bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği25
- from gold from dust31
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- queen ravenna ifşası15
- pudra kokusu6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- kelebek3
- bu saatte uyumama sebebi2
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- kolye143
- crystal palace8
- beşiktaş18
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- fırın sütlaç8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı3
- ayaklara fısıldayan adam5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- futbol20
- ioçk'nın ifşası4
- true'nun çaylak olması5
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- akepe dönemi15
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- avrupa11
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- denenecek çok şey var4
- izmirin en güzel semtleri10
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- at9
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- la loba21
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- gocu nerede gocu3
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- engineer2820
bir dahinin hayatı sallamamasını konu edinen izlenmesi gereken film.
sicacik bir filmdi. zevkle izlerdim. 2 kere izlemisimdir.
cok uzaklardan geldiğin hiç ait hissetmediğin bir yere ait hissetmeni saglayan filmdir.
Yollara her vurdugunda kendini artık fonda calan müzik Elliot smith'dir.
Yollara her vurdugunda kendini artık fonda calan müzik Elliot smith'dir.
--spoiler--
Sean: Önceki gün bana söylediklerini düşündüm... Resmimle ilgili. Gece boyunca bunu düşündüm. Sonra bir şeyi fark ettim. Ve derin bir uykuya daldım. Seni de hiç düşünmedim. Neyi fark ettim dersin?
Will Hunting: Bilmiyorum.
Sean: Sen daha çocuksun. Konuştuğunun şeyler hakkında en ufak bir fikrin yok.
Will Hunting: Teşekkür ederim.
Sean: Önemli değil. Sen Boston'ın dışına hiç çıkmadın.
Will Hunting: Evet öyle.
Sean: Sana sanat hakkında bir şey sorsam bana her kitaptan özetler verebilirsin. Michelangelo... Hakkında çok şey biliyorsundur: çalışmaları, siyasi görüşleri, yaşam felsefesi, cinsel tercihleri, her ayrıntıyı değil mi? Ama Sistine kilisesi'ndeki o kokuyu bana tarif edemezsin. Çünkü orada durup o güzel tavana hiç bakmadın. Görmedin...
Sana kadınları sorsam bana tercihlerini sıralayabilirsin. Belki birkaçıyla birlikte oldun. Sevdiğin bir kadının yanında uyanmanın gerçek mutlululuk olduğundan söz edemezsin. Zor çocuksun.
Belki sana savaşı sorsam bana Sheakspeare'in sonelerden biriyle karşılık verirsin. Sen bir savaş yaşamadın. En iyi arkadaşını kollarında kaybetmedin. Son nefesini verirken onu seyretmedin.
Sana sevgiyi sorsam şiirle karşılık verirsin. Bir kadının gözlerinini içine hiç bakmamışsındır. Kendini çaresiz hissetmemişsindir. Allah bu dünyaya melek göndermiştir seni cehennemden uzak tutmak için. Ve onun meleğin olduğunu asla fark edemezsin. Sonsuza kadar sevmek nedir bilemezsin. Her şeyi yaşarsın kanseri bile. iki ay boyunca hastanede onun yannında olup elini tutmak nedir bilemezsin. Doktorlar senin gözlerinde ziyaret saatinin anlamsızlığını görürler.
Sevdiğin birini kaybetmedin. Çünkü bu sadece kendinden daha çok sevdiğin birini kaybettiğinde ortaya çıkar. Senin hiçbir şeyi sevecek kadar cesur olduğunu sanmıyorum. Sana bakınca zeki ve kendine güvenen birini görmüyorum. Korkak, ukala değersiz bir çocuk görüyorum. Ama sen bir dahisin. Bunun farkındayım. Kimse duygularının derinliğini bilemez. Ama sen sadece bir resme bakıp benim hakkımda her şeyi bildiğini sandın ve hayatımı yorumladın. Anlıyorsun değil mi?
Seni ilk gördüğümde seni anlamadım mı sanıyorsun? Duygularını, kim olduğunu...
Çünkü Oliver Twist okuman buna engel mi oluyor? Şahsen sana hiç değer vermiyorum. Neden dersin? Senden hiçbir şey öğrenemem. Birkaç berbat kitap okuyabilirim. Kendinden söz etmediğin sürece, kim olduğundan... O zaman senden etkilenirim. Bunu yapmak istemiyorsun değil mi? Söyleyeceklerimden korkuyorsun. Bunu düşün.
--spoiler--
Der ve gider Robin Williams.
Sean: Önceki gün bana söylediklerini düşündüm... Resmimle ilgili. Gece boyunca bunu düşündüm. Sonra bir şeyi fark ettim. Ve derin bir uykuya daldım. Seni de hiç düşünmedim. Neyi fark ettim dersin?
Will Hunting: Bilmiyorum.
Sean: Sen daha çocuksun. Konuştuğunun şeyler hakkında en ufak bir fikrin yok.
Will Hunting: Teşekkür ederim.
Sean: Önemli değil. Sen Boston'ın dışına hiç çıkmadın.
Will Hunting: Evet öyle.
Sean: Sana sanat hakkında bir şey sorsam bana her kitaptan özetler verebilirsin. Michelangelo... Hakkında çok şey biliyorsundur: çalışmaları, siyasi görüşleri, yaşam felsefesi, cinsel tercihleri, her ayrıntıyı değil mi? Ama Sistine kilisesi'ndeki o kokuyu bana tarif edemezsin. Çünkü orada durup o güzel tavana hiç bakmadın. Görmedin...
Sana kadınları sorsam bana tercihlerini sıralayabilirsin. Belki birkaçıyla birlikte oldun. Sevdiğin bir kadının yanında uyanmanın gerçek mutlululuk olduğundan söz edemezsin. Zor çocuksun.
Belki sana savaşı sorsam bana Sheakspeare'in sonelerden biriyle karşılık verirsin. Sen bir savaş yaşamadın. En iyi arkadaşını kollarında kaybetmedin. Son nefesini verirken onu seyretmedin.
Sana sevgiyi sorsam şiirle karşılık verirsin. Bir kadının gözlerinini içine hiç bakmamışsındır. Kendini çaresiz hissetmemişsindir. Allah bu dünyaya melek göndermiştir seni cehennemden uzak tutmak için. Ve onun meleğin olduğunu asla fark edemezsin. Sonsuza kadar sevmek nedir bilemezsin. Her şeyi yaşarsın kanseri bile. iki ay boyunca hastanede onun yannında olup elini tutmak nedir bilemezsin. Doktorlar senin gözlerinde ziyaret saatinin anlamsızlığını görürler.
Sevdiğin birini kaybetmedin. Çünkü bu sadece kendinden daha çok sevdiğin birini kaybettiğinde ortaya çıkar. Senin hiçbir şeyi sevecek kadar cesur olduğunu sanmıyorum. Sana bakınca zeki ve kendine güvenen birini görmüyorum. Korkak, ukala değersiz bir çocuk görüyorum. Ama sen bir dahisin. Bunun farkındayım. Kimse duygularının derinliğini bilemez. Ama sen sadece bir resme bakıp benim hakkımda her şeyi bildiğini sandın ve hayatımı yorumladın. Anlıyorsun değil mi?
Seni ilk gördüğümde seni anlamadım mı sanıyorsun? Duygularını, kim olduğunu...
Çünkü Oliver Twist okuman buna engel mi oluyor? Şahsen sana hiç değer vermiyorum. Neden dersin? Senden hiçbir şey öğrenemem. Birkaç berbat kitap okuyabilirim. Kendinden söz etmediğin sürece, kim olduğundan... O zaman senden etkilenirim. Bunu yapmak istemiyorsun değil mi? Söyleyeceklerimden korkuyorsun. Bunu düşün.
--spoiler--
Der ve gider Robin Williams.
matt damon'ın antipatik ve soğuk görünmediği ender filmlerden biri.
(#381461) ve (#9492608) gibi nice güzel diyaloğu barındırıyor.
bar sahnesinde ki ayar daha sonra ise elma sever misin? şeklinde başlayıp giden ikinci ayar ise gerçekten muhteşem.
will'in arkadaşının eve gidip, will'in evde olmadığını görüp, sevindiği sahne ise tatlı bir tebessümü konduruyor. sıcak, hoş, izlenilesi film.
--spoiler--
"it's not your fault."
--spoiler--
(#381461) ve (#9492608) gibi nice güzel diyaloğu barındırıyor.
bar sahnesinde ki ayar daha sonra ise elma sever misin? şeklinde başlayıp giden ikinci ayar ise gerçekten muhteşem.
will'in arkadaşının eve gidip, will'in evde olmadığını görüp, sevindiği sahne ise tatlı bir tebessümü konduruyor. sıcak, hoş, izlenilesi film.
--spoiler--
"it's not your fault."
--spoiler--
"önemli olan ne olduğunuz değil, ne olmak istediğinizdir" felsefesinin dibine vuran harkulade bir yapıt. matt damon ve ben affleck'in senaryosu olması da ilk başta bir çekingenliğe yol açsa da filmin sonunda helal olsun dedirtiyor.
--spoiler--
sadece oliver twist'i okudum diye senin çocukluğun hakkında konuşamam.
--spoiler--
yaşamadan hakkında konuşamayacağımız şeyler, sevgi, dostluk, fikirler, hırs, geçmiş, gelecek, an, bakış açıları film; fiilimsiler ve isim tamlamalarıyla sınırlandırılamayacak onlarca mottoyu bu denli bir arada tutabilmesi bakımından bir film değil de bu senaryo, bir kitap olsaydı ciltlere sığmazdı yorumunu doğurdu zihnimde.
ve son sahnesinde filmin, will chicago'ya doğru sürer, hurdalıktan toplanan parçalarla yapılmış iyi bir motoru olan arabasını,
peki ya will'e bu tercihi için kızgın olanlar?
sadece oliver twist'i okudum diye senin çocukluğun hakkında konuşamam.
--spoiler--
yaşamadan hakkında konuşamayacağımız şeyler, sevgi, dostluk, fikirler, hırs, geçmiş, gelecek, an, bakış açıları film; fiilimsiler ve isim tamlamalarıyla sınırlandırılamayacak onlarca mottoyu bu denli bir arada tutabilmesi bakımından bir film değil de bu senaryo, bir kitap olsaydı ciltlere sığmazdı yorumunu doğurdu zihnimde.
ve son sahnesinde filmin, will chicago'ya doğru sürer, hurdalıktan toplanan parçalarla yapılmış iyi bir motoru olan arabasını,
peki ya will'e bu tercihi için kızgın olanlar?
profesörün will'i ağlattığı sahnesinden oldukça etkilendiğim filmdir. tamam ağladım lan ağladım.*
klasik bir robin williams filmidir. ben bu adam sosyal bir mesaj içermeyen filmine denk gelmedim keza. şöyle bir kez olsun "oha nasıl bir film ola ki bu bu sefer" dedirtmedi kendisi. hep sonunu tahmin edebileceğimiz, sevginin ve iyiliğin gücü.
tü kaka yok keza, tü kaka olanlar hep yolunu buluyor.
nasip evlatlarım.
tü kaka yok keza, tü kaka olanlar hep yolunu buluyor.
nasip evlatlarım.
yok böyle bir film robin williams yine döktürmüş bu konuşmayı vermeden geçemeyeceğim.
--spoiler--
Sana sanat hakkında bir şey sorsam bana her kitaptan özetler verebilirsin.Michelangelo hakkında çok şey biliyorsundur. Çalışmaları, siyasi görüşleri, yaşam felsefesi, cinsel tercihleri, her ayrıntıyı. Ama Sistina kilisesi'ndeki o kokuyu bana tarif edemezsin. Çünkü orda durup o güzel tavana hiç bakmadın, görmedin.
Sana kadınları sorsam bana tercihlerini sıralayabilirsin.Belki bir kaçıyla birlikte oldun.
Sevdiğin bir kadının yanında uyanmanın gerçek mutluluk olduğundan söz edemezsin.
Zor çocuksun.
Belki sana savaşı sorsam bana Shakespeare'in sonelerinden biriyle karşılık verirsin. Sen bir savaş yaşamadın. En iyi arkadaşını kollarında kaybetmedin. Son nefesini verirken onu seyretmedin.
Sana sevgiyi sorsam şiirle karşılık verirsin.Bir kadının gözlerinin içine hiç bakmamışsındır.Kendini çaresiz hissetmemişsindir.
Allah bu dünyaya melek göndermiştir.Seni cehennemden uzak tutmak için.Ve onun meleği olduğunu asla farkedemezsin.Sonsuza kadar sevmek nedir bilemezsin...
Her şeyi yaşarsın. Kanseri bile. iki ay boyunca hastanede onun yanında olup, elini tutmak nedir bilemezsin. Doktorlar senin gözlerinde ziyaret saatinin anlamsızlığını görürler.Sevdiğin birini kaybetmedin. Çünkü bu sadece kendinden çok sevdiğin birini kaybettiğinde ortaya çıkar. Senin hiç bir şeyi sevecek kadar cesur olduğunu sanmıyorum...
Sana bakınca zeki ve kendine güvenen birini görmüyorum.Korkak ukala değersiz bir çocuk görüyorum.
Ama sen bir dahisin!..
--spoiler--
--spoiler--
Sana sanat hakkında bir şey sorsam bana her kitaptan özetler verebilirsin.Michelangelo hakkında çok şey biliyorsundur. Çalışmaları, siyasi görüşleri, yaşam felsefesi, cinsel tercihleri, her ayrıntıyı. Ama Sistina kilisesi'ndeki o kokuyu bana tarif edemezsin. Çünkü orda durup o güzel tavana hiç bakmadın, görmedin.
Sana kadınları sorsam bana tercihlerini sıralayabilirsin.Belki bir kaçıyla birlikte oldun.
Sevdiğin bir kadının yanında uyanmanın gerçek mutluluk olduğundan söz edemezsin.
Zor çocuksun.
Belki sana savaşı sorsam bana Shakespeare'in sonelerinden biriyle karşılık verirsin. Sen bir savaş yaşamadın. En iyi arkadaşını kollarında kaybetmedin. Son nefesini verirken onu seyretmedin.
Sana sevgiyi sorsam şiirle karşılık verirsin.Bir kadının gözlerinin içine hiç bakmamışsındır.Kendini çaresiz hissetmemişsindir.
Allah bu dünyaya melek göndermiştir.Seni cehennemden uzak tutmak için.Ve onun meleği olduğunu asla farkedemezsin.Sonsuza kadar sevmek nedir bilemezsin...
Her şeyi yaşarsın. Kanseri bile. iki ay boyunca hastanede onun yanında olup, elini tutmak nedir bilemezsin. Doktorlar senin gözlerinde ziyaret saatinin anlamsızlığını görürler.Sevdiğin birini kaybetmedin. Çünkü bu sadece kendinden çok sevdiğin birini kaybettiğinde ortaya çıkar. Senin hiç bir şeyi sevecek kadar cesur olduğunu sanmıyorum...
Sana bakınca zeki ve kendine güvenen birini görmüyorum.Korkak ukala değersiz bir çocuk görüyorum.
Ama sen bir dahisin!..
--spoiler--
- hiç yeniden evlenmeyi düşündün mü?
- karım öldü.
- evet biliyorum yani tekrar evlenmeyi
- o öldü. *
ayrıca; bu senin hatan değildi diye tekrar ederken ağlamayanı var mı çok merak ediyorum.
- karım öldü.
- evet biliyorum yani tekrar evlenmeyi
- o öldü. *
ayrıca; bu senin hatan değildi diye tekrar ederken ağlamayanı var mı çok merak ediyorum.
--spoiler--
chuckie will'e bakarak der:
yıllardır her sabah arabayla gelip seni evden alıyorum, gidip bir şeyler içiyoruz, takılıyoruz. ama bunca yıldır günümün en güzel bölümü arabadan inip kapına gelene kadar geçen 10 saniye. çünkü diliyorum ki, bu defa kapını çaldığımda orda olma. gitmiş ol. hoşçakal, sonra görüşürüz falan olmadan. hiçbir şey olmadan.
sende hiçbirimizde olmayan bir cevher var. beni boşver, ben hayatım boyunca böyle kalacağım. bu yüzden, 20 yıl sonra hala burada yaşıyor olursan yemin ederim öldürürüm seni.
--spoiler--
ayakta alkışlanısı bir sahnedir. evet chuckie ve will çok yakın dostlardır. chuckie yapabilecek en büyük fedekarlığı yapıp will'e git demiştir.
chuckie will'e bakarak der:
yıllardır her sabah arabayla gelip seni evden alıyorum, gidip bir şeyler içiyoruz, takılıyoruz. ama bunca yıldır günümün en güzel bölümü arabadan inip kapına gelene kadar geçen 10 saniye. çünkü diliyorum ki, bu defa kapını çaldığımda orda olma. gitmiş ol. hoşçakal, sonra görüşürüz falan olmadan. hiçbir şey olmadan.
sende hiçbirimizde olmayan bir cevher var. beni boşver, ben hayatım boyunca böyle kalacağım. bu yüzden, 20 yıl sonra hala burada yaşıyor olursan yemin ederim öldürürüm seni.
--spoiler--
ayakta alkışlanısı bir sahnedir. evet chuckie ve will çok yakın dostlardır. chuckie yapabilecek en büyük fedekarlığı yapıp will'e git demiştir.
friends'te good will humping diye pornosundan söz edilmiş film.
Robin Williams ve matt damon'un harika filmi. robin'in hikayesi dinlenilesidir.
birçokları için bir "tercih" filmi. hayatın tercihlerimizin ötesinde bize hakim olmaması gerektiğini anlatan çok başarılı bir film.
matt damon'ın döktürdüğü filmdir. adam öyle böyle oynamamış yaşamış. film ise fevkaledeydi.
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=kgCQ6A7cEns&feature=related
--spoiler--
böyle bir şarkıyla böyle bir son olur mu vicdansızlar. içime ettiniz lan!
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=kgCQ6A7cEns&feature=related
--spoiler--
böyle bir şarkıyla böyle bir son olur mu vicdansızlar. içime ettiniz lan!
ben affleck'e hak yolunu gösteren filmdir. aktörlük senin neyine oğlum, senaryo, yönetmenlik falan kasmaya devam.
dikkat spoiler!
--spoiler--
öncelikle az önce sonlanan, bu filmle geçirdiğim 2 saatim hayatımda izlediğim en güzel filmlerden birini izlemiş olmam dolayısıyla dolu dolu geçti diyebilirim. kesinlikle tavsiye ettiğim muhteşem bir filmdir kendisi. belki ben şu an böyle düşünüyorum, etkisinden çıktığımda geçer ama bilmiyorum.
neyse, matt damon'ın ulusal güvenlik ajansındaki iş başvurusuna neden başvurmaması gerektiği hakkındaki nutku harikadır.
ayrıca yine robin williams'ın ev yapabilirsin ama yuva yapamazsın tadındaki hayatı sorgulayıcı sahnesine hayran kalmamak elde değildir.
son olarak o skylar denilen hatunun aksanına sahip olabilmek için çok şey feda edebilirim, o ne güzel bir ingilizcedir yahu.
--spoiler--
--spoiler--
öncelikle az önce sonlanan, bu filmle geçirdiğim 2 saatim hayatımda izlediğim en güzel filmlerden birini izlemiş olmam dolayısıyla dolu dolu geçti diyebilirim. kesinlikle tavsiye ettiğim muhteşem bir filmdir kendisi. belki ben şu an böyle düşünüyorum, etkisinden çıktığımda geçer ama bilmiyorum.
neyse, matt damon'ın ulusal güvenlik ajansındaki iş başvurusuna neden başvurmaması gerektiği hakkındaki nutku harikadır.
ayrıca yine robin williams'ın ev yapabilirsin ama yuva yapamazsın tadındaki hayatı sorgulayıcı sahnesine hayran kalmamak elde değildir.
son olarak o skylar denilen hatunun aksanına sahip olabilmek için çok şey feda edebilirim, o ne güzel bir ingilizcedir yahu.
--spoiler--
mükemmel değilsin. seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da mükemmel değil. asıl soru birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız. önemli olan bu. dünyadaki her şeyi bilebilirsin ama bunu öğrenmenin tek yolu denemektir. sean maguire
sonundaki muzik ve yavaşça uzaklaşan kamera açısından dolayı son yazısına kadar izlediğim film.
sağlam filmlerden birisi evet baya bildiğin kaliteli işte kesinlikle zaman kaybı değil ve anlatabilceğiçok şey olan film.
film bitiyor bizim will sapanca bolu arasındaki yola benzer bir yolda klasik bir arabayla sevdiği kıza gidiyor.
ve arkada Elliott Smith abimizin sesi ...
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=kgCQ6A7cEns&feature=fvwrel
--spoiler--
ve arkada Elliott Smith abimizin sesi ...
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=kgCQ6A7cEns&feature=fvwrel
--spoiler--
Robin Williams ve Matt Damon başrollerini paylaştığı güzel film.
Dostluğun sihirli gücü...
Dostluğun sihirli gücü...
şu an trt'de 'can dostum' adıyla yayınlanan çok güzel bir filmdir. filmin adına bakıp bu ne kadar sıradan isim. kesin dandik filmdir diyen arkadaşlar öyle demesinler lütfen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar