bugün
- sözlüğün meme platformuna dönmesi4
- romanya52
- karton toplayan çocuk16
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- otel odası8
- sözlükteki ayakçılar9
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi2
- fatma betül sayan kaya39
- nick vermeden bir yazara seslen14
- türkiye23
- kadınların sapık olması10
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- dünya61
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- açılı nude5
- yunanistan12
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- pencere açık uyumak3
- meme yalarken düşünülen şeyler3
- meksika açmazı macerası12
- 8 dakikadır entry girilmiyor2
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- mal mısın sorusuna verilebilecek alternatifler3
- anın görüntüsü31
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması3
- iran dışişleri bakanı arakçi'nin açıklaması2
- 2 hesap kullanan sözlük yazarları2
- mehdinin en sevdiği balık7
- hentbol5
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- amerika birleşik devletleri31
- çok uykum var3
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- sözlüğün en iyi gammazı3
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor3
- butlancıların birbirine girmesi5
- offf çok sıkıldım sözlük4
- irlandalı futbolcuların israil protestosu2
- turizm3
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- yarın iş var5
ölüm ile kıyamet günü arasını kapsayan ve kötü insanların yaşayacağı durum.
islam dinine göre suçlu, günahkar kişilerin kabirde yaşayacağı olumsuzluklar bütünü.
kulak ve diş agrisi gibi dunyevi olgularin esit tutuldugu hadisedir.
bu başlıkla aynı isimde olup buraya link verilemeyecek kadar berbat görüntüler var efendim.
özetle bir çocuk ölüyor ve gömüldüktan birkaç saat sonra şu an hatırlamadığım bir sebep için mezar açıldığında karşılaşılan manzara korkunç. gözler, vücut, saçlar...öyle böyle bir şey değil. neyse.
özetle bir çocuk ölüyor ve gömüldüktan birkaç saat sonra şu an hatırlamadığım bir sebep için mezar açıldığında karşılaşılan manzara korkunç. gözler, vücut, saçlar...öyle böyle bir şey değil. neyse.
sadece hadislere dayanılarak var olduğuna inanılan durum. Kuranda bu konuda herhangi bir ima yoktur.
Edit: Yasin suresi(36) 51.ve 52.ayetler :"Sura üflendi. işte onlar kabirlerinden Rabblerine koşuyorlar. Dediler ki " Vah bize , uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı?" işte Rahman'ın vadettiği şey budur. Gönderilen peygamberler doğru söylemiş." anlaşılacağı üzere ayette uyumuş uyanmış gibi olacağımız söyleniyor. Arada kabir azabı olsa rablerine koşan ruhlar, azap sırasında zaten uykuya bırakılmış olmayacaklar, azap görüyor/görmüş olacaklardı.
Edit: Yasin suresi(36) 51.ve 52.ayetler :"Sura üflendi. işte onlar kabirlerinden Rabblerine koşuyorlar. Dediler ki " Vah bize , uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı?" işte Rahman'ın vadettiği şey budur. Gönderilen peygamberler doğru söylemiş." anlaşılacağı üzere ayette uyumuş uyanmış gibi olacağımız söyleniyor. Arada kabir azabı olsa rablerine koşan ruhlar, azap sırasında zaten uykuya bırakılmış olmayacaklar, azap görüyor/görmüş olacaklardı.
insanoğlunun hayalgücü bu acının boyutunu anlayabilecek kadar yeterli değildir.
şüphesiz şekilde gerçek olan azab. insanların elest meclisi'inde Rab'lerine verdikleri sözün gereğince ve yaratılışlarının sebebi olarak Allah'a kulluğu ne denli yerine getirdiklerine dair özel sorularla meleklerce sorguya çekildikleri, bağlı oldukları vücut ve nefs hapsinden kurtulup kâinâtın ve hayatın hakikatini yakînen öğrendikleri ve kendi hallerinin ne olduğunu anladıkları yer olan kabirde yaşadıkları azabdır.
hz. osman'ın evrende düşündükçe tüylerini ürperten olması kesin olarak kesinleşmiş sondur.
manevi acıdır. beden çürür ama ruh acı çeker. bir yerimizi kestiğimizde ne kadar canımız yanıyor değil mi? birde ruhunuzun çentik çentik kesildiğini düşünün.
hayr ve şer ameller eşliğinde çekilecek azap. allah etmeye.
insanın öldükten sonra gömüldüğü yerde mahşer gününü beklerken çekeceği ya da çekmeyeceği azap. Yanılmıyorsam çekecekse ruhu toprak altında kalıyor ve cesedi çürürken tüm acıları çekiyor, çekmeyecekse de yukarı yükseliyor.
(bkz: allah herkesi kabir azabından da, vicdan azabından da muhafaza eylesin)
en çoğu da taharet i bilmemekten olan azap.
hocaların ettiği her duada allah tarafından korunmamız dilenen acılardır.
http://video.google.com/v...501414816940218&hl=en
20 dakikalık bir video ile biraz anlatılmaya çalışılmış olaydır. özellikle 5. dakikadan sonrasındaki kareleri ve bazı resimleri anlatmak kuran çelişkilerini bulmaya pek benzemiyor sevgili yazarlar.
ben asıl turan dursun ne derdi onu merak ediyorum.
20 dakikalık bir video ile biraz anlatılmaya çalışılmış olaydır. özellikle 5. dakikadan sonrasındaki kareleri ve bazı resimleri anlatmak kuran çelişkilerini bulmaya pek benzemiyor sevgili yazarlar.
ben asıl turan dursun ne derdi onu merak ediyorum.
küçük kıyamet olarak da adlandırılan olaydır. yalnız şöyle bir durum vardır. hepimizin bildiği gibi bazı cesetler denizde boğuluyor bulunamıyor, bazı patlamalarda insanlar paramparça oluyor yani mezara konulamıyor, milyonlarca yıl önce ölen insanlar tamamen yok olup toprağa karışıyor. bazı din adamlarının söylediğine göre ruh öldükten sonra ruhlar alemi denen yere gidiyor ve kıyamet gününe kadar oradan çıkamıyor. bu söylemleri dikkata alıp da şöyle düşünebiliriz o zaman. demek ki kabir azabı denilen olay mezarda çekilen değil, o ruhlar alemi olarak adlandırılan yerde. tabi ki nasıl bişey olduğunu diğer tarafa gittiğimizde göreceğiz.
bir nevi cehenneme hazirlik süreci, zira kabirde cekilen azaplar cehenneminkinin yaninda hic kalacaktır.
not: en azından kuranda öyle yazıyor.
not: en azından kuranda öyle yazıyor.
kanitlanamaz bir seydir, yalnizca kitapta yaziyor olmasi bu aktivitenin varligini dogru saymaz.
var oldugunu dogru sayalim ve basit biyoloji bilgimizle bunlari da dusunelim;
bir etkinin hissedilebilmesi icin, bedenin enerjisini kaybetmemis ve fiziksel aktivitelerini yerine getirebiliyor olmasi gerekir. gerek pismanlik gerekse duygusal acilarin hissedilmesi icin beyin fonksiyonu gereklidir. o zaman beden zaten olu olmaz, dolayisiyla gomulmez.
var oldugunu dogru sayalim ve basit biyoloji bilgimizle bunlari da dusunelim;
bir etkinin hissedilebilmesi icin, bedenin enerjisini kaybetmemis ve fiziksel aktivitelerini yerine getirebiliyor olmasi gerekir. gerek pismanlik gerekse duygusal acilarin hissedilmesi icin beyin fonksiyonu gereklidir. o zaman beden zaten olu olmaz, dolayisiyla gomulmez.
(bkz: osmanlıca)
varmı bedavadan dünyaya zembille inip her türlü nimeti karşılıksız yemek. bununda rövanşı kabir azabı denen yer işte, derler ki kafirlerin mezarlarına gelen sorgulayıcı iki melek vardır. bunlar gözlerinden ateş saçan, dikenlerinden zehir akan, pençelerinden azab çeken ruhların görüntüsü vardır. sordukları her suale yanıt veremeyen ölmüş ruhun ebesini mikerler. sonra tekrar ve tekrar her gece yalnız cuma günleri tatil gelip aynı şeyleri yaparlar, kıyamete kadar. gece gece stv tandaslı entry ama olsun.
günahı çok olanların çektiği azap. bi de kardeşi vardır (bkz: kadir azabı)
düşünmek bile insanın içini burkar.
o küçük çukura girmek bile azapken, bir de yaptıklarının cezasını çekmek.
tövbeler tövbesi!
o küçük çukura girmek bile azapken, bir de yaptıklarının cezasını çekmek.
tövbeler tövbesi!
zamanın göreceli olduğu mekan. öncelikle eğer kabir azabı şuan dünyada yaşadığımız zaman kavramıyla eşdeğer ise ortaya şöyle bir çelişki çıkmaktadır: ne denir islamda hesap günü gelince sevaplar günahlar teraziye konur hangisi ağır basarsa ona göre cennete ya da cehenneme gönderilir. içinde az bir şey iman taşıyan günahkarlar ise cezasını cehennemde çektikten sonra cennete alınır alınlarında da bir işaret bulunurmuş peki buraya kadar mesele yok, kabir azabı da bir azap mekanı olduğuna göre, burda geçirilen vakit günahların kefareti olarak kabul ediliyorsa ve dünya da içinde az çok iman taşıyan ama ibadetlerini aksatmış olarak öteki dünyaya intikal etmiş insanlar bu kabirde kaldıkları süre boyunca günahlarının cezalarını çekiyorlar ise ve hala cennet ve cehennem yaratılmamış olduğuna göre bundan 1300 yıl önce ölmüş bir müslüman kabirde geçirdiği bu 1300 yıl boyunca günahlarının büyük kısmının belki de tamamının cezasını çekmiş olmayacak mı? yarın kıyamet kopacak dersek bugün ölen insan ile 1300 yıl boyunca kabirde ceza gören insan arasında bir adaletsizlik yok mudur? biri kabirde cezasını tamamlayacak biri ateşler içinde. bunu bir yana koyalım zaman kavramına dönelim, eğer zaman bizim algıladığımız gibi değilse yani göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir süre ise o zaman hadislerde ve ayetlerde belirtilen akrepler,yılanlar,çıyanlar sizi sokacak vucudunuz çürüyünceye kadar sizinle kalacaklar falan demek ne kadar mantıklı? ayrıca kabirde ruhumuz bedenden ayrıldığına göre o cezalar ruha mı yoksa bedene mi uygulanacak,ruh beden de olmadığı sürece acıyı hissetmeyeceğimize göre cansız bedene yılanlar,akrepler sokturmak hangi akla sığıyor.eğer konu dönüp dolaşıp yine biz bu akılla cevapları bulamıyoruz,bunları düşünmemek lazım sorgulamadan kabul etmek lazım denecekse, bu cevapları bilmek için alim, şeyh, üstad olmak lazım denecekse ve din bu kadar soyut kavramlar üstüne kurulduysa ve akıl çaresiz kalıyorsa neden ayetlerde hadislerde kabir hayatı ve benzer konular somutlaştırılarak veriliyor, yani akrepler,yılanlar nedir bunlar,de ki şüphesiz ki günahkarlar cezalarını çekeceklerdir,hiç bir günah karşılıksız kalmayacaktır,yöntem ve tekniği saklıdır o kadar.sonra cezayı ister kabirde ver ister öteki tarafta.
bazı insanların, sanki daha önce ölmüş de defnedilmiş, bizzat yaşamış gibi anlattığı olası sıkıntı.
velev ki böyle bir azap var diyelim. o azabı yaşayacak olan biz değiliz. çünkü biz ruhla beden bir aradayken biziz. ruh bedenden ayrılınca, bellek ipliği bir kez kopunca, o mezara konulacak olan şey biz değil bambaşka bir varlık olacak.
bu sebepten, korkulmaması, çekinlimemesi gereken bir eziyettir bu.
ayrıca böyle bir azabın var olup olmadığını, böyle şeylerle insanları korkutmaya çalışanların da, onların hocaefendilerinin de bilmesi mümkün değildir.
sonuç olarak; kabir azabı denen şey kıçtan uydurma korkutgaçtır.
velev ki böyle bir azap var diyelim. o azabı yaşayacak olan biz değiliz. çünkü biz ruhla beden bir aradayken biziz. ruh bedenden ayrılınca, bellek ipliği bir kez kopunca, o mezara konulacak olan şey biz değil bambaşka bir varlık olacak.
bu sebepten, korkulmaması, çekinlimemesi gereken bir eziyettir bu.
ayrıca böyle bir azabın var olup olmadığını, böyle şeylerle insanları korkutmaya çalışanların da, onların hocaefendilerinin de bilmesi mümkün değildir.
sonuç olarak; kabir azabı denen şey kıçtan uydurma korkutgaçtır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar