bugün
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- sedat pekmez25
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle65
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- gerilla taktiği4
- ulu sözlük yazarlarının kıskanç olması4
- oversize modası3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste2
- katatespizartmasi14
- kalın bacaklı kadın çekiciliği2
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi5
- maç izlemenin çok saçma olması2
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- yayaya çarpıp aracın hasarıyla ilgilenen sürücü2
- evde uzun boylu adam gördüm diyen kız3
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı5
- sex asnasında beddua almak4
- sessiz insanların çok gözlem yapması4
- yine sözlük yazarlarının ağzından bal damlıyor4
- iremga12
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- heyt bea6
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- birbirine sürtünen duyarlı et parçası3
- verilen yetkiyi kötüye kullanmak4
- ağız ishali olan yazarlar4
- heyecanlıyım sözlük4
- rahmi koç'un kürt kadın fıkrası tartışması2
- karımı çalıştırmam diyen erkek kalmaması2
- as macaa2
- devlettapar2
- uludağ sözlük discord grubu11
- birine geç kalmak10
- hakkınızı helal edin arkadaşlar3
- insanlardan nefret etmek9
- ilk maaş4
- taze kekik2
- faik öztrak7
- penis boyutunun önemi4
- sarı tekerim deliğine girerim sen mahvederim3
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler2
- ismet bin dawkins el sapiens'i entomologevi2
- yer sofrası7
- katılım bankacılığı3
- gammazlama aparatı2
- ne güzel sözlük2
ne kadar da büyük bir kelime..
gitmesin diye hiç dil dökemedim. son bir bakış için ölürcesine istediğimde, beni hiç kırmadın. sahaflara gittiğimiz her an, gözbebeklerinde yaşama sevincini yakaladım. evimizde yaptığımız yemekler, tartıştığımız konular, gecelere bağlanan gündüzleri hiç yadırgamadık. gitmesin diye hiç dil dökemedim. birgün gitmesi bu kadar ağır gelecek miydi? gitti çünkü.. ne bunları okuyacak kadar, ne de bir hoşçakal diyecek kadar..
gitmek kimseye yakışmazdı, ölüm gibi...
gitmesin diye hiç dil dökemedim. son bir bakış için ölürcesine istediğimde, beni hiç kırmadın. sahaflara gittiğimiz her an, gözbebeklerinde yaşama sevincini yakaladım. evimizde yaptığımız yemekler, tartıştığımız konular, gecelere bağlanan gündüzleri hiç yadırgamadık. gitmesin diye hiç dil dökemedim. birgün gitmesi bu kadar ağır gelecek miydi? gitti çünkü.. ne bunları okuyacak kadar, ne de bir hoşçakal diyecek kadar..
gitmek kimseye yakışmazdı, ölüm gibi...
Değişimdir, değiştirir.
Önceden kaldığın yeri, sonradan vardığın yeri, her yerdeki seni... kısacası değişimdir.
Önceden kaldığın yeri, sonradan vardığın yeri, her yerdeki seni... kısacası değişimdir.
GiTMEK......Pakize Suda
Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasına
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir..
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız “kalk gidelim”,
öbür yanımız “otur” diyor.
“Otur” diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira…
iş, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu…
En kötüsü alışkanlık
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz…
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler…
Bir çocuk daha doğurmalar…
Borçlara girmeler…
işi büyütmeler…
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki…
Bütün sokağım köpeğim olduğunun farkında
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
“Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardir;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakası
Hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zama, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma…
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun… istemek de güzel.
Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasına
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir..
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız “kalk gidelim”,
öbür yanımız “otur” diyor.
“Otur” diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira…
iş, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu…
En kötüsü alışkanlık
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz…
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler…
Bir çocuk daha doğurmalar…
Borçlara girmeler…
işi büyütmeler…
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki…
Bütün sokağım köpeğim olduğunun farkında
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
“Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardir;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakası
Hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zama, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma…
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun… istemek de güzel.
Ceketini bile almadan çekip gitmek, Dönmeyi unutarak, yolları vura kıra gitmek, Köprüleri yakarak gitmek Zor. imkansız
Değil.
Değil.
Bazen gereklidir.
amiyane tabirle bi s.ke derman olmayan eylem.
En ufak sıkıntıda biletini alıp kaçan bir tipim, ordan biliyorum.
En ufak sıkıntıda biletini alıp kaçan bir tipim, ordan biliyorum.
içime hep huzuru getiren zıt anlam. Gittikçe mutluyum, devindikçe seviniyorum. Atıl vaziyetler ruhumu boğuyor ama hayatımı sürdürmem için sürekli sabit konumlarda bulunmam gerekiyor. Bu yüzden hayat işkenceden farksız benim için. Cennet nedir deseler bir akşamüstü kızıllığına karşı sürekli gidilen bir yoldur derim çünkü kalmak cehennemdir.
Bir seyyaha gıpta.
Bir seyyaha gıpta.
bazen daha olgun, daha bilgin geri gelmek içindir. daha okunacak kitaplar, izlenecek filmler, yaşanacak anılar var.
bir selametle.
bir selametle.
uzun zamandır planladığım aktivite. ailem ve birkaç kişi dışında kimsenin beni ve düşüncelerimi önemsemediğini, kadınların beni görmezden gelip başkalarıyla çıkıp yattığını görüp duydukça daha çok saklanmaya, içime yönelmeye, susmaya başladım. bir gün planlarımı olgunlaştırıp bir süre sonra da eyleme koyacağım. tüm sosyal medya hesaplarını kapatacak, telefonumu değiştirecek, ortadan kaybolacağım. hatta adımı değiştirip yüzüme estetik yaptırabilirim.
eğer toplum size arkanızı dönerse onlara nanik yapma şeklinizdir.
eğer toplum size arkanızı dönerse onlara nanik yapma şeklinizdir.
Bazen gitmek yenilmektir. Birisini kaybetmektir. Artık geri dönseniz de mağlup olmaktır. Gitmek, her şeyi bitirmek, bırakmaktır; Pes etmektir.
gideyim dedikçe bir şeyler çıkıyor hep. böyle zavadanak çekip gitmek lazım o yüzden. aklınıza estiği an yapın hemen sonra ötelemiş oluyorsunuz tadı tuzu kalmıyor. insanlardan gidin, şehirden gidin, her şeyden gidin ama hemen gidin şlok diye, ancak o zaman nefes alınabilir.
Bazen olması gerekendir.
Önemli olan, geride kalanların döndüğünüzde var olup olmayacağıdır.
Önemli olan, geride kalanların döndüğünüzde var olup olmayacağıdır.
rotasız yapılanı kafa temizler. yoksa '' x saatte x' te olup x' te kalacağım '' dersen tadını çıkaramazsın. bazen plansızca gitmek gerekir, rotasızca.
Üstüme vazifedir. Ya giderim, ya benden giderler en kötü. Gideni tutamazsın anacım, allah yol açıklığı versin...
Gitmek isteyip gitmek,en kolayı. Temiz bir şekilde fiziksel ve düşünsel bağını kesmek. Zor olansa gitmek isteyip gidememek. Zor olana her saat maruz kalmak, kendi isteğine sırt çevirmek.
En önemlisi de konfor alanından ayrılmayı göze almaktır gitmek.
Gitmek gerekir bazen, fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse, ardına bile dönüp bakmadan.
Can Yücel
Can Yücel
tam kalmaya niyetlenmişken sessizlikten dolayı gerçekleşen eylem.
Bir ortamı yada şahsı terketme eylemi şüphesiz..
kafam sarmayınca çokça yaptığım eylem.
Gittiğinizi sanarsınız ama kafanız orada kalır.
Atma panda din kardeşiyiz.
Ölçülebilecek kadar az, hissedemeyecek kadar çok mesafe bırakan kimsenin her ne kadar gitmemiş olsa da varlığını hissettirmeyerek yaptığıdır.
Kalmakta olduğumuz kadar cesur olamadığımız hâl.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
