bugün
- tinder'ın eşleşme algoritması4
- nervio'nun erkek olması12
- özelden muzunu atan yazar10
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı8
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek4
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları4
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- dede bu saate niye aktif ki8
- iltica27
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- nervionun sevgili yapması8
- bana onu sormayin15
- game of thrones taki kerhaneci15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- soğuk odalar2
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- etli nohut vs kuru fasulye6
- renkli gözlü insanlar7
- 2 2 milyar tl5
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- anın görüntüsü26
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- ibnelik yapmak4
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- izmir bombası7
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- gecenin şarkısı10
- fatma betül sayan kaya47
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- kadın cinayetleri4
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- silvermist15
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- akp seçmeni18
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- uğurcan çakır10
- exlerini anlatan fingirfoş4
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- sarapci koala hatayi6
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
mide ağrısını birlikte getiriyorsa korku da oluşturan durum. bir an önce soğukkanlı olunmalı ve akışına bırakılmalı.
Bazen çok alakasız şeyler vasıtasıyla hissedilen mide bulanırıcı ancak harikulade duygu.
An itibariyle heyecandan ölmek üzereyim.
Neden?
Bir sürü Güzel insan göreceğimden ötürü.
Böyle anlarda insanın içindeki heyecan her ne kadar midesini bulandırıp, zırt pırt çiş gelse de, harikulade bir çiş bu dostum! Ehhe...
Eğri olmayan insanlar da hediyedir insana.
Her hediye gibi, heyecan yaratmaları normaldir.
An itibariyle heyecandan ölmek üzereyim.
Neden?
Bir sürü Güzel insan göreceğimden ötürü.
Böyle anlarda insanın içindeki heyecan her ne kadar midesini bulandırıp, zırt pırt çiş gelse de, harikulade bir çiş bu dostum! Ehhe...
Eğri olmayan insanlar da hediyedir insana.
Her hediye gibi, heyecan yaratmaları normaldir.
Aşık insanların başına sıkça gelen duygudur. Hatırlıyor musun Çamlık'tan giderken ki vedalaşmamızı? birbirimize o ilk sarılışımızda ne yapacağımızı bilememiştik, 3 kere sarılmıştık birbirimize, bir sağdan, bir soldan, sonra tekrar sağdan, dördüncü sarılışımızda burunlarımız çarpmıştı birbirine, zaten beyaz olan tenin domates gibi kızarmıştı utancından, ben ise elim dilim kilitlenmiş vaziyette ne yapacağını bilemez bir meczuptum. Ahlar olsun sana, benim gibi iflah olmaz, tenden tene gezen bir şehvet delisini bile imana getirdin ya, şeytana bile diz çöktürürsün sen.
sabah uyanırsınız ve içinizde kuşlar şarkı söylüyor.
aşık olmanın zamanı gelmiş..
aşık olmanın zamanı gelmiş..
her bisiklete binme öncesi şiddetle hissettiğim. ben bu dünyada bundan daha çok bir şey sevmedim sanırım.
Kaybettim sanırım heyecanımı.
Sebepsiz yere suan gelen his. Icim kipir kipir neden bilmiyorum. Sanki iyi seyler olucak hissi. Iste uzun zamandir aradigim buydu. Demek dedikleri dogruymus beklenen seyler beklenmedigi anda gerceklesir. Heyecanimi kazanmak icin neler yaptim neler. Ama sacma sapan bir gunde aksam saati birden icime geldi bu his. Hic gitme sen hic. Seviyorum seni heyecanim, umudum.
Duygu düzenindeki ani değişikliktir. Nefes alışverişinin bozulması ve buna paralel hareketlerdeki anomaliler olarak kendini gösterir.
Hayata renk getiren, dümdüz giden yolunuza virajlar katan duygu. Ancak riskli bir duygu. Sonu mutluluk da getirebilir hüzün de. Bu bilinmezliktir aslında heyecanı bu kadar özel yapan. Sonucu her ne olursa olsun gözlerimi kapatıp bu duygunun kalbimde yarattığı etkiyi hissetmeyi seviyorum *
hayatınızda ilk kez gerçekleştireceğiniz, ilklerin yaşanacağı bir olayın, bir hadisenin, bir girişimin, bir ilişkinin, bir bekleyişin, yaşattığı duygudur.
yaklaşık 20 yıldır kocaelispor iç/dış saha maçlarına giderim. geçen hafta başlayan ligde bu akşam ikinci maçımızı ama evimizdeki ilk maçımızı oynayacağız. bayram akşamı yeni ayakkabılarına sarılıp uyuyan çocuk heyecanı var üzerimde. saat 6 olsa da ofisten fırlayıp arabada duran formamı giysem. giysem de sevdiğime koşsam. öyle bir lanet duygu, öyle bir aşk.
Serdar Ortaç şarkısı.Yaşım özneden büyük ama seni, adım adım sayıp seviyorum gibi ilginç sözlere sahiptir.
--spoiler--
https://m.youtube.com/watch?v=S4dlCNa3nVQ
--spoiler--
--spoiler--
https://m.youtube.com/watch?v=S4dlCNa3nVQ
--spoiler--
Aylar sonra yüreğimdeki kıpırtı durulmuş sanki öylece uyutulmuş gibiydi. Sadece onunla konuştuğumda heyecanlanıyor mutlu oluyordum. Yüreğimdeki özlemi artık bir ölçüye sığdıramamaya başladığım bir gün üniversite hocam nasılsın diye mesaj attığında bugün bu mesajı yazmama vesile olacağını bilmeden cevapladım.
O mesajı gördüğümde bile şuan olduğum kadar heyecanlı mıydım, sanmıyorum. O mesaj bana 1500 km yol aştırdı, asla olmaz dediğim duvarların balyozu oldu. işe başlamam gerektiğine dair upuzun bir mesajdı.
Heyecandan uyuyamıyorum. Yüreğimde uyuyan o kuş kanatlarını durmadan çarparken tatlı bir huzursuzluk hissi kaplıyor bedenimi. Yarın sabah 24 yaşımın ilk günlerinde ilk iş başvurumu yapacağım. 24 yaşına (her ne kadar cv de yazma cesareti gösteremesem de) 3 dil, bir sürü sertifika, en az 10 hastane stajı sığdırmış lukeryayı işe alırlar mı heyecanı içimde. Bu şehirde işe başlarsam yâre olan mesafenin azalması, onun gözlerine bakabilecek olmanın heyecanı var içimde.
Ailemi gururlandırıp mesleğimde yükselebilmemin kapılarını araladığım bu günlerde hayalkırıklığı kaygısı da taşımıyor değilim. Her şeyi yüzüme gözüme bulaştırır da başarısız olursam diye sormadan edemiyorum bazen.Ne demişti babam, hakkını yerlerse kendini ezdirme, savaş. Ama seni mutsuz ediyorlarsa çek kapıyı gel. Ben yanındayım. Canım babam. Nasıl çırpındın beni okutmak için. Çoğu zaman dişinden tırnağından artırıp yolladığın paralar, umutlar, emekler ne olucak. Ya annem? Ayrılmak çok zor geliyor. Düşünsenize en yakın arkadaşınız, sırdaşınız, biricik anneniz, ablanız, öğretmeniniz, her şeyiniz...
Böyle çorba olmuş zihnim işte. Ne paragraf bütünlüğü ne başka bir şey. Dökülsünler içimden, şuracıkta duruversin. Belki sağlam akılla yazdığımda duygularımı rahatça dökemezdim hem.
Ne mesajmış be Elif hocam. Varolasın.
O mesajı gördüğümde bile şuan olduğum kadar heyecanlı mıydım, sanmıyorum. O mesaj bana 1500 km yol aştırdı, asla olmaz dediğim duvarların balyozu oldu. işe başlamam gerektiğine dair upuzun bir mesajdı.
Heyecandan uyuyamıyorum. Yüreğimde uyuyan o kuş kanatlarını durmadan çarparken tatlı bir huzursuzluk hissi kaplıyor bedenimi. Yarın sabah 24 yaşımın ilk günlerinde ilk iş başvurumu yapacağım. 24 yaşına (her ne kadar cv de yazma cesareti gösteremesem de) 3 dil, bir sürü sertifika, en az 10 hastane stajı sığdırmış lukeryayı işe alırlar mı heyecanı içimde. Bu şehirde işe başlarsam yâre olan mesafenin azalması, onun gözlerine bakabilecek olmanın heyecanı var içimde.
Ailemi gururlandırıp mesleğimde yükselebilmemin kapılarını araladığım bu günlerde hayalkırıklığı kaygısı da taşımıyor değilim. Her şeyi yüzüme gözüme bulaştırır da başarısız olursam diye sormadan edemiyorum bazen.Ne demişti babam, hakkını yerlerse kendini ezdirme, savaş. Ama seni mutsuz ediyorlarsa çek kapıyı gel. Ben yanındayım. Canım babam. Nasıl çırpındın beni okutmak için. Çoğu zaman dişinden tırnağından artırıp yolladığın paralar, umutlar, emekler ne olucak. Ya annem? Ayrılmak çok zor geliyor. Düşünsenize en yakın arkadaşınız, sırdaşınız, biricik anneniz, ablanız, öğretmeniniz, her şeyiniz...
Böyle çorba olmuş zihnim işte. Ne paragraf bütünlüğü ne başka bir şey. Dökülsünler içimden, şuracıkta duruversin. Belki sağlam akılla yazdığımda duygularımı rahatça dökemezdim hem.
Ne mesajmış be Elif hocam. Varolasın.
hoşlanılan kişiyi görünce hissedilen duygu.
Matematiğin, fiziğin ve büyün sayısal ilimlerin izin vermediği şey.
Bir serdar ortaç şarkısı.
Bir de kendi adıma ne zaman bir şey için heyecan duyacak olsam bir el gelip kalbimi sıkıp suyunu alıyor sanki.
Tüm heyecanımı yok edip, aklıma mutlaka kötü bir şey olacak fikri sokuyor.
Bir de kendi adıma ne zaman bir şey için heyecan duyacak olsam bir el gelip kalbimi sıkıp suyunu alıyor sanki.
Tüm heyecanımı yok edip, aklıma mutlaka kötü bir şey olacak fikri sokuyor.
Yaş ilerledikçe kaybolur. Asla eskisi gibi olmaz. O gençlik heyecanı her yaşta yok işte.
Anlamsız sözlerine rağmen dinleyince triplere girdiğim serdar ortaç şarkısı. Bulamam dedim bulamadım.
gerçekleşmeyen hayaller ve anlamsızlık, saçmalık, can sıkıntısı içinde geçen bir hayatın götürdüğü duygu.
son 20 senedir ne yaşadığımı anlayamıyorum. zaten kötümserlik ve umutsuzluktan kurtulmam da mümkün olmayacak çünkü yaşamadığım her şey gelip beni tekrar vuracak. bunun çözümü yok. bazı şeyleri 20' li yaşlarda yaptın, yaptın, yapamazsan depresyon yapışır ve gitmez.
ne istediğim işi yapabileceğim, ne hayalimdeki kadınla bir şeyler yaşayabileceğim, ne pozitif bir şey yaşayabileceğim ne de dünyayı dolaşabileceğim. bir becerim ve yeteneğim yok. zaten bu yaştan sonra fazla zorlamamak gerektiğini düşünüyorum.
zaten söz hakkım da yok. daha bugün mahalledeki kafede beğendiğim bir kızı gördüm, orada çalışan çocukla çıkmaya başlamış. hayallerimdeki her şeyi başkaları yaşıyor ve yaşayacak. en basitinden 35 yaş üstü kadınlar bende hiçbir heyecan uyandırmıyor. yalnız kalmamak için asla bir şeyler hissetmediğim biriyle evlenmem. sadece babam torun görmek isterse çocuk yapmak için anlaşmalı evlenir, bir süre sonra da boşanmak için irtibata geçerim.
toplum '' artık bunlarla idare edeceksin '' diyor. kimse benim ne istediğimle, ne hissettiğimle ilgilenmiyor. yakın arkadaşım dediğim adam bile mallık yapıp duruyor.
artık inanmıyorum ama neden istemediğim şeylerle sürekli karşılaşıp durmak, başkalarının mutluluklarını izlemem gerektiğine anlam veremiyorum.
istemediğim bu hayat bende isteği de, heyecanı da, azmi de götürdü. acı çekmeyeceğimi bilsem hayatıma son verecek psikolojideyim. camus haklıymış işte, ne mutlu olabiliyorsun ne de hayatına nokta koyabiliyorsun. bir sürü saçmalık ve gereksizlik arasında yaşıyormuş gibi yapma süreci... çok salak bir süreç hem de...
son 20 senedir ne yaşadığımı anlayamıyorum. zaten kötümserlik ve umutsuzluktan kurtulmam da mümkün olmayacak çünkü yaşamadığım her şey gelip beni tekrar vuracak. bunun çözümü yok. bazı şeyleri 20' li yaşlarda yaptın, yaptın, yapamazsan depresyon yapışır ve gitmez.
ne istediğim işi yapabileceğim, ne hayalimdeki kadınla bir şeyler yaşayabileceğim, ne pozitif bir şey yaşayabileceğim ne de dünyayı dolaşabileceğim. bir becerim ve yeteneğim yok. zaten bu yaştan sonra fazla zorlamamak gerektiğini düşünüyorum.
zaten söz hakkım da yok. daha bugün mahalledeki kafede beğendiğim bir kızı gördüm, orada çalışan çocukla çıkmaya başlamış. hayallerimdeki her şeyi başkaları yaşıyor ve yaşayacak. en basitinden 35 yaş üstü kadınlar bende hiçbir heyecan uyandırmıyor. yalnız kalmamak için asla bir şeyler hissetmediğim biriyle evlenmem. sadece babam torun görmek isterse çocuk yapmak için anlaşmalı evlenir, bir süre sonra da boşanmak için irtibata geçerim.
toplum '' artık bunlarla idare edeceksin '' diyor. kimse benim ne istediğimle, ne hissettiğimle ilgilenmiyor. yakın arkadaşım dediğim adam bile mallık yapıp duruyor.
artık inanmıyorum ama neden istemediğim şeylerle sürekli karşılaşıp durmak, başkalarının mutluluklarını izlemem gerektiğine anlam veremiyorum.
istemediğim bu hayat bende isteği de, heyecanı da, azmi de götürdü. acı çekmeyeceğimi bilsem hayatıma son verecek psikolojideyim. camus haklıymış işte, ne mutlu olabiliyorsun ne de hayatına nokta koyabiliyorsun. bir sürü saçmalık ve gereksizlik arasında yaşıyormuş gibi yapma süreci... çok salak bir süreç hem de...
(bkz: heijan).
sevgilim böyle dedi:
-heyecan benim için en önemlisi.
ben kendini yanlış ifade ettiğine inanıyorum.
heyecan önceliğimiz olsaydı ne uzun süreli ilişki ne evlilik kalırdı yeryüzünde.
ha ben onu her gördüğümde heycanlaniyorum. o da çocuk gibi hep heyecanlı heyecanlı gülücükler saçıyor beni görünce.
ama ilişkimizin önceliği heyecan olmamalı.
-heyecan benim için en önemlisi.
ben kendini yanlış ifade ettiğine inanıyorum.
heyecan önceliğimiz olsaydı ne uzun süreli ilişki ne evlilik kalırdı yeryüzünde.
ha ben onu her gördüğümde heycanlaniyorum. o da çocuk gibi hep heyecanlı heyecanlı gülücükler saçıyor beni görünce.
ama ilişkimizin önceliği heyecan olmamalı.
Kaçıncı sevgilin söyledi abla peki merak ettim de..
Heyecan nedir? Heyecanlandığınız anları düşünün, yerinde duramadığınız. Sizi mutlu eden bir haber aldığınızda heyecanlanırsınız mesela. Ya da korktuğunuzda. Heyecan bir sürekliliktir. Sadece bir kalıba sığdırılmıştır ve farketmemiz zaman alır. Heyecan aslında ölümün ta kendisidir. Bir acaba saklar ardında. Sadece o anki duygudurumunuz bunu anlamanıza engel olur. Gizlenmiş şeyler heyecan yaratır. Ve bir gün o heyecananız korku olarak ortaya çıkar, farkındalıkla birlikte.
sair "kirk yillik sairim, bir hevesi yazamadim" diyor.
tabi ki gozlerinden isik sacan bir mutlulukla hayata sarilmak cok buyuk mutluluk.
ama bakin arkadaslar, erkekler konusunda biraz deneyimmim var.
bu erkekler beni hep uzdu, hep incitti.
biraz muhattap olmak istemiyorum bu ilkel canlilarla;)
bes on sene gibi planladim ama belki tamamen kapatirim ozel hayat meselerini artik.
bakicaz, goricez;)
tabi ki gozlerinden isik sacan bir mutlulukla hayata sarilmak cok buyuk mutluluk.
ama bakin arkadaslar, erkekler konusunda biraz deneyimmim var.
bu erkekler beni hep uzdu, hep incitti.
biraz muhattap olmak istemiyorum bu ilkel canlilarla;)
bes on sene gibi planladim ama belki tamamen kapatirim ozel hayat meselerini artik.
bakicaz, goricez;)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar