bugün
- nasıl birisiniz10
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat11
- ok mesajına cevap veren erkek8
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- napıyorsunuz9
- sözlük gıybeti13
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- hangi tatlısınız10
- kız kardeşlerim3
- 5 ekim 20263
- gunluklerim aylik olmus11
- futbol20
- uefa uluslar ligi14
- yazarların feyk nick sayısı2
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- geceye bir tespit bırak5
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- arkadaşlar naber ya8
- adana osmaniye depremleri ve uzman uyarısı3
- anın görüntüsü21
- brezilya2
- trip atmak2
- fatma betül sayan kaya44
- yazarların kötü alışkanlıkları4
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı4
- the merich7
- tabilanmanyak2
- akp seçmeni16
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- allah5
- şiiri ayak kokan kadın2
- arkadaşlar ben sapık mıyım3
- yazarların güncel flört listesi7
- sırbistan2
- hollanda2
- mesajlaşırken btw yazmak9
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- odysseus2
- fransa5
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- sözlük yazarlarının istediği çocuk sayısı3
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- bir vuruş kaç kuruş diye mesaj atan sözlük kızı2
- arkadaşlar ben neden sallanmadım7
- toksik insan4
- hobi olarak seks yapmak5
kukladır benim adım.
ben mani bilmem
20 şubat 2013 galatasaray schalke 04 maçı
ne olur kuki ?
edit:
(#18729249)4-0 cimbom kitler reis *
hadi lan .
ben mani bilmem
20 şubat 2013 galatasaray schalke 04 maçı
ne olur kuki ?
edit:
(#18729249)4-0 cimbom kitler reis *
hadi lan .
kukladır benim adım,
yürürüm adım adım,
benim adımda kukla'ysa,
ederim adamı hadım.
yürürüm adım adım,
benim adımda kukla'ysa,
ederim adamı hadım.
kukladır benim adım,
sözlükte yürür namım
kız bağırır -ah amım
ben bağırtan adamım.
sözlükte yürür namım
kız bağırır -ah amım
ben bağırtan adamım.
kukladır benim adım
hiç girmem eve
yalan nedir bilmem
sevişirim her gece.
hiç girmem eve
yalan nedir bilmem
sevişirim her gece.
ya olm bırak şu sözlükte hem komik hem de duygusalım ama işi piçliğe vuruyorum ayaklarını.
ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol evlat, hatta insan ol ulen evlat.
müslüm baba geldi aklıma yine ağırlaştı sanırsam. ah baba ah, o kadar içme demedim mi püfür püfür rüzgar eserken havalarda uçuşan parfüm kokulu kadehleri he.
neyse; acıdım lan bu sefer de dövmeyeceğim seni. buna alışıyor gibiyim. *
ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol evlat, hatta insan ol ulen evlat.
müslüm baba geldi aklıma yine ağırlaştı sanırsam. ah baba ah, o kadar içme demedim mi püfür püfür rüzgar eserken havalarda uçuşan parfüm kokulu kadehleri he.
neyse; acıdım lan bu sefer de dövmeyeceğim seni. buna alışıyor gibiyim. *
kukla adlı yazar kişisinden daha iddialı olan yazarın sözü.
(bkz: hey amigo che sabata)
Babamın öldüğü gün birine âşık olmuştum. Bazen böyle olur, her şey üst üste gelir. Metrodaydım, boş yerler vardı ama en köşede ayakta duruyordum. Onu düşünüyordum, romantik şeyler değil, bir buluşma ayarlayabilmek gibi pratik şeyler ve kaç istasyon sonra inmem gerektiğini de düşünüyordum diğer yandan. Yirmi bir yaşındaydım o zaman, ama çarklar hep döner, her yaşta döner. Büyük bir kentteysen bir sürü gereksiz şey bilmen lazım yoksa kendini salak gibi hissedersin. Sonuçta inmem gereken istasyonda indim. Eve gittim. Herkesin yüzünde aynı ifade. Ölüm haberi vermek zorunda kalanların yaşamaktan duydukları tatlı utanç. Bunlar çehrelere asılı açık kanıtlardır. ilk insanlardan bu yana incele incele bu hale gelmişlerdir. Bir gün öyle bir dil gelişecek ki tek laf etmeye gerek kalmayacak. Herkesin yüzünden anlaşılacak ne demek istediği. Neden diye sordum, ölüm sebebi yani. Söylediler. Gerçek yaşama sevincini görmek istiyorsanız mezarlıklara gidin, orada gezen insanların yüzlerine bakın.
ihtiyar gassali hatırlıyorum babamı yıkadığı mermerin önünde. Beyaz sakallıydı. Ama rüyalara giren aksakallı dedeler gibi değil, Hemingway gibi. işini seviyordu ve çok konuşuyordu. Bu tarz işleri yapan adamların fazla konuşmaması gerekir. Ama o bunu takmıyordu. Bir sürü şey sordu. Cevap vermedim. Cevap alamadığı her sorudan sonra ayrı ayrı şaşırıyordu. Büyük bir samimiyetle şaşırıyordu. Konuşulmaması gereken yerler vardır. Çocuklara ve ihtiyarlara anlatamazsın bunu. Hepsi doğal anarşist.
Cenaze günü çok soğuktu. Sonra hep uyumak istedim. Doğal sakinleştirici. Sevdiğiniz biri öldükten sonra yaşama tekrar devam etmek bisiklet kullanmayı öğrenmeye benziyor. Ama yokuş aşağı giden bir bisiklet oluyor bu. Dengeyi sağlamanın tuhaf coşkusundan bahsetmiyorum burada ya da sadece bundan bahsetmiyorum. Kafayı gözü yarmak üzere olmanın korkusundan da bahsediyorum. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musunuz?
Sonra zaman geçti. Zaman hiçbir şeyi düzeltmez. Daha beter de etmez. Zamandan bağımsız şeyler bunlar. Karanlıkta uzanıp bir sigara daha yakmaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Babam öldüğü için değil. Âşık olduğum için değil. 21 yaşında olduğum için değil. Öyle olması gerektiği için.
Sonra biraz içtim ve telefona sarıldım. Bu adil bir şey değil. iki taraf için de. insanlar sizin alkollü olduğunuzu anlar ama bellekleri bunu böyle kaydetmez. Çünkü gelen sadece sestir. O sesin üstüne en ayık halinizi yerleştirir bellek. Bellek böyle namussuz bir orospu çocuğudur işte. Sizi üçkâğıda getirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Hepimiz yanlış hatıralara sahibiz. Öyle yaşanmadı onlar. Hatıralarını yazan ihtiyarları düşünün, kitabı bitirdikleri zaman öleceklerini bilirler, o yüzden bitiremezler bir türlü, yaşamak için sallamayı sürdürmeleri gerekir.
Onu aradım ve seni seviyorum dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. Şimdi bile utanıyorum söylediklerimden. Herkesin kalbinin çizildiği bir yer var. Orada görünmez bir duvara çarpıyorsun. Daha öteye gidemiyorsun. Bütün dünyan o çakıldığın yerden uzanabildiğin yere kadar oluyor artık. Benim çakıldığım yer de o günlerde bir yerde işte. Ama tam nerede bilemiyorum. Hiçbir zaman da bilemeyeceğim bunu. Orası beni daha iyi bilecek.
Sonra konuşalım dedi. Sonra konuştuk. Hastanenin karşısındaki otoparkta. Otoparkın bir köşesini oto yıkamacıya çevirmişlerdi diğer köşesini çay bahçesine. Çok amaçlı grotesk bir yer. Ne konuştuğumuzu yazmayacağım. O kadar da değil. Çünkü bunlar özel şeyler. Zaten ben hayatımı anlatmak istemiyorum ki. Yaşadıklarımı düşünerek oradan bir sonuca varmak istiyorum sadece. Sanırım demode bir yazarım. Genellemeleri seviyorum ve noktayı koyduktan sonra ardımda iyi kötü bir anlam bırakmak istiyorum. Artık bunun bir anlamı kalmadığını düşünsem bile böyle yapıyorum. Lanet olsun, öyle alıştım çünkü, nasıl başlarsa öyle gider.
Sonra yine zaman geçti. Zaman geçmesi önemli değildir. Sanırım bundan bahsetmiştik. O zamanlar bir şeyleri reddetmeye ihtiyacım vardı ve sen tam bunun üstüne geldin, dedi. O kadar iyiydin ki o zaman. Annem sanki bu yüzden yedi ay daha yaşadı. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musun? Anlıyordum. iki karışlık mesafede, birbirimizi göremeden uzanmıştık. Kaç kişi olduğumuzu bilemeden uzanmıştık o karanlıkta, yanımızdaki ölülerle beraber uzanmıştık. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır. Yaşayanlar bir sigara yakar.*
ihtiyar gassali hatırlıyorum babamı yıkadığı mermerin önünde. Beyaz sakallıydı. Ama rüyalara giren aksakallı dedeler gibi değil, Hemingway gibi. işini seviyordu ve çok konuşuyordu. Bu tarz işleri yapan adamların fazla konuşmaması gerekir. Ama o bunu takmıyordu. Bir sürü şey sordu. Cevap vermedim. Cevap alamadığı her sorudan sonra ayrı ayrı şaşırıyordu. Büyük bir samimiyetle şaşırıyordu. Konuşulmaması gereken yerler vardır. Çocuklara ve ihtiyarlara anlatamazsın bunu. Hepsi doğal anarşist.
Cenaze günü çok soğuktu. Sonra hep uyumak istedim. Doğal sakinleştirici. Sevdiğiniz biri öldükten sonra yaşama tekrar devam etmek bisiklet kullanmayı öğrenmeye benziyor. Ama yokuş aşağı giden bir bisiklet oluyor bu. Dengeyi sağlamanın tuhaf coşkusundan bahsetmiyorum burada ya da sadece bundan bahsetmiyorum. Kafayı gözü yarmak üzere olmanın korkusundan da bahsediyorum. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musunuz?
Sonra zaman geçti. Zaman hiçbir şeyi düzeltmez. Daha beter de etmez. Zamandan bağımsız şeyler bunlar. Karanlıkta uzanıp bir sigara daha yakmaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Babam öldüğü için değil. Âşık olduğum için değil. 21 yaşında olduğum için değil. Öyle olması gerektiği için.
Sonra biraz içtim ve telefona sarıldım. Bu adil bir şey değil. iki taraf için de. insanlar sizin alkollü olduğunuzu anlar ama bellekleri bunu böyle kaydetmez. Çünkü gelen sadece sestir. O sesin üstüne en ayık halinizi yerleştirir bellek. Bellek böyle namussuz bir orospu çocuğudur işte. Sizi üçkâğıda getirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Hepimiz yanlış hatıralara sahibiz. Öyle yaşanmadı onlar. Hatıralarını yazan ihtiyarları düşünün, kitabı bitirdikleri zaman öleceklerini bilirler, o yüzden bitiremezler bir türlü, yaşamak için sallamayı sürdürmeleri gerekir.
Onu aradım ve seni seviyorum dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. Şimdi bile utanıyorum söylediklerimden. Herkesin kalbinin çizildiği bir yer var. Orada görünmez bir duvara çarpıyorsun. Daha öteye gidemiyorsun. Bütün dünyan o çakıldığın yerden uzanabildiğin yere kadar oluyor artık. Benim çakıldığım yer de o günlerde bir yerde işte. Ama tam nerede bilemiyorum. Hiçbir zaman da bilemeyeceğim bunu. Orası beni daha iyi bilecek.
Sonra konuşalım dedi. Sonra konuştuk. Hastanenin karşısındaki otoparkta. Otoparkın bir köşesini oto yıkamacıya çevirmişlerdi diğer köşesini çay bahçesine. Çok amaçlı grotesk bir yer. Ne konuştuğumuzu yazmayacağım. O kadar da değil. Çünkü bunlar özel şeyler. Zaten ben hayatımı anlatmak istemiyorum ki. Yaşadıklarımı düşünerek oradan bir sonuca varmak istiyorum sadece. Sanırım demode bir yazarım. Genellemeleri seviyorum ve noktayı koyduktan sonra ardımda iyi kötü bir anlam bırakmak istiyorum. Artık bunun bir anlamı kalmadığını düşünsem bile böyle yapıyorum. Lanet olsun, öyle alıştım çünkü, nasıl başlarsa öyle gider.
Sonra yine zaman geçti. Zaman geçmesi önemli değildir. Sanırım bundan bahsetmiştik. O zamanlar bir şeyleri reddetmeye ihtiyacım vardı ve sen tam bunun üstüne geldin, dedi. O kadar iyiydin ki o zaman. Annem sanki bu yüzden yedi ay daha yaşadı. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musun? Anlıyordum. iki karışlık mesafede, birbirimizi göremeden uzanmıştık. Kaç kişi olduğumuzu bilemeden uzanmıştık o karanlıkta, yanımızdaki ölülerle beraber uzanmıştık. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır. Yaşayanlar bir sigara yakar.*
Orjinal adı The Beaver olan beğendiğim bir Mel Gibson, Jodie Foster filmidir. Imdb puanı 6.7 izlenilebilir bir film.
fena göt olmuş. sen en iyisimi kukla , sözlüğü bırak bi mağara bul kendine, öl orda amk.
14 şubat sevgililer gününde, hediye olarak sol eline eldiven almış duygusal kişilik.
hasmet ibriktaroglu başlığındaki entrysi ile kendi kendini yakmıştır. ehi.
görsel
bu da aylar önceden sözlükten bir fotoğraf.
görsel
(#18653801)
görsel
bu da aylar önceden sözlükten bir fotoğraf.
görsel
(#18653801)
Artık itiraf ediyorum beyler; o bir amlı. Bundan sonra gireceğiniz entrylerde gerekli hassasiyeti gösteriniz.
zall ın yanından değilde yatağından gelen yazar.
sonra vay efendim bana niye ipne diyorlar diye veryansın ediyor.
sonra vay efendim bana niye ipne diyorlar diye veryansın ediyor.
Yok dalga boyunu yarıya falan indirmiş geç aga bunları az sonra görürsün; kalkan yarragin dini imanı olmazmış. Neyse ben birazdan yine bir şey olur çaylak olurum iyi bak kendine.
koministimam silik olunca çok üzülen yazardır.
şu an pipisini yarıya indirdi. penis sahibi erkekleri de saygı duruşuna davet ediyor. haydi !
şu an pipisini yarıya indirdi. penis sahibi erkekleri de saygı duruşuna davet ediyor. haydi !
şayet doğruysa kendisine hakkımı helal etmem. bir mesaj atsa rus'a götürürdüm, batum'a falan giderdik hatta. neyse, umarım doğru değildir.
dedikodudur.
bizzat denendi onaylandı.
bizzat denendi onaylandı.
sözlükte tek olsa sözlüğü götürür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar