bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- true nickli yazar10
- en gey özelliğiniz9
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- dinsize inanır mısın17
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- ipek çiçek3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- ruh hastası olan yazarlar6
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- salak yazarlar7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- deri ceketli serseri4
- pandela6
- kültürün bireyi boğması4
- kuran da neden namaz yok8
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu31
- ioçke'nin elleri4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- geceye bir şarkı bırak23
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
entry'ler (1679)
Bugün geçmişi aradığım yer.
Çok zaman olmuştu elbet. Pek ihtiyaç duymadım aslında. Ama belli bir promil sonrası nedensiz bir geçmiş arayışında buldum kendimi.
Bahariyede gezindim, olmayabilirdi pek tabi burada.
Kadife sokakta olma ihtimali daha kuvvetliydi ama orada da değildi.
Rexx zaten hak yetire, yıktılar her şeyimizi.
Sallandım zurich tem aşağı, akmara doğru.
inerken solda kafa bar a baktım yok. Sonra yılların babil cafe’sine baktım, yok.
Babilin de kafanın da olmadığını bile bile baktım ordadır belki diye. Erdal abimin Harlem e geçtiğini bile bile baktım, köşedeki pizzacı oradaydı, karşıdaki Türkü barda da öyle. Geçmiş de oralardadır belki dedim ama yok.
Hep biz değişmişiz, hep bize ait olan, kendimize dair şeyler değişmiş. Gerisi olduğu gibi yerli yerinde.
Ayrıldığımdan beri ara ara yoklarım Kadıköyü. Oradadır geçmişim ama bulamam hiç. Her mazisi olan mekana çeviririm gözlerimi yine de istemsizce, oradaymış gibi.
Bulan beri gelsin.
Çok zaman olmuştu elbet. Pek ihtiyaç duymadım aslında. Ama belli bir promil sonrası nedensiz bir geçmiş arayışında buldum kendimi.
Bahariyede gezindim, olmayabilirdi pek tabi burada.
Kadife sokakta olma ihtimali daha kuvvetliydi ama orada da değildi.
Rexx zaten hak yetire, yıktılar her şeyimizi.
Sallandım zurich tem aşağı, akmara doğru.
inerken solda kafa bar a baktım yok. Sonra yılların babil cafe’sine baktım, yok.
Babilin de kafanın da olmadığını bile bile baktım ordadır belki diye. Erdal abimin Harlem e geçtiğini bile bile baktım, köşedeki pizzacı oradaydı, karşıdaki Türkü barda da öyle. Geçmiş de oralardadır belki dedim ama yok.
Hep biz değişmişiz, hep bize ait olan, kendimize dair şeyler değişmiş. Gerisi olduğu gibi yerli yerinde.
Ayrıldığımdan beri ara ara yoklarım Kadıköyü. Oradadır geçmişim ama bulamam hiç. Her mazisi olan mekana çeviririm gözlerimi yine de istemsizce, oradaymış gibi.
Bulan beri gelsin.
Gelecek. Her şeyin mükemmel olacağını hayal ettiğimiz, içinde bulunmayı reddetme cürretine sahip olup gelecekte yaşamaya cesaret edebildiğimiz o an. Devasa özleniyor.
Kararlılık göstergesidir. Aynı zamanda bir birikmişlik ifadesi. Evet, yazacağım. Başka bir çaresi yok zira.
Şimdiye kadar yazdıklarımı okudum bir süre evvel. Bu sebeple karar verdim yeniden yazmaya. Yazdıkça var olduğunu fark ettin mi hiç? Yazdıkça var olduğumu fark ettim, hep öyle var olmuşum aslında.
Bir varoluş etkenliği, çabasıdır yazmak. Var olur muyum bilmiyorum zamanın herhangi bir yerinde, ancak çabalayacağım her zaman. Aynı şimdiye dek olduğu gibi.
Bir yanım bahar bahçe, bir yanım hep yaprak döker şekilde.
Yazacağım.
Şimdiye kadar yazdıklarımı okudum bir süre evvel. Bu sebeple karar verdim yeniden yazmaya. Yazdıkça var olduğunu fark ettin mi hiç? Yazdıkça var olduğumu fark ettim, hep öyle var olmuşum aslında.
Bir varoluş etkenliği, çabasıdır yazmak. Var olur muyum bilmiyorum zamanın herhangi bir yerinde, ancak çabalayacağım her zaman. Aynı şimdiye dek olduğu gibi.
Bir yanım bahar bahçe, bir yanım hep yaprak döker şekilde.
Yazacağım.
yeniden bir şeyleri umut edebilmeyi, yeniden hayaller kuracak gücü kendinde bulmayı düşlemek. *kimine göre*
olum efsane şarkı lan, dinleyin. şahane dinginliğinin yanında, içine işlemeye kararlı sözleri olan pilli bebek şarkısı.
178 cm brüt 168 cm net.
yazdıklarını okuyorum. bu başlık dahil. söylediklerini hatırlamakla birlikte. yaptıklarımızı anımsamaktan da kaçınmıyorum. adaya gittiğimiz günü ısrarla tekrarlıyorum zihnimde. bir de sabahında işe gidecek olmama rağmen gecenin üçünde üsküdara indiğimiz akşamı. ya da taksim taleste içtikten sonra eve dönerken hollandalı turisti tavlamaya çalışan çapkınla dalga geçtiğimizi de hatırlıyorum dün gibi. ben unutmadım seni.
söyleyecek çok şeyim var esasında. ama yüzüm yok galiba, eskisi kadar cesur da değilim hem. bereket ki numaran eski telefonumda kalmış, eski telefonum afyonda. arayamıyorum da en sarhoş anımda.
sağlıcakla.
söyleyecek çok şeyim var esasında. ama yüzüm yok galiba, eskisi kadar cesur da değilim hem. bereket ki numaran eski telefonumda kalmış, eski telefonum afyonda. arayamıyorum da en sarhoş anımda.
sağlıcakla.
yıllardır hayatını yalnız yaşayarak hayatına devam eden ve hatta artık adı genç kızların yedek sevgilisine çıkan ben, dün gece rüyamda 3 ayrı evlilikten 3 ayrı çocuğu olmuş olarak gördüm kendimi. üç çocuğumun ikisi erkek biri kızdı. kız çocuğum benden nefret ediyordu. kız çocuğumun annesi de öyle. annelerden sadece kızın annesini gördüm. önceki sene hayatımda kısa süreliğine bulunmuş bi hanım kızdı. ağladığını görüp konuşmaya çalıştım lakin her şey için rüyamda da çok geçti sanıyorum. tek kelime etmeden yeşil yeşil ağladı. o ara erkek çocuklardan birisi baba diye yanıma koşturdu, öyle uyandığımı hatırlıyorum.
olum?! noluyo?! bugüne dek gördüğüm etkileyici bir çok rüya vardı da, bu üst düzey oldu resmen. hala bi garibim.
olum?! noluyo?! bugüne dek gördüğüm etkileyici bir çok rüya vardı da, bu üst düzey oldu resmen. hala bi garibim.
yalnız yaşamak büyük hata olum. yalnız olunca ne kimseye bişey diyebiliyosun canın sıkıldığında. ne kimseye sesini duyurabiliyosun.. ne canının sıkkınlığını geçirebiliyosun. çük gibi kalıyosun öyle. ahmet kaya dinliyosun falan.
https://www.youtube.com/watch?v=vBgWfYPRIQA
yılların editi: gün geldi, geçmişe yolculuk edip neler yaşanmış bakayım dedim. link çalışmıyor gençler. kim bilir hangi şarkısıydı ahmet kayanın o zaman canımı sıkan. o dönemlerde yakarım geceleri şarkısına sardığımı hatırlıyorum. aynı dönemde sabahattin ali'nin kitaplarını okuyup, ileride hayatım sabahattin ali karakterleri gibi mi olacak acaba diyerek derinlere daldığımı ve bundan bi 10 yıl sonra yeniden okuyacağım sabahattin ali'yi dediğimi de hatırlıyorum.
10 yıl geçmemiş bu itirafı edeli. itiraf da bi sike benzemiyor zaten neresinden bakarsak bakalım. kaldı ki şu an yalnız da yaşamıyorum. fakat bazı şeyler değişmiyor, sabahattin ali hala sabahattin ali, ahmet kaya hala ahmet kaya. yitirilmiş şeylerin eskimemesi böyle bir şey elbette. şimdiki aklımla buraya not düşeceğim şarkı şudur;
https://www.youtube.com/watch?v=olxRXVnE3eY
https://www.youtube.com/watch?v=vBgWfYPRIQA
yılların editi: gün geldi, geçmişe yolculuk edip neler yaşanmış bakayım dedim. link çalışmıyor gençler. kim bilir hangi şarkısıydı ahmet kayanın o zaman canımı sıkan. o dönemlerde yakarım geceleri şarkısına sardığımı hatırlıyorum. aynı dönemde sabahattin ali'nin kitaplarını okuyup, ileride hayatım sabahattin ali karakterleri gibi mi olacak acaba diyerek derinlere daldığımı ve bundan bi 10 yıl sonra yeniden okuyacağım sabahattin ali'yi dediğimi de hatırlıyorum.
10 yıl geçmemiş bu itirafı edeli. itiraf da bi sike benzemiyor zaten neresinden bakarsak bakalım. kaldı ki şu an yalnız da yaşamıyorum. fakat bazı şeyler değişmiyor, sabahattin ali hala sabahattin ali, ahmet kaya hala ahmet kaya. yitirilmiş şeylerin eskimemesi böyle bir şey elbette. şimdiki aklımla buraya not düşeceğim şarkı şudur;
https://www.youtube.com/watch?v=olxRXVnE3eY
turuncu yıldız yerine kırmızı kalp getirmek ne lan? favlayın demenin hiçbir cazibesini bırakmadınız twitter denen sahte mecrada.....
güzel hatırlanırlar hep.
şehrin hay huyundan uzak. göztepeden 3 saate ancak geliniyor. bir de duruşmaların ortalama 2 saat geç başlamasıyla meşhur.
şimdi düşünüyorum da, son zamanlarda hatta biraz sıklıkla da düşündüğüm bir şey bu; beni şimdiye dek senin kadar seven olmadı galiba. yahu biz nerede yıllanıyoruz ulan istanbul serzenişine kaptırmış gidiyorken kendimi her seferinde, farkına varmamış değilim esasen bu gerçeğin. lakin şu an tek bir söz bile söylemeye hakkımın olmadığını bildiğim gibi, hiçbir şey söylememek gerektiğinin de bilincindeyim. şimdi, şu an, tam olarak 8 ekim 2015 günü saat çeyrek geçiyorken on biri ben şile adliyesinde duruşma sırası beklerken düşünüyorum da, yalnızca doğum gününü kutlamak istediğimden eminim. onun dışında hayatımda emin olduğum ve belirgin olan başka hiçbir şey yok. iyi ki geçtin hayatımdan.
kesinlikle ikisi de bir kozel değildir.
yine cengiz kurtoğlu dinliyorum gençler.
https://www.youtube.com/watch?v=6t4BiJH15s0
hatta bi de içiyorum üstelik.
https://www.youtube.com/watch?v=6t4BiJH15s0
hatta bi de içiyorum üstelik.
gecenin şarkısıdır efendim. hoş, naif. hazır yağmurlu da hava, cat stevens bugünler için söylemiş resmen!
https://www.youtube.com/watch?v=vjfI3uSN8DQ
https://www.youtube.com/watch?v=vjfI3uSN8DQ
her an yanıbaşınızda.
anlamadığım bir şekilde son 1 saattir cengiz kurtoğlu dinliyorum. bir bilinçaltıcı yok mu aranızda?
anayasa hukuku- 16. sabah 09.00'daydı sınav ve saat 2 civarında yanlis hata ile taksim sokaklarında geziniyorduk. sonuç 16 olmuştu. güzel günlerdi. hey gidi.