bugün
- istanbul un çok pahalı olması13
- fenerbahçe gornik zabrze maçı2
- ölmeyi dilemek2
- herkes yatsın iyi geceler9
- en sevilmeyen ev işleri3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- oğuzhan uğur12
- velvet vs nervio19
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- slavko vincic15
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- aklını yitirmek4
- horoz hayası çorbası5
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- nervio11
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- ispanya20
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- 2026 dünya kupası25
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- tememda kenka nalaka10
- manifest grubu3
- ona bir şey söyle9
- kadim kültürler4
- laptop5
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- manyak olmaya karar verdim9
- acıktım ben3
- aga be şarkılar5
- eski nahif sözlük kızları2
- futbol14
ne kadar da büyük bir kelime..
gitmesin diye hiç dil dökemedim. son bir bakış için ölürcesine istediğimde, beni hiç kırmadın. sahaflara gittiğimiz her an, gözbebeklerinde yaşama sevincini yakaladım. evimizde yaptığımız yemekler, tartıştığımız konular, gecelere bağlanan gündüzleri hiç yadırgamadık. gitmesin diye hiç dil dökemedim. birgün gitmesi bu kadar ağır gelecek miydi? gitti çünkü.. ne bunları okuyacak kadar, ne de bir hoşçakal diyecek kadar..
gitmek kimseye yakışmazdı, ölüm gibi...
gitmesin diye hiç dil dökemedim. son bir bakış için ölürcesine istediğimde, beni hiç kırmadın. sahaflara gittiğimiz her an, gözbebeklerinde yaşama sevincini yakaladım. evimizde yaptığımız yemekler, tartıştığımız konular, gecelere bağlanan gündüzleri hiç yadırgamadık. gitmesin diye hiç dil dökemedim. birgün gitmesi bu kadar ağır gelecek miydi? gitti çünkü.. ne bunları okuyacak kadar, ne de bir hoşçakal diyecek kadar..
gitmek kimseye yakışmazdı, ölüm gibi...
Değişimdir, değiştirir.
Önceden kaldığın yeri, sonradan vardığın yeri, her yerdeki seni... kısacası değişimdir.
Önceden kaldığın yeri, sonradan vardığın yeri, her yerdeki seni... kısacası değişimdir.
GiTMEK......Pakize Suda
Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasına
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir..
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız “kalk gidelim”,
öbür yanımız “otur” diyor.
“Otur” diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira…
iş, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu…
En kötüsü alışkanlık
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz…
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler…
Bir çocuk daha doğurmalar…
Borçlara girmeler…
işi büyütmeler…
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki…
Bütün sokağım köpeğim olduğunun farkında
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
“Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardir;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakası
Hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zama, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma…
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun… istemek de güzel.
Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasına
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir..
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız “kalk gidelim”,
öbür yanımız “otur” diyor.
“Otur” diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira…
iş, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu…
En kötüsü alışkanlık
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz…
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler…
Bir çocuk daha doğurmalar…
Borçlara girmeler…
işi büyütmeler…
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki…
Bütün sokağım köpeğim olduğunun farkında
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
“Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardir;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakası
Hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zama, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma…
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun… istemek de güzel.
Ceketini bile almadan çekip gitmek, Dönmeyi unutarak, yolları vura kıra gitmek, Köprüleri yakarak gitmek Zor. imkansız
Değil.
Değil.
Bazen gereklidir.
amiyane tabirle bi s.ke derman olmayan eylem.
En ufak sıkıntıda biletini alıp kaçan bir tipim, ordan biliyorum.
En ufak sıkıntıda biletini alıp kaçan bir tipim, ordan biliyorum.
içime hep huzuru getiren zıt anlam. Gittikçe mutluyum, devindikçe seviniyorum. Atıl vaziyetler ruhumu boğuyor ama hayatımı sürdürmem için sürekli sabit konumlarda bulunmam gerekiyor. Bu yüzden hayat işkenceden farksız benim için. Cennet nedir deseler bir akşamüstü kızıllığına karşı sürekli gidilen bir yoldur derim çünkü kalmak cehennemdir.
Bir seyyaha gıpta.
Bir seyyaha gıpta.
bazen daha olgun, daha bilgin geri gelmek içindir. daha okunacak kitaplar, izlenecek filmler, yaşanacak anılar var.
bir selametle.
bir selametle.
uzun zamandır planladığım aktivite. ailem ve birkaç kişi dışında kimsenin beni ve düşüncelerimi önemsemediğini, kadınların beni görmezden gelip başkalarıyla çıkıp yattığını görüp duydukça daha çok saklanmaya, içime yönelmeye, susmaya başladım. bir gün planlarımı olgunlaştırıp bir süre sonra da eyleme koyacağım. tüm sosyal medya hesaplarını kapatacak, telefonumu değiştirecek, ortadan kaybolacağım. hatta adımı değiştirip yüzüme estetik yaptırabilirim.
eğer toplum size arkanızı dönerse onlara nanik yapma şeklinizdir.
eğer toplum size arkanızı dönerse onlara nanik yapma şeklinizdir.
Bazen gitmek yenilmektir. Birisini kaybetmektir. Artık geri dönseniz de mağlup olmaktır. Gitmek, her şeyi bitirmek, bırakmaktır; Pes etmektir.
gideyim dedikçe bir şeyler çıkıyor hep. böyle zavadanak çekip gitmek lazım o yüzden. aklınıza estiği an yapın hemen sonra ötelemiş oluyorsunuz tadı tuzu kalmıyor. insanlardan gidin, şehirden gidin, her şeyden gidin ama hemen gidin şlok diye, ancak o zaman nefes alınabilir.
Bazen olması gerekendir.
Önemli olan, geride kalanların döndüğünüzde var olup olmayacağıdır.
Önemli olan, geride kalanların döndüğünüzde var olup olmayacağıdır.
rotasız yapılanı kafa temizler. yoksa '' x saatte x' te olup x' te kalacağım '' dersen tadını çıkaramazsın. bazen plansızca gitmek gerekir, rotasızca.
Üstüme vazifedir. Ya giderim, ya benden giderler en kötü. Gideni tutamazsın anacım, allah yol açıklığı versin...
Gitmek isteyip gitmek,en kolayı. Temiz bir şekilde fiziksel ve düşünsel bağını kesmek. Zor olansa gitmek isteyip gidememek. Zor olana her saat maruz kalmak, kendi isteğine sırt çevirmek.
En önemlisi de konfor alanından ayrılmayı göze almaktır gitmek.
Gitmek gerekir bazen, fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse, ardına bile dönüp bakmadan.
Can Yücel
Can Yücel
tam kalmaya niyetlenmişken sessizlikten dolayı gerçekleşen eylem.
Bir ortamı yada şahsı terketme eylemi şüphesiz..
kafam sarmayınca çokça yaptığım eylem.
Gittiğinizi sanarsınız ama kafanız orada kalır.
Atma panda din kardeşiyiz.
Ölçülebilecek kadar az, hissedemeyecek kadar çok mesafe bırakan kimsenin her ne kadar gitmemiş olsa da varlığını hissettirmeyerek yaptığıdır.
Kalmakta olduğumuz kadar cesur olamadığımız hâl.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar