoğru hayatın içine daldın. Ama bu yıl, sabırsızlığından, temmuzu bekleyemedin... Hapisane dışında on üç yıl, ya da buna yakın bir şey, kırk sekizinden altmış birine dek, güzel bir yaşam bu. On üç yıl, çok şey. Hapisane dışında öldün, bu da çok şey.*
Nâzım, senden bana ilk 1934'te söz ettiler, sen hapisteydin, o zaman bir şeyler yazabildim. Dostluğumuz otuz yıl sürmedi. Ne kadar az, otuz yıl. 1950'de, bizler, yani Türk halkı ile dünyanın her köşesindeki şairler seni hapisten kurtardığımız zaman, bir on dört temmuz günü dosdoğru hayatın içine daldın. Ama bu yıl, sabırsızlığından, temmuzu bekleyemedin... Hapisane dışında on üç yıl, ya da buna yakın bir şey, kırk sekizinden altmış birine dek, güzel bir yaşam bu. On üç yıl, çok şey. Hapisane dışında öldün, bu da çok şey.*
Geçtiğimiz yüzyıl Fransa'sında, neredeyse bütün siyasal, sanatsal ve yazınsal olaylar içinde yer almış olan Aragon'un, gerçeküstü şiir anlayışından Elsa dönemine kadar uzanan süreçte, şiir serüveninde gözlemlenen çok yönlü evrilme ve gelişim, bize aslında Elsa şairinin temel duyarlık ipuçlarını alt perdeden de olsa verir. Özellikle gerçeküstücü dönem ve bu dönemin hemen sonrasındaki Marksist öğreti doğrultusunda topluma seslenen şiirlerindeki yapı, imge ve eğretilemeleri her ne kadar bir 'aşk şairi'ninkinden uzak olsa da şairin bu her iki edebi anlayış alanında şiirine süreklilik kazandıramaması Elsa'nın gelişini müjdeler gibidir. Sürrealist şiirin açmazları, siyasal angajman döneminin tutarsızlıkları Aragon'un şiirsel dil arayışını iyiden iyiye bir çıkmaza sokmuştur... Ve Elsa'nın bedeni ve gözleriyle görünmesinin ardından Aragon, şiirine artık siyasal ya da bir alt bilinç işlevi değil; 'Aşk'ın işlevini yükleyecektir.**
"bir başka kader için donatılmış şu ölü askerlere benziyor hayat..."
komünist geçinip fransız saraylarında haremlerinde şiirler yazmış şiirler okumuş şair kişisi.
(bkz: luis aragones)
zamanında liberation gazetesinde yazarlık yapmıştır.
Sana büyük bir sır söyleyeceğim,
Kapat kapıları.
Ölmek daha kolaydır sevmekten,
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam,
Sevgilim...
demiş Fransız şair.
Kapat kapıları.
Ölmek daha kolaydır sevmekten,
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam,
Sevgilim...
demiş Fransız şair.
"şiirin sahibi yazan değil okuyandır"
her "off lan, var mı benim gibi seven, bağrım yanıyor, nasıl bir acı bu böyle ölesim var laaaynn!" dediğimde daha kitabını açar açmaz boyumun ölçüsünü elime veren saf sevginin ete kemiğe bürünmüş hali. bahsi geçen kitap için (bkz: elsa)
her aragon bir fransa,
her fransa bir elsa...
her karacaoğlan bir zülüf bulur,
her ressam bir tuval, her kış bir ayaz, her kitap bir okur, her şarap bir adam bulur kendine;
yeter ki şarap, şarap olsun, içen çıkar... *
her fransa bir elsa...
her karacaoğlan bir zülüf bulur,
her ressam bir tuval, her kış bir ayaz, her kitap bir okur, her şarap bir adam bulur kendine;
yeter ki şarap, şarap olsun, içen çıkar... *
komünist düşüncelere sahip olmayan birinin tam anlamıyla aşkı yaşayamayacağını anlatır Çalardı Basel'in Çanları adlı romanında..
elsanın kendisine yazılan şiirleri okuyup da beğenmedii şairdir aynı zamanda..
"dün nasılsa bugün de öyle,
öldürülür taşıyanlar ışığı,
başkaları alır onların yerini,
ışığa dokunamaz ama kimse."
öldürülür taşıyanlar ışığı,
başkaları alır onların yerini,
ışığa dokunamaz ama kimse."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar