bugün

/17
ayaklarının altı yakın olsun ayaklarımın altına. hep. dolayısıyla; gitme...
tarkan'ın yorumladığı sene* emel müftüoğlu da emelce albümünde yorumlamıştır bu şarkıyı, tarkan versiyonu kadar olamamıştır elbette.
Bıraktı çocuğun elini kız elinin ellerinden kayıp gitmesini gözü yaşlı izledi. Dayanamayacaktı ve dayanamadı da yıllarca. Kendini harap etmek hiçbir işe yaramadı. Gideni geri getiremedi. onu geri getiremedi. O gün o terminalde sıkıca yapışsaydım ellerine de keşke gitmesine izin vermeseydim diye çok geçirdi içinden. Tekrar yüzlerce binlerce kez gözünde canlandırdığı o güne geri döndü.
Sımsıkı tutuyordu çocuk ellerini. Bırakmak istemezcesine. Ama hayır gözlerinin içine baka baka gitmesine dayanamıyordu. Elini isteksizce çekti kız. Gözlerinde ki yaşları gizlemek istercesine uzun bir müddet kapadı gözlerini. Kızın yanaklarından usulca akan yaşları izledi erkek.. derin derin çekti kokusunu içine. Bir daha göremeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü. Bırakmıyordu kızın elini, bırakamıyordu gitme demesini bekler gibi baktı yine ıslak gözlerine. Demedi kız diyemedi..
Susuyorlardı sanki o anı her dakikası, her saniyesiyle beyinlerine kazıyorlardı. Ve acı veriyordu. ikisine de derin bir acı veriyordu sonunda dökülüverdi dudaklarından iki kelime erkeğin seni seviyorum
Gözlerini kaçırdı yine kız. O zümrüt yeşili gözler deniz mavisi gözlere bakamadı. Yakalanmak istemeyen küçük bir kız çocuğu gibi bakışlarını başka yere çevirdi.
Dakikalar yıllar gibi geçmişti. Ama onun gücü sadece güle güle demeye yetebildi. Güle güle
Evet vakit gelmişti artık. O korkunç siren sesini kulaklarında hissediyordu erkek. Ve gitmesi gerekiyordu. Ona da bunca yıl çektirdiği acı yeterdi. Eğer bitecekse her şey güzel bir son koymak en iyisiydi. Kızın hatıralarında hüzünlü bir sayfa olarak kalmak istemiyordu. Seviyordu onu. Her şeyden çok seviyordu. Daha iki yıl önce verdiği söz geldi aklına bizi ancak ölüm ayırır. Ben sensiz yapamam. Demişti kıza. Ve her şeyin sonu gibi bununda sonu geliyordu işte.
Elinden bir şey gelmiyordu kızın. Gelemezdi de. Artık oda tüm gücünü kaybetmişti. Ve çılgınca ağlıyordu. Ağlıyordu Uzun uzun ve son kez öptü sevgilisini. Göz yaşları birbirine karıştı iki küçük sevgilinin. Evet o an o kadar aciz ve küçüktüler ki ve güçsüzdüler
Suratında garip bir gülümseme yayıldı erkeğin. Evet yolculuk başlamıştı. Gidiyordu. Sonsuz yolculuğa karşı bıraktı kendini. Tek yapabildiği geride gözü yaşlı sevgililer bırakmaktı. Kapanıverdi sonra gözleri. O deniz mavisi gözler kilitlendi ıslak siyah kirpiklerin arasına. Düşüverdi başı sevgilisinin kollarına. Bitirmişti hayatını, ömrünü, aşkını şu küçücük vagonu andıran hastane odasında. Kız durdu bir an kesti ağlamasını. Sevgilisinin kapanan gözleri ile birlikte kendi kalbinide kapattı oracıkta. Ta derinlerde hissetti kalbinin kapısının gıcırtılarını. Büyük bir gürültüyle kapanıyordu işte.
Büyük ve hüzünlü bir rüyadan uyanmış gibi doğruldu koltuğundan yaşlı kadın. Gözlerindeki yaşları sildi. Bir yudum daha aldı kahvesinden.buz gibi olmuştu oda. Gözleri daldı tekrar boğazın mavi sularına. O deniz mavisi gözler geldi yine aklına. incecik kırışık dudaklarından ona söylediği son sözü tekrarladı gitme seni seviyorum.
çoğu zaman fısıltıyla söylenilen söz. haklıdır, gitmesi gerekiyordur, gitme diyemezsiniz.
ayrıca harika bir 110 şarkısıdır.
henüz burdayken korkuyla veya tam giderken ardından söylenen sözdür. söyleyenin canının yandığı gibi söylenen de bu sözle yaralanabilir.

gitme, henüz burdayken sardı korkusu.
bulalı çok az oldu.
sanki nefes almak gibi..
korktum gözlerine bakarken.
ya hayatımı mahvedeceksin
ya da kurtaracaksın, dediğimde
ellerin yüzümde, dudakların susturdu bizi.
yarın yokmuş gibi,
yarınlarıma şans verirmiş gibi 'ian'
gitme 'ian' gitme
bırak zaman gider
akar gider
sen gitme
çok giden oldu hatta çoğu gelmedi bile
gitme 'ian'
korkuyorum uyuyamam diye bir daha böyle huzurlu
'ian'
ya sen gerçekten yoksan
bir hayalsen
yastığımı hayaletin bürümüşse.
olsun, sen yine de gitme..
gitme 'ian' gitme
ellerim seni tutamayacak kadar ufak..
hani bazen kabus görürsün de çığlıklarını duyuramazsın, kan ter içerisinde uyanırsın da, tek bir kelime dökülür ya dudaklarından... "gitme!"
çoğu zaman giden sevgiliye söylenir ve o an zaten mecalsiz kalmış kişi son bir çırpınışla 'gitme' der. fakat sevgili arkasına bile bakmadan çeker gider...
'gitme gitme, gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme, el olursun sevdiğim
incitir beni'
bu mısralarla daha anlamlı gelen kelimedir.
avazın çıktığı kadar bağırırsın hiç istemediğin kadar gitmemesini istersin ama bazen hiç istemediği kadar gitmek ister.
orhan gencebay'ı dinleme sebebim olan şarkı.sizde sebeblenin

http://www.youtube.com/watch?v=k32LPPkWQyU
düşman adlı şarkısından sonra kalbimde bir delik açıp, derinlerde beni yüzdüren öztürk şarkıdır. bir diğeri şarkısı için (bkz: sir)
emir kipinde kurulmuş bir yalvarma cümlesidir.
bazen desem mi demesem mi kararsızlığında kalınan kelime.

bazen diyemez insan bunu karşısındakine, ama gitmesin diye her şeyden vazgeçebilir aslında.
yavuz bingöl den dinleyip sevdiğimiz parça.

gitme aklım sende kalır uyuyamam geceleri..
özdemir asaf'ın sözlerinden fd'nin sesinden lavinia'ya serzenişte bulunan söz...

"sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia..."
bu şehri seninle sevdim,
sevdam ateş ortasında
beni böyle bir başıma
koyup gitme yazık olur

şeklinde devam eden kızılırmak ezgisi.
HiÇ DUYMAZ GiDEN ARDINDAN SÖYLENiR .BELKiDE EN AHLAKLISI DA BUDUR. ŞAiRiNDE DEDiĞi GiBi GiDENE KAL DEME.
aslinda dogruyu soyleyene yalan soyluyorsun muamelesini yaptirtan kelime.
(bkz: fatih erkoç)
(bkz: sezen aksu)
(bkz: serdar ortaç)
üç sanatçının da bu isimli şarkısı mevcuttur. üçü de ayrı ayrı hoştur.
çok çok çok güzel bir soner arıca şarkısı.

gitme, yakinimda dur hemen
hasret cekemem ki yeniden
sormadin niye boyle uzgunum
bilmedin ki beni sen
sensiz kederdeyim
bilmedin niye boyle uzgunum
sormadin ki bana sen
sensiz ne haldeyim
ah, beni boyle yalniz oksuz
birakip da gitme
olurum, solarim
derdime dermanim ol
yorgun dustu yuregim
yorgun seni cok sevmekten
gel sen bende seni bul.
öztürk parçası olan bugüne kadar yapılmış en iyi türkçe rock şarkılarından birisidir. bu kadar da net.

o şarkıda o vokali yapacak sayılı kişiden birisi de öztürk'tür.

yok böyle bir şarkı.
cistik cistik modda klasik bir serdar ortac sarkisidir. iki yaz oncesine aittir simdi ise oludur kendileri. simdi de seytan cikmis, onumuzdeki yaz o da mefta.
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni.

ezginin günlüğü 1980.
çok dolu bir kelimedir. üstad mevlana vefat eden can yoldaşı şems-i tebrizi için yazdığı şiirde gitem kelimesini muhteşem bir şekilde yorumlamıştır.

bir insanın gitmesi ancak bu kadar istenmez.

ETME

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, ziyan olmuş senin için
Bizi öyle harab, öyle ziyan ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üstünde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
Sen ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir olsa dokunmaz bize
Sen zehri o şeker, şekeri zehrediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

isyan et eyy arkadaşım, söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.
En iyi yorumunu nalan altınörs'ten dinlediğim 1987'ye ait fantezi şarkısı. müslüm gürses ve sinan erkoç ta söylemiştir.
kalanın, gidenin ardından, genelde sesli olarak değilde içinden söylediği ve söylerken içinde bir şeylerin koptuğunu, kırıldığını ve kanadığını hissettiren kelime. *
© copyright 2005 - 2026