bugün

/887
Şampiyon olduğu günün sonrasındaki ilk piyasa gününde piyasa değeri %8,5 düşen takım.

Bu başarı mıdır?

Göreceğiz.
2018/2019 ligi şampiyonu MHK yı kutlar ve bu yolda ona yardımcı olan galatasarayı tebrik ederim.
üst üste koyup kucağa aldığı kuşlar listesine bu sene boz baykuşu da eklemiştir.
görsel
Kuş ağlatıcısı büyük kulüp. Darısı üst üste 3. şampiyonluğa...
sezonun açılış maçı olan süper kupa finalinde cüneyt'in vermediği bariz kırmızı kart ile başladı her şey. o maçtan itibaren belliydi bu 'var' denen meretin galatasaray'ı durdurmak için bir araç olarak kullanılacağı.

ankaragücü deplasmanı. bozuk zemin. o sahaya bizi çıkardı tff ve oynattı. bizden sonra bir daha hiçbir takım o zeminde maç yapmadı.

göztepe deplasmanı neredeyse bileklere kadar suya batmış zeminde maç yapmak zorunda bırakıldık. oysa bir kaç hafta sonra yahut önce beşiktaş'ın maçı sahaya 2 damla yağmur düştü diye iptal edildi.

erzurumspor deplasmanı. erzurumspor son 50 iç saha maçından sadece birini 19'da oynamışken kulübün bütün itirazlarına rağmen o maç 19'da oynatıldı.

rizerspor deplasmanı. küme düşme mücadelesi veren fenerbahçe maçını 19'da oynarken şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen galatasaray maçını 16'da oynuyor. bunda da elbette hiçbir kötü niyet olamaz.

galatasaray bu ligin en az faul yapan ama ne hikmetse en fazla sarı kart gören takımı. bunun çoğunluğu deplasmanlardaki sindirme politikasıyla alakalı. beşiktaş'ın arenada 'sindirildik' dediği durumu galatasaray sezon başından beri deplasmanlarda yaşadı. ilk faule sarı kart anında sekmez.

aleyhimize yapılan hakem skandallarını baştan sona yazamam çünkü parmaklarım yorulur. bilen biliyor nasılsa.

galatasaray lehine hata yapan hakemlerin kariyerlerinin bitirilme noktasına gelinmesi ama aleyhine hata yapanların tam tersine ödüllendirilmesi. o kadar çok örneği var ki bu rezalet tutumun.

galatasaray'a karşı üyesi olduğu kulüpler birliğinin koç - fikret - gümüşdağ organizasyonuyla 17 kulüp adına masa başında hazırlanmış malum bildiri. 'hakemler de hata yapabilir, bir kulüp istiyor diye hiçbir hakem düdük asamaz' diye meali yapılacak bir paçavra. ve sonrasında aynı ekibin sırayla galatasaray maçlarındaki hakemlere düdük astırma çabası.

albayrak çıkıyor bir açıklama yapıyor herkes doğal olarak 'ne açıklayacaksın, belgen var mı kardeş?' diye efeleniyor. koç - fiko - semih özsoy - gümüşdağ albayrak'tan misliyle fazla ithamda bulunuyor buna rağmen bir tane götü sıkı spor yorumcusu yahut yazarı onlara efelenemiyor.

bakın hanımlar beyler bu ülkeyi tek adam yönetiyor. her şey onun iki dudağı arasında. o arkadaş çıkıp 'başakspor'u ben kurdum benim takımım' diye sahipleniyor. aynı kulüp sezon boyu bir tane kırmızı kart bile görmüyor.

bir teknik adam hakeme sadece 'allah belanı versin' dediği için 7 bir avrupa kupası maçı öncesi 'rakip takımı da tebrik etseydi keşke tff' dediği için de artı 3 maç ceza alıyor.

bein denen lig maçları resmi yayıncısı ne hikmetse bayram değil seyran değil liglerin bitimine 4 hafta kala ödüller dağıtıyor ve bu ödülün hiçbir katagorisinde tek bir galatasaray'lıya yer verilmiyor. buna itiraz edince de 'hoca bunları kullanmayı iyi bilir' denip üste çıkılıyor. yani bunun da suçlusu ve sorumlusu galatasaray oluyor.

aslında daha yazılacak o kadar çok şey var ki. ilk anda aklıma gelenler bunlar.

22. şampiyonluk laf olsun diye değil gerçekten çok özel.

ne demiştik?

(bkz: herkesin adaleti şaşar allah ın adaleti şaşmaz)

çok şükür...
Hakemlerle şampiyon olup mağdur edebiyatı yapan takım. Hem rezil hem komiksiniz. Bir de paul kendini otorite falan mı sanıyorsun lan. Hahahasiktir kafaya bak. Evet.
Birinin otorite olmasına gerek mi var? Olacaksa da Paul değil de sen mi olcan la dalyarak?

Sen kendi evinde Galatasaray'ın galibiyetini hakemle piç ederken ağlamayın diye geziyordun ortada..
Yeter ağladığın amına koyim. Lig bitti Galatasaray koydu.
Hazmet.
(bkz: şereftir seni sevmek)
adını tarihe şikeci kulüp olarak altın harflerle yazdıran sıradan futbol kulübüdür. evet..
https://twitter.com/vatsk...tatus/1130897293631270912
görsel
Yeni sezon için şimdiden kadrosuna babel’i, douglas’ı ve ismini hatırlayamadığım zenci bir çocuk adamı katmış takım.
3 eylül 1996 tarihinden beri desteklediğim avrupa fatihi şampiyon takımdır.
başlıkta gezen tinerciye 2-3 tavsiyem var; bunları dikkatle okusun. okuma yazması yoksa da bir tinerci bulup tercüme ettirsin.

1.si ; kral hakan şükür bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük golcüsü, en büyük oyuncusu futbolcudan öte en büyük türk sporcusudur. bu gerçeği götünüzü yırtsanız da değiştiremezsiniz.

2.si ; sen hıncalı mıncalı boş ver de '' şike yapmanıza rağmen niye düşürülmediniz, o yıl süper kupa finali neden oynatılmadı, avrupa'dan şikeden dolayı men yemediniz mi ?

gelmiş burda masal, hikaye anlatıyorsun..

2 hafta önce cimbom'dan küsküyü yediniz, tineri çekince mallıkta sınır tanımıyorsunuz.

son bi tavsiye, fikoya paraları falan sor, git menemen yap, portoyu yendik avrupa fatihi biziz diye gezinin ortalıkta..

hadi bakayım, galatasaray sizi aşar.
Ülkede galatasaray düşmanlığı büyüyor , ağaç veren meyve taşlanıyor nesilden nesile böyle gidecek.

Şuan kadro yapılanması ve kurumsal yapısı bakımından türkiyenin en prestijli klübü galatasaray’dır.

Ve bundandır ki daha uzun yıllar 4 büyüklerin arasından hep sıyrılarak çoğu zaman şampiyonluğa ulaşan takım olacaktır.

Bu gerçeği kimse değiştiremez.

Çook çalışmanız lazım çook.
görsel
görsel
Şampiyonluk kutlamaları yapan büyük yüreklerin takımı..
Şu an şampiyonluk kutlaması yapan takım..
görsel

Hüsnü güreli ve Ali dürüst emekleri olan şampiyonluğu nasıl kutluyor. Sahada olsalar öyle katkıları olmazdı diye galiba. Evet.
Yıldırım Demirören tarafından kupa resmen kucaklarına bir hışımla atılırken sesi çıkmayan şikecilerin hakkında asla konuşmamaları gereken Türkiye'nin en büyüğü.
türkiyenin en büyüğü..
ülkemize şike belasını sokan ilk futbol kulübüdür. yazık..
Kupalara ambargo koyan türkiye nin en büyük spor kulübü.ilklerin ve enlerin takımıdır.avrupada en cok tanınan kulüptür.allah nice zaferleri de yaşatır InsAllah.
Koyu bir Beşiktaş taraftarı olarak yazıyorum ki G.Saray'ın Türkiyenin en büyük kulübü olmasının en büyük sebebi büyük bir camiaya sahip olmasıdır. G.Saray başsız kalmaz, başkan kendi çiftliği gibi yönetemez, seçim olduğunda pekçok ciddi aday çıkar. G.Saray'ın son 20 yılda 8. başkanı görevde iken FB'de 2. BJK'de ise 4.başkan görevdedir. Gerek BJk gerekse de FB'de başkanlar kulübü babasının çiftliği gibi yönetir. Buna rağmen adamlar seçime ya tek aday girer ya da karşılarında kıytırık biraday olur, seçimi aşırı bir farkla alır götürür.
G.Saray'a bu hususta ilk 2001 yılında hayran olmuştum, Faruk Süren 1996'da göreve gelmiş, 4 lig uefa vs almış, 2001'de 5. kez üst üste şampiyon olmayınca istifa etmişti.
Beşiktaşta Serdar Bilgili geldi önce, 0 borçla aldığı başarılı takıma aşırı abuk subuk transferler yapıp BJK'yi ligde avrupada rezil etti. Oysaki göreve geldiğinde Hans Briegel görevde, BJK'de Halilagic, Schafer, rahim'li oturmuş defansı bozdu, Erman-Ümit-Khlestov gibi BJK paf takımında oynayamayacak rezillikte topçularla BJK gol yeme rekoru kırdı. Bir önceki sezon 75 puan yapan Briegel Terimsiz GS karşısında bikaç iyi takviye ile şampiyon yapacak iken kovuldu. Sonraki sezon gitti Münch, Karhan, Nouma, Shorunmu gibi takımın vazgeçilmezlerini sattı yerine Veit, Kjaer gibi abuk subuk adamları aldı,onları da sezon başladıktan 1 ay sonra kovdu. Sonra BJK herşeye rağmen şampiyonluk potasına girdi gitti Nihatı sattı. Sonra Luce sayesinde şampiyon oldu, ertesi yıl hem de şampiyonlar liginde oynayacakken gitti eldeki 3 forveti de (ilhan,Ahmet, Nouma) yı gönderdi, yerine sadece emekli ilie'yi aldı, BJK'nin avucundaki şampiyonluğu FB'ye hediye etti.
Daha sonra Demirören denen şahıs geldi, o da abuk subuk vasat isimlere servet yağdırdı, BJK'yi batırdı, 8-0'lık hezimette başrol oynadı, yaptığı hatalar ciltlere sığmaz.
Son olarak Fikret geldi, 400 milyon borçla aldığı kulübü 3 milyarı aşkın borca soktu. başkan olurken "yok efendim yanan eve girdik" gibi laflar dizdi, adam geldiğinde BJK'nin kadro kalitesi bayağı iyiydi Simao, Quaresma vs, gitti BJK'yi anadolu takımına çevirdi, yıldızları satmayıp bonservislerini eline verdi, o dönemin genç Quaresma'sını bile teneke bağlayarak kovdu. Bu yıldızlar yerine Dentinho, Gökhan Süzen,Uğur gibi vasat altı isimlere servet yağdırdı. Stadın yapılacağını taahhüt ettiği tarihten 2 küsur sene sonra yapmasına rağmen büyük alkış aldı. Gomez, Ba, talisca, Aboubakar, Marcelo kim varsa sattı savdı onların yerine Negredo,Pepe, Lens gibi emeklilere servet ödeyip kulübü batırdı. Tüm bu olanlara rağmen pişkin pişkin 3 yıllığına daha BJK'nin başkanı oldu. Bu sezon başında Cenk, fabri, Tosic, Mitrovic gibi isimleri iyi paralara satmasına, son 2 yılda ciddi ş ligi geliri olmasına rağmen hocası basbas bağırsa da transfer diye adam inatla yaz tatilini bölmedi, transfere vakit ayırmadı, ne forvet transferi yaptı ne de yaşlı Q7, Gökhan Gönül, Adriano gibi isimlerin yerine genç isimler almadı. Sezon başladı, dalga geçer gibi Negredo'yu 2. haftada yolladı, sonra Pepe ve babel'i kadro dışı bırakıp BJK'yi perişan etti. Elinde golcüsü olmayan diğer mevkileri yamalı bohçaya benzeyen takımda Şenol hoca da birşey yapamadı normal olarak ve neticede BJK ligin ilk yarısında zaten çoktan şampiyonluğa havlu attı.
Özetle bu rezilliklerin binde biri GS'de olsa o başkan değil genel kurul, öbür aya çıkamaz. Ama BJK gibi camiası, genel kurulu olmayan, sahipsiz bir kulüpte Fikret Orman istese 50 yıl da başkanlık yapar. G.Sarayı G.Saray yapan Fatih Terim'den ziyade camiasıdır, Dursun Özbek, Adnan Polat'ı silip atan genel kuruldur.
© copyright 2005 - 2026