bugün
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- göt deliği yalatmak11
- gelmiş geçmiş en iyi stoper6
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir11
- erkeklerin giderek kadınsı olması6
- uzak mesafe ilişkisi6
- mourinho'nun türkiye'yi aihm'ye şikayet etmesi6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u14
- evlilik masrafları14
- yazar alımları kapatılsın önerisi7
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- nervionun kedisi4
- öğretmen dayağı5
- ankara echoes5
- yakışıklı olmanın zararları3
- enayimiknatisii5
- sssilvermist18
- selahattin demirtaş9
- krizi atlattık5
- sevgiliyle bir hafta geçirmek4
- mardin de iki aile arasında kavga2
- yazarları şu an heyecanlandıran şeyler3
- üniversite hayatı3
- süt taşması5
- iki dizelik şiirler3
- izmir alsancak çimler3
- güllü dondurma6
- dinleri de insan yarattı8
- dem ve parti ve pkk omurgasızlığı3
- insan olmaya ceyrek kala16
- ablaye cissoko2
- ege üniversitesi4
- her gün mastürbasyon yapmak hastalıklı mıdır4
- en gey özelliğiniz5
- en sevilen şiir mısraları5
- ünlemek5
- kadınların aradığı erkek modeli3
- site bahçesinde tavşan görmek4
- gül gibi kız olma kriterleri4
- sevgilinin en yakın arkadaşı ile yatmak2
- anın görüntüsü25
- manda kaymağı3
- gocu34
- elektrikli araçların alınırlığı5
- ceza alınca yedek hesaptan yazmak2
- kız kardeş ağda yaparken odasına dalmak12
- instagram kızları2
- babasina benzeyen erkeklerden hoslanan kiz9
- anne baba özlemi7
gen filminde doğa rutkayın filmin sonundaki performansı alkışlanmaya değer cinsten.. amerikan sinemasından alıntı yapılmıştır ikinci film olarak da sadakatsizden alıntı yapılan bir film bekliyoruz..
görüntü yönetmeninin coştuğu, renklerin ve kontrastların yerinde kullanılarak başarılı bir atmosfer yaratıldığı film olmasına karşın vasatın altında oyunculuk ve başarısız diyaloglarla anılacak olan türk işi gerilim filmi. herşeye rağmen son yıllarda çekim kalitesiyle adından söz ettirecek ve ön sıralarda yer alması gereken bir türk filmiydi. hypnos, the haunted hill, the saw filmleri birleştirilmiş, üstüne müzikler eklenmiş gibi dursa da özgün olmayan fakat kayda değer bir film.
--spoiler--
tamam kardeşim iyi güzel de orta halli bir aile cocuğunun şehir dışına taksiyle gitmesi nedir?
--spoiler--
--spoiler--
tamam kardeşim iyi güzel de orta halli bir aile cocuğunun şehir dışına taksiyle gitmesi nedir?
--spoiler--
Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.*
bir de 4 tane ödül almış film.. 'nasıl yani? bu da mı sanatsal bir filmdi? neden anlamadık? salak mıyız?' türünden sorularla karşılaşılan psiko-nörolojik bir yapıt. ev ortamında, arkadaşlarla seyredince mi boku çıkıyor bu tür filmlerin anlayabilmiş değilim. zaten şahanın cüssesini görmek bile küçük bir tebessüme yetecek düzeyde. ee ama sonuçta katil kimdi? ne oldu? ben kimim, neyim? fişimi çekin. *
akıl hastanesinde geçen, lanetli tepe özentisi türk yapıtı gerilim filmi. bir de en garip noktası filmin bir kısmında kriminolojiyi konu almasıdır. sanki türkiye de böyle sistem varmış gibi...özentilik hat safhadadır.
bizi biz yapan ve ilerde bizi bize gösterecek olan bileşiklerdir. *
böööööööööööö... üzerine kurulu bir türk filmi. sonu güzeldir ama. hafif göt olursunuz.
malt ın portakal adlı şarkısında geçen sözlerin ilgi çeken kısmındaki konusu. babanın genlerinden kaçsan anneninkiler bırakmaz
sanat yönetmenliğini adana dt sanatçıcı savaş özdemir' in yaptığı film.
sahnelerinin birinde koridorun tavanında asılı olan lambaların yanıp sönerken aynı zamanda da sallanması dikkatimi çekmişti, düşündüm düşümdüm ve dedim ki;
ulan kış mevsiminde camlar kapalıdır içeri rüzgar girmez, deprem olsa niye sadece lambalar sallansın,
delinin biri sopayla vurup kaçsa birden bire sallanmaya başladığına göre lambalar, o deliyi biz de görmeliydik,
ışıkların yanıp sönerken oluşturduğu titreşim de bütün lambalarda ritmik bir şekilde böylesine büyük bir titreşime neden olamayacağıona göre
bu hakikatten de bir korku filmidir.
öte yandan filmin başından beri sırf izleyiciyi germek için bilumum korku filmi efsanesine başvurması da korkutmaktan ziyade güldürme metoduyla bizi yani değerli izleyicilerini etkilemiştir.
ulan kış mevsiminde camlar kapalıdır içeri rüzgar girmez, deprem olsa niye sadece lambalar sallansın,
delinin biri sopayla vurup kaçsa birden bire sallanmaya başladığına göre lambalar, o deliyi biz de görmeliydik,
ışıkların yanıp sönerken oluşturduğu titreşim de bütün lambalarda ritmik bir şekilde böylesine büyük bir titreşime neden olamayacağıona göre
bu hakikatten de bir korku filmidir.
öte yandan filmin başından beri sırf izleyiciyi germek için bilumum korku filmi efsanesine başvurması da korkutmaktan ziyade güldürme metoduyla bizi yani değerli izleyicilerini etkilemiştir.
şahanın saçma bir filmiydi.
müzikleri berbat olmuş türk gerilim filmidir. olmamıştır.
insan dna'sında yaklaşık 22.000 adet bulunur.
kıytırık bi türk gerilim filmi. ama tek başına izleyince korkutuyo.
insan vücudunda 20 bin gen bulunmaktadır.
daha en başında jeneriğiyle güzel film olucak diye düşündüren, finaliyle dumura uğratan film.
bir streeet fighter karakteri.Gen,çinlidir.Eski bir suikastçidir.Chunli nin babsının yakın arkadaşıdır.oldukça güçlü bir dövüşçüdür.Sayısız dövüş tekniği vardır(oyunda sadece kirryu ve korryu teknikleri sergileniyor).Akuma ile ölüm dövüşü yapmak istemiş ve yenişememiştir.Hastadır gen çok hastadır(ilik kanseri).Bu hastalık onu günden güne eritir.Hastalıktan ölmektense,Akuma ile dövüşerek ölmek ister.Mavi(mora yakın)bir elbise giyer.Aslında akuma nın shin goku satsu hareketinden etkilenmeyen tek adamdır(akuma shin goku satsuyu çekiyor ve gen bir an kendini günahlarından arındırarak hareketten kurtuluyor.)
gen terimi klasik olarak "canlı organizmalarda işlevsel bir protein kodlayan dna ya da rna parçaları" olarak tanımlanır. ancak gen tanımı maalesef ki bu kadar basit değildir. birçok biyolog, doktor dahi gen tanımını doğru düzgün yapamaz. bunun da nedeni genlerin son yıllarda keşfedilen sıradışı özellikleri nedeniyledir. hatta moleküler biyoloji ve genetik anabilim dalında master ve/veya doktora yapacak kişilere sorulabilecek tek sorudur. zira "gen nedir, tanımlayınız" şeklindeki bir soruya verilecek cevap o kişinin moleküler biyoloji ve genetik alanında ne kadar donanımlı olduğunu belirlemeye yetecek düzeydedir.
şimdi biz de bu gizemli genleri kısaca ve basitçe tanımlamaya çalışalım.
ilk olarak genlerin en iyi bilinen tanımı, yani protein kodlayan nükleik asitler olması konusuyla başlayalım. herkesin lise biyoloji derslerinden bildiği üzere insanda ve diğer tüm canlılarda yapıtaşı moleküller olan, enzimatik aktiviteye sahip olan tüm proteinler genler tarafından kodlanır. biyolojideki "santral dogma" mekanizması bunun en güzel örneğidir. buna göre her bir gen bir adet mrna molekülünü kodlar, mrna da protein kodlar ve bu olaya "santral dogma" denir. gerçekten de canlılardaki birçok protein genler tarafından kodlanmaktadır. ancak bazı enzimler ve protein kompleksleri birden fazla protein alt-biriminden oluştuğu için bunların kodlanmasında da birden fazla gen rol alır.
ikinci önemli nokta, bazı genlerin protein kodlamaması özelliğidir. protein kodlamayan bu genler, mikro-rna, small-interfering-rna, gibi onlarca çeşidi tanımlanan ve gen regülasyonunda rol olan rna parçaları kodlarlar. bu rna parçaları diğer mrna'ların parçalanmasını veya stabilitesini sağlamak, dna'nın paketlenmesini sağlayan histon modifikasyonları şekillendirmek, yabancı nükleik asitlere karşı koruyucu fonksiyon göstermek gibi birtakım düzenleyici fonksiyonlara sahiptir. yine en çok bilinen ve protein kodlamayan genlerden biri de ribozomun yapısına katılan rna'ları kodlayan rdna gen bölgeleridir. başka bir örnek olarak hücrelerde yaşlanmanın nedeni olan telomer kısalmasını önleyen telomeraz enziminin rna alt-birimini oluşturan rna'ları kodlayan genlerdir. görüldüğü gibi bazı genler protein kodlamayıp, rna ve türevleri (mirna, sirna, vb.)ni kodlayarak hücrede gen regülasyonundan hücresel savunmaya, kanser gelişiminden yapısal fonksiyonlara kadar birçok düzenleyici role sahiptir.
yine bazı genler de ne protein kodlar, ne de bir rna türü kodlar. bunlar viral kalıntılar olduğu düşünülen sıçrayan genlerdir (jumping genes). bunlar genomda bulundakları lokalizasyondan başka bir yere kendilerini taşıma özelliğine sahiptir. bu genlerin fonksiyonlarıyla ilgili bazı bilgiler bulunsa da, hücredeki rolleri tam olarak anlaşılamamıştır.
görüldüğü gibi genler için standart bir tanım olmadığından, insan genomundaki gen sayısı da sürekli değişmektedir. insan genom projesinin ilk başlarında 200.000 olarak açıklanan insandaki gen sayısı bugün için 22.000 civarındadır. bunun bir nedeni yukarıda bahsedildiği gibi gen tanımı içine alınan bölgelerin sürekli değişmesidir. bir diğer neden ise, insandaki gen sayısının ilk başlarda biyoinformatik metodlarla tahmini olarak belirlenmesidir.
şimdi biz de bu gizemli genleri kısaca ve basitçe tanımlamaya çalışalım.
ilk olarak genlerin en iyi bilinen tanımı, yani protein kodlayan nükleik asitler olması konusuyla başlayalım. herkesin lise biyoloji derslerinden bildiği üzere insanda ve diğer tüm canlılarda yapıtaşı moleküller olan, enzimatik aktiviteye sahip olan tüm proteinler genler tarafından kodlanır. biyolojideki "santral dogma" mekanizması bunun en güzel örneğidir. buna göre her bir gen bir adet mrna molekülünü kodlar, mrna da protein kodlar ve bu olaya "santral dogma" denir. gerçekten de canlılardaki birçok protein genler tarafından kodlanmaktadır. ancak bazı enzimler ve protein kompleksleri birden fazla protein alt-biriminden oluştuğu için bunların kodlanmasında da birden fazla gen rol alır.
ikinci önemli nokta, bazı genlerin protein kodlamaması özelliğidir. protein kodlamayan bu genler, mikro-rna, small-interfering-rna, gibi onlarca çeşidi tanımlanan ve gen regülasyonunda rol olan rna parçaları kodlarlar. bu rna parçaları diğer mrna'ların parçalanmasını veya stabilitesini sağlamak, dna'nın paketlenmesini sağlayan histon modifikasyonları şekillendirmek, yabancı nükleik asitlere karşı koruyucu fonksiyon göstermek gibi birtakım düzenleyici fonksiyonlara sahiptir. yine en çok bilinen ve protein kodlamayan genlerden biri de ribozomun yapısına katılan rna'ları kodlayan rdna gen bölgeleridir. başka bir örnek olarak hücrelerde yaşlanmanın nedeni olan telomer kısalmasını önleyen telomeraz enziminin rna alt-birimini oluşturan rna'ları kodlayan genlerdir. görüldüğü gibi bazı genler protein kodlamayıp, rna ve türevleri (mirna, sirna, vb.)ni kodlayarak hücrede gen regülasyonundan hücresel savunmaya, kanser gelişiminden yapısal fonksiyonlara kadar birçok düzenleyici role sahiptir.
yine bazı genler de ne protein kodlar, ne de bir rna türü kodlar. bunlar viral kalıntılar olduğu düşünülen sıçrayan genlerdir (jumping genes). bunlar genomda bulundakları lokalizasyondan başka bir yere kendilerini taşıma özelliğine sahiptir. bu genlerin fonksiyonlarıyla ilgili bazı bilgiler bulunsa da, hücredeki rolleri tam olarak anlaşılamamıştır.
görüldüğü gibi genler için standart bir tanım olmadığından, insan genomundaki gen sayısı da sürekli değişmektedir. insan genom projesinin ilk başlarında 200.000 olarak açıklanan insandaki gen sayısı bugün için 22.000 civarındadır. bunun bir nedeni yukarıda bahsedildiği gibi gen tanımı içine alınan bölgelerin sürekli değişmesidir. bir diğer neden ise, insandaki gen sayısının ilk başlarda biyoinformatik metodlarla tahmini olarak belirlenmesidir.
adrestir
adres soran kurşunlar war ve toptan insanların ölümü artık genlerle çok kolay
istenirse kafaya konan topluluğun sonunu getirmek isviçreli bilim adamların bir sinir harbi uzağında
hitler'ciyim ben hala ama, öldürmek olmamalı amaç sadece, acı çektirmek lazım, ruhsal uzun sürer fiziksel en iyisi
adres soran kurşunlar war ve toptan insanların ölümü artık genlerle çok kolay
istenirse kafaya konan topluluğun sonunu getirmek isviçreli bilim adamların bir sinir harbi uzağında
hitler'ciyim ben hala ama, öldürmek olmamalı amaç sadece, acı çektirmek lazım, ruhsal uzun sürer fiziksel en iyisi
üzerinde çalışmaların devam ettiği, her bir hastalığın bir gen ile ilişkilendirilebileceği fikri üzerinden tedavi umutları yeşerten varlık, şifre birimi.
içinde bir özgün konuya ilişkin bir şifre barındırır. örneğin, şu sıralar en revaçta olan, kanser hastalığının bir gene sahip olmayan kişilerde asla ve asla oluşamayacağı bilgisi.
gen haritası henüz tamamen çıkarılmamış olmasına rağmen, şu ana kadar yapılmış olan buluşlar bile bu konuda ne kadar çok çalışmamız gerektiğini gösteriyor bizlere.
içinde bir özgün konuya ilişkin bir şifre barındırır. örneğin, şu sıralar en revaçta olan, kanser hastalığının bir gene sahip olmayan kişilerde asla ve asla oluşamayacağı bilgisi.
gen haritası henüz tamamen çıkarılmamış olmasına rağmen, şu ana kadar yapılmış olan buluşlar bile bu konuda ne kadar çok çalışmamız gerektiğini gösteriyor bizlere.
sahan gokbakar'in ufak bir rolde gozuktugu film.
Yaklaşık 1000 1500 nükleotitten oluşmuş DNanın anlamlı birimleri.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
