bugün
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- from gold'un bicepsleri9
- memeleri ile gündeme oturan yazar14
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- kokoreç4
- kolpa insanlar6
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması8
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları5
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- fon vurgunu43
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi2
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- kabaklı börek3
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- true tarzında entry girmek2
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- ismail kartal14
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması2
- anın görüntüsü21
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- 27 ocak 2027 paris saint germain galatasaray maçı2
- sergen yalçın10
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- kolye140
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- kale'nin kegel kasları2
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- özelden gelen saçma mesajlar12
- clemence baptista16
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- izmirbeyfendisi5
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var4
- fiziği güzel sözlük kızları4
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- nohut köftesi6
salya sümük ağlamaya sebebiyet veren filmdir.
aşkı en saf haliyle anlatan bir filmdir.
kaç yıl geçti ardından bilmiyorum, bu fimi ilk kez izlediğimden bu yana. çokta küçüktüm, o zamanlar dünyayı daha bir sevimli görme, hep mutlu sonlar yazmaktan olsa gerek, filmin herkesin bildiği o patlama sahnesiyle bitmesi trajik geldi bana.
sonra daha çok anlıyor insan, hayat istediğimiz sonlara programlanmış değil.
yinede ne zaman izlesem bu filmi, sanki jean reno o evden sağ salim çıkacakmış gibi gelir bana. kızla mutlu bir hayata adımlayacakmış gibi.
kaç yıl geçti ardından bilmiyorum, bu fimi ilk kez izlediğimden bu yana. çokta küçüktüm, o zamanlar dünyayı daha bir sevimli görme, hep mutlu sonlar yazmaktan olsa gerek, filmin herkesin bildiği o patlama sahnesiyle bitmesi trajik geldi bana.
sonra daha çok anlıyor insan, hayat istediğimiz sonlara programlanmış değil.
yinede ne zaman izlesem bu filmi, sanki jean reno o evden sağ salim çıkacakmış gibi gelir bana. kızla mutlu bir hayata adımlayacakmış gibi.
bıraktığı duygularla, aksiyonuyla, hikayesiyle gerçekten harika bir filmdir.
yalnız film her nedense tam anlaşılamamış. leon bir kiralık katildir ve okuma-yazma bile bilmeyen leonun (otel kiraladıkları zaman mathilda'nın formu doldurmasını ve mathilda'nın leon'a okuma-yazma öğretmeye çalıştığı sahneleri hatırlayın) hayatta yapmayı bildiği tek şey süikast işidir. sosyal yönü çok zayıf olan, hayatta 2-3 insanla konuşan leon karakteri, içindeki iyi adamı ve sevgiyi yönlendirecek bir yer aramaktadır. bu adam, her insanda bir yerlere yönlendirilerek açığa çıkan bir şeyi sevme ve değer verme duygusunu çiçeğine vermiştir. bu nedenle kurşun yağmuru altında, hayatını tehlikeye atarak çiçeğini kurtarmıştır. mathilda'ya olan sevgisi de bu şekilde bir sevgidir. ona bir evlat gibi bakmış ve hatta suikastçilikten kazandıklarını verdiği o aşağılık barmene, kendisine birşey olduğu taktirde tüm parasını bu kıza vermesini söylemiştir. bir nevi evladına miras bırakmak ister gibidir burada.
filmde asla bir sübyan aşkı yoktur. tabii herşey bakan göze göre değişir. muppet show'a bakıp erotizm görmek kadar sağlıksız bir bakış açısı bu.
yalnız film her nedense tam anlaşılamamış. leon bir kiralık katildir ve okuma-yazma bile bilmeyen leonun (otel kiraladıkları zaman mathilda'nın formu doldurmasını ve mathilda'nın leon'a okuma-yazma öğretmeye çalıştığı sahneleri hatırlayın) hayatta yapmayı bildiği tek şey süikast işidir. sosyal yönü çok zayıf olan, hayatta 2-3 insanla konuşan leon karakteri, içindeki iyi adamı ve sevgiyi yönlendirecek bir yer aramaktadır. bu adam, her insanda bir yerlere yönlendirilerek açığa çıkan bir şeyi sevme ve değer verme duygusunu çiçeğine vermiştir. bu nedenle kurşun yağmuru altında, hayatını tehlikeye atarak çiçeğini kurtarmıştır. mathilda'ya olan sevgisi de bu şekilde bir sevgidir. ona bir evlat gibi bakmış ve hatta suikastçilikten kazandıklarını verdiği o aşağılık barmene, kendisine birşey olduğu taktirde tüm parasını bu kıza vermesini söylemiştir. bir nevi evladına miras bırakmak ister gibidir burada.
filmde asla bir sübyan aşkı yoktur. tabii herşey bakan göze göre değişir. muppet show'a bakıp erotizm görmek kadar sağlıksız bir bakış açısı bu.
gayet güzel bir film, mükemmel bir jean reno, natalie portman ve gary oldman performansı. özellikle sonuyla hafızalara kazınır.
--spoiler--
leon üstündeki bombadan çektiği pimi stansfield'e verir.
--spoiler--
ayrıca shape of my heart ayrı bir yakışmıştır filme.
--spoiler--
leon üstündeki bombadan çektiği pimi stansfield'e verir.
--spoiler--
ayrıca shape of my heart ayrı bir yakışmıştır filme.
taraflar arasında en az 5 yas bulunan, ve bu yasların 5 yılın onemli bir fark olusturdugu (16-21, 15-23, 17-25, 18-30 gibi) donemlerde gecen cogu kız-erkek iliskisinde , taraflardan birinin azıcık bir film bilgisi, birazcık da romantizm merakı varsa mutlaka iliskilerini özdeslestirdigi film, ki genelde bu dingiliyet abidesi cok asık bi mal kız olur.
her sübyan mathilda, her sübyancı da leon oldu .. 3 aylık iliskinizi onların sevgisiyle kıyaslamayın, cok pis sinir oluyorum.
her sübyan mathilda, her sübyancı da leon oldu .. 3 aylık iliskinizi onların sevgisiyle kıyaslamayın, cok pis sinir oluyorum.
otistik bir seri katile sempati duymamızı sağlayan olağanüstü film.
sırf bu filmden dolayı jean reno'ya ayrı bir sempatim vardır. luc besson'ın en iyi filmidir.
posteri alınıp duvara asılası film. izlenmediği an çok özlenen film. çok özel. muhteşem. kelimelerle tarif edilemeyen film.
(bkz: #3183052)
(bkz: #3183052)
filmin sonunu bilsende her izlediğinde insanda başka duygular uyandıran yapıttır. matilda' nın aşkını ve isteklerini bu kadar yalın söylemesi çocuk mu olmak gerekir? yoksa bu saflığı hep korumak mı gerekir? düşündürüyor insana.
kocaman kalpli bir tetikçi var, bir de yaşına göre fazla akıllı bir kız. sonra acayip şeyler oluyor, beraber takılıyorlar bir süre. kız tetikçiye aşık oluyor, tetikçi de bir çocuğun kalbini kırmadan geçiştirmeye çalışıyor.daha sonra tetikçi adam kızın intikamını almak onu mutlu etmek için canını veriyor. sonra gözleriniz doluyor, kızı kurtardığı sahnede hıçkırıyorsunuz(elinizde değil),"leon yaşamalısın" diyorsunuz, ama o ölümü tercih ediyor. ve sonra küçük kız kendine "köklü" bir hayat seçiyor, leon'a söz verdiği gibi. sonra bir de "shape of my heart"ı dinliyorsunuz ki film o aralar son buluyor zaten. yine gözleriniz doluyor...
müthiş!
müthiş!
leon'un oksijen maskesinin ardına gizlenip, binadan çıkarken kapıyı gördüğünde yüzünde oluşan ifade görülmeden ölünmemelidir..
mucizenin ta kendisidir o ifade.. mathilda'ya kavuşacağı sanrısı..
mucizenin ta kendisidir o ifade.. mathilda'ya kavuşacağı sanrısı..
seat firmasının ürettiği bir araç modelinin adıdır.
bugün itibariyle 32. kez izlediğim alışkanlık yaratan film. hergün ikindi saatlerinde vucüttan izlemek için bir salgı salınır ve karşı koyamazsınız...ya süt içer yada bir an önce filmi izlersiniz..sonu hep aynı bitsede herzaman aynı zevki ve tarifi zor duyguları bünyenizde depolarsınız.
(bkz: üç nokta yan yana)
(bkz: üç nokta yan yana)
bu filmi seyredip de beğenmeyen ya sayı saymasını bilmiyordur ya da hiç dayak yememiştir.
tam adı "Leon: the professional" olan. mahallenin delisi tadındaki kiralık katilin hikayesini anlatan bir film.
(bkz: If you want a job done well hire a professional)
(bkz: If you want a job done well hire a professional)
en az 100 kere tekrar geri sarıp gülme sahnesini defalarca izlediğim film. o ne tatlı kız, o ne gülüş öyle yarabbim.
natalie portmanı ağzım bir karış açık izlediğim film.tamam jean reno,gary oldman eşşek kadar adamlar bi zahmet oynasınlar -ki kusursuz oynamışlar filmde- ama natalie'ye ne demeli. 12 yaşında bu kadar aklı başında bu kadar kusursuz oyunculuk. aşık oldum diyecem ama adım sübyancıya çıkacak diye korkuyorum*. kusursuz bir senaryo, on numara müzikler, oyunculuk müthiş. etkisinden bir süre kurtulamıyor insan.bakıp kalıyorsun öyle ekrana outup düşünüyorsun filmi. bir katil ama en yakın dostu bir bitki, sürekli süt içiyor, küçük kızı mutlu etmek için domuz kuklası oynatıp onunla oyunlar oynatıyor. psikopat bir polis. beethoven hastası ve klasik müzik eşliğinde adam öldürüyor.yine narkotikte çalışan hippiler ilginç tipler.beyne kazınan sahneler.şapka çıkaracaksınız şapka...
ulan düşündüm de koca leon bile aşık oldu kıza. ben niye olmayayım. hem filmde 18 yaşındayım dedi ve ekledi:
-artık büyümüyorum.yaşlanıyorum.
neyse ben yine götü kollayayım.tamam bu filmdeki haline aşık olmadım. v'deki haline* aşık oldum natalie.
ulan düşündüm de koca leon bile aşık oldu kıza. ben niye olmayayım. hem filmde 18 yaşındayım dedi ve ekledi:
-artık büyümüyorum.yaşlanıyorum.
neyse ben yine götü kollayayım.tamam bu filmdeki haline aşık olmadım. v'deki haline* aşık oldum natalie.
Başyapıttır.Sonunda kesinlikle gidip bir bardak süt içersiniz.
"öyle bir film söyle ki kusur bulmak imkansız olsun" diye sorulsa ilk akla gelecek filmlerdendir sanırım. oyuncular, senaryo, kurgu, müzikler çok az filmde bu derece kusursuzdur. kaç tane film var ki bu derece, bilmem kaçıncı kez izlenmesine rağmen ilk kez izleniyormuş gibi izlenebilir? leon çok başkadır kesinlikle, iz bırakır insanda.
(bkz: chez leon)
13 yaşında olmasına rağmen oyunculuğu ile göz büyüleyen natalie portman'nın oynadığı bir filmdir.
1 hafta etkisinde kaldığım bir filmdir. hala aklıma geldikçe uykum kaçar. öyle, öyle bir filmdir ki insan izlerken seviginin gerçek gücünü anlayabiliyor cidden. mükemmel bir başyapıt. babalık, arkadaşlık gibi kavramlara çok yabancı gelen leon'un (jean reno), mathilda'ya (Natalie Portman) karşı soğuk kanlılığına yenililerek ona içten bir sevgi besleyip ve onu hayatı pahasına mafyadan korumasını konu edinmiştir.
sting şaheseri ''rise and fall''a bir kez daha tapma nedenidir.bildiğim kadarıyla,bu film için özel olarak hazırlanmış bir parça imiş. *
günler sonraki edit:yahu ne 'rise an fall' u , 'shape of my heart' olucak o.yazarken aklım nerelerdeydi acaba,sarhoş filan da değildim üstelik.
günler sonraki edit:yahu ne 'rise an fall' u , 'shape of my heart' olucak o.yazarken aklım nerelerdeydi acaba,sarhoş filan da değildim üstelik.
(bkz: #3183052)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar