bugün
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar8
- hala akp diyenler5
- dusan vlahovic6
- haftanın gammazları listesi4
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi4
- çerçeve yasa35
- zorunlu eğitim12
- liderimiz recep tayyip erdoğandır5
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin6
- gözyaşı kapıları2
- yeni partinin kürt meselesine yaklaşımı3
- akpkk4
- siber istihbaratta analatik olgunluk2
- sadece 4 kez sakso çekmiş kızla evlenilir mi2
- vatanseverleri cezalandıran haindir2
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek5
- 13 ağustos 2026 motorine kademeli ötv düzenlemesi2
- solaklar günü2
- türk düşmanı partiler2
- bir şeyler söyle3
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı6
- sosyal olarak başarısız insanlar6
- dolar3
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- russell westbrook2
- durduk yere akıla gelen şey3
- bardak ticareti7
- arkadaşlar iyi geceler7
- hakan altun4
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- türbede dua etmenin şirk olması13
- whatsapp grupları2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- kale3112'nin gece de artılaması5
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- ev erkeği2
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- hazret ktc2
- nervio4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- hikayenin kötü adamı olmak4
- siber istihbaratta teknik derinlik4
jim carrey'nin başrolde oynadığı 1997 tarihli bir tom shadyac komedi filmi.
bir avukat bir gün boyunca yalan söylemeyecek olursa ne olur temalı bir film. bayaa komik.
bir avukat bir gün boyunca yalan söylemeyecek olursa ne olur temalı bir film. bayaa komik.
adının, 'yalancı yalancı' olarak dilimize çevrildiği, jim carrey filmi...
filmin ilk sahnesinde anaokulu öğretmeni çocuklara babalarının mesleklerini sormaktadır. jim carrey'nin oğlu rolündeki afacana gelince "babam bir yalancı" der. öğretmen buna bir tane çakar "ulan öyle meslek mi olur" der. çocukta izah eder "mahkemelerde yargıca bir şeyler ispat etmeye çalışıyor" diye. öğretmen bir tane kafa çakar "e o zaman avukat desene şuna. yalancı deyip duruyorsun." der.
tabi bu kelime oyunu türkçe'de bir şey ifade etmiyor. çünkü lawyer ve liar kelimelerini karıştıran afacan çocuk bunu anca ingiliz dilinde karıştırabiliyor. türkçe dublajını izleyen zavallı izleyici ise suratında yarı bir gülümseme ve "burda komik bir şeyler var ama ben anlamıyorum" bakışıyla çerezini yiyor.
tabi bu kelime oyunu türkçe'de bir şey ifade etmiyor. çünkü lawyer ve liar kelimelerini karıştıran afacan çocuk bunu anca ingiliz dilinde karıştırabiliyor. türkçe dublajını izleyen zavallı izleyici ise suratında yarı bir gülümseme ve "burda komik bir şeyler var ama ben anlamıyorum" bakışıyla çerezini yiyor.
açık sözlü olma'nın tehlikelerini anlatan film.
jim carrey nin ofisinde kalemin rengini yalanlamak için kendiyle savaştığı sahne inanılmazdır...tüm ofis dağılır jim carrey nin oyunculuğu görülmeye değerdir...
sinema zevki olan bünyeler için bir anlam ifade etmeyen filmdir.
edit: evet.. bu entry 'i kötüleyende sinemadan anlamıyordur. devam edin..
edit: evet.. bu entry 'i kötüleyende sinemadan anlamıyordur. devam edin..
adam iyi avukattı yalan söyleyemezken bile dava kazandı. daha iyi de olmuştum lafı en bi vurucu sahnedir...
kamera arkası görüntüleri, filmdeki çoğu sahneden bile daha komiktir! hele asansör kapanırken hatuna dalması... !
ayrıca, mahkemenin tuvaletinde kendine attığı sağlam dayak görülmeye değerdir!
ayrıca, mahkemenin tuvaletinde kendine attığı sağlam dayak görülmeye değerdir!
lock stock and two smoking barrels filminin soundtrack'inde de yer alan bir the castaways parçası,
garip, ama yine de oldukça eğlenceli bir parçadır.
özellikle adı geçen filmi altyazılı izlerken, eğer çevirmen, şarkıları da çevirmişse, şu sözlerle karşılaşabilirsiniz:
"yalancı, yalancı, g.tün tutuştu,
burnun telefon direğinden daha uzun.."
(bkz: ben bugün bunu gördüm)
garip, ama yine de oldukça eğlenceli bir parçadır.
özellikle adı geçen filmi altyazılı izlerken, eğer çevirmen, şarkıları da çevirmişse, şu sözlerle karşılaşabilirsiniz:
"yalancı, yalancı, g.tün tutuştu,
burnun telefon direğinden daha uzun.."
(bkz: ben bugün bunu gördüm)
bunca yıl sonra izlediğim film. genel olarak başarılı. bazı sahneler biraz fazla zorlama geldi o kadar.
bu filmle ilgili hep kafamda kalan bir nokta var. çoğunuz hatırlamazsınız belki. çünkü filmin son dakikalarında geçiyor. jim carrey'nin baktığı dava var hani, kendini mahkemede dövdüğü sahne. boşanma davası. kadın daha çok para almaya uğraşıyor, ama aldatmış kocasını, mahkeme para vermeyecek jim carrey de son dakika kadının evlendiğinde yaşının 18 den küçük olduğunu söylüyor, kadın daha fazla para almak için çocukların velayetini de istiyor, onuda alıyor. işte tam orada jim carry davayı kazandığını sanırken, çocuklar babalarına sarılıp ağlıyorlar. duygusal bir sahne falan. sonra işte jim carrey'nin çocuğu geliyor, orada dilek mi tutuyor ne adam düzeliyor. mutlu son. eeee babasından ayrılıp orada ki itici kadına verilen çocuklara ne oldu?
yahu madem onları tekrar göstermeyeceksin öyle gereksiz duygusal bir sahneyi neden koydun filme. yıllardır merak ederim o çocuklar ne oldu. babaları daha fazla para verip çocukları geri mi aldı? filmi unuttum, bunu unutmadım. unutmam arkadaş.
yahu madem onları tekrar göstermeyeceksin öyle gereksiz duygusal bir sahneyi neden koydun filme. yıllardır merak ederim o çocuklar ne oldu. babaları daha fazla para verip çocukları geri mi aldı? filmi unuttum, bunu unutmadım. unutmam arkadaş.
Güldürürken aynı oranda da düşündürüyor. Jim Carrey'nin mimiklerini bu kadar etkili kullandığı bir filmi daha yok. Oyunculuk dersi veriyordu adeta.. Yalan olmadan da iyiliğe ulaşılabildiği alt teması benim hoşuma gitti. Tavsiye ederim, seveceğiniz türden.
jim carrey'in mimiklerini en cok kullandıgı film olmakla birlikte, kendini dövdüğü sahne harikadır.
eğlenceli film. dilenciye para verdikten sonra bunlar seni mutlu etmeyecek demesi aklımda kalan sahne.
hiç de 93 doğumlu bir gencin elinden geçmiş gibi durmayan harika cris cab parçası. melodisi tanıdık birşeyleri çağrıştırıyor ama henüz çözemedim.
Adam layır fayır falan derken Nayır deme isteği uyandıran sanki eski bilindik bir şarkıya yeni sözler gibi hissettiren hoş şarkı.
(bkz: nayır nayıra)
mükemmel cris cab şarkısıdır.
son zamanlarda dinlediğim 100/100'lük şarkı pharrel williams'ın düetiyle dahada bir zevk katmış şarkıya ama itiraf etmem gerekirki klip saçma ve klipteki kız full kezban .
dile dolanan ve bir süre sonra farkında olmadan ya dans ettiğiniz ya da ritim tuttuğunuz harika şarkıdır.
dünyanın en güzel 3 şarkısından biri gibi ama değil gibi de.
sanırım biri gibi.
sanırım biri gibi.
She's on fire!
She's waiting there
Around the corner
Just a little air
And she'll jump on ya!
She's waiting there
Around the corner
Just a little air
And she'll jump on ya!
müthiş bir cris cab ve pharrell williams şarkısıdır. müzik ve sözler gaza getirir birde eski sevgiliyi hatırlatmasa iyi olurdu..
olum çok iyi film lan. yıllar sonra tekrar izlenip, bundan yine yıllarca sonra tekrar izleme kararı aldırıyor insana.
ne kadar tatlı ne kadar güzel bir şarkı bu dinlemeye doyamıyorum.söylemesi de gayet keyifli.4
https://www.youtube.com/watch?v=u-qYMl9T9wQ
https://www.youtube.com/watch?v=u-qYMl9T9wQ
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar