bugün
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi6
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sözler köşkü6
- sıpsıkıcı olmanız4
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- atatürk'e alerjisi olan tipler5
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- müslüman cinler2
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- mesaj atıp konuşmayan kız2
- şikeci amedspor5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- 1948 arap israil savaşı2
- sözlüğün bitmiş olması3
- saçını mora boyatan kızın amacı2
- dün gece ne oldu13
- sırrı süreyya önder28
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı5
- askerde sözlüğe girmek4
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- silver ile evlenecek erkek52
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- hristiyanlık4
- anın görüntüsü16
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak4
- tutmayan başlık açma rehberi7
- burcu akrep olan birini akrep sokması2
- sarapci koala58
- tarantino star wars'ı çekseydi nasıl olurdu2
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- askerlik anıları6
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- oha doğum günüm yarın2
- suat usta2
- sözlükteki linç kültürü12
- mankenlikten şarkıcılığa transfer olan ünlüler2
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- rafael leao victor osimhen leroy sane11
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
istanbul üniversitesi, edebiyat fakültesi, rus dili ve edebiyatı bölümü hocalarındandır. vaktiyle ismet özel'le birlikte "halkın dostları" ,kardeşi nihat behram'la da "militan" dergisini çıkarmışlardır. puşkin çevirileriyle bilinen behramoğlu'nun, iki ciltlik "türk şiiri antolojisi" adlı bir çalışması mevcuttur.
"bu aşk burada biter" adlı şiiri, 90'lı yıllarda "kumdan kaleler" tarafından bestelenmiştir.
"bu aşk burada biter" adlı şiiri, 90'lı yıllarda "kumdan kaleler" tarafından bestelenmiştir.
1942, Çatalca dogumludur. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. (1966) istanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalıştı. ilk şiiri 1960 yılında Varlık dergisinde çıkmış, okuduğu fakültede bir şiir yarışmasında birincilik kazanmıştır. Evrim, Devinim 60, Şiir Sanatı, vb. dergilerinde çıkmış şiirlerine ismet Özel'le birlikte kurduğu aylık Halkın Dostları dergisinde yenilerini ekledi.
siirleri icin:
(bkz: yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var)
(bkz: unuttum nasıldı annemin yüzü)
siirleri icin:
(bkz: yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var)
(bkz: unuttum nasıldı annemin yüzü)
haluk levent in ben ölürsem akşamüstü ölürümşarkısının sözlerinin yazarı.
başucu şiirlerinden:
"cellat uyandı yatağında bir gece
'tanrım' dedi 'bu ne zor bilmece'
öldükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe"
"cellat uyandı yatağında bir gece
'tanrım' dedi 'bu ne zor bilmece'
öldükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe"
(bkz: aşk iki kişiliktir)
ismi çatalca'da bir sokakğa verilmiştir.
(bkz: yıkılma sakın)
aşağıdaki şiir ataol behramoğlu'na aittir:
eylül sabahının serinliğini,
yaprakların serinliğini ciğerlerime dolduruyorum.
sessizlik ve serinlik birleşiyor...
yıkanmış güvercinler ve çok uzakta bir tren sesi.
her zaman yeniden başlamak duygusu doğuyor içime.
her uyanışımda; düşmanımı bağışlıyorum,
daha çok seviyorum dostlarımı.
her uyanışımda;
eylül sabahının serinliğini,
yaprakların serinliğini,
yüreğime dolduruyorum...
eylül sabahının serinliğini,
yaprakların serinliğini ciğerlerime dolduruyorum.
sessizlik ve serinlik birleşiyor...
yıkanmış güvercinler ve çok uzakta bir tren sesi.
her zaman yeniden başlamak duygusu doğuyor içime.
her uyanışımda; düşmanımı bağışlıyorum,
daha çok seviyorum dostlarımı.
her uyanışımda;
eylül sabahının serinliğini,
yaprakların serinliğini,
yüreğime dolduruyorum...
her babanın çocuğuna okumasını dilediğim bu şiirin sahibi şair.
sevginin önünde
bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
sevincin ürünüdür insan,nefretin değil kızım
zulmün önünde dimdik tut onurunu
sevginin önünde eğil kızım.
sevginin önünde
bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
sevincin ürünüdür insan,nefretin değil kızım
zulmün önünde dimdik tut onurunu
sevginin önünde eğil kızım.
nihat berham'ın kardeşi.*
(bkz: bu dert beni adam eder)
içtiği kaçak sigarasıyla, sohbetiyle, esprileriyle, azeri aksanıyla okuduğu şiirleriyle tadına doyulmaz aydın ve bilim adamıdır.
beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
her yer olabilecek bir kuytulukta
bir kadın vardı bir balkonda
sesinde yaralı bir gül olan
hayat ve mevsimler aynı şeydi
uyku kadar derin bir suda boğulurken
ilkbahar kekeleyerek geldi
kırık çocuk gülüşlerinden
deniz oracıktaydı ve buğusu
eriyorken havada sesler
herşeyin bir büyü oluşturduğu
gizemli kokular ve gülüşler
beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
annem olan bir sessizlikte
belki de onun kalbidir açan
derin bir gülün içinde
edit: behramoğlu'nun harika şiirlerinden. *
beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
her yer olabilecek bir kuytulukta
bir kadın vardı bir balkonda
sesinde yaralı bir gül olan
hayat ve mevsimler aynı şeydi
uyku kadar derin bir suda boğulurken
ilkbahar kekeleyerek geldi
kırık çocuk gülüşlerinden
deniz oracıktaydı ve buğusu
eriyorken havada sesler
herşeyin bir büyü oluşturduğu
gizemli kokular ve gülüşler
beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
annem olan bir sessizlikte
belki de onun kalbidir açan
derin bir gülün içinde
edit: behramoğlu'nun harika şiirlerinden. *
ataol behramoğlu; hayatın, sevginin, kendi halinde katil olmanın kuzeyini gösteren bir pusula'dır. ciddiyetin ikramını açıklar: akşamüstü bir kahvede boş boş oturup, durmanın.
belli bir dönemde yazdığı şiirleri ile öne çıkan, onun sonrasında şiir kumaşını kaybeden şair. örgüt işlerini edebiyata tercih etmiştir.
13 Nisan 1942'de istanbul Çatalca'da doğdu. ilköğrenimini Kars ve Çankırı'da yaptı. 1966'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 1970'te ismet Özel'le birlikte "Halkın Dostları" dergisini çıkardı. Aynı yıl ingiltere'ye, daha sonra Fransa'ya gitti. Paris'te gece kulübü bekçiliği, otel katipliği, öğretmenlik yaptı. 1972'de Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Sovyet edebiyatı üzerine inceleme yaptı. 1974'te Türkiye'ye döndü. istanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalıştı. 1975'te kardeşi Nihat Behram'la birlikte "Militan" dergisini kurdu. "Sanat Emeği" dergisinin kurucuları arasında yer aldı. ilk şiirleri "Ataol Gürus" takma adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı. Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost, Evrim, Ataç gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General" 1965'te basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli, Attilâ ilhan ve ikinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkin. Gerçek şiir kimliği 1965-1971 arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı. Toplumcu gerçekçi şiir ilkelelerine yöneldi, şiirini yeni biçim ve tema arayışlarıyla besledi. Çevirileriyle de dikkat çekti. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasına girdi.
önde gelen şiirleri;
iLKBAHAR
KAPININ ÖNÜNDE DURAN ÇOCUĞA GAZEL
BU AŞK BURADA BiTER
DÜŞMEK
GECE VAKTi KiMDiR KAPIYI ÇALIP GELEN
BEBEKLERiN ULUSU YOK
ESKi NiSAN
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM
TOPRAĞA DÜŞEN
ANNEMiN MEZARINA GiTTiK BUGÜN
ÇOCUK GiBi TiRiL TiRiLLiĞiNLE
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDiĞiM BiR ŞEY VAR
SEVGiLiMSiN
iLKBAHAR
KAPININ ÖNÜNDE DURAN ÇOCUĞA GAZEL
BU AŞK BURADA BiTER
DÜŞMEK
GECE VAKTi KiMDiR KAPIYI ÇALIP GELEN
BEBEKLERiN ULUSU YOK
ESKi NiSAN
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM
TOPRAĞA DÜŞEN
ANNEMiN MEZARINA GiTTiK BUGÜN
ÇOCUK GiBi TiRiL TiRiLLiĞiNLE
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDiĞiM BiR ŞEY VAR
SEVGiLiMSiN
Gök sanki eriyecek mavilikten
Çimenler uykulu ve sıcak
Bir kadın geçiyor
Çıplak ayaklarını yüreğime basarak
Demiştir şair fazla söze gerek var mı?
Çimenler uykulu ve sıcak
Bir kadın geçiyor
Çıplak ayaklarını yüreğime basarak
Demiştir şair fazla söze gerek var mı?
hapis ve sürgün yıllarında o zaman 5 yaşında olan kızı için çok güzel şiirler yazmış bir iyi adam.
kızıma mektuplar kitabının sayfalarını da kızının yaptığı resimler sürer.
kızıma mektuplar kitabının sayfalarını da kızının yaptığı resimler sürer.
2007 yılında verilen puşkin ödülünü almıştır.
bugün tüyap kitap fuarı'ndaki söyleşisinde tam olarak şundan bahseden yazar/şair/edebiyat insanı..
"Paris'te bir sabah uyandığımda, aklımda bir dize duruyordu. Nereden, ne zaman gelmişse gelmiş, orada öylece duruyordu. Bir taçyaprağında , pırıl pırıl, saydam bir yağmur damlası gibi. Tertemiz, apaydınlık. Üç sözcükten oluşan bir şiir dizesi: 'güvercin dolu avlular...' Orhan Veli'nin 'istanbul'u Dinliyorum' adlı şiirinden bir dize.
'içimde bir mutluluk, bir sevinç vardı, uyanıp o üç sözcüğü zihnimde bulduğumda. Kendimi, benliğimi bulmak gibi bir şeydi bu... iki yıla yakın bir süredir boğuştuğum yabancı bir dilin, onun da ötesinde, yabancı bir çevrenin ve bu önsözün konusuna girmesi gerekmeyen nice boğuntuların labirentlerinde, neredeyse yitirecek gibi olduğum benliğimi... Anadilin üç güzelim sözcüğünden oluşan bu altın dize, gelip oraya yerleşmiş, bana diyor ki: 'Sen varsın. Çünkü güvercin dolu avlular var..."
"Paris'te bir sabah uyandığımda, aklımda bir dize duruyordu. Nereden, ne zaman gelmişse gelmiş, orada öylece duruyordu. Bir taçyaprağında , pırıl pırıl, saydam bir yağmur damlası gibi. Tertemiz, apaydınlık. Üç sözcükten oluşan bir şiir dizesi: 'güvercin dolu avlular...' Orhan Veli'nin 'istanbul'u Dinliyorum' adlı şiirinden bir dize.
'içimde bir mutluluk, bir sevinç vardı, uyanıp o üç sözcüğü zihnimde bulduğumda. Kendimi, benliğimi bulmak gibi bir şeydi bu... iki yıla yakın bir süredir boğuştuğum yabancı bir dilin, onun da ötesinde, yabancı bir çevrenin ve bu önsözün konusuna girmesi gerekmeyen nice boğuntuların labirentlerinde, neredeyse yitirecek gibi olduğum benliğimi... Anadilin üç güzelim sözcüğünden oluşan bu altın dize, gelip oraya yerleşmiş, bana diyor ki: 'Sen varsın. Çünkü güvercin dolu avlular var..."
" yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. "
şiirinin ve daha birçok harika şiirin şairdir.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. "
şiirinin ve daha birçok harika şiirin şairdir.
yalnizca, kendisi gibi inanip yasayanlari ve dusunenleri cagdas ilan etmenin sigliginda bir aydin. 2 temmuz icin resmi tatil ve anit isterken, 5 temmuz 1993'teki basbaglari unutan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar